romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

öğretme stratejileri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zeyn0
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 967

zeyn0

Gönüllerin Admini
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
7 Eki 2010
Konular
9,213
Mesajlar
34,101
Reaksiyon Skoru
4,131
Altın Konu
1
TM Yaşı
15 Yıl 8 Ay 4 Gün
Başarım Puanı
400
MmoLira
183
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

1. ÖĞRETİM STRATEJİSİ

Clark ve Starr'a göre dersin hedeflerine ulaşmasını sağlayan ve oldukça genel bir kavram olan strateji; konunun seçimini, kendi içerisinde analiz ve sentezlenmesini, konunun öğretiminde psikolojik temele göre hangi öğrenme modelinin uygulanacağının belirlenmesini kapsayan bir yaklaşımdır.

Clark ve Starr, öğretim stratejisini beş basamakta incelemişlerdir. Strateji konusunun neler ihtiva ettiğini daha iyi anlayabilmek için bu basamakların görülmesinde fayda vardır.

Öğrenme stratejisinin basamakları:

- Öğrenme durumunun tanımlanması

- Öğrenme durumunun hazırlanması

- Öğrenme etkilerinin yönlendirilmesi

- Öğrenme düzeyinin değerlendirlmesi

- İzleme

2. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM

Bruner'in geliştirdiği buluş yoluyla öğretim tekniğinde, öğretmen bilgiyi paket halinde öğrenciye sunmak yerine öğrenciye kendi kendine öğrenebileceği bir ortam oluşturmalıdır. Dolayısıyla da öğrenciler deney yapmaya, ilkeleri ve kavramları (temel yapıyı) bulmaya özendirilmelidir.

Bruner, öğrencilerin temel yapıyı öğrenmesinde en etkin yöntemin öğrencilerin onu kendi kendilerine bulması (keşfetmesi) olduğunu söylemektedir. Bir öğrencinin temel yapıları keşfetmesi ise ancak öğrencinin derse aktif katılımının sağlanması ile gerçekleştirilebilir. Öğrencinin derse aktif katılımını sağlayan en önemli yardımcı unsur merak güdüsüdür. Bundan dolayı da öğrenilecek herhangi bir yeni konuda öğrencilerde merak duygusunu oluşturmak gerekmektedir.

Öğrenciyi öğrenme sürecinde aktif kılmak için verilen konu alanı yapısının öğrenci için belirli bir anlam içermesi ve hatırlanabilen nitelikte olması gerekmektedir. Çünkü öğretimin amacı da konunun sadece temel yapısını kavratmaktır.

Bruner'e göre öğrenciler konunun temel yapsını tüme varım yöntemiyle keşfettikleri için öğretmenler öğrencilerine verebildiği kadar çok sayıda örnek vererek öğrencilerinin bu örnekler arasındaki benzerlik veya farklılıkları bulmasında ve bunun sonucunda da genel yapıyı keşfetmelerinde onlara yardımcı olmalıdırlar. Bu yaklaşım, örnek-kural yaklaşımı olarak da bilinmektedir.

Tüme varım yöntemi öğrencinin sezgisel düşünmesini gerektirir. Sezgisel düşünme ise öğrencinin yeni karşılaştığı bir durum karşısında ilgili denenceler kurmasını ve bunları sınamasını sağlar. Yani öğrencinin problem çözme yeteneğini arttırır.

Buluş yoluyla öğretim stratetejisinde öğretmenin görevi daha çok öğrenciye rehberlik ederek onun öğrenmesini sağlamaktır. Bu stratejide iki yaklaşım vardır:

2.1. Yapılandırılmamış Buluş Yolu

Yapılandırılmamış buluş yönteminde öğrenciler kavram, ilke ya da herhangi bir problemin çözümünü planlanmamış doğal bir ortamda kendileri bulurlar. Bu yaklaşımın yönetimi zor olduğundan ilkokul, ortaokul ve yüksek okullarda yapılandırılmış buluş yaklaşımı tercih edilir.

2.2. Yapılandırılmış Buluş Yolu

Bu yaklaşımda öğretmen önceden öğrenciye kazandırılması hedeflenmiş olan hedef ve davranışları belirler ve bulunması gereken ilke ve kavramları organize eder.

Buluş yoluyla edinilen bilgilerin, öğrencilerin kendi kendilerine buldukları bilgileri daha önemli görecekleri için kalıcı olması beklenir. Fakat tüm avantajlarına rağmen her konu buluş yoluyla öğretime uygun değildir. Bunun yanı sıra buluş yoluyla öğretim önemli ölçüde zaman alır ve çok fazla araç gereç gerektirir. Bütün bu sebeplerden dolayı öğretici için önemli olan her koşulda öğrencinin ve konunun özelliklerine uygun bir strateji belirleyerek öğrenciye anlamlı bir öğrenme sağlayacak olan aktif bir rol vermesidir.

2.3. Buluş Yoluyla Öğretimin Sınıfta Uygulanması

- Kazandırılacak hedef ve davranışlar önceden belirlenmelidir.

- Öğrencinin genelleme, kavram ve çözümlere ulaşabilmesi için örnek durumlar örnek olmayan durumlarla beraber basitten karmaşığa doğru ve öğrencinin merakını devam ettirecek şekilde verilmelidir.

- Öğrencilerin kavramlar arasındaki ilişkiyi bulmalarını sağlayabilmek için birtakım sözel ipuçları, resim ve şemalarla yardım edilmelidir.

- Öğrenciler sezgisel düşünmeye teşvik edimeli ve bu bağlamda öğrencinin ürettiği her düşünceye değer verilmelidir.

- Planlama yaparken başlangıçta öğrencilerin cevaplarının çok yönlülük göstereceği ve bu cevapları bir konu üzerinde odaklaştırmanın da zaman alacağı konusu dikkate alınmalıdır.

3. SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM

Sunuş yoluyla öğretim, buluş yoluyla öğretime alternatif olarak Ausubel tarafından geliştirilmiş olan bir öğretim stratejisidir. Her iki öğretim yöntemi de bilişsel öğrenme kuramlarına dayalı olarak geliştirilmiş ve anlamlı öğrenmeye önem vermiş olmasına rağmen sunuş yoluyla öğretim stratejisinde öğrencinin her zaman önemli bilgilerin, problem çözümü için uygun işaretlerin hangileri olduğunu bilemeyebileceği varsayılarak kavramların, ilkelerin, olguların ve fikirlerin öğrenciye öğretmeni tarafından sunulması öngörülmüştür. Bu öğretim stratejisinde öğretmen, öğrenciler için konuyu organize edip yapılandırmalı ve bunun yanı sıra gerekli materyalleri de kullanarak öğrencilere genelden özele doğru bir anlatım şekliyle sunmalıdır. Bu şekilde bir sunum da tümdengelim yöntemiyle sağlanabilmektedir.

3.1. Sunuş Yoluyla Öğretimin Temel Özellikleri

Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin Ausubel'e dört temel özelliği vardır:

- Bu öğretim stratejisinde öğrenme ortamındaki öğretmen ile öğrencinin karşılıklı etkileşimi oldukça önem taşımaktadır. Ders, öğretmen tarafından başlangıç sunuşunun yapılmasıyla başlar ve ardından öğrencilerin fikir ve tepkilerini açıklamalarıyla da devam eder.

- Örnekler sunuş yoluyla öğretimde önemli bir yere sahiptir. Öğretmen öğrencilerine hem sözel hem de görsel örneklerle yardımcı olabilir.

- Sunuş yoluyla öğretimde tümdengelim yaklaşımı uygulandığı için öncelikle genel kavramlar ardından ise özel kavramlar öğrenciye sunulur.

- Öğretim ağır bir hızla ilerler ve ders ön organize edicilerle başlar.

3.1.1. Ön Organize Ediciler

Ön organize ediciler, öğrencilerin daha önceden sahip oldukları bilgileri yeni elde ettikleri bilgilerle ilişkilendirebilmesini sağlamayı amaç edinen başlangıç ifadeleridir.

Ausubel; derse, sunulan materyalin öğrencinin sahip olduğu şemalara uygun hale gelmesini sağlayan ön organize edicilerle başlanılması gerektiğini savunur. Çünkü en yüksek düzeyde öğrenme genellikle; öğrencinin öğreneceği materyal, öğrencinin sahip olduğu yapılara (şemalara) en uygun olduğunda gerçekleşir. Derse ön organize edicilerle başlandığında, öğrenciler daha sonra ayrıntıyı içine oturtabileceği bir genel şemayı kafasında tasarlar. Bu da öğrencinin konuyu anlamasında ona büyük oranda yardımcı olur.

Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, herhangi bir konuyla ilgili ön öğrenmelerin yeterli düzeyde olmadığı ve konunun yeni yeni öğrenilmeye başlanıldığı zamanlarda öğrenmeyi sağlamak için daha etkili bir strateji olarak karşımıza çıkar. Buna rağmen sunuş yoluyla öğretim, zihinsel olarak yönlendirmeyi gerektirdiğinden öğrencilerin zihinsel olarak bu fikirleri anlamlandırabilecek seviyede olmaları gerekmektedir. Örneğin bir ilkokul öğretmeni bu stratejiyi kullanacağı zaman kavramları ve fikirleri öğrencilerine en somut yollarla vererek onların duyularını harekete geçirmelidir.

3.1.2. Sınıf Ortamına Uygulanması

Öğrenmeye anlamlılık açısından yaklaşan Ausubel'e göre öğrenme, yeni ve eski bilgilerin birleşip anlam kazanması sonucunda gerçkeleşir. Bu sebepten dolayı da yeni bilgiler verilmeden önce bu bilgiyle bütünleşerek anlam kazandıracak olan organize bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır.

Kavram ve genellemeler, daha sonra ardından açıklayıcı örnekler izleyecek şekilde sınıfa verilir. Konu anlaşılıncaya ve öğrencilerde anlamlı bir birikim oluşuncaya kadar da bu açıklayıcı örnekler verilmeye devam edilir.

Bu stratejide anlamlı bir öğrenmenin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan iki husus vardır:

- Öğrenilecek bilgiler kendi içinde bir bütünlük ve anlam taşımalıdır.

- Anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi için öğrencide olumlu yönde bir hazırlığın yapılması gerekir.

Ausubel'in bu teorisinde öğretmene de önemli görevler düşmektedir:

- Yeri geldiğince kullanılmak üzere organize edici bilgiler belirlemelidir.

- Öğrenilen bilgiler anlamlı bir bütün oluşturabilecek nitelikte olmalıdır.

- Öğrenci ifadeleri, ezbercilik yerine tercih edilmelidir.

- Konu hazırbulunuşluk seviyesine uygun olmalıdır.

- Öğretilecek olan bilgiler geçmiş yaşantılar ile bir bütünlük oluşturmalıdır. Bunun içinde geçmiş yaşantılar çok iyi bir şekilde analiz edilmelidir.

Bu bilgiler sunulurken ise:

- Etkileşime oldukça fazla yer verilmeli,

- Görsel araçlar kullanılmalı,

- Örneklere bol bol yer verilmeli,

- Tümdengelim metodu kullanılmalı,

- Ders, mantığa ters düşmeyecek bir sıra izlenerek devam ettirilmelidir.
 
Paylasım icin tesekkurler.
 
Paylasim İçin teşekkürler. :)
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst