noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
Hikaye Ekle

Silent Hill 3

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan FeeLTheGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 227

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Artık PlayStation'da bir klasik haline gelmiş olan Silent Hill üçüncü oyunuyla bizleri yine görebileceğimiz en korkunç kabuslardan birinin içine karşı konulamaz bir şekilde sürüklemeyi başarıyor.

Hatırlayacağınız gibi ilk iki oyunun hikayeleri birbirinden tamamen bağımsızdı; ilk oyunda Harry Mason'ın küçük kızı Cheryl'ı araması, ikinci oyunda ise James Sunderland'in ölen eşi Mary'i bulmak için Silent Hill'e gelmesi konu ediliyordu. Bu iki oyun arasındaki hemen hemen tek ortak nokta ise olayların Silent Hill'de geçmesiydi. Fakat bu son oyun beklenenin aksine önceki iki oyun gibi ayrı bir oyun olarak değil, ilk oyunun hikayesinin devamını takip eder bir şekilde hazırlanmış. Durum böyle olunca da ilk oyunu oynayıp bitirmemiş olanlar için Silent Hill 3'ün senaryosu akıllarda sık sık soru işaretleri bırakacak.

Heather'ın başına gelenler

Yeni karakterimiz Heather oyuna ilginç bir şekilde nasıl geldiğini bilmediği Lakeside Amusement Park'ta başlıyor. Tabi buranın ne tür yaratıklarla dolu olduğunu anlaması ve ölmesi uzun sürmüyor. Daha sonra Heather tanıdık bir şekilde büyük bir alış veriş merkezindeki hamburgercinin birinde uyanıyor ve olanların bir kabus olduğunu anlıyor? Belirtmekte fayda var; Heather'ın uyandığında bulunduğu yerin Silent Hill ile alakası yok, yani Heather başka bir kasabada. Daha sonra Heather uyuyakalmış olduğu masadan kalkıp telefona gidiyor ve evini arayarak babasına eve doğru yola çıktığını haber veriyor. Bundan hemen sonra Heather'ın hiç tanımadığı garip görünümlü dedektif Douglas Cartland, Heather'a ismiyle sesleniyor ve Heather'la doğumu hakkında konuşmak istediğini söylüyor. Tabi bu durum karşısında Heather şaşırıyor ama hiç oralı da olmadan hamburgerciden ayrılıyor ve en kısa sürede eve gitmek için yola koyuluyor. Yalnız koskoca alış veriş merkesinde hemen her yerin kapalı olması ve ortalıkta kimseciklerin olmayışı nedeniyle Heather bir şeylerin ters gittiğini anlıyor. Zaten Heather'ın aynı kabusundaki gibi burada da ne oldukları tam belli olmayan yaratıklarla karşılaşması uzun sürmüyor.

İlk bölümü bu alış veriş merkezi ve çevresinde geçen oyun başlarda Silent Hill'in o sisli ve esrarengiz havasını tam anlamıyla yakalayamıyor, bunun nedeni de oyunun bu bölümlerinin Silent Hill dışında bir yerde geçmesi kuşkusuz. Hatta ilk başlarda senaryo sizi hayal kırıklığına bile uğratabilir; fakat daha sonra yolunuzun Silent Hill'e düşmesiyle hikaye öyle bir hal alıyorki bir bakıyorsunuz senaryoya yeni karakterlerin dışında ilk oyunun baş kahramanları Harry ve Cheryl'dan Dahlia ve Alessa'ya kadar bir çok karakter karışmış. Yani oyun ilerledikçe senaryo çok ilginç bir hal alıyor ve oyunda tüm bu eski karakterlerden (güzel hemşire Lisa'dan bile) bir şeyler buluyorsunuz; yalnız bu detayları yakalamak için de ilk oyunu oynamış olmak çok büyük önem kazanıyor. Aslında oyunun sürprizlerini ve heyecanını kaçırmamak için senaryonun detayları hakkında daha fazla bilgi de vermemek lazım.




Daddy, help me

Oyunun Silent Hill'de geçen bölümlerinde elbette ikinci oyundan tanıdık gelecek yerlerde var, bu yerlerin başında da yine bolca zaman geçireceğimiz Brookheaven Hospital geliyor, yalnız bu kez Silent Hill'de eskisi kadar uzun bir süre vakit geçirmediğiniz için önceki iki oyunda olduğu gibi kasabada öyle sokak ve caddeleri fazlaca dolaşmıyorsunuz, zaten bu nedenle oyun daha çeşitli yerlerde geçiyor. Tabi oyunda yeni yerlerle birlikte yeni yaratıklara da rastlamak mümkün; üstelik bu defa yaratıklar daha bir ne oldukları belli olmaz şeylere dönüşmüşler. Bunun yanında oyun daha bir zorlaşmış, bir kere normal zorluk seviyesinde bile en zayıf düşmanınızı öldürmek için 5-6 handgun mermisi harcıyorsunuz, hadi bunu geçtim eski oyunların zayıf yaratıklarından olan köpekler bile iyice azıp kudurmuşlar, peşinize birkaç tanesi takıldı mı dar yerlerde ciddi sorun yaratabiliyorlar. Hepsinden önemlisi pek öyle fazladan cömertçe harcayabileceğiniz mermi ve sağlık paketleriniz bulunmuyor; öyleki cephaneden tasarruf sağlamak için sık sık demir çubuk ve bıçak gibi silahlarınızı kullanmak zorunda kalıyor veya eğer mümkünse karşınıza çıkan yaratıkları hiç öldürmeden kaçmaya çalışıyorsunuz. Tüm bunların yanında ani ölüm noktaları da oyunda sıkça rastlayacağınız tehlikelerden. Dolayısıyla zorluk seviyesinin artması sonucu oyun sırasında daha bir stres yaşıyorsunuz.

Oyun her ne kadar aksiyon yönünden sizi eskiye göre daha çok zorlasada bu kez karşılaşacağınız bulmacalar biraz daha kolaylaşmış gibi. Gerçi oyunda hala Riddle Level seçme şansına sahipsiniz ama yine de normal zorluk seviyesinde karşılaştığınız bulmacalar eski oyunlardakine göre biraz basit geldi. Yani üzerinde çok fazla kafa patlatmanız gereken bulmacalarla çok fazla karşılaşmıyorsunuz.

Submachine Gun gibi seri bir silah, sizi yavaşlatan fakat yaratıkların vereceği zararı azaltan koruyucu bir yelek, karşılaşacağınız köpeklerin ilgisini çekmek için kullanabileceğiniz küçük et parçaları ve çok kısa mesafelerden elektrik şoku verebilen etkili bir Stun Gun`da oyunun yeni teçhizatları arasında, ayrıca önceki oyunlardaki bonus silahlardan biri olan Katana'yı da artık normal oyun içinde edinebiliyorsunuz. Ekstra olarak oyunu bitirme derecenize göre Flamethrower gibi bonus silahlara, hatta Heather için yeni kostümlere de sahip olabiliyorsunuz.

Atmosfer her yeni odaya girmeden önce ''umarım kapı kapalıdır'' detirtecek kadar etkileyici, sinir bozucu ve iç karartıcı

Silent Hill'in kilit noktalarından birini oluşturan atmosfer uygun bir ortam yaratıldığı taktirde yine ekran başındakileri psikolojik olarak etkileyecek kadar iyi, kısacası ilk oyundaki atmosfer yine yakalanamamış olsada ikinci oyunun havasına yakın bir düzeyde geçiyor bu üçüncü oyun. Oyundaki yeni karakterlerden olan Dedektif Douglas, ilk oyunun uğursuzu Dahlia'ya çok benzeyen Claudia ve gizemli karakter Vincent yine önceki oyunlarda karşılaştığınız karakterler gibi sanki göründüklerinin dışında hep bir şeyler gizliyorlar. Zaten iyi olan da bu; oyunda yine bir belirsizlik var, tüm hikaye yine tam olarak aydınlanmıyor ve karanlıkta kalmış bir şeyler akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Bilirsiniz Silent Hill oyunlarında çevre mekanlar hep iç karartıcı ve gizemli olur, aynı durum bu oyunda da devam ediyor; hani oyunda belli aralıklarla bulunduğunuz mekan değişim geçirerek bir harabeye döner(Alternate) ve atmosfer iyice iç karartıcı olur, özellikle bu bölümlerde huzursuzluk iyice içinize işliyor, içiniz daralıyor, öyleki yeni bir odaya gireceğiniz zaman kapı kilitli çıkar da o odaya giremezseniz ''Ohh iyiki kapı açılmadı'' diyorsunuz kendi kendinize; çünkü oyunun o iç karartıcı havasında fenerinizin aydınlattığı dar bir görüş alanınızın yanında bir yandan radyonuzun statik alması sonucu çıkan ses, bir yandan da nereden geldiği belli olmayan sesler her an yeni bir tehlike ile karşılaşabileceğinizi düşündürüyor ve ister istemez tedirginlik yaratıyor. Oyunun bu havası da ''Hadi artık oyun bitsin de kurtulayım'' dedirtiyor insana, diğer yandan da bitmesini istemediğiniz huzursuz bir kabus olup çıkıyor, kısacası oyunun kendine özgü bir çekiciliği var.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst