HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Nakrum Nedir?
Nakrum, browser tabanlı yeni nesil bir online strateji oyunudur. Nakrum için geliştirilen, Microsoft Silverlight tabanlı oyun motoru, Nakrum`un oyuncularına bu tarz oyunlardan alışık olmadıkları imkanlar sağlamasına imkan tanır.
ATLANTİS :
GEÇMİŞ
Atlantis halkının geçmişi, evrendeki en güçlü ırklardan biri olan Fornax halkına dayanmaktadır. Fornax halkı bundan yüzlerce yıl önce gerçekleşen ve evrenin o ana kadar gördüğü en kanlı savaş olan “Büyük Savaş“ ta Alphalara karşı savaşı kaybetmek üzereyken, ufak bir elit grubu Adanu gezegenindeki büyük bir okyanusun kuzeyinde bulunan bir adadaki kolonilerine kaçırmıştır.
Zaman içerisinde burada büyük bir imparatorluk kuran halk, kendilerine onlara tekrar güçlerini toplama imkânı veren verimli adanın adını, “Atlantis“ ismini vermişlerdir.
LİDER
Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan bu yana Kraliyet sistemi ile yönetilirler. Krallık, birçok monarşide olduğu gibi babadan oğula kan bağıyla geçmektedir. Kraliyet ailesinin safkan kalması bu halk için çok önemlidir. Dolayısıyla krallar “asil kan“ a sahip olmayan bayanlarla evlenemezler. “Asil kan“ dan mı yoksa şans mı bilinmez ama tarihteki bütün krallar son derece başarılı yönetimler sergilemiştir. Günümüzdeki liderleri Prox en az ataları kadar iyi bir yönetici olmasının yanı sıra çok güçlü bir savaşçıdır.
"Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan kalan büyük bir teknolojik bilginin ışığında kendilerine çeviklik, güç ve dayanıklılık veren mekanik zırhlar geliştirmişlerdir."
ÜSTÜNLÜKLER
Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan kalan büyük bir teknolojik bilginin tek mirasçılarıdır. Bu teknolojiyi kullanarak kendilerine çeviklik, güç ve dayanıklılık veren mekanik zırhlar geliştirmişlerdir.
Ayrıca, ihtiyaç duydukları her türlü şeyi üretebilecek sanayileşmiş bir üretim sistemleri bulunmaktadır. Bu sayede ileri teknoloji ürünü araçların normalde çok yüksek olan maliyetlerini normal seviyeye çekebilmişlerdir.
ZAYIFLIKLAR
Atlantis halkı, her zaman orta yolcu olmuştur. Dolayısıyla, bariz hiçbir zayıflıkları bulunmamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, üstün güçlere sahip olmamak da bir çeşit zayıflıktır.
Alpha :
GEÇMİŞ
Alpha`lar geçmişi zamanın başlangıcına kadar dayanan kadim bir ırktır. Yaratıcı tarafından yaratılan ilk halk oldukları sanılmaktadır. Evrenle nerdeyse yaşıt olan bu ırk, evrenin sonsuz enerjisini tanıma ve bu enerjiden faydalanma yollarını keşfetme imkânı bulmuştur. Bu enerjiyi üretim sistemlerinde ve gemilerinde kullanırlar. Kendilerini evrendeki bütün diğer halklardan üstün gördükleri için hiçbir keşiflerini diğer halklarla paylaşmazlar. Dolayısıyla haklarında da çok fazla şey bilinmemektedir.
Üstün psişik güçlere sahiptirler ve bu gücün kaynağının da evren olduğu düşünülmektedir. Ancak “Büyük Savaş“ ta Atlantis halkıyla aralarında geçen amansız çatışmalarda galip taraf olmalarına rağmen çok büyük kayıplar vermişlerdir.
LİDER Alpha halkı Kraliçelikle yönetilirler. Halktaki en güzel ve en doğurgan dişi kraliçe olarak seçilir ve kraliçe ölene kadar bu göreve devam eder. Uzun yaşamları göz önüne alındığında, kraliçe değişimi çok sık gözlenen bir durum değildir. Kraliçe Aria, bu görevi son 7 asırdır başarıyla yerine getirmektedir. Ancak bu kadim ırkı bu kadar uzun süre yönetmek zor bir görevdir ve özellikle “Büyük Savaş“ Aria`yı çok yıpratmıştır. Öyle ki artık o güzel yüzünü, maskesinin arkasına saklama ihtiyacı duymaktadır…
"Tarihi evrenin başlangıcına kadar dayanan kadim ırk Alpha'lar, üstün psişik güçlere sahiptir ve bu güçlerin kaynağının evren olduğu sanılmaktadır."
ÜSTÜNLÜKLER
Genetik alanındaki araştırmaları sonucunda elde ettikleri bilgiyi kaynağını evrenden alan enerjileriyle harmanlayan Alpha halkı, birçok hastalığa çare bulmuştur. Üstelik sahip oldukları yüksek kültür ve bilginin ışığında yaşam kalitelerine de son derece dikkat ettikleri için; yaşam süreleri son derece uzundur.
Psişik güçleri savaşlarda en büyük silahlarıdır. Bu güçleri gerektiğinde doğa olaylarına hükmetmek için dahi kullanabilirler.
ZAYIFLIKLAR
Çok gelişmiş bir ırk olan Alpha`ların doğum süreci diğer halklara göre çok daha uzun ve sıkıntılıdır. Üstelik zaman içerisinde cinselliğe karşı olan ilgilerini de kaybettikleri için çok nadir cinsel birleşme yaşarlar. Bu özellikleri zaman içerisinde fiziksel evrimlerine de yansımıştır. Öyle ki, erkek ve dişi Alpha`yı birbirinden ayırmak dahi son derece zordur. Dolayısıyla, bu halkın üreme hızı son derece yavaştır.
Sanayileşme Alpha`lara göre bir düşünce tarzı değildir. Herkesin elit olduğu bu toplulukta bu tip işlerde çalıştıracak birilerini bulmak son derece zordur. Bu yüzden de üretim sistemleri yavaş ve maliyetli işler.
Azure :
GEÇMİŞ
“Büyük Savaş“ tan sonra Adanu gezegenindeki kolonilerine gelen Atlantis halkı ciddi bir fiziksel güce ihtiyaç duymuştur. Bu gücü karşılayabilmek için, bu gezegendeki çeşitli canlıları evrimleştirmişlerdir. Evrimleştirdikleri bu canlılara, istedikleri her şeyi yaptırabilmelerini sağlayan C.A.T çiplerini takıp, bu canlıları yeni imparatorluklarını inşada kullanmak istemişlerdir.
Ancak zaman içerisinde Atlantis halkının Adanu`daki varlığından haberdar olan Alpha halkı, Atlantis halkının gelişim hızını yavaşlatmak için bu köle halka, özgürlüklerini geri vermiştir.Bu iki halkın da, gelecekte, tarihlerindeki “En büyük hata“ olarak nitelendirecekleri şey ise; evrimleştirilen bu canlıların, kontrol altında tutulmadıklarında son derece hızlı üreyebilecekleridir. Gelecekte en büyük düşmanları olacak Azur halkının varlığına kavuşmasında iki halkında payının olması son derece trajiktir.
LİDER Azur halkı, birçok ilkel yaşam formunda da görüldüğü gibi halkın en güçlü erkeği tarafından yönetilmektedir. Abaddon, yakın zamanda kendi halkından onlarca erkeği öldürerek bu konuma gelmiştir. Halkı Abanddon`dan hem korkar hem de saygı duyar. Çünkü aksi takdirde onları bekleyecek son, ölümdür…
"Son derece hızlı üreyebilen Azure halkında, kaybedilen bireyin yerine yenisinin konulması sürecinin kısalığı; bu halkı son derece tehlikeli bir düşman haline getirmektedir."
ÜSTÜNLÜKLER
Herhangi bir sanayileşmiş sistemleri olmamasına rağmen basit yapıları sayesinde Azur halkı son derece hızlı üreyebilmektedir. Kaybedilen bireyin yerine yenisinin konulması sürecinin kısalığı bu halkı son derece tehlikeli bir düşman haline getirmektedir.
Azur halkı yüz yıllarca köle olarak kullanılmanın verdiği nefretle savaşırlar ve bazen bu nefret en üstün silahtan daha etkili olabilmektedir.
ZAYIFLIKLAR
Her ne kadar Atlantis halkının kölesi olarak yaşadıkları dönemde onların teknolojilerinin bir kısmını öğrenme imkânı bulmuş olsalar da, bu teknolojiyi kullanacak kadar zeki bireylere sahip oldukları söylenemez. Dolayısıyla çok teknolojik bir halk sayılmazlar.
S.S.S
Irkların Birbirlerinden Farkları Nelerdir? :
Atlantis halkı, gelişmiş mekanik teknolojileri sayesinde güçlü silahlar üretebilmektedir. Üstelik sanayileşmiş ekonomileri sayesinde de üretim maliyetlerini dengelemeyi başarmıştır. Hem teknolojiyi hem de düzenli ekonomiyi tek bir toplulukta toplayan Atlantis halkı, dengeli stratejiler izleyen komutanlar için güzel bir tercih olacaktır.
Alpha halkı, mekaniğin de ötesinde psişik güçlere sahiptir. Bu güçler bu halka doğaüstü güçler vermektedir ve bu güçlerini son derece yıkıcı şekilde kullanabilirler. Üstün teknolojileri sayesinde dev silahlar inşa edebilirler. Ancak çok gelişmiş canlılar oldukları için üreme hızları son derece düşüktür ve sanayileşmiş bir ekonomiye sahip olmadıkları için üretim maliyetleri yüksektir. Kısaca Alpha halkı saygınlık ve güç isteyen komutanların tercihi olmalıdır.
Evrimleştirilmiş yaratıklardan oluşan Azur halkı ise, fiziksel gücün kelime anlamıdır. Teknolojileri nedeniyle belki 1-1 savaşlarda başarılı olamazlar. Ancak şu unutulmamalıdır ki; bir Azur komutanı, bir savaşa asla 1-1 katılmayacaktır. Son derece hızlı üreyebilen üstelik teknolojiden uzak oldukları için üretim maliyetleri düşük olan bu ırk, gerçek savaş komutanlarına hitap edecektir.
Ekonomi Nelere Bağlı Olacak? :
Nakrum, oyuncularına geleneksel madencilik ve toplayıcılığa dayalı ekonominin yanı sıra takas ve ticaret yapma imkânını da sunuyor. İsterseniz madenciliğe yönelip, stoklarınızdaki mineralleri diğer oyuncularla takas yapabilir hatta bu minerallere karşılık diğer oyuncuların ordularını bile satın alabilirsiniz.
3 yönlü üretim sistemi sayesinde aynı silahı diğer oyunculardan çok daha hızlı ve çok daha ucuza mal edebilir ve bu silahları diğer oyunculara pazarlayabilirsiniz. Yani silah tüccarlığı sayesinde aslında para kazanmak için savaşmak zorunda değilsiniz. Bırakın diğer oyuncular savaşsın, siz ise para kazanın. Ama unutmayın kazandığınız parayı güvende tutmak sizin için de kolay olmayacak…
3 Yönlü Üretim Sistemi Nedir? :
Nakrum`da üretim binaları 3 farklı yönde geliştirilebilirler.
1- Teknoloji. Gelişmiş silahları üretebilmek için gelişmiş teknolojiye ihtiyacınız olacak.
2- Maliyet. Üretimi daha ucuza yapmak özellikle ticarette elinizi güçlendirecektir.
3- Üretim Hızı. Üretimi hızlandırarak daha kısa zamanda büyük ordular oluşturup, rakiplerinizi şaşırtabilirsiniz.
3 Yönlü üretim sistemi sayesinde stratejinizi kurmakta tamamen özgür olacaksınız. İster bir ticaret erbabı isterseniz bir savaş komutanı olabilirsiniz.
Üs İnşası Nasıl Olacak? :
Nakrum bütün oyuncularına, üslerini kurabilmeleri için eşit büyüklükte bir toprak parçası vadediyor. Buraya ne kuracağınız ise tamamen sizin elinizde. İsterseniz dengeli bir şehir kurup, sakince gelişmeye çalışabilir ya da tamamen asker üretimine yönelik bir şehir kurup, ekonominizi ticaretle de döndürebilirsiniz. Tercih tamamen size kalmış…
Diğer Oyuncularla İttifak Kurabilecek miyiz? :
Evet. Üstelik farklı ırklardan olsalar bile! Çünkü savaşta önemli olan hangi ırktan olduğunuz değil, kazanan tarafta olup, olmadığınızdır.
İttifak içi görevlendirmeler yaparak, ittifak bazında stratejiler kurmanız dahi mümkün olacak. Çünkü oyun sonu senaryosunda, oyunu kazanan bir kişi değil, bir ittifak olacak.
Oyun Sonu Nasıl Olacak? :
Her paralel evren belirli bir süre sonra bir amaç uğrunda büyük savaşlara sahne olacak. Ve bu savaşların sonucunda bir ittifak, diğer bütün oyuncuları dize getirecek. Bu konuyla ilgili detaylar daha sonra açıklanacak…
Oyunu Herhangi Bir Ücret Ödemeksizin Oynayabilecek miyiz? :
Evet! Nakrum ücretsiz olarak oynanabilecek.
Oyunu Oynayabilmek İçin Nelere İhtiyacımız Olacak? :
Oyunu oynayabilmek için Windows veya Mac OS işletim sistemine ve internete bağlantısına sahip bir bilgisayar yeterli olacak.
Oyunu Oynayabilmek İçin Herhangi Bir Ekstra Yükleme Yapmamız Gerekecekmi? :
Nakrum`un zorunlu bir client`ı olmayacak. Günümüzde zaten son derece yaygın olan Microsoft Silverlight plug-in`ine sahipseniz herhangi bir yükleme zorunluluğunuz olmayacak. Bu plug-ine sahip değilseniz bile (~5mb) büyüklüğünde bir download yaptıktan sonra oyuna erişebileceksiniz.
İlerleyen zamanlarda, daha heyecanlı oyun oynamak isteyen oyuncularımız için opsiyonel bir client yayınlanması düşünülüyor. Bununla ilgili duyurular oyun başladıktan sonra yapılacak.
Kolonileşme
Zaman içerisinde endüstriyel olarak gelişen Fornax halkının ihtiyaç duyduğu ham maddeler tükenir. Bunun üzerine girdikleri arayışta evrende uzak bir galakside, sadece ilkel halkların yaşadığı ve bu halkların "Adanu" diye isimlendirdikleri bir gezegende, ihtiyaç duydukları bu ham maddelerin bulunduğunu keşfederler. Ancak milyarlarca yaşam belirtisi olmayan galaksiden oluşan evrende, ilkel de olsa yaşam olduğu bilinen bir gezegende işgalci durumuna da düşmek istemedikleri için bu ilkel canlıların ulaşamayacağı, büyük bir okyanusunun kuzeyinde büyük bir adaya yerleşirler.
Üstelik, gelecekte bu ilkel halkın da işine yarayacak ham maddeleri tüketmenin verdiği suçluluk duygusundan olsa gerek; bu gezegende yaşayan bu ilkel halklara özellikle astronomi ve bazı temel bilimleri içeren bilgiler verip kısa sürede ciddi olarak gelişmelerini sağlamışlardır. İlkel halklarsa, bu bilgiler ışığında, bundan binlerce yıl sonra bile kendi halkları tarafından nasıl yapıldığı anlaşılamayacak devasa anıt mezarlar inşaa etmişlerdir.
BÜYÜK SAVAŞ
Binlerce yıl barış içinde yaşayan bu iki halkın barışçıl tavırları "Kara Rahipler"'i mutlu etmemektedir. Çünkü barış süresi boyunca bu iki halk her geçen gün onlara daha az ihtiyaç duymaktadır. Ancak rahiplerin Karanlık maddeye ihtiyaçları vardır ve bunu artık kendi gezegenlerinde bulamamaktadırlar.
Bu durum üzerine rahipler şeytani bir plan yaparlar. Zaman zaman kendilerini ziyaret eden Alfa elçisine, Fornax halkının, Alfa halkını yok etmek için kara büyüler yaptırdıklarını söylerler. Alfa halkı lideri üzerlerindeki kara büyüyü bozdurmak için ciddi bir miktar rüşvet verdikten sonra Fornax halkına savaş açar.
Bunun ardından başlayan, yüz yıllar süren savaşlar; Alpha halkının galibiyetiyle sona erer. Ancak savaşın kaybedilmesinden hemen önce Fornax halkının elit kesiminden oluşan bir grup Adanu gezegeninde yer alan kolonilerine kaçmayı başarmıştır.
Alpha halkı ise savaşı kazanan taraf olsa da; yüz yıllar süren bu savaşlarda çok büyük kayıplar vermiş, nüfuslarının büyük kısmını bu savaşlarda kaybetmiştir.
YENİ BİR IRK DOĞUYOR
Aradan geçen 500 yıllık bir süreçte Fornax halkı Adanu'daki yaşama ayak uydurmuş, hatta yerleştikleri bölgede Atlantis isminde yeni bir uygarlık kurmuştur. Bu uygarlığı kurarken ciddi bir fiziksel güce ihtiyaç duymuşlar ve bunu kendilerine ait bazı kromozomları ve canlıları yönetebilmek için ürettikleri C.A.T çipini Adanu'daki çeşitli ilkel hayvanlara aktararak "evrimleştirdikleri" (?) Azur halkını köleleştirerek karşılamışlardır. Azur halkı; özgür iradesi olmayan, fiziksel olarak güçlü bir ırktır. Bu evrimleştirme esnasında bu halkın zeka seviyesinin de geliştiğini farketmeleri uzun sürmese de Azur halkının özgür iradesi olmadığı için bu Atlantis halkı için bir sorun teşkil etmez. Çünkü C.A.T çiplerinin de yardımıyla bu halkın bütün kontrolünü ellerinde tutmaktadırlar. Bu üstün köle ırk sayesinde; eski güçlerine kısa sürede ulaşırlar.
Ancak üreme hızı çok yavaş olan Alpha halkında durum bu kadar parlak değildir. Büyük Savaş'ta verdikleri büyük kayıpları henüz telafi edememişken ezeli rakiplerinin bu kadar çabuk toparlanması Alpha halkını korkutmaktadır. Çünkü bilmektedirler ki gücünü toplayan Atlantis halkı, ataları olan Fornax halkının öcünü almak için geri gelecektir.
EN BÜYÜK HATAHenüz yeni bir savaşa hazır olmayan Alpha halkı, Atlantis'in bu hızlı gelişmesi üzerine; zaman kazanmak için özgür iradesi Atlantis halkı tarafından C.A.T çipleriyle kontrol edilen Azur halkının özgür iradesinin kontrol altına alınamamasını sağlar ve bu halkın kendi kendilerini yönetebilmelerini sağlar.
Artık Azur halkı köle değildir. Atlantis halkına köle olarak çalıştıkları dönemde onların teknolojilerini öğrendikleri ve kendi liderlerinin etrafında toplandıkları için güçlü bir topluluk haline gelirler. Yer altında kendilerine bir şehir kurarlar. Alpha ve Atlantis halkının ön göremedikleri şey ise; Atlantis halkı tarafından denetlenmediklerinde Azur halkının çok hızlı üreyebileceğidir.
Artık başkaları tarafından denetlenmeyen, kendi liderleri, kendi teknolojileri ve kendi şehirleri olan Azur halkı bir süre ortadan kaybolur ve son derece hızlı şekilde çoğalarak kendilerini yüzyıllarca köle olarak kullanan Atlantis halkından intikam almak isterler. Bu hızlı gelişim için gereken ham maddeleri toplamak için toprağın çok derinlere doğru kazarlar.
KEHANET
Böceklerin toprağın çok derinlere kadar kazmaları, farkında olmasalar da, rahiplerin güçlerini aldıkları Güç kristaline gittikçe yakınlaşmalarını sağlamıştır. Bu durum rahipleri tedirgin etmektedir. Rahipler Alpha halkına bir kehanette bulunurlar. Kehanete göre, dünyanın sonu; tanrı tarafından yaratılmamış olan bir ırkın evrenin uzak bir köşesindeki bir gezegenin derinliklerinde saklanan Güç kristalini bulmalarıyla gelecektir.
Bunun üzerine Alpha halkı, evrendeki yaşamlarını devam ettirebilmek kaygısıyla Adanu'da üsler kurar ve Azur halkını engellemek için savaş açar. Ancak bunu yaparken atalarını katlettiği Atlantis'le de baş etmesi gerekecektir.
Güçlerini toplayan Azur halkı ise kendine savaş açan Alpha'larla ve yüz yıllarca esiri olarak yaşam sürdükleri Atlantis'lilerle savaşmak için çeşitli üstler kurarlar.
GELECEK...
Binlerce yıl sonra Adanu halkının torunları tarafından "Dünya" olarak adlandırılacak bu gezegende tarihin en büyük savaşı işte bu şekilde başlar. Bu savaş esnasında kayıtlar tamamen tahrip olduğu için varlığından asla emin olunamayan kayıp kıta Atlantis, işte bu şekilde yok olmuştur. Adanu halkı 13'ü gezegenlerine savaş getiren rahiplerin sayısı olduğu için uğursuz ilan etmiş; ancak torunları bu konu hakkında bir sürü asılsız rivayete inanmıştır ve geçmişlerinde yaşanan gelecekten habersiz bir şekilde bu gezegende geleceğe ulaşmaya çalışmaktadırlar...
Nakrum, browser tabanlı yeni nesil bir online strateji oyunudur. Nakrum için geliştirilen, Microsoft Silverlight tabanlı oyun motoru, Nakrum`un oyuncularına bu tarz oyunlardan alışık olmadıkları imkanlar sağlamasına imkan tanır.
ATLANTİS :
GEÇMİŞ
Atlantis halkının geçmişi, evrendeki en güçlü ırklardan biri olan Fornax halkına dayanmaktadır. Fornax halkı bundan yüzlerce yıl önce gerçekleşen ve evrenin o ana kadar gördüğü en kanlı savaş olan “Büyük Savaş“ ta Alphalara karşı savaşı kaybetmek üzereyken, ufak bir elit grubu Adanu gezegenindeki büyük bir okyanusun kuzeyinde bulunan bir adadaki kolonilerine kaçırmıştır.
Zaman içerisinde burada büyük bir imparatorluk kuran halk, kendilerine onlara tekrar güçlerini toplama imkânı veren verimli adanın adını, “Atlantis“ ismini vermişlerdir.
LİDER
Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan bu yana Kraliyet sistemi ile yönetilirler. Krallık, birçok monarşide olduğu gibi babadan oğula kan bağıyla geçmektedir. Kraliyet ailesinin safkan kalması bu halk için çok önemlidir. Dolayısıyla krallar “asil kan“ a sahip olmayan bayanlarla evlenemezler. “Asil kan“ dan mı yoksa şans mı bilinmez ama tarihteki bütün krallar son derece başarılı yönetimler sergilemiştir. Günümüzdeki liderleri Prox en az ataları kadar iyi bir yönetici olmasının yanı sıra çok güçlü bir savaşçıdır.
"Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan kalan büyük bir teknolojik bilginin ışığında kendilerine çeviklik, güç ve dayanıklılık veren mekanik zırhlar geliştirmişlerdir."
ÜSTÜNLÜKLER
Atlantis halkı, ataları olan Fornax`lardan kalan büyük bir teknolojik bilginin tek mirasçılarıdır. Bu teknolojiyi kullanarak kendilerine çeviklik, güç ve dayanıklılık veren mekanik zırhlar geliştirmişlerdir.
Ayrıca, ihtiyaç duydukları her türlü şeyi üretebilecek sanayileşmiş bir üretim sistemleri bulunmaktadır. Bu sayede ileri teknoloji ürünü araçların normalde çok yüksek olan maliyetlerini normal seviyeye çekebilmişlerdir.
ZAYIFLIKLAR
Atlantis halkı, her zaman orta yolcu olmuştur. Dolayısıyla, bariz hiçbir zayıflıkları bulunmamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, üstün güçlere sahip olmamak da bir çeşit zayıflıktır.
Alpha :
GEÇMİŞ
Alpha`lar geçmişi zamanın başlangıcına kadar dayanan kadim bir ırktır. Yaratıcı tarafından yaratılan ilk halk oldukları sanılmaktadır. Evrenle nerdeyse yaşıt olan bu ırk, evrenin sonsuz enerjisini tanıma ve bu enerjiden faydalanma yollarını keşfetme imkânı bulmuştur. Bu enerjiyi üretim sistemlerinde ve gemilerinde kullanırlar. Kendilerini evrendeki bütün diğer halklardan üstün gördükleri için hiçbir keşiflerini diğer halklarla paylaşmazlar. Dolayısıyla haklarında da çok fazla şey bilinmemektedir.
Üstün psişik güçlere sahiptirler ve bu gücün kaynağının da evren olduğu düşünülmektedir. Ancak “Büyük Savaş“ ta Atlantis halkıyla aralarında geçen amansız çatışmalarda galip taraf olmalarına rağmen çok büyük kayıplar vermişlerdir.
LİDER Alpha halkı Kraliçelikle yönetilirler. Halktaki en güzel ve en doğurgan dişi kraliçe olarak seçilir ve kraliçe ölene kadar bu göreve devam eder. Uzun yaşamları göz önüne alındığında, kraliçe değişimi çok sık gözlenen bir durum değildir. Kraliçe Aria, bu görevi son 7 asırdır başarıyla yerine getirmektedir. Ancak bu kadim ırkı bu kadar uzun süre yönetmek zor bir görevdir ve özellikle “Büyük Savaş“ Aria`yı çok yıpratmıştır. Öyle ki artık o güzel yüzünü, maskesinin arkasına saklama ihtiyacı duymaktadır…
"Tarihi evrenin başlangıcına kadar dayanan kadim ırk Alpha'lar, üstün psişik güçlere sahiptir ve bu güçlerin kaynağının evren olduğu sanılmaktadır."
ÜSTÜNLÜKLER
Genetik alanındaki araştırmaları sonucunda elde ettikleri bilgiyi kaynağını evrenden alan enerjileriyle harmanlayan Alpha halkı, birçok hastalığa çare bulmuştur. Üstelik sahip oldukları yüksek kültür ve bilginin ışığında yaşam kalitelerine de son derece dikkat ettikleri için; yaşam süreleri son derece uzundur.
Psişik güçleri savaşlarda en büyük silahlarıdır. Bu güçleri gerektiğinde doğa olaylarına hükmetmek için dahi kullanabilirler.
ZAYIFLIKLAR
Çok gelişmiş bir ırk olan Alpha`ların doğum süreci diğer halklara göre çok daha uzun ve sıkıntılıdır. Üstelik zaman içerisinde cinselliğe karşı olan ilgilerini de kaybettikleri için çok nadir cinsel birleşme yaşarlar. Bu özellikleri zaman içerisinde fiziksel evrimlerine de yansımıştır. Öyle ki, erkek ve dişi Alpha`yı birbirinden ayırmak dahi son derece zordur. Dolayısıyla, bu halkın üreme hızı son derece yavaştır.
Sanayileşme Alpha`lara göre bir düşünce tarzı değildir. Herkesin elit olduğu bu toplulukta bu tip işlerde çalıştıracak birilerini bulmak son derece zordur. Bu yüzden de üretim sistemleri yavaş ve maliyetli işler.
Azure :
GEÇMİŞ
“Büyük Savaş“ tan sonra Adanu gezegenindeki kolonilerine gelen Atlantis halkı ciddi bir fiziksel güce ihtiyaç duymuştur. Bu gücü karşılayabilmek için, bu gezegendeki çeşitli canlıları evrimleştirmişlerdir. Evrimleştirdikleri bu canlılara, istedikleri her şeyi yaptırabilmelerini sağlayan C.A.T çiplerini takıp, bu canlıları yeni imparatorluklarını inşada kullanmak istemişlerdir.
Ancak zaman içerisinde Atlantis halkının Adanu`daki varlığından haberdar olan Alpha halkı, Atlantis halkının gelişim hızını yavaşlatmak için bu köle halka, özgürlüklerini geri vermiştir.Bu iki halkın da, gelecekte, tarihlerindeki “En büyük hata“ olarak nitelendirecekleri şey ise; evrimleştirilen bu canlıların, kontrol altında tutulmadıklarında son derece hızlı üreyebilecekleridir. Gelecekte en büyük düşmanları olacak Azur halkının varlığına kavuşmasında iki halkında payının olması son derece trajiktir.
LİDER Azur halkı, birçok ilkel yaşam formunda da görüldüğü gibi halkın en güçlü erkeği tarafından yönetilmektedir. Abaddon, yakın zamanda kendi halkından onlarca erkeği öldürerek bu konuma gelmiştir. Halkı Abanddon`dan hem korkar hem de saygı duyar. Çünkü aksi takdirde onları bekleyecek son, ölümdür…
"Son derece hızlı üreyebilen Azure halkında, kaybedilen bireyin yerine yenisinin konulması sürecinin kısalığı; bu halkı son derece tehlikeli bir düşman haline getirmektedir."
ÜSTÜNLÜKLER
Herhangi bir sanayileşmiş sistemleri olmamasına rağmen basit yapıları sayesinde Azur halkı son derece hızlı üreyebilmektedir. Kaybedilen bireyin yerine yenisinin konulması sürecinin kısalığı bu halkı son derece tehlikeli bir düşman haline getirmektedir.
Azur halkı yüz yıllarca köle olarak kullanılmanın verdiği nefretle savaşırlar ve bazen bu nefret en üstün silahtan daha etkili olabilmektedir.
ZAYIFLIKLAR
Her ne kadar Atlantis halkının kölesi olarak yaşadıkları dönemde onların teknolojilerinin bir kısmını öğrenme imkânı bulmuş olsalar da, bu teknolojiyi kullanacak kadar zeki bireylere sahip oldukları söylenemez. Dolayısıyla çok teknolojik bir halk sayılmazlar.
S.S.S
Irkların Birbirlerinden Farkları Nelerdir? :
Atlantis halkı, gelişmiş mekanik teknolojileri sayesinde güçlü silahlar üretebilmektedir. Üstelik sanayileşmiş ekonomileri sayesinde de üretim maliyetlerini dengelemeyi başarmıştır. Hem teknolojiyi hem de düzenli ekonomiyi tek bir toplulukta toplayan Atlantis halkı, dengeli stratejiler izleyen komutanlar için güzel bir tercih olacaktır.
Alpha halkı, mekaniğin de ötesinde psişik güçlere sahiptir. Bu güçler bu halka doğaüstü güçler vermektedir ve bu güçlerini son derece yıkıcı şekilde kullanabilirler. Üstün teknolojileri sayesinde dev silahlar inşa edebilirler. Ancak çok gelişmiş canlılar oldukları için üreme hızları son derece düşüktür ve sanayileşmiş bir ekonomiye sahip olmadıkları için üretim maliyetleri yüksektir. Kısaca Alpha halkı saygınlık ve güç isteyen komutanların tercihi olmalıdır.
Evrimleştirilmiş yaratıklardan oluşan Azur halkı ise, fiziksel gücün kelime anlamıdır. Teknolojileri nedeniyle belki 1-1 savaşlarda başarılı olamazlar. Ancak şu unutulmamalıdır ki; bir Azur komutanı, bir savaşa asla 1-1 katılmayacaktır. Son derece hızlı üreyebilen üstelik teknolojiden uzak oldukları için üretim maliyetleri düşük olan bu ırk, gerçek savaş komutanlarına hitap edecektir.
Ekonomi Nelere Bağlı Olacak? :
Nakrum, oyuncularına geleneksel madencilik ve toplayıcılığa dayalı ekonominin yanı sıra takas ve ticaret yapma imkânını da sunuyor. İsterseniz madenciliğe yönelip, stoklarınızdaki mineralleri diğer oyuncularla takas yapabilir hatta bu minerallere karşılık diğer oyuncuların ordularını bile satın alabilirsiniz.
3 yönlü üretim sistemi sayesinde aynı silahı diğer oyunculardan çok daha hızlı ve çok daha ucuza mal edebilir ve bu silahları diğer oyunculara pazarlayabilirsiniz. Yani silah tüccarlığı sayesinde aslında para kazanmak için savaşmak zorunda değilsiniz. Bırakın diğer oyuncular savaşsın, siz ise para kazanın. Ama unutmayın kazandığınız parayı güvende tutmak sizin için de kolay olmayacak…
3 Yönlü Üretim Sistemi Nedir? :
Nakrum`da üretim binaları 3 farklı yönde geliştirilebilirler.
1- Teknoloji. Gelişmiş silahları üretebilmek için gelişmiş teknolojiye ihtiyacınız olacak.
2- Maliyet. Üretimi daha ucuza yapmak özellikle ticarette elinizi güçlendirecektir.
3- Üretim Hızı. Üretimi hızlandırarak daha kısa zamanda büyük ordular oluşturup, rakiplerinizi şaşırtabilirsiniz.
3 Yönlü üretim sistemi sayesinde stratejinizi kurmakta tamamen özgür olacaksınız. İster bir ticaret erbabı isterseniz bir savaş komutanı olabilirsiniz.
Üs İnşası Nasıl Olacak? :
Nakrum bütün oyuncularına, üslerini kurabilmeleri için eşit büyüklükte bir toprak parçası vadediyor. Buraya ne kuracağınız ise tamamen sizin elinizde. İsterseniz dengeli bir şehir kurup, sakince gelişmeye çalışabilir ya da tamamen asker üretimine yönelik bir şehir kurup, ekonominizi ticaretle de döndürebilirsiniz. Tercih tamamen size kalmış…
Diğer Oyuncularla İttifak Kurabilecek miyiz? :
Evet. Üstelik farklı ırklardan olsalar bile! Çünkü savaşta önemli olan hangi ırktan olduğunuz değil, kazanan tarafta olup, olmadığınızdır.
İttifak içi görevlendirmeler yaparak, ittifak bazında stratejiler kurmanız dahi mümkün olacak. Çünkü oyun sonu senaryosunda, oyunu kazanan bir kişi değil, bir ittifak olacak.
Oyun Sonu Nasıl Olacak? :
Her paralel evren belirli bir süre sonra bir amaç uğrunda büyük savaşlara sahne olacak. Ve bu savaşların sonucunda bir ittifak, diğer bütün oyuncuları dize getirecek. Bu konuyla ilgili detaylar daha sonra açıklanacak…
Oyunu Herhangi Bir Ücret Ödemeksizin Oynayabilecek miyiz? :
Evet! Nakrum ücretsiz olarak oynanabilecek.
Oyunu Oynayabilmek İçin Nelere İhtiyacımız Olacak? :
Oyunu oynayabilmek için Windows veya Mac OS işletim sistemine ve internete bağlantısına sahip bir bilgisayar yeterli olacak.
Oyunu Oynayabilmek İçin Herhangi Bir Ekstra Yükleme Yapmamız Gerekecekmi? :
Nakrum`un zorunlu bir client`ı olmayacak. Günümüzde zaten son derece yaygın olan Microsoft Silverlight plug-in`ine sahipseniz herhangi bir yükleme zorunluluğunuz olmayacak. Bu plug-ine sahip değilseniz bile (~5mb) büyüklüğünde bir download yaptıktan sonra oyuna erişebileceksiniz.
İlerleyen zamanlarda, daha heyecanlı oyun oynamak isteyen oyuncularımız için opsiyonel bir client yayınlanması düşünülüyor. Bununla ilgili duyurular oyun başladıktan sonra yapılacak.
Evrendeki Durum
Alpha Century ve Fornax galaksilerinde ileri uygarlık seviyesine sahip canlılar yaşamaktadır. Bu canlılar genetik, uzay yolculuğu gibi yüksek teknolojilere sahiptir. İçinde yaşayan canlıların bundan binlerce yıl sonra "Samanyolu" diye isimlendirecekleri bir galakside ise Adanu diye isimlendirilen küçük bir gezegende, gelecekte bile evrende tek olduklarını düşünecek, henüz evren diye bir şeyin varlığından bile haberleri olmayan ilkel halklar yaşamaktadır.
Fornax halkı zaman içerisinde mekanik ve dijital alanlarında büyük gelişmeler göstermiştir. Kendilerine çok gelişmiş araçlar, üstün enerji ve çeviklik veren giysiler ve uzay gemileri gibi teknolojiler geliştirmişlerdir. Hayatlarını kolaylaştırmak için gerekli her şeyi tasarlayıp, üretecek teknolojiye sahiptirler.
Alpha halkı son derece zeki ve dayanıklı canlılardır. Üstün psişik güçlere sahiptirler ve bazı kristalleri kullanarak bu psişik güçlerini maddeye odaklayıp, ortaya çıkan gücü de enerji kaynağı olarak kullanırlar. Fiziksel zevk ve duygusallık arayışından bundan binlerce yıl önce vazgeçen Alpha'lar sadece üreme amacıyla cinsel birleşme yaşar. Yaşamları boyunca yapacak çok şeyleri olduğu için bu bile çok nadir gerçekleşir. Binlerce yıl süre gelen bu anlayışları fiziksel olarak da bu yönde evrimleşmelerini sağlamıştır. Dolayısıyla üreme hızları çok yavaştır. Ancak genetik konusundaki çalışmaları sonucunda yaşam sürelerini uzatmanın bir çok yolunu bulmuşlardır.
Kara Rahipler
Bu halklar evrende yalnız değildir. Evrenin uzak bir köşesinde Pedna gezegeninde yaşayan 13 rahip bulunmaktadır. Bu rahiplerin hakkında tam olarak bilinen tek şey, yaşadıkları gezegenden hiç ayrılmadıklarıdır. Bazı rivayetler bu rahiplerin zamanın başlangıcında yaratıcı tarafından O'na yardımcı olmaları için yaratıldıklarını, ancak bazı sebeplerden dolayı; yaratıcının onları bu gezegene hapsettiğini söyler...
Alpha ve Fornax halkı bu rahiplere "Kara Rahipler" demektedir. Gerçekte yüzlerini hiç kimse görmemiş, görenlerse anlatabilecek kadar uzun yaşayamamışlardır. Bu iki halk, güçlerinin yetmediği konularda bu rahiplere rüşvet vererek büyü ve kara büyü yaptırırlar. Rahipler, rüşvet olarak sadece evrenin yapı taşı olan Karanlık madde'yi kabul ederler ve bu madde sayesinde fiziksel varlıklarını devam ettirebildikleri sanılmaktadır.
Alpha Century ve Fornax galaksilerinde ileri uygarlık seviyesine sahip canlılar yaşamaktadır. Bu canlılar genetik, uzay yolculuğu gibi yüksek teknolojilere sahiptir. İçinde yaşayan canlıların bundan binlerce yıl sonra "Samanyolu" diye isimlendirecekleri bir galakside ise Adanu diye isimlendirilen küçük bir gezegende, gelecekte bile evrende tek olduklarını düşünecek, henüz evren diye bir şeyin varlığından bile haberleri olmayan ilkel halklar yaşamaktadır.
Fornax halkı zaman içerisinde mekanik ve dijital alanlarında büyük gelişmeler göstermiştir. Kendilerine çok gelişmiş araçlar, üstün enerji ve çeviklik veren giysiler ve uzay gemileri gibi teknolojiler geliştirmişlerdir. Hayatlarını kolaylaştırmak için gerekli her şeyi tasarlayıp, üretecek teknolojiye sahiptirler.
Alpha halkı son derece zeki ve dayanıklı canlılardır. Üstün psişik güçlere sahiptirler ve bazı kristalleri kullanarak bu psişik güçlerini maddeye odaklayıp, ortaya çıkan gücü de enerji kaynağı olarak kullanırlar. Fiziksel zevk ve duygusallık arayışından bundan binlerce yıl önce vazgeçen Alpha'lar sadece üreme amacıyla cinsel birleşme yaşar. Yaşamları boyunca yapacak çok şeyleri olduğu için bu bile çok nadir gerçekleşir. Binlerce yıl süre gelen bu anlayışları fiziksel olarak da bu yönde evrimleşmelerini sağlamıştır. Dolayısıyla üreme hızları çok yavaştır. Ancak genetik konusundaki çalışmaları sonucunda yaşam sürelerini uzatmanın bir çok yolunu bulmuşlardır.
Kara Rahipler
Bu halklar evrende yalnız değildir. Evrenin uzak bir köşesinde Pedna gezegeninde yaşayan 13 rahip bulunmaktadır. Bu rahiplerin hakkında tam olarak bilinen tek şey, yaşadıkları gezegenden hiç ayrılmadıklarıdır. Bazı rivayetler bu rahiplerin zamanın başlangıcında yaratıcı tarafından O'na yardımcı olmaları için yaratıldıklarını, ancak bazı sebeplerden dolayı; yaratıcının onları bu gezegene hapsettiğini söyler...
Alpha ve Fornax halkı bu rahiplere "Kara Rahipler" demektedir. Gerçekte yüzlerini hiç kimse görmemiş, görenlerse anlatabilecek kadar uzun yaşayamamışlardır. Bu iki halk, güçlerinin yetmediği konularda bu rahiplere rüşvet vererek büyü ve kara büyü yaptırırlar. Rahipler, rüşvet olarak sadece evrenin yapı taşı olan Karanlık madde'yi kabul ederler ve bu madde sayesinde fiziksel varlıklarını devam ettirebildikleri sanılmaktadır.
Kolonileşme
Zaman içerisinde endüstriyel olarak gelişen Fornax halkının ihtiyaç duyduğu ham maddeler tükenir. Bunun üzerine girdikleri arayışta evrende uzak bir galakside, sadece ilkel halkların yaşadığı ve bu halkların "Adanu" diye isimlendirdikleri bir gezegende, ihtiyaç duydukları bu ham maddelerin bulunduğunu keşfederler. Ancak milyarlarca yaşam belirtisi olmayan galaksiden oluşan evrende, ilkel de olsa yaşam olduğu bilinen bir gezegende işgalci durumuna da düşmek istemedikleri için bu ilkel canlıların ulaşamayacağı, büyük bir okyanusunun kuzeyinde büyük bir adaya yerleşirler.
Üstelik, gelecekte bu ilkel halkın da işine yarayacak ham maddeleri tüketmenin verdiği suçluluk duygusundan olsa gerek; bu gezegende yaşayan bu ilkel halklara özellikle astronomi ve bazı temel bilimleri içeren bilgiler verip kısa sürede ciddi olarak gelişmelerini sağlamışlardır. İlkel halklarsa, bu bilgiler ışığında, bundan binlerce yıl sonra bile kendi halkları tarafından nasıl yapıldığı anlaşılamayacak devasa anıt mezarlar inşaa etmişlerdir.
BÜYÜK SAVAŞ
Binlerce yıl barış içinde yaşayan bu iki halkın barışçıl tavırları "Kara Rahipler"'i mutlu etmemektedir. Çünkü barış süresi boyunca bu iki halk her geçen gün onlara daha az ihtiyaç duymaktadır. Ancak rahiplerin Karanlık maddeye ihtiyaçları vardır ve bunu artık kendi gezegenlerinde bulamamaktadırlar.
Bu durum üzerine rahipler şeytani bir plan yaparlar. Zaman zaman kendilerini ziyaret eden Alfa elçisine, Fornax halkının, Alfa halkını yok etmek için kara büyüler yaptırdıklarını söylerler. Alfa halkı lideri üzerlerindeki kara büyüyü bozdurmak için ciddi bir miktar rüşvet verdikten sonra Fornax halkına savaş açar.
Bunun ardından başlayan, yüz yıllar süren savaşlar; Alpha halkının galibiyetiyle sona erer. Ancak savaşın kaybedilmesinden hemen önce Fornax halkının elit kesiminden oluşan bir grup Adanu gezegeninde yer alan kolonilerine kaçmayı başarmıştır.
Alpha halkı ise savaşı kazanan taraf olsa da; yüz yıllar süren bu savaşlarda çok büyük kayıplar vermiş, nüfuslarının büyük kısmını bu savaşlarda kaybetmiştir.
YENİ BİR IRK DOĞUYOR
Aradan geçen 500 yıllık bir süreçte Fornax halkı Adanu'daki yaşama ayak uydurmuş, hatta yerleştikleri bölgede Atlantis isminde yeni bir uygarlık kurmuştur. Bu uygarlığı kurarken ciddi bir fiziksel güce ihtiyaç duymuşlar ve bunu kendilerine ait bazı kromozomları ve canlıları yönetebilmek için ürettikleri C.A.T çipini Adanu'daki çeşitli ilkel hayvanlara aktararak "evrimleştirdikleri" (?) Azur halkını köleleştirerek karşılamışlardır. Azur halkı; özgür iradesi olmayan, fiziksel olarak güçlü bir ırktır. Bu evrimleştirme esnasında bu halkın zeka seviyesinin de geliştiğini farketmeleri uzun sürmese de Azur halkının özgür iradesi olmadığı için bu Atlantis halkı için bir sorun teşkil etmez. Çünkü C.A.T çiplerinin de yardımıyla bu halkın bütün kontrolünü ellerinde tutmaktadırlar. Bu üstün köle ırk sayesinde; eski güçlerine kısa sürede ulaşırlar.
Ancak üreme hızı çok yavaş olan Alpha halkında durum bu kadar parlak değildir. Büyük Savaş'ta verdikleri büyük kayıpları henüz telafi edememişken ezeli rakiplerinin bu kadar çabuk toparlanması Alpha halkını korkutmaktadır. Çünkü bilmektedirler ki gücünü toplayan Atlantis halkı, ataları olan Fornax halkının öcünü almak için geri gelecektir.
EN BÜYÜK HATAHenüz yeni bir savaşa hazır olmayan Alpha halkı, Atlantis'in bu hızlı gelişmesi üzerine; zaman kazanmak için özgür iradesi Atlantis halkı tarafından C.A.T çipleriyle kontrol edilen Azur halkının özgür iradesinin kontrol altına alınamamasını sağlar ve bu halkın kendi kendilerini yönetebilmelerini sağlar.
Artık Azur halkı köle değildir. Atlantis halkına köle olarak çalıştıkları dönemde onların teknolojilerini öğrendikleri ve kendi liderlerinin etrafında toplandıkları için güçlü bir topluluk haline gelirler. Yer altında kendilerine bir şehir kurarlar. Alpha ve Atlantis halkının ön göremedikleri şey ise; Atlantis halkı tarafından denetlenmediklerinde Azur halkının çok hızlı üreyebileceğidir.
Artık başkaları tarafından denetlenmeyen, kendi liderleri, kendi teknolojileri ve kendi şehirleri olan Azur halkı bir süre ortadan kaybolur ve son derece hızlı şekilde çoğalarak kendilerini yüzyıllarca köle olarak kullanan Atlantis halkından intikam almak isterler. Bu hızlı gelişim için gereken ham maddeleri toplamak için toprağın çok derinlere doğru kazarlar.
KEHANET
Böceklerin toprağın çok derinlere kadar kazmaları, farkında olmasalar da, rahiplerin güçlerini aldıkları Güç kristaline gittikçe yakınlaşmalarını sağlamıştır. Bu durum rahipleri tedirgin etmektedir. Rahipler Alpha halkına bir kehanette bulunurlar. Kehanete göre, dünyanın sonu; tanrı tarafından yaratılmamış olan bir ırkın evrenin uzak bir köşesindeki bir gezegenin derinliklerinde saklanan Güç kristalini bulmalarıyla gelecektir.
Bunun üzerine Alpha halkı, evrendeki yaşamlarını devam ettirebilmek kaygısıyla Adanu'da üsler kurar ve Azur halkını engellemek için savaş açar. Ancak bunu yaparken atalarını katlettiği Atlantis'le de baş etmesi gerekecektir.
Güçlerini toplayan Azur halkı ise kendine savaş açan Alpha'larla ve yüz yıllarca esiri olarak yaşam sürdükleri Atlantis'lilerle savaşmak için çeşitli üstler kurarlar.
GELECEK...
Binlerce yıl sonra Adanu halkının torunları tarafından "Dünya" olarak adlandırılacak bu gezegende tarihin en büyük savaşı işte bu şekilde başlar. Bu savaş esnasında kayıtlar tamamen tahrip olduğu için varlığından asla emin olunamayan kayıp kıta Atlantis, işte bu şekilde yok olmuştur. Adanu halkı 13'ü gezegenlerine savaş getiren rahiplerin sayısı olduğu için uğursuz ilan etmiş; ancak torunları bu konu hakkında bir sürü asılsız rivayete inanmıştır ve geçmişlerinde yaşanan gelecekten habersiz bir şekilde bu gezegende geleceğe ulaşmaya çalışmaktadırlar...
Son düzenleme:
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 38
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 23
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 57
