- Katılım
- 19 Kas 2009
- Konular
- 1,188
- Mesajlar
- 4,208
- Çözüm
- 11
- Online süresi
- 26d 23h
- Reaksiyon Skoru
- 2,736
- Altın Konu
- 32
- Başarım Puanı
- 344
- MmoLira
- 18,954
- DevLira
- 90
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Nintendo Switch döneminde Pokemon oyunlarının biraz inişli çıkışlı devam ettiğini söylemek mümkün. Yıllardır benzer formülü devam ettirdiği eleştirilerine maruz kalan Game Freak, bu dönemde birçok deneme yaptı. Sword and Shield, Legends: Arceus ve Scarlet/Violet ile birlikte Game Freak’in 3D Pokemon dünyasını olgunlaştırma çabaları adım adım ilerlese de, bu süreçte görsel kalite ve performans açısından bariz bir düşüş yaşandı. Nintendo Switch ve Switch 2 için çıkan Pokemon Legends: Z-A bu denemelerin belki de en cesuru ama içerisinde yine önemli eksiklikler barındırıyor.
Şehre geldiğinizde buraya dadanan vahşi Pokamon’lar yüzünden gerilimin tırmandığını anlıyorsunuz. Vahşi Pokemon’ların yer aldığı bölgeler ayrılmış ve sınırlandırılmış. Zaten sizin Pokemon yakalayacağınız alanlar da buralar oluyor. Oyun tamamen şehirde geçtiği için bu tarz bir sistemle yakalama dinamiği şehir içerisine çekilmiş.
Ekli dosyayı görüntüle
Burada bir parantez açıp beni oyundan bir tık koparan bu unsurdan bahsetmek istiyorum. Şehir teması ilk etapta güzel geliyor ama bana soracak olursanız bir Pokemon macerasının tamamen şehirde geçmesi, serinin özüne aykırı bir durum. Her ne kadar vahşi pokemonlar için bölgeler ayrılsa da donuk şehir yapısı bu durumu kesinlikle kurtaramamış. Firma muhtemelen bütçe ve sonraki oyunları düşünerek böyle bir karar almış. Bu da mimari zaman zaman dikine gitse de, yani çatılarda dolaşmanıza izin verilse de Pokemon temasına aykırı durum kendini her alanda hissettiriyor Tabi bu tamamen benim hissettiğim bir durum. İlk Pokemon oyunlarından itibaren kendini hemen kasabalardan, çayır çimene atan bir Pokemon eğitmeni olarak, bu şehir temasına kesinlikle alışamadım.
Dediğim gibi ana karakterimiz kısa sürede kendini Pokemon eğitmeni olarak buluyor. Basamakları yukarı çıkmak için Team MZ adlı bir gruba katılıyoruz. Gündüzleri şehri koruyan, geceleri ise “Z-A Royale” turnuvasında rütbe atlamaya çalışan bu ekibin hikâyesi, önceki oyunlara kıyasla çok daha derin ve toplumsal bir anlatım taşıyor. Zaten oyunun adı da bu Z-A turnuvasında gelmekte.
Z-A’nın yan görevleri, şehirdeki halkı ve Pokémon’ları daha yakından tanımamıza olanak sağlıyor. Ana göreviniz dışında şehir halkına yardım ettiğiniz ve yer yer birbirinden tuhaf bir hale bürünen ama aynı zamanda keyifli görevler var. 100’den fazla yan görevle dolu oyun, keşfetmeyi ve şehirle bağ kurmayı bir şekilde ödüllendirmeyi başarmış.
Oyuncuların kafasındaki en büyük soru işaretlerinden biri de performans konusuydu. neyse ki Z-A performans tarafında önceki oyunlarda karşımıza çıkan sorunlara sahip değil. Daha yekpare bir iş çıkarılmış. Nintendo Switch 2’de oyun 60 FPS sabit şekilde çalışıyor. Çökme, bug, donma gibi sorunlarla hiç karşılaşmadım. tabi bunda muhtemelen şehrin donuk yapısının payı büyük. Etrafınız tamamen yapılarla çevrili olunca teknik anlamda değil ama tasarım anlamındaki eksikler gözünüze daha fazla çarpıyor. Birkaç nesilden beri görmediğim kağıt şeklinde pencereler ve binalardaki özensiz tasarım, maalesef günümüze yakışan bir durum değil. Aynı binalar, aynı parklar, aynı kaldırım taşları bir süre sonra sıradanlaşıyor.
Lumiose City her ne kadar sınırlı bir alanda geçse de keşfetmeye fazlasıyla teşvik ediyor. Rutin Pokémon’ların arasında bir ara sokakta Gastly’le, bir çatı katında Dratini’yle karşılaşmak, oyuncuya “gerçek keşif” hissini yaşatıyor. Bu yoğunluk, geniş ama boş haritaların yerini daha anlamlı bir keşif deneyimine bırakmış.
Oyunla ilgili eleştireceğim bir diğer nokta ise Expansion pack uygulaması ile ilgili. Nintendo maalesef Switch’teki oyuncu dostu yaklaşımından Switch 2’de giderek uzaklaşıyor. Nintendo Online + Expansion üyeliğine sahip olsanız bile oyunun Switch 2 versiyonu için 10 dolar civarında bir para ödemeniz gerekiyor. Anlaşılan bu Expansion üyeliği sadece Zelda oyunları ve bazı farklı yapımlarda geçerli olacak. Bu da şu anda Switch sahibiyseniz ve ilerde Switch 2 almayı düşünüyorsanız, en azından aklınızda tutmanız gereken bir meblağı karşınıza çıkarıyor.
Bu sefer ki durağımız Lumiose City
Oyun, Pokémon X & Y’dan beş yıl sonrasını konu alıyor ve bu sefer Lumiose City’deyiz. Lumiose şehrine kısaca baktığınızda tamamen Paris esintili bir yapıya sahip olduğunu fark ediyorsunuz. Trenle geldiğimiz şehirde çantamızın çalınması ile birlikte Pokemon eğitmeni maceramız başlamış oluyor. Amacımız Z derecesinden en yukarı A’ya kadar çıkmak olsa da hikaye ilerledikçe farklı olaylara da sahne olmaya başlıyor.Şehre geldiğinizde buraya dadanan vahşi Pokamon’lar yüzünden gerilimin tırmandığını anlıyorsunuz. Vahşi Pokemon’ların yer aldığı bölgeler ayrılmış ve sınırlandırılmış. Zaten sizin Pokemon yakalayacağınız alanlar da buralar oluyor. Oyun tamamen şehirde geçtiği için bu tarz bir sistemle yakalama dinamiği şehir içerisine çekilmiş.
Ekli dosyayı görüntüle
Burada bir parantez açıp beni oyundan bir tık koparan bu unsurdan bahsetmek istiyorum. Şehir teması ilk etapta güzel geliyor ama bana soracak olursanız bir Pokemon macerasının tamamen şehirde geçmesi, serinin özüne aykırı bir durum. Her ne kadar vahşi pokemonlar için bölgeler ayrılsa da donuk şehir yapısı bu durumu kesinlikle kurtaramamış. Firma muhtemelen bütçe ve sonraki oyunları düşünerek böyle bir karar almış. Bu da mimari zaman zaman dikine gitse de, yani çatılarda dolaşmanıza izin verilse de Pokemon temasına aykırı durum kendini her alanda hissettiriyor Tabi bu tamamen benim hissettiğim bir durum. İlk Pokemon oyunlarından itibaren kendini hemen kasabalardan, çayır çimene atan bir Pokemon eğitmeni olarak, bu şehir temasına kesinlikle alışamadım.
Dediğim gibi ana karakterimiz kısa sürede kendini Pokemon eğitmeni olarak buluyor. Basamakları yukarı çıkmak için Team MZ adlı bir gruba katılıyoruz. Gündüzleri şehri koruyan, geceleri ise “Z-A Royale” turnuvasında rütbe atlamaya çalışan bu ekibin hikâyesi, önceki oyunlara kıyasla çok daha derin ve toplumsal bir anlatım taşıyor. Zaten oyunun adı da bu Z-A turnuvasında gelmekte.
Z-A’nın yan görevleri, şehirdeki halkı ve Pokémon’ları daha yakından tanımamıza olanak sağlıyor. Ana göreviniz dışında şehir halkına yardım ettiğiniz ve yer yer birbirinden tuhaf bir hale bürünen ama aynı zamanda keyifli görevler var. 100’den fazla yan görevle dolu oyun, keşfetmeyi ve şehirle bağ kurmayı bir şekilde ödüllendirmeyi başarmış.
Oyuncuların kafasındaki en büyük soru işaretlerinden biri de performans konusuydu. neyse ki Z-A performans tarafında önceki oyunlarda karşımıza çıkan sorunlara sahip değil. Daha yekpare bir iş çıkarılmış. Nintendo Switch 2’de oyun 60 FPS sabit şekilde çalışıyor. Çökme, bug, donma gibi sorunlarla hiç karşılaşmadım. tabi bunda muhtemelen şehrin donuk yapısının payı büyük. Etrafınız tamamen yapılarla çevrili olunca teknik anlamda değil ama tasarım anlamındaki eksikler gözünüze daha fazla çarpıyor. Birkaç nesilden beri görmediğim kağıt şeklinde pencereler ve binalardaki özensiz tasarım, maalesef günümüze yakışan bir durum değil. Aynı binalar, aynı parklar, aynı kaldırım taşları bir süre sonra sıradanlaşıyor.
Pokémon artık bir aksiyon oyunu
En büyük yenilik kuşkusuz dövüş sisteminde. Artık sıra tabanlı değil, tamamen aksiyon tabanlı bir yapı var. Oyunda en sevdiğim nokta da burası oldu. Atak yapan pokemonlarınız artık olduğu yerde düz bir animasyona sahip değil. harbiden seçtiğiniz komuta göre aksiyona giriyorlar. Pokémon’unuzu doğrudan kontrol etmiyorsunuz, ancak konumlandırmanız ve kaçınma hamleleriniz savaşın kaderini belirliyor. Kısa menzilli saldırılar riskli ama hızlı, uzun menzilli hareketler ise yavaş ama güvenli. Korunma gibi klasik hamleler neredeyse parry sistemine dönüştürülmüş. Mega Evrim’ler de yeniden tasarlanmış ve artık birden fazla Pokémon’a uygulanabiliyor.Lumiose City her ne kadar sınırlı bir alanda geçse de keşfetmeye fazlasıyla teşvik ediyor. Rutin Pokémon’ların arasında bir ara sokakta Gastly’le, bir çatı katında Dratini’yle karşılaşmak, oyuncuya “gerçek keşif” hissini yaşatıyor. Bu yoğunluk, geniş ama boş haritaların yerini daha anlamlı bir keşif deneyimine bırakmış.
Oyunla ilgili eleştireceğim bir diğer nokta ise Expansion pack uygulaması ile ilgili. Nintendo maalesef Switch’teki oyuncu dostu yaklaşımından Switch 2’de giderek uzaklaşıyor. Nintendo Online + Expansion üyeliğine sahip olsanız bile oyunun Switch 2 versiyonu için 10 dolar civarında bir para ödemeniz gerekiyor. Anlaşılan bu Expansion üyeliği sadece Zelda oyunları ve bazı farklı yapımlarda geçerli olacak. Bu da şu anda Switch sahibiyseniz ve ilerde Switch 2 almayı düşünüyorsanız, en azından aklınızda tutmanız gereken bir meblağı karşınıza çıkarıyor.








