Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Turuncu kutudan çıkan Portal oyununu , bu neymiş hele hele diye kurduktan sonra oyunun beni sonsuz bir hızda içine çekişini ve companion cube denilen yegane pıtırcıkla gelişen ilişkimizi hatırlıyorum da... Ah Glados ah, sen ihanet edilecek kadın mıydın?
Bambaşka bir oyuna neden Portal anılarımla başladığımı soracak olanlara daha fazla bekletmeden açıklamamı yapayım. Hatta ve hatta, hemen özet geçeyim Q.U.B.E adlı oyunun size neler vadedeceğini. Ama önce Haberler.
Quick Understanding of Block Extrusion namı diğer Q.U.B.E.
2010 yılında İngiltere'de kurulmuş Toxic Games stüdyolarının birincil bakış açısından önümüze çıkan bulmacaları çözdüğümüz bir oyun olan ilk projesi Q.U.B.E. Aslında kendilerinin bitirme tezi olarak hazırladıkları bu oyun çok beğenilince daha fazla geliştirip ciddi bir oyun olarak pazarlama fikriyle çıkagelmişler.
Aman dikkat aklınızı kaybetmeyin.
Öncelikle nedir Q.U.B.E.? Blok Ekstrüzyonunu Hızlı Bir Şekilde Kavrama. Nedir Ekstrüzyon diyecek olursanız? Şekil vermesi çok zor olan metalleri belli bir sıcaklıkta sabit bir kalıptan geçirerek istenilen şeklin verilmesini Ekstrüzyon olarak kabaca tanımlayabiliriz. Hatta diş macunun içinde bulunduğu tüpün şeklini alması da bu yolla açıklanabilir. İşte oyunumuzda yegane amacımız karşımıza çıkacak olan sayısız bulmacayı bu şekil verme yöntemiyle bir şekilde çözüvermek. Haberleri dinlediniz. İyi akşamlar.
Eller.... eller eller!
Evet aynı başlıkta yazdığım gibi. Q.U.B.E.'un ilk dakikalarında gözlerimizi yavaş yavaş açarak yerden kalkmaya çalışıyoruz. Küçük küplerle oluşturulmuş bembeyaz bir odadayız ve ellerimize kayıyor gözlerimiz. Garip bir kıyafetin içindeyiz. Üzerimize yapışmış bir kostüm gibi daha doğrusu. Bu sahneyi gördükten sonra harika bir oyun, gizemlerle dolu bir hikaye beni bekliyor diye düşündüm ama ne yazık ki hikaye konusunda düşündüklerim tam tersine çıktı. Çünkü oyunda hikayeye dair herhangi bir şey yok. Eğer illa kişiselleştirmek gerekirse besbelli bir kobayız ve bu deneyde bizden dört renk ve herbiri farklı dört işleve sahip küpleri itip çekerek bulmacaları çözmemiz bekleniyor hepsi bu. Dağılabilirsiniz diyeceğim ama demiyorum çünkü her ne kadar ortada hikaye falan olmasa da güzel bulmacalar için gerçek bir hikaye olmak zorunda değil.
Elvidenler feci kaşındırıyor. Çıkarın lan beni burdan.
Portalı soymuş suyunu çıkarmışlar Q.U.B.E. olmuş
Dediğim gibi oyunda dört rengimiz var. İzninizle bu dört rengi sıfat tamlamalarıyla şahlandırmak istiyorum. Zıplatan mavi, uzayıp kısalan kırmızı, Merdivenleştiremediklerimizden misiniz Sarı ve Dokunulmaz Yeşil. Tamlamalar yeterli mi yoksa açıklama ister misiniz? Pekala sinirlenmeye gerek yok, açıklayalım. Sol elimizle çekip, sağ elimizle küpleri oldukları yere itiyoruz. Bir odaya girdiğinizde her biri o bulmacayı bir şekilde çözebileceğiniz şekilde kalıpların içine gömülü şekilde bu farklı renklerdeki küplerle karşılaşıyorsunuz. Farz edelim odanın en tepesinde bir boşluk var ve sizin oraya bir şekilde ulaşmanız gerekiyor. Çekin mavi küpü içeriye, çıkarın kırmızıyı olduğu yerden, sarıları da merdiven olacak şekilde ayarlayın kendinize ve ta da... işte yukarıdasınız. Tebrikler ilk bulmacayı geçtiniz.Mantık olarak en temel anlamda amaç ve çözüm şeklimiz bundan ibaret. Yalnız oyunda ilerledikçe amaçlarımız farklılaştığından ve bulmacalar daha da zorlaştığından( çok zor ama, öyle böyle değil) işler ciddi anlamda sarpa sarıyor. Bir bölümde hiçbir şekilde müdahale edemediğiniz bir topu ait olduğu deliğine küpleri itip kakarak sokmaya çalışırken, başka bir bölümde mıknatıslar yardımıyla kendinize odadan çıkabilmeniz için küplerden merdiven yaparken buluyorusnuz. Her bulmacanın bir öncekine pek de benzemeyen, kimi zaman odanın platformlarının yerini değiştirirken kimi zaman da kendi bulunduğunuz mekanı çevirmenizi gerektiren bulmacalar çıkıyor ve bunların hepsi ciddi anlamda sizi zorlayacak şekilde paylaştırılmış.
Kolay gelsin! Kolaysa başına gelsin.
Her şey iyi, güzel ama ufak bir sorunumuz var Houston! Bu oyun neden bu kadar soğuk. Neden oyuncuyu içine çekebilmek için hiç ama hiç çaba sarf etmiyor. Tamam oyunun görsel yanı sadeliğin müthiş zerafetiyle birleşmiş durumda. Unreal 3 motorunu kullanan oyunun görsel konuda hiçbir sıkıntısı yok. Hatta oyunun en büyük artılarından bir tanesi. Uçsuz bucaksız koridorun en sonundaki o minik ışığa ulaşmak oyundaki hem yegane mutluluklardan hem de klostrofobinizi azdıracak en büyük mutsuzluklardan bir tanesi. Görsel olarak oyun size kapalı ortamda kalma hissini, şaşırtan mimarisiyle çok güzel yansıtıyor ama hepsi bu.
Sesleri bir zaman sonra kapattığınızı fark ediyorsunuz. Çünkü ses efektleri sürekli olarak kendini tekrar eden fış fış kayıkçı havasında. Müzikler deseniz aynı melodinin düzenli olarak tekrar dönüşü. Bana kalırsa özellikle bulmaca oyunlarında oyuncuyu kendine bağlayacak en önemli şey müzik. Bakınız Braid, portal, fractal, the misadventures of P.B. winterbottom vb... Ama Q.U.B.E. ne yazık ki sesler konusunda insanı çok büyük bir hayal kırıklığına uğratıyor.
Kör olmadan burayı geçebilirseniz size çikolata vereceğim.
Sonuç olarak çok ama çok zekice bulmacalar bana yeter, senaryo sesler benim için önemli değil diyorsanız Q.U.B.E. sizin için biçilmiş kaftan. Portal'ın bulmacalarını dahi cebinden çıkaracak çetinlikte bulmacalara sahip ama ne yazık ki geriye kalan herşeyde beklentilerinizi düşük tutmalısınız. Portalın sevgi pofuduğu companion cube'u ne kadar sempatikse, oyunumuz Q.U.B.E. o kadar soğuk ve ciddi. Bulmaca çözecekseniz hoşgeldiniz ama farklı hisler peşindeyseniz benim küplerimde duygusallığa yer yok, hadi başka kapıya.
Bambaşka bir oyuna neden Portal anılarımla başladığımı soracak olanlara daha fazla bekletmeden açıklamamı yapayım. Hatta ve hatta, hemen özet geçeyim Q.U.B.E adlı oyunun size neler vadedeceğini. Ama önce Haberler.
Quick Understanding of Block Extrusion namı diğer Q.U.B.E.
2010 yılında İngiltere'de kurulmuş Toxic Games stüdyolarının birincil bakış açısından önümüze çıkan bulmacaları çözdüğümüz bir oyun olan ilk projesi Q.U.B.E. Aslında kendilerinin bitirme tezi olarak hazırladıkları bu oyun çok beğenilince daha fazla geliştirip ciddi bir oyun olarak pazarlama fikriyle çıkagelmişler.
Aman dikkat aklınızı kaybetmeyin.
Öncelikle nedir Q.U.B.E.? Blok Ekstrüzyonunu Hızlı Bir Şekilde Kavrama. Nedir Ekstrüzyon diyecek olursanız? Şekil vermesi çok zor olan metalleri belli bir sıcaklıkta sabit bir kalıptan geçirerek istenilen şeklin verilmesini Ekstrüzyon olarak kabaca tanımlayabiliriz. Hatta diş macunun içinde bulunduğu tüpün şeklini alması da bu yolla açıklanabilir. İşte oyunumuzda yegane amacımız karşımıza çıkacak olan sayısız bulmacayı bu şekil verme yöntemiyle bir şekilde çözüvermek. Haberleri dinlediniz. İyi akşamlar.
Eller.... eller eller!
Evet aynı başlıkta yazdığım gibi. Q.U.B.E.'un ilk dakikalarında gözlerimizi yavaş yavaş açarak yerden kalkmaya çalışıyoruz. Küçük küplerle oluşturulmuş bembeyaz bir odadayız ve ellerimize kayıyor gözlerimiz. Garip bir kıyafetin içindeyiz. Üzerimize yapışmış bir kostüm gibi daha doğrusu. Bu sahneyi gördükten sonra harika bir oyun, gizemlerle dolu bir hikaye beni bekliyor diye düşündüm ama ne yazık ki hikaye konusunda düşündüklerim tam tersine çıktı. Çünkü oyunda hikayeye dair herhangi bir şey yok. Eğer illa kişiselleştirmek gerekirse besbelli bir kobayız ve bu deneyde bizden dört renk ve herbiri farklı dört işleve sahip küpleri itip çekerek bulmacaları çözmemiz bekleniyor hepsi bu. Dağılabilirsiniz diyeceğim ama demiyorum çünkü her ne kadar ortada hikaye falan olmasa da güzel bulmacalar için gerçek bir hikaye olmak zorunda değil.
Elvidenler feci kaşındırıyor. Çıkarın lan beni burdan.
Portalı soymuş suyunu çıkarmışlar Q.U.B.E. olmuş
Dediğim gibi oyunda dört rengimiz var. İzninizle bu dört rengi sıfat tamlamalarıyla şahlandırmak istiyorum. Zıplatan mavi, uzayıp kısalan kırmızı, Merdivenleştiremediklerimizden misiniz Sarı ve Dokunulmaz Yeşil. Tamlamalar yeterli mi yoksa açıklama ister misiniz? Pekala sinirlenmeye gerek yok, açıklayalım. Sol elimizle çekip, sağ elimizle küpleri oldukları yere itiyoruz. Bir odaya girdiğinizde her biri o bulmacayı bir şekilde çözebileceğiniz şekilde kalıpların içine gömülü şekilde bu farklı renklerdeki küplerle karşılaşıyorsunuz. Farz edelim odanın en tepesinde bir boşluk var ve sizin oraya bir şekilde ulaşmanız gerekiyor. Çekin mavi küpü içeriye, çıkarın kırmızıyı olduğu yerden, sarıları da merdiven olacak şekilde ayarlayın kendinize ve ta da... işte yukarıdasınız. Tebrikler ilk bulmacayı geçtiniz.Mantık olarak en temel anlamda amaç ve çözüm şeklimiz bundan ibaret. Yalnız oyunda ilerledikçe amaçlarımız farklılaştığından ve bulmacalar daha da zorlaştığından( çok zor ama, öyle böyle değil) işler ciddi anlamda sarpa sarıyor. Bir bölümde hiçbir şekilde müdahale edemediğiniz bir topu ait olduğu deliğine küpleri itip kakarak sokmaya çalışırken, başka bir bölümde mıknatıslar yardımıyla kendinize odadan çıkabilmeniz için küplerden merdiven yaparken buluyorusnuz. Her bulmacanın bir öncekine pek de benzemeyen, kimi zaman odanın platformlarının yerini değiştirirken kimi zaman da kendi bulunduğunuz mekanı çevirmenizi gerektiren bulmacalar çıkıyor ve bunların hepsi ciddi anlamda sizi zorlayacak şekilde paylaştırılmış.
Kolay gelsin! Kolaysa başına gelsin.
Her şey iyi, güzel ama ufak bir sorunumuz var Houston! Bu oyun neden bu kadar soğuk. Neden oyuncuyu içine çekebilmek için hiç ama hiç çaba sarf etmiyor. Tamam oyunun görsel yanı sadeliğin müthiş zerafetiyle birleşmiş durumda. Unreal 3 motorunu kullanan oyunun görsel konuda hiçbir sıkıntısı yok. Hatta oyunun en büyük artılarından bir tanesi. Uçsuz bucaksız koridorun en sonundaki o minik ışığa ulaşmak oyundaki hem yegane mutluluklardan hem de klostrofobinizi azdıracak en büyük mutsuzluklardan bir tanesi. Görsel olarak oyun size kapalı ortamda kalma hissini, şaşırtan mimarisiyle çok güzel yansıtıyor ama hepsi bu.
Sesleri bir zaman sonra kapattığınızı fark ediyorsunuz. Çünkü ses efektleri sürekli olarak kendini tekrar eden fış fış kayıkçı havasında. Müzikler deseniz aynı melodinin düzenli olarak tekrar dönüşü. Bana kalırsa özellikle bulmaca oyunlarında oyuncuyu kendine bağlayacak en önemli şey müzik. Bakınız Braid, portal, fractal, the misadventures of P.B. winterbottom vb... Ama Q.U.B.E. ne yazık ki sesler konusunda insanı çok büyük bir hayal kırıklığına uğratıyor.
Kör olmadan burayı geçebilirseniz size çikolata vereceğim.
Sonuç olarak çok ama çok zekice bulmacalar bana yeter, senaryo sesler benim için önemli değil diyorsanız Q.U.B.E. sizin için biçilmiş kaftan. Portal'ın bulmacalarını dahi cebinden çıkaracak çetinlikte bulmacalara sahip ama ne yazık ki geriye kalan herşeyde beklentilerinizi düşük tutmalısınız. Portalın sevgi pofuduğu companion cube'u ne kadar sempatikse, oyunumuz Q.U.B.E. o kadar soğuk ve ciddi. Bulmaca çözecekseniz hoşgeldiniz ama farklı hisler peşindeyseniz benim küplerimde duygusallığa yer yok, hadi başka kapıya.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 41
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 56
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 50
