- Katılım
- 1 Tem 2019
- Konular
- 1,893
- Mesajlar
- 5,201
- Çözüm
- 134
- Online süresi
- 1mo 8d
- Reaksiyon Skoru
- 4,001
- Altın Konu
- 140
- Başarım Puanı
- 339
- MmoLira
- 39,500
- DevLira
- 150
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Skyrim – Baştan Sona Oyun Rehberi (Uzun ve Doğal Forum Anlatımı)
Skyrim’e ilk kez giren çoğu oyuncu ne yapacağını bilemez. Harita büyük, görevler üst üste geliyor ve oyun seni belli bir yola sokmak için uğraşmıyor. Bir bakmışsın ejderha görevi almışsın, sonra yolda bir mağaraya girip bambaşka bir hikâyenin içine düşmüşsün. Aslında Skyrim’in olayı tam olarak bu. Oyunu “bitirmeye” çalışırsan çabuk yoruyor ama akışına bırakırsan saatler nasıl geçiyor anlamıyorsun.
Başlangıçta yapılan en yaygın hata, her görevi aynı anda yapmaya çalışmak. Günlük gibi görev birikiyor ve bir noktadan sonra insan ne yaptığını unutuyor. Oysa Skyrim, tek bir şeye odaklanarak oynandığında daha keyifli. Bir süre sadece keşif yapabilirsin, sonra yan görevlerle uğraşırsın, canın isterse ana hikâyeye dönersin. Oyun buna fazlasıyla izin veriyor.
Karakter geliştirme sistemi de bunu destekliyor. Skyrim’de “şu sınıf olacaksın” diye bir zorunluluk yok. Kılıç sallaya sallaya oynarsan kılıç gelişiyor, gizlenerek gidersen gizlilik artıyor. Büyü kullanırsan büyü güçleniyor. Bu yüzden oyunun başında “nasıl karakter yapayım” diye çok kasmaya gerek yok. Oynadıkça karakter zaten şekilleniyor. Ama her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak, karakteri biraz zayıf bırakabiliyor. Bir noktadan sonra “ben bu oyunu gizli oynayacağım” ya da “iki elli silaha abanacağım” demek işleri kolaylaştırıyor.
Keşif kısmı Skyrim’in en güçlü tarafı. Haritada işaret olmayan yerler genelde en ilginç alanlar oluyor. Bir mağaraya giriyorsun, basit bir ganimet beklerken küçük bir hikâye çıkıyor. Notlar, iskeletler, yarım kalmış olaylar… Oyun bunları yüzüne vurmuyor, dikkat edersen fark ediyorsun. Acele eden oyuncular genelde bu detayları kaçırıyor.
Savaş sistemi derin değil ama özgür. Mükemmel mekanikler bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir ama Skyrim’in derdi bu değil. Oyun sana “nasıl istersen öyle savaş” diyor. Bazen büyüyle uzaktan hallediyorsun, bazen kalkan kılıç giriyorsun, bazen de yanından dolanıp hiç bulaşmıyorsun. Her yol bir şekilde çalışıyor.
Ekipman konusu da benzer. En yüksek zırhı giymek her zaman en mantıklısı değil. Ağırlık, büyü bonusları ve oynanış tarzı devreye giriyor. Bir noktadan sonra kendi ekipmanını geliştirmek, hazır bulduğun şeylerden daha iyi hale geliyor. Ama bu da hemen olmak zorunda değil. Skyrim sabır isteyen bir oyun.
Yan görevler çoğu zaman ana hikâyeden daha akılda kalıcı olabiliyor. Bazı görev zincirleri var ki, oyunu bitirdikten sonra bile hatırlanıyor. Bu yüzden sadece ana göreve odaklanmak, Skyrim’in sunduğu şeylerin yarısını kaçırmak demek.
Skyrim’i güzel yapan şey şu: seni acele ettirmiyor. Bir gün sadece dolaşabilirsin, bir gün ejderha kesersin, başka bir gün ev alıp eşyaları dizersin. Oyun “yanlış oynuyorsun” demez. Kendi yolunu bulmanı ister.
Bu yüzden Skyrim, aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ dönülen bir oyun. Bitirmek için değil, içinde kaybolmak için oynanıyor.
En Çok Reaksiyon Alan Mesajlar
eline sağlık paylaşım için teşekkürler.
- Katılım
- 15 May 2013
- Konular
- 1,207
- Mesajlar
- 7,321
- Çözüm
- 6
- Online süresi
- 2mo 16d
- Reaksiyon Skoru
- 5,958
- Altın Konu
- 410
- Başarım Puanı
- 349
- MmoLira
- 45,963
- DevLira
- 3
eline sağlık paylaşım için teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 475
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 58
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 41
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 42
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 45













