Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Serious Sam 3: BFE
Yeni shooterları unutun, eski tarza dönüyoruz
Eskiden FPS dediğimiz zaman aklımıza DOOM, Quake, Duke Nukem, Heretic tarzı oyunlar gelirdi. Bu oyunlar temel bir hikaye üzerine kurulu bir şekilde düz mantık ilerler ve seviye seviye tonlarca düşman öldürdükten sonra son bölüme gelip Bossu öldürür ve mutlu sona ulaşırdınız.
Şimdi ise FPS dediğinizde sadece aklımıza kelimenin bire bir anlamı geliyor, yani birinci şahıstan görüş shooterı. Buradan yola çıkarak artık bazı oyunlar FPS olmasına rağmen shooter olarak ekstradan isimlendiriliyor. Bu tarz yeni oyunlarda artık yetenek ağaçları var, taktiksel bölümler var, tecrübe puanları ve hatta bazılarında kendi karakterinizin şeklini bile belirleyebiliyorsunuz. Yeni çağ ile birlikte değişen bu yöntemler yeni fikirlerin oluşup bu fikirlere olan talebin artmasıyla daha da hızlı yayılıyor. Bugünkü neslin DOOM veya Duke Nukem 3Dyi bir Call of Duty veya Battlefield 3 kadar sevmemesi de bundan dolayı olsa gerek. Bütün bu değişimler belki oyun içeriğini zenginleştirip oynanışa değişik bir hava katmış olsa da bir şeyi baltalamaktan geri kalmadı; saf aksiyon.
Belki eski oyunlarda karakter kişiselleştirme, silah yeteneklerini yükseltme veya süre gelen film gibi bir hikaye ve ara sinematikler yoktu ancak o oyunlarda katıksız olarak gelişen bir saf aksiyon vardı. Şimdi burada dikkat çekmek istediğim nokta aksiyon kısmı. Az önceki cümlemi okuyup Ne yani, Call of Duty/Battlefieldda aksion yok mu? diye sorabilirsiniz. Evet elbette var, lakin benin bahsettiğim saf aksiyon çok farklı bir şey. Benim bahsettiğim saf aksiyon, elinizi farenin sol tuşundan kaldırmadan bir bölümü bitirmeniz, hangi düşmanda hangi silahı kullanacağınızı iyi seçmeniz, düşmanın zayıf noktasını iyi belirlemeniz, bazen ağır makinelinizi kurşun kovanları etrafa dağılırken bir anda kendinizi AAAAAaaaaaaaaaa diye bağırırken bulmanız. Benim bahsettiğim Serious Sam gibi bir oyun oynamanız.
Yeni shooterları unutun, eski tarza dönüyoruz
Eskiden FPS dediğimiz zaman aklımıza DOOM, Quake, Duke Nukem, Heretic tarzı oyunlar gelirdi. Bu oyunlar temel bir hikaye üzerine kurulu bir şekilde düz mantık ilerler ve seviye seviye tonlarca düşman öldürdükten sonra son bölüme gelip Bossu öldürür ve mutlu sona ulaşırdınız.
Şimdi ise FPS dediğinizde sadece aklımıza kelimenin bire bir anlamı geliyor, yani birinci şahıstan görüş shooterı. Buradan yola çıkarak artık bazı oyunlar FPS olmasına rağmen shooter olarak ekstradan isimlendiriliyor. Bu tarz yeni oyunlarda artık yetenek ağaçları var, taktiksel bölümler var, tecrübe puanları ve hatta bazılarında kendi karakterinizin şeklini bile belirleyebiliyorsunuz. Yeni çağ ile birlikte değişen bu yöntemler yeni fikirlerin oluşup bu fikirlere olan talebin artmasıyla daha da hızlı yayılıyor. Bugünkü neslin DOOM veya Duke Nukem 3Dyi bir Call of Duty veya Battlefield 3 kadar sevmemesi de bundan dolayı olsa gerek. Bütün bu değişimler belki oyun içeriğini zenginleştirip oynanışa değişik bir hava katmış olsa da bir şeyi baltalamaktan geri kalmadı; saf aksiyon.
Belki eski oyunlarda karakter kişiselleştirme, silah yeteneklerini yükseltme veya süre gelen film gibi bir hikaye ve ara sinematikler yoktu ancak o oyunlarda katıksız olarak gelişen bir saf aksiyon vardı. Şimdi burada dikkat çekmek istediğim nokta aksiyon kısmı. Az önceki cümlemi okuyup Ne yani, Call of Duty/Battlefieldda aksion yok mu? diye sorabilirsiniz. Evet elbette var, lakin benin bahsettiğim saf aksiyon çok farklı bir şey. Benim bahsettiğim saf aksiyon, elinizi farenin sol tuşundan kaldırmadan bir bölümü bitirmeniz, hangi düşmanda hangi silahı kullanacağınızı iyi seçmeniz, düşmanın zayıf noktasını iyi belirlemeniz, bazen ağır makinelinizi kurşun kovanları etrafa dağılırken bir anda kendinizi AAAAAaaaaaaaaaa diye bağırırken bulmanız. Benim bahsettiğim Serious Sam gibi bir oyun oynamanız.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 50
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 374
