HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
GRIME II İnceleme
Karanlık Dünya
GRIME II, ilk oyunun karanlık ve garip dünyasını daha da büyüten bir metroidvania devamı gibi duruyor. Bu evrende her şey biraz taş, biraz et, biraz kâbus gibi. Yani klasik renkli keşif oyunlarından değil; atmosferi daha sert ve yabancı. Oyuna girince dünyayı anlamaktan çok, onun içinde hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.
Dövüş ve Mold Sistemi
Dövüş sistemi düşmanları sadece kesip geçmek üzerine kurulu değil. Yendiğiniz yaratıklardan bazı yetenekler çıkarıyor, onları savaşta kullanabiliyorsunuz. Bu "Mold" sistemi oyuna güzel bir kimlik katıyor. Silah çeşitliliği de yüksek; kimi oyuncu ağır vuruşlarla ilerler, kimi daha hızlı ve güvenli oynamak ister. Harita tarafında da yeni yeteneklerle eski yerlere dönme hissi korunmuş.
Sert Atmosfer
GRIME II'nin havası herkese gitmeyebilir. Dünya tasarımı bilerek rahatsız edici, dövüş de hata affetmeyen tarafa yakın. Ama bu sertliği seven oyuncu için oyun bayağı dolu görünüyor. Benim gözümde en dikkat çekici tarafı, metroidvania kalıbına kendi tuhaf beden-korkusu estetiğini eklemesi. Güzel görünmekten çok, akılda kalacak kadar garip görünmeyi seçiyor.
Oyunun sevdiğim tarafı, çirkin olmaktan korkmaması. Bazı bölgeler bilerek rahatsız edici, bazı düşmanlar da "bunu kim düşündü?" dedirtecek kadar tuhaf. Bu estetik herkese hitap etmeyebilir ama GRIME II'yi sıradan metroidvania kalabalığından ayırıyor.
GRIME II'de dünyayı gezmek rahat bir keşif hissinden çok, tuhaf bir yere izinsiz girmişsiniz gibi hissettiriyor. Bu bence oyunun kimliğine çok uyuyor. Her bölge güzel görünsün diye değil, rahatsız etsin diye tasarlanmış gibi. Dövüşte de aceleye yer yok; düşmanı okuyup doğru anda karşılık vermezseniz oyun sizi hemen yere indiriyor.
İyi Forumlar.
Karanlık Dünya
GRIME II, ilk oyunun karanlık ve garip dünyasını daha da büyüten bir metroidvania devamı gibi duruyor. Bu evrende her şey biraz taş, biraz et, biraz kâbus gibi. Yani klasik renkli keşif oyunlarından değil; atmosferi daha sert ve yabancı. Oyuna girince dünyayı anlamaktan çok, onun içinde hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.
Dövüş ve Mold Sistemi
Dövüş sistemi düşmanları sadece kesip geçmek üzerine kurulu değil. Yendiğiniz yaratıklardan bazı yetenekler çıkarıyor, onları savaşta kullanabiliyorsunuz. Bu "Mold" sistemi oyuna güzel bir kimlik katıyor. Silah çeşitliliği de yüksek; kimi oyuncu ağır vuruşlarla ilerler, kimi daha hızlı ve güvenli oynamak ister. Harita tarafında da yeni yeteneklerle eski yerlere dönme hissi korunmuş.
Sert Atmosfer
GRIME II'nin havası herkese gitmeyebilir. Dünya tasarımı bilerek rahatsız edici, dövüş de hata affetmeyen tarafa yakın. Ama bu sertliği seven oyuncu için oyun bayağı dolu görünüyor. Benim gözümde en dikkat çekici tarafı, metroidvania kalıbına kendi tuhaf beden-korkusu estetiğini eklemesi. Güzel görünmekten çok, akılda kalacak kadar garip görünmeyi seçiyor.
Oyunun sevdiğim tarafı, çirkin olmaktan korkmaması. Bazı bölgeler bilerek rahatsız edici, bazı düşmanlar da "bunu kim düşündü?" dedirtecek kadar tuhaf. Bu estetik herkese hitap etmeyebilir ama GRIME II'yi sıradan metroidvania kalabalığından ayırıyor.
GRIME II'de dünyayı gezmek rahat bir keşif hissinden çok, tuhaf bir yere izinsiz girmişsiniz gibi hissettiriyor. Bu bence oyunun kimliğine çok uyuyor. Her bölge güzel görünsün diye değil, rahatsız etsin diye tasarlanmış gibi. Dövüşte de aceleye yer yok; düşmanı okuyup doğru anda karşılık vermezseniz oyun sizi hemen yere indiriyor.
İyi Forumlar.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 12
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 11
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 16
