shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

The Outer Worlds 2 İnceleme

Rien

Yönetici
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Yönetici
Dergi Editörü
Yönetici
Turnuva
Admin
Yarışma
VIP Üye
Paylaşım
Katılım
19 Kas 2009
Konular
1,188
Mesajlar
4,208
Çözüm
11
Online süresi
26d 23h
Reaksiyon Skoru
2,736
Altın Konu
32
Başarım Puanı
344
MmoLira
18,954
DevLira
90
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Obsidian, 2019 yılında çıkan Outer Worlds ile bizi galaksinin ücra köşelerine götürmüş ve hiciv dolu bir hikaye ile farklı bir işe imza atmayı başarmıştı. İlk oyundan tam altı yıl sonra gelen The Outer Worlds 2 ise yine mizahıyla kahkaha attıran ama alttan alttan distopik bir anlatıya sahip olan bir yapım. İnsanlığın geleceğini şirketlerin insafına bırakan The Outer Worlds 2, ilk oyunun eksiklerini giderdiği gibi politik çatışmalar, ahlaki ikilemler ve eğlenceli RPG mekanikleriyle işi bir adım daha ileri götürüyor.

The Outer Worlds 2 İnceleme​


1.png



Öncelikle kısaca Outer Worlds evreninden bahsedelim. Aslında günümüzde tahmin edilenden çok da farklı bir durum yok diyebiliriz. Bu evrende insanoğlu yıldızlara ulaşmış ama ruhunu çoktan kaybetmiş bir şekilde tasvir ediliyor. Galaksinin en uzak köşelerine kadar yayılan dev şirketler, özgürlük ve ahlak kavramlarını silip yerine kâr odaklı bir yaşam biçimi inşa etmiş durumda.

Oyun tıpkı ilkinde olduğu gibi hikayesini hiciv ve mizahi unsurlarla yoğuruyor. Zaman zaman eğlenceli sahnelerle karşılaşırken aynı zamanda arka planda nasıl karanlık bir politika işlediğini size hissettiriyor. Obsidian aslında bildiğimiz formülü baştan yazmamış ama uygulama tarafında ilk oyuna göre çok daha iyi olduklarını söylemem gerek.

Burada asıl şaşırdığım nokta ise oyunun kötü bir açılış yapması. İlk bölüm, ilk görev alışılmışın aksine hem sıkıcı hem de size biraz sistemi aşılamak için fazla sıradanlaşmış. Neyse ki oyunun geneli daha sıkı bir hikaye, daha akıcı bir savaş sistemi ve çok daha tutarlı bir RPG yapısına sahip.

İlk oyunda Halcyon isimli bir sistemde, gezegenler arası bir maceraya atılıyorduk. Bu sefer bu sistemi geride bırakıp Arcadia adlı yeni bir galaksiye yol alıyoruz. İlk oyundaki absürtlük ve hiciv hala yerini koruyor ama ikinci oyunun çok daha ciddi, hatta yer yer acımasız bir anlatıya sahip olduğunu söylemem gerek. Oyunun mizahi yönü yine var ama artık olayların ağırlığı arasında bir mola gibi kendini hissettiriyor. Arcadia’nın her köşesi politik entrika, ahlaki çelişki ve iktidar hırsıyla dolu. Şirketlerin hükmettiği gezegenler, dini ve bilimsel fanatizmin yönettiği koloniler arasında gezerken “insanlık” kavramının ne kadar ucu açık bir kelime olduğunu fark ediyorsunuz. Bu atmosfer, hem görsel hem anlatısal olarak bir “distopya güzelliği” yaratmış: İçi tamamen çürümüş olsa da dış kabuğu hala büyüleyici bir görselliğe sahip.

İşin merkezinde politik çatışmalar var​

Outer Worlds 2'nin genel atmosferine yayılan politik unsurlar, aynı zamanda sizin seçimlerinizde de ön plana çıkıyor. Diyaloıg seçimi ve bunun etkilerini görme anlamında son dönemde oynadığım en iddialı yapımlardan biri oldu. Diğer taraftan Arcadia sisteminde tam anlamıyla tarafsız kalmak da mümkün değil. Her organizasyon, her şirket ya da topluluğun kendi haklılık payı olduğu gibi, ahlaki açıdan çürüdüğü yönleri de var.

2.png


Örneğin “Auntie’s Choice” özgürlük ve bireysellik vaadiyle yola çıkmış bir şirket gibi görünse de aslında her alanı tekeline almış, baskıcı bir düzene hizmet ediyor. “Protectorate” adı altında toplanan bir diğer yapı ise açık açık totaliter; düşünceyi bile suç sayan bir düzenin temsilcisi. Ve bilim ile kehaneti birleştirdiğini iddia eden “Order of the Ascendant”, sözde aydınlanma uğruna geleceği kontrol etmeye çalışırken insanlığın bugünkü değerlerini tamamen sümen altı ediyor. Oyunun en iyi yazılmış anları, bu gruplar arasında sıkıştığınız anlarda ortaya çıkıyor. Kimi zaman gerçekten kimin haklı olduğunu bile kestiremiyor, sadece “hangisi daha az kötü” diye karar veriyorsunuz. Fallout: New Vegas’taki politik yoğunluk ve seçim baskısı burada fazlasıyla hissediliyor.

Obsidian’ın karakter yazımını bu oyunda oldukça sevdiğimi itiraf etmem gerek. Her ne kadar tonlama olarak çok sevdiğim bir görsel ve atmosfer tarzına sahip olmasa da bu tamamen kişisel bir bakış açısından kaynaklanıyor. Oyuna mesafeli duran bana bile kendini sevdirmeyi başardıysa, birçok oyuncu için işlerin çok daha dengeli gideceğini kestirmek zor değil. Yanımızdaki karakterler, yani yoldaşlarımız yalnızca savaşta yanınızda duran NPC’ler değil, aynı zamanda size fikirlerini, duruşlarını sunan birer birey olarak resmedilmiş. Her biri farklı bir ideolojiyi, farklı bir sistemi temsil ediyor. Biri özgür piyasanın güzelliklerini överken diğeri otoritenin düzenine inanabiliyor; kimi ise bilimin ışığıyla insanlığı kurtarabileceğini düşünürken, kimi ise tüm umutları çoktan yitirmiş. Onlarla yaptığınız diyaloglar çok keyifli.

3.png


The Outer Worlds 2’nin en cezbedici yönlerinden biri karakter gelişimi. Her seviye atladığınızda iki beceri puanı kazanıyorsunuz ve bunları liderlikten hırsızlığa kadar uzanan geniş bir skalada harcıyorsunuz. Ancak sistemin asıl zekâsı “Flaw” yani kusur mekanizmasında gizli. Oyun, sizin davranışlarınıza göre karakterinize kusurlar öneriyor ve bu kusurlar hem avantaj hem de belayı beraberinde getiriyor. Sürekli hırsızlık yaparsanız “Kleptomaniak” oluyorsunuz; eşyaları daha iyi satabiliyorsunuz ama karakteriniz ara sıra istemsizce hırsızlık yapmaya başlıyor. Diyalogları hızlı geçerseniz “Foot-in-Mouth” sendromu kapıyorsunuz ve sohbetleri zamana karşı yapmaya mecbur kalıyorsunuz. Bu sistem hem mizahi hem de oynanış açısından müthiş bir derinlik yaratıyor. Kimi zaman verdiğiniz kararın bedelini saatler sonra fark ediyorsunuz ama iş işten geçmiş oluyor.

Savaş sistemi önceki oyuna göre çok daha akıcı. Özellikle ilk oyunu benim gibi sevmediyseniz, bundan daha keyif alacağınızı garanti edebilirim. Silahların hissi sertleşmiş, geri tepmeler ve vuruş sesleri daha tok hale gelmiş. Artık kayarak kaçabiliyor, çift zıplayabiliyor, hatta düşmanların arasından sıyrılabiliyorsunuz. Oyun boyunca elde ettiğiniz silahlar da daha yaratıcı: sessiz ama ölümcül bir pompalı tüfek, öldürdükçe seviye atlayan bir enerji silahı, hatta düşman cesetlerini buharlaştıran bir prototip bile var. Modifikasyon sistemi genişletilmiş; zırhları ve silahları kişisel tarzınıza göre şekillendirmek büyük keyif veriyor. Ancak bu eğlenceli savaş düzenine rağmen düşman çeşitliliği ciddi bir problem olarak kalmış.

4.png


Arcadia’daki gezegenler, her biri kendi atmosferine sahip dört ana bölgeden oluşuyor. Karla kaplı manastırlardan tropik ormanlara kadar uzanan bu çeşitlilik, her seferinde farklı bir kültür ve iktidar yapısını keşfetme fırsatı veriyor. Obsidian’ın çevre hikâyeciliği yine çok güçlü; bir mağaranın duvarındaki nottan bir fabrikanın ardındaki sırra kadar her yerde küçük ama etkileyici detaylar var. Haritalar boş kalmasına rağmen görev tasarımları bu eksikliği kapatıyor; neredeyse her köşede konuşacak biri, çözülecek bir problem ya da ele geçirilecek bir ganimet bulunuyor.

Tempo tempo tempo​

Tüm bu övgülerin yanında The Outer Worlds 2 tamamen kusursuz değil. Oyunun ilk bölümü gereğinden yavaş ilerliyor; ana hikayenin temeli olan intikam anlatısı çok geç derinleşiyor. Bazı karakterler yüzeyde kalıyor ve düşman çeşitliliğinin azlığı uzun süreli oynanışta kendini hissettiriyor. Özellikle haritaların düşmanlardan temizlendikten sonra tamamen boşalması, keşif hissini zedeliyor. Bu yönleriyle oyun zaman zaman tempoyu kaybediyor ama ikinci yarıdaki politik hikâye ağı ve karakter çatışmalarıyla bu açığı fazlasıyla kapatıyor.

Sonuç olarak The Outer Worlds 2, Obsidian’ın hala neden RPG türünün en güçlü hikaye anlatıcılarından biri olduğunu kanıtlıyor. Bu oyun, mizah ile trajediyi, felsefi tartışmalar ile saf eğlenceyi bir araya getirmeyi başarmış. Eksikleri var tabi. Düşman tasarımı daha zengin olabilirdi, ilk bölüm biraz daha hızlı açılabilirdi. Ama politik entrikalarla örülmüş hikâyesi, kusurları avantaja çeviren RPG sistemi ve unutulmaz karakterleriyle The Outer Worlds 2, modern rol yapma oyunlarının en güçlü temsilcilerinden biri haline gelmiş.
 

En Çok Reaksiyon Alan Mesajlar

Paylaşım için teşekkürler :)
 
Eline Sağlık Paylaşım İçin Teşşekürler
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst