HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Ana Fikir
Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez
Özet
İhtiyar Prens Bezukof uzun zamandan beri hastadır ve ölümle pençeleşmektedir Bütün çocukları onun öldüğünde mirası nasıl dağıtacağını merak ederler ve ihtiyar adam bütün parasını çok sevdiği oğlu Piyere bırakmıştırPetersburg kibar alemin de pek saygın bir yere sahip olmayan Piyer şimdi el üzerinde tutuluyordu Fransa ile yapılacak savaş başlamak üzere idi ve hazırlıklar yapılıyordu Bu savaşa Andre, Nikola, Denisof ve daha niceleri gidiyordu Bütün alaylar hazırlandıktan sonra savaş başlar Uzun uğraşlar sonucu Fransız orduları püskürtülür
Petersburg kibar aleminin sayılı isimlerinden olan Prens Vasili, güzelliği ile tanınmış kızı Eleni, zengin olması sebebiyle Piyer ile evlendirmek istiyordu Bir balodaonları bir araya getiren Vasili daha sonra aralarından çekildiİlk açılan Prenses Piyeri öptü ve sonrasında evlendiler Fransızlar bir daha taarruz edeceklerdi Her şey Osterliç Savaşından bir gün önce hazırlandı Savaş başladığından bir süre sonra Ruslar büyük kayıplar vermeye başlamışlardı Sonunda Rusya yenildi, İmparator yaralanmış, Başkumandan vurulmuş, diğerleri ise kaçmışlardıPrens Andre savaş alanında kalmıştı ve Fransızlar tarafından esir alınmıştı Piyerin kulağına Dolokofun Eleni lekelediği gelmişti ve o zamandan beri canı çok sıkkındı Sofrada hep birlikte oturuyorlarken Dolokofun elinde bulunan kâğıdı istemiş ve Dolokofda vermeyince Piyer ona bir düello teklif etmiş, bu düelloda onu yaralamıştıDolokof yerde yaralı yatarken onu Nikola almıştı Bu olaydan sonra Piyer karısı Eleni terk etti
Andrenin evine onun esir düştüğü haberi çoktan gelmişti ve oradakileri çok üzmüştü Karısı Liza doğum dönemlerine giriyordu Bir zaman sonra Lizanın sancıları artmış ve doğurmasının vakti gelmişti O anda içeriye Andre girdi Fransızlar onu serbest bırakmışlardı Lizayı gördükten sonra dışarı çıkarıldı Girdiğinde ise bir erkek çocuk dünyaya getirmiş olan Liza ölmüştü Çar ile Napolyon arasındaki bağ o kadar güçlenmişti ki artık savaş olmuyor, hatta bazı kesimler Çarın kız kardeşlerinin birinin Napolyon ile evleneceği söylentisi bile çıkmıştı
Piyer Petersburg masonluğunun üyelerinden biri oldu Mason olduktan sonra karısı Elenin ondan af dileme niyetinde olduğunu öğrendi Hatta bununla ilgili bir mason gelerek ona karısını kabul etmesi hakkında nasihatte bulur, eğer karısını kabul etmese bunun masonluğa uymayacağını da söyler Piyer karşısında herkesin bir ağız birliği etmiş olduğunu anlar ve kabul eder Petersbugda düzenlenen bir baloda Andre Nataşayı görür ve çok beğenir Baloda onunla birkaç kere dans eder Balodan sonra bile onu unutamamaktadır Piyerin cesaretlendirmeleri ile gidip açılmaya karar verir Önce Nataşanın annesine konuyu açar, kadın kabul eder Daha sonra gidip Nataşaya bu konuyu açtığında kız da havalara uçmuştur Fakat arada tek bir sorun kalmıştır, o da Andrenin babasının düğünü bir yıl sonra yapma isteğidir Bu bir yıl boyunca Andre yurt dışında gezmeli ve dolaşmalıdır Nataşa bu öneriyi kabul eder ve hep onu bekleyeceğini söyler Andre gitmeden önce gizlice nişanlanırlar
Andre gezide olduğu sırada Nataşa bir baloya katılır Orada Prens Vasilinin işe yaramaz oğlu Anatolu görürAnatol Nataşa ile tanışmak isteğindedir Anatol kız kardeşi Elen sayesinde Nataşa ile tanışır Onunla uzun süre konuşur ve gelecek baloya davet eder Nataşa konuşmadan sonra fazla ileri gittiğini düşünür ve pişman olur Daha sonrasında davet edildiği baloya gider Orada Anatol onu karşılar ve ona onu sevdiğini söyler Nataşa ona nişanlı olduğunu söylediği halde adam aldırmaz Nataşa bundan çok etkilenir ve onu sevmeye başlar Balodan döndükten sonra olayı Sonyaya anlatır Sonya o adamdan kimseye hayır gelmeyeceğini, işe yaramazın teki olduğunu anlatmaya çalışsa da Nataşa onu dinlemez ve hatta ona karşı olan hakaretlerinden dolayı bozuşurlar Sonya zamanla Nataşanın Anatol ile kaçma planları yaptığını anlar ve bu konuyu hemen Nataşanın amcasına açmaya karar verirGece Anatola Dolokof yardım ediyordu Anatol kapıdan girip birkaç adım ilerledi Fakat karşısına iri bir adam çıktı Anatol kıvrak bir hareketle onun elinden kurtuldu Nataşa, Piyerden Anatolun evli olduğunu duyunca bu ilişkiye son verdi ve Sonya ile konuşmaya başladılar
Fransa-Rusya savaşı gene başlamıştı Bu savaşa Nikola, Andre gibi eski askerlerin yanında yeni olan Piyer de katıldı Savaşta Fransa ilerliyor ve Lisi-Goriye kadar gelmeye başlıyordu Andre Mariye ve ihtiyar prense bir mektup göndererek hemen Moskovaya gitmelerini söyler İhtiyar prens oradan ayrılmadan önce bir felç geçirirSağ tarafı tutmamaktadır Mari hâlâ ona bakmaktadırİhtiyar prens bu halde bazı şeylerin farkına varmaya başlarPrenses Mariye çok çektirdiğini anlar, sürekli ondan özür diler Doktor gelip onu muayene ediyordu ve bir gün onu yatağında ölü buldular
Marinin Moskovaya gitmesine mujikler engel oluyordu Oradan geçerken bunu gören Nikola Mariye yardım ederek onun oradan kurtulmasını sağladı O anda Mari ile Nikola arasında ilk elektriklenme gerçekleşti Fransız orduları Moskovaya da yaklaşmaya başladılar Kısa süre sonra Moskovayı da aldılar Herkes arabalarıyla gitmekteydi Arkalarına baktıklarında ise Moskova yanıyorduAndre bu savaşta çok ağır yaralanmıştı Rostof ailesi de yüklerini arabalara yüklüyordu Fakat daha sonra o yüklrin bir kısmını boşaltıp savaş yaralılarını almaya başladılar Bir köyde mola verdiklerinde yaralılar boşaltıldı ve herkes dinlenmeye çıktı Nataşa, yaralıların arasında Andrenin de olduğunu duyunca gözüne uyku girmedi ve gidip ona baktı Nataşa ondan yaptıklarından dolayı özür diledi ve ona onu sevdiğini söyledi Andrenin durumu çok ağırdı Ateşi düşmüyordu Moskovada kalan Piyer birisine yardım etmeye çalışırken, kendisinin kundakçı olduğunu sanan askerler onu tutuklarlar ve ceza evine koyarlar Oradan bir grup ile birlikte çıkarılırlar ve bu gruptaki bir kaç insan kurşuna dizilir Kendisinin kurtulduğuna şaşmaktadır
Piyerin karısı Elen anjin sebebiyle ölür Yine aynı günlerde Nikolaya bir mektup gelir ve bu Sonyadandır Sonya ona aşklarının artık sürmeyeceğini anlatır Bu mektubu Nikola hemen Mariye götürür Bu mektup sayesinde Nikola-Mari aşkı daha da alevlenir Mari bundan sonra Andrenin yanına gitmeye karar verir ve yanında küçük Nikolenkayı da götürür İki gün boyunca Andrenin başından ayrılmadılar İki gün sonra Andre öldü Fransa Moskovayı ve diğer aldığı yerleri elde tutamadı ve büyük bir ger çekiliş başlar Bu geri çekiliş esnasında Nataşanın henüz on altı yaşındaki kardeşi Petiya kaçanların peşinden kovalarken kafasına kurşun alarak öldüRostoflar bunun acısını da yaşamak zorunda kaldılar
Nataşa Andre ve Petiyanın acısın unuttuktan sonra Piyer Marinin de yardımıyla Nataşa ile evlendi Nikola ile Mari yaklaşık Piyerlerin evliliğinden bir veya iki yıl sonra evlendiler Nikola babasının girdiği borçları ve zararların hepsini kapattı Hem de Marinin hiçbir hissesini satmadan Nikola ile Marinin bir kızları olur Nataşa ile Piyerin ise üç kızları ve bir de erkek çocukları olur Andrenin oğlu Nikolenka ise Piyeri babası olarak görüyor ve hep onu örnek alıyordu
Şahıslar ve Olay Örgüsü
Olay Örgüsü:
- Piyerin babasının hastalanıp ölmesi
- Savaş hazırlıklarının yapılması ve savaşın başlaması
- Piyer ile Elenin evlenmesi
- Andrenin esir düşmesi
- Piyerin Dolokof ile düello yapması
- Andrenin dönüşü ve Lizanın ölümü
- Piyerin Eleni tekrar kabul etmesi
- Andrenin Nataşaya aşık olması
- Nataşanın Anatola aşık olması
- Savaşın tekrar başlaması
- Andrenin tekrar ortaya çıkması
- Piyerin esir düşmesi
- Andrenin ölümü
- Nataşa ile Piyerin evliliği
- Nikola ile Marinin evlenmesi
Şahısların Değerlendirilmesi
Piyer: İri yapılı, cesur bir adamdır, fakat biraz çekingendir Babası Prens Bezukofun nikahsız bir kadından olma çocuğudur İlk olarak Eleni sevmekteydi fakat daha sonra Nataşaya değişik duygular hissetmeye başlamıştırFakat Andreden dolayı ona açılamamaktadır Karısının ölümünden sonra ona daha da aşık olmaya başlamıştırAndre öldüğünde evlenmişlerdir
Andre: Kısa boylu cesur ve akıllı bir askerdir Prenses Liza ile evlidir Karısı doğururken öldükten sonra Nataşaya açılmaya karar vermiştir Son savaşta ağır yaralanması sebebiyle hayatını kaybetmiştir Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır Piyerin iyi bir dostudur
Nikola: Çok büyük bir vatanseverdir Ailesine çok düşkün, hep onların dediğinin olmasını isteyen bir karakterdirHatta bu sebepten dolayı, biraz da çıkan aksiliklerden dolayı sevdiği kızı, Sonyayı terk etmiştir Daha sonra gölünü Prenses Mariye kaptırıp onunla evlenmiştirSavaşa askerlik yapmaya gitmiştir
Nataşa: Yaşadıklarından çok çabuk etkilenen bir kızdır Aşk bakımından kararları çok değişmektedir Önce Borise gönlünü kaptırır, daha sonra Andreye, sonrasında Anatola ve sonra tekrar Andreye dönmüştü, fakat Andre aynı günlerde ölür Bunun etkisini üzerinden attığında Piyerle evlenmiş ve mutlu bir yaşam sürmüşler
Sonya: Fakir ama çok güzel bir kızdır Kuzeni Nikolayı sevmektedir ve aşkı karşılıksız değildir, fakat bir süre sonra ona bir mektup yazarak ayrılmıştır Nikola, Mari ile evlendiğinde Mariden nefret etmeye başlmıştır
Mari: Biraz çirkindir, fakat vefalı bir insandır Babasının ona o kadar çektirmesine rağmen onu ölümüne kadar yalnız bırakmamıştır Nikolayı sevmektedir
Elen: Çok güzel, fakat az huysuzdur Erkeklerin hepsi ona hayrandır O yaşadığı yanlış bir şeyden dolayı Piyerle kısa süreliğine bozuşur Daha sonrasında anjinden ölür
Liza: Andrenin eşidir ve ona çok bağlıdır Çok güzel bir kadındır ve bir o kadar da güzel huyludur Doğum yaparken ölmektedir
Denisof: Oldukça cana yakın ve samimi bir insandır Nataşayı sevmektedir, fakat Nataşa ona yüz vermeyince vazgeçer
Dolokof: Denisofun tam tersine bir adamdır Bir zamanlar Piyerin arkadaşı idi, fakat Piyerin karısı Eleni lekelemesi sebebiyle Piyer onu arkadaşlıktan siler Daha sonra Sonyaya bir evlilik teklifinde bulunur fakat Sonya onu kabul etmeyince vazgeçer
Zaman: Bu olay 1804lerde başlamıştır Fransa-Rusya savaşları dönemini anlatmaktadır
Mekân: Olayın geçtiği veya söz edilen belirli bir yer yoktur; birkaç yer mevcuttur Bunlar Lisi-Gori, Moskova ve St Petersburgdur
Dil, Üslûp ve Anlatım: Yazar akıcı ve sade bir dil kullanmıştır Bu doğrultuda anlatımda açık ve akıcıdır Yer yer süslü anlatımlara yer verilmiştir Fakat geneli sade bir şekilde yazılmıştır
Yazar Hakkında Bilgi
Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana'da doğdu Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J J Rouseu'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştıYasanaya-Polonya'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı İlk eseri olan "Çocukluk'u" bu sıralarda yazdı
Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti Kaskas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı Yurduna dönüşünde gene Yasanaya-Polonya'ya yerleşti Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu Köyünde bir okul kurdu Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi
Tolstoy bir düzineyi geçen çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatının ilk yıllarında ömrünün en mutlu, en rahat devresini yaşadıEserlerinin en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı", bu sıralarda yazdı Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı Geniş halk yığınlarının, özelikle rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı "Kruetzer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir
Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu
Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluğum", "Hacı Murat (roman)", "Ayaklanış", "Sergey Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır
Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez
Özet
İhtiyar Prens Bezukof uzun zamandan beri hastadır ve ölümle pençeleşmektedir Bütün çocukları onun öldüğünde mirası nasıl dağıtacağını merak ederler ve ihtiyar adam bütün parasını çok sevdiği oğlu Piyere bırakmıştırPetersburg kibar alemin de pek saygın bir yere sahip olmayan Piyer şimdi el üzerinde tutuluyordu Fransa ile yapılacak savaş başlamak üzere idi ve hazırlıklar yapılıyordu Bu savaşa Andre, Nikola, Denisof ve daha niceleri gidiyordu Bütün alaylar hazırlandıktan sonra savaş başlar Uzun uğraşlar sonucu Fransız orduları püskürtülür
Petersburg kibar aleminin sayılı isimlerinden olan Prens Vasili, güzelliği ile tanınmış kızı Eleni, zengin olması sebebiyle Piyer ile evlendirmek istiyordu Bir balodaonları bir araya getiren Vasili daha sonra aralarından çekildiİlk açılan Prenses Piyeri öptü ve sonrasında evlendiler Fransızlar bir daha taarruz edeceklerdi Her şey Osterliç Savaşından bir gün önce hazırlandı Savaş başladığından bir süre sonra Ruslar büyük kayıplar vermeye başlamışlardı Sonunda Rusya yenildi, İmparator yaralanmış, Başkumandan vurulmuş, diğerleri ise kaçmışlardıPrens Andre savaş alanında kalmıştı ve Fransızlar tarafından esir alınmıştı Piyerin kulağına Dolokofun Eleni lekelediği gelmişti ve o zamandan beri canı çok sıkkındı Sofrada hep birlikte oturuyorlarken Dolokofun elinde bulunan kâğıdı istemiş ve Dolokofda vermeyince Piyer ona bir düello teklif etmiş, bu düelloda onu yaralamıştıDolokof yerde yaralı yatarken onu Nikola almıştı Bu olaydan sonra Piyer karısı Eleni terk etti
Andrenin evine onun esir düştüğü haberi çoktan gelmişti ve oradakileri çok üzmüştü Karısı Liza doğum dönemlerine giriyordu Bir zaman sonra Lizanın sancıları artmış ve doğurmasının vakti gelmişti O anda içeriye Andre girdi Fransızlar onu serbest bırakmışlardı Lizayı gördükten sonra dışarı çıkarıldı Girdiğinde ise bir erkek çocuk dünyaya getirmiş olan Liza ölmüştü Çar ile Napolyon arasındaki bağ o kadar güçlenmişti ki artık savaş olmuyor, hatta bazı kesimler Çarın kız kardeşlerinin birinin Napolyon ile evleneceği söylentisi bile çıkmıştı
Piyer Petersburg masonluğunun üyelerinden biri oldu Mason olduktan sonra karısı Elenin ondan af dileme niyetinde olduğunu öğrendi Hatta bununla ilgili bir mason gelerek ona karısını kabul etmesi hakkında nasihatte bulur, eğer karısını kabul etmese bunun masonluğa uymayacağını da söyler Piyer karşısında herkesin bir ağız birliği etmiş olduğunu anlar ve kabul eder Petersbugda düzenlenen bir baloda Andre Nataşayı görür ve çok beğenir Baloda onunla birkaç kere dans eder Balodan sonra bile onu unutamamaktadır Piyerin cesaretlendirmeleri ile gidip açılmaya karar verir Önce Nataşanın annesine konuyu açar, kadın kabul eder Daha sonra gidip Nataşaya bu konuyu açtığında kız da havalara uçmuştur Fakat arada tek bir sorun kalmıştır, o da Andrenin babasının düğünü bir yıl sonra yapma isteğidir Bu bir yıl boyunca Andre yurt dışında gezmeli ve dolaşmalıdır Nataşa bu öneriyi kabul eder ve hep onu bekleyeceğini söyler Andre gitmeden önce gizlice nişanlanırlar
Andre gezide olduğu sırada Nataşa bir baloya katılır Orada Prens Vasilinin işe yaramaz oğlu Anatolu görürAnatol Nataşa ile tanışmak isteğindedir Anatol kız kardeşi Elen sayesinde Nataşa ile tanışır Onunla uzun süre konuşur ve gelecek baloya davet eder Nataşa konuşmadan sonra fazla ileri gittiğini düşünür ve pişman olur Daha sonrasında davet edildiği baloya gider Orada Anatol onu karşılar ve ona onu sevdiğini söyler Nataşa ona nişanlı olduğunu söylediği halde adam aldırmaz Nataşa bundan çok etkilenir ve onu sevmeye başlar Balodan döndükten sonra olayı Sonyaya anlatır Sonya o adamdan kimseye hayır gelmeyeceğini, işe yaramazın teki olduğunu anlatmaya çalışsa da Nataşa onu dinlemez ve hatta ona karşı olan hakaretlerinden dolayı bozuşurlar Sonya zamanla Nataşanın Anatol ile kaçma planları yaptığını anlar ve bu konuyu hemen Nataşanın amcasına açmaya karar verirGece Anatola Dolokof yardım ediyordu Anatol kapıdan girip birkaç adım ilerledi Fakat karşısına iri bir adam çıktı Anatol kıvrak bir hareketle onun elinden kurtuldu Nataşa, Piyerden Anatolun evli olduğunu duyunca bu ilişkiye son verdi ve Sonya ile konuşmaya başladılar
Fransa-Rusya savaşı gene başlamıştı Bu savaşa Nikola, Andre gibi eski askerlerin yanında yeni olan Piyer de katıldı Savaşta Fransa ilerliyor ve Lisi-Goriye kadar gelmeye başlıyordu Andre Mariye ve ihtiyar prense bir mektup göndererek hemen Moskovaya gitmelerini söyler İhtiyar prens oradan ayrılmadan önce bir felç geçirirSağ tarafı tutmamaktadır Mari hâlâ ona bakmaktadırİhtiyar prens bu halde bazı şeylerin farkına varmaya başlarPrenses Mariye çok çektirdiğini anlar, sürekli ondan özür diler Doktor gelip onu muayene ediyordu ve bir gün onu yatağında ölü buldular
Marinin Moskovaya gitmesine mujikler engel oluyordu Oradan geçerken bunu gören Nikola Mariye yardım ederek onun oradan kurtulmasını sağladı O anda Mari ile Nikola arasında ilk elektriklenme gerçekleşti Fransız orduları Moskovaya da yaklaşmaya başladılar Kısa süre sonra Moskovayı da aldılar Herkes arabalarıyla gitmekteydi Arkalarına baktıklarında ise Moskova yanıyorduAndre bu savaşta çok ağır yaralanmıştı Rostof ailesi de yüklerini arabalara yüklüyordu Fakat daha sonra o yüklrin bir kısmını boşaltıp savaş yaralılarını almaya başladılar Bir köyde mola verdiklerinde yaralılar boşaltıldı ve herkes dinlenmeye çıktı Nataşa, yaralıların arasında Andrenin de olduğunu duyunca gözüne uyku girmedi ve gidip ona baktı Nataşa ondan yaptıklarından dolayı özür diledi ve ona onu sevdiğini söyledi Andrenin durumu çok ağırdı Ateşi düşmüyordu Moskovada kalan Piyer birisine yardım etmeye çalışırken, kendisinin kundakçı olduğunu sanan askerler onu tutuklarlar ve ceza evine koyarlar Oradan bir grup ile birlikte çıkarılırlar ve bu gruptaki bir kaç insan kurşuna dizilir Kendisinin kurtulduğuna şaşmaktadır
Piyerin karısı Elen anjin sebebiyle ölür Yine aynı günlerde Nikolaya bir mektup gelir ve bu Sonyadandır Sonya ona aşklarının artık sürmeyeceğini anlatır Bu mektubu Nikola hemen Mariye götürür Bu mektup sayesinde Nikola-Mari aşkı daha da alevlenir Mari bundan sonra Andrenin yanına gitmeye karar verir ve yanında küçük Nikolenkayı da götürür İki gün boyunca Andrenin başından ayrılmadılar İki gün sonra Andre öldü Fransa Moskovayı ve diğer aldığı yerleri elde tutamadı ve büyük bir ger çekiliş başlar Bu geri çekiliş esnasında Nataşanın henüz on altı yaşındaki kardeşi Petiya kaçanların peşinden kovalarken kafasına kurşun alarak öldüRostoflar bunun acısını da yaşamak zorunda kaldılar
Nataşa Andre ve Petiyanın acısın unuttuktan sonra Piyer Marinin de yardımıyla Nataşa ile evlendi Nikola ile Mari yaklaşık Piyerlerin evliliğinden bir veya iki yıl sonra evlendiler Nikola babasının girdiği borçları ve zararların hepsini kapattı Hem de Marinin hiçbir hissesini satmadan Nikola ile Marinin bir kızları olur Nataşa ile Piyerin ise üç kızları ve bir de erkek çocukları olur Andrenin oğlu Nikolenka ise Piyeri babası olarak görüyor ve hep onu örnek alıyordu
Şahıslar ve Olay Örgüsü
Olay Örgüsü:
- Piyerin babasının hastalanıp ölmesi
- Savaş hazırlıklarının yapılması ve savaşın başlaması
- Piyer ile Elenin evlenmesi
- Andrenin esir düşmesi
- Piyerin Dolokof ile düello yapması
- Andrenin dönüşü ve Lizanın ölümü
- Piyerin Eleni tekrar kabul etmesi
- Andrenin Nataşaya aşık olması
- Nataşanın Anatola aşık olması
- Savaşın tekrar başlaması
- Andrenin tekrar ortaya çıkması
- Piyerin esir düşmesi
- Andrenin ölümü
- Nataşa ile Piyerin evliliği
- Nikola ile Marinin evlenmesi
Şahısların Değerlendirilmesi
Piyer: İri yapılı, cesur bir adamdır, fakat biraz çekingendir Babası Prens Bezukofun nikahsız bir kadından olma çocuğudur İlk olarak Eleni sevmekteydi fakat daha sonra Nataşaya değişik duygular hissetmeye başlamıştırFakat Andreden dolayı ona açılamamaktadır Karısının ölümünden sonra ona daha da aşık olmaya başlamıştırAndre öldüğünde evlenmişlerdir
Andre: Kısa boylu cesur ve akıllı bir askerdir Prenses Liza ile evlidir Karısı doğururken öldükten sonra Nataşaya açılmaya karar vermiştir Son savaşta ağır yaralanması sebebiyle hayatını kaybetmiştir Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır Piyerin iyi bir dostudur
Nikola: Çok büyük bir vatanseverdir Ailesine çok düşkün, hep onların dediğinin olmasını isteyen bir karakterdirHatta bu sebepten dolayı, biraz da çıkan aksiliklerden dolayı sevdiği kızı, Sonyayı terk etmiştir Daha sonra gölünü Prenses Mariye kaptırıp onunla evlenmiştirSavaşa askerlik yapmaya gitmiştir
Nataşa: Yaşadıklarından çok çabuk etkilenen bir kızdır Aşk bakımından kararları çok değişmektedir Önce Borise gönlünü kaptırır, daha sonra Andreye, sonrasında Anatola ve sonra tekrar Andreye dönmüştü, fakat Andre aynı günlerde ölür Bunun etkisini üzerinden attığında Piyerle evlenmiş ve mutlu bir yaşam sürmüşler
Sonya: Fakir ama çok güzel bir kızdır Kuzeni Nikolayı sevmektedir ve aşkı karşılıksız değildir, fakat bir süre sonra ona bir mektup yazarak ayrılmıştır Nikola, Mari ile evlendiğinde Mariden nefret etmeye başlmıştır
Mari: Biraz çirkindir, fakat vefalı bir insandır Babasının ona o kadar çektirmesine rağmen onu ölümüne kadar yalnız bırakmamıştır Nikolayı sevmektedir
Elen: Çok güzel, fakat az huysuzdur Erkeklerin hepsi ona hayrandır O yaşadığı yanlış bir şeyden dolayı Piyerle kısa süreliğine bozuşur Daha sonrasında anjinden ölür
Liza: Andrenin eşidir ve ona çok bağlıdır Çok güzel bir kadındır ve bir o kadar da güzel huyludur Doğum yaparken ölmektedir
Denisof: Oldukça cana yakın ve samimi bir insandır Nataşayı sevmektedir, fakat Nataşa ona yüz vermeyince vazgeçer
Dolokof: Denisofun tam tersine bir adamdır Bir zamanlar Piyerin arkadaşı idi, fakat Piyerin karısı Eleni lekelemesi sebebiyle Piyer onu arkadaşlıktan siler Daha sonra Sonyaya bir evlilik teklifinde bulunur fakat Sonya onu kabul etmeyince vazgeçer
Zaman: Bu olay 1804lerde başlamıştır Fransa-Rusya savaşları dönemini anlatmaktadır
Mekân: Olayın geçtiği veya söz edilen belirli bir yer yoktur; birkaç yer mevcuttur Bunlar Lisi-Gori, Moskova ve St Petersburgdur
Dil, Üslûp ve Anlatım: Yazar akıcı ve sade bir dil kullanmıştır Bu doğrultuda anlatımda açık ve akıcıdır Yer yer süslü anlatımlara yer verilmiştir Fakat geneli sade bir şekilde yazılmıştır
Yazar Hakkında Bilgi
Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana'da doğdu Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J J Rouseu'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştıYasanaya-Polonya'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı İlk eseri olan "Çocukluk'u" bu sıralarda yazdı
Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti Kaskas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı Yurduna dönüşünde gene Yasanaya-Polonya'ya yerleşti Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu Köyünde bir okul kurdu Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi
Tolstoy bir düzineyi geçen çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatının ilk yıllarında ömrünün en mutlu, en rahat devresini yaşadıEserlerinin en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı", bu sıralarda yazdı Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı Geniş halk yığınlarının, özelikle rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı "Kruetzer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir
Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu
Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluğum", "Hacı Murat (roman)", "Ayaklanış", "Sergey Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır
Son düzenleme:
Ana Fikir
Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez
Özet
İhtiyar Prens Bezukof uzun zamandan beri hastadır ve ölümle pençeleşmektedir Bütün çocukları onun öldüğünde mirası nasıl dağıtacağını merak ederler ve ihtiyar adam bütün parasını çok sevdiği oğlu Piyere bırakmıştırPetersburg kibar alemin de pek saygın bir yere sahip olmayan Piyer şimdi el üzerinde tutuluyordu Fransa ile yapılacak savaş başlamak üzere idi ve hazırlıklar yapılıyordu Bu savaşa Andre, Nikola, Denisof ve daha niceleri gidiyordu Bütün alaylar hazırlandıktan sonra savaş başlar Uzun uğraşlar sonucu Fransız orduları püskürtülür
Petersburg kibar aleminin sayılı isimlerinden olan Prens Vasili, güzelliği ile tanınmış kızı Eleni, zengin olması sebebiyle Piyer ile evlendirmek istiyordu Bir balodaonları bir araya getiren Vasili daha sonra aralarından çekildiİlk açılan Prenses Piyeri öptü ve sonrasında evlendiler Fransızlar bir daha taarruz edeceklerdi Her şey Osterliç Savaşından bir gün önce hazırlandı Savaş başladığından bir süre sonra Ruslar büyük kayıplar vermeye başlamışlardı Sonunda Rusya yenildi, İmparator yaralanmış, Başkumandan vurulmuş, diğerleri ise kaçmışlardıPrens Andre savaş alanında kalmıştı ve Fransızlar tarafından esir alınmıştı Piyerin kulağına Dolokofun Eleni lekelediği gelmişti ve o zamandan beri canı çok sıkkındı Sofrada hep birlikte oturuyorlarken Dolokofun elinde bulunan kâğıdı istemiş ve Dolokofda vermeyince Piyer ona bir düello teklif etmiş, bu düelloda onu yaralamıştıDolokof yerde yaralı yatarken onu Nikola almıştı Bu olaydan sonra Piyer karısı Eleni terk etti
Andrenin evine onun esir düştüğü haberi çoktan gelmişti ve oradakileri çok üzmüştü Karısı Liza doğum dönemlerine giriyordu Bir zaman sonra Lizanın sancıları artmış ve doğurmasının vakti gelmişti O anda içeriye Andre girdi Fransızlar onu serbest bırakmışlardı Lizayı gördükten sonra dışarı çıkarıldı Girdiğinde ise bir erkek çocuk dünyaya getirmiş olan Liza ölmüştü Çar ile Napolyon arasındaki bağ o kadar güçlenmişti ki artık savaş olmuyor, hatta bazı kesimler Çarın kız kardeşlerinin birinin Napolyon ile evleneceği söylentisi bile çıkmıştı
Piyer Petersburg masonluğunun üyelerinden biri oldu Mason olduktan sonra karısı Elenin ondan af dileme niyetinde olduğunu öğrendi Hatta bununla ilgili bir mason gelerek ona karısını kabul etmesi hakkında nasihatte bulur, eğer karısını kabul etmese bunun masonluğa uymayacağını da söyler Piyer karşısında herkesin bir ağız birliği etmiş olduğunu anlar ve kabul eder Petersbugda düzenlenen bir baloda Andre Nataşayı görür ve çok beğenir Baloda onunla birkaç kere dans eder Balodan sonra bile onu unutamamaktadır Piyerin cesaretlendirmeleri ile gidip açılmaya karar verir Önce Nataşanın annesine konuyu açar, kadın kabul eder Daha sonra gidip Nataşaya bu konuyu açtığında kız da havalara uçmuştur Fakat arada tek bir sorun kalmıştır, o da Andrenin babasının düğünü bir yıl sonra yapma isteğidir Bu bir yıl boyunca Andre yurt dışında gezmeli ve dolaşmalıdır Nataşa bu öneriyi kabul eder ve hep onu bekleyeceğini söyler Andre gitmeden önce gizlice nişanlanırlar
Andre gezide olduğu sırada Nataşa bir baloya katılır Orada Prens Vasilinin işe yaramaz oğlu Anatolu görürAnatol Nataşa ile tanışmak isteğindedir Anatol kız kardeşi Elen sayesinde Nataşa ile tanışır Onunla uzun süre konuşur ve gelecek baloya davet eder Nataşa konuşmadan sonra fazla ileri gittiğini düşünür ve pişman olur Daha sonrasında davet edildiği baloya gider Orada Anatol onu karşılar ve ona onu sevdiğini söyler Nataşa ona nişanlı olduğunu söylediği halde adam aldırmaz Nataşa bundan çok etkilenir ve onu sevmeye başlar Balodan döndükten sonra olayı Sonyaya anlatır Sonya o adamdan kimseye hayır gelmeyeceğini, işe yaramazın teki olduğunu anlatmaya çalışsa da Nataşa onu dinlemez ve hatta ona karşı olan hakaretlerinden dolayı bozuşurlar Sonya zamanla Nataşanın Anatol ile kaçma planları yaptığını anlar ve bu konuyu hemen Nataşanın amcasına açmaya karar verirGece Anatola Dolokof yardım ediyordu Anatol kapıdan girip birkaç adım ilerledi Fakat karşısına iri bir adam çıktı Anatol kıvrak bir hareketle onun elinden kurtuldu Nataşa, Piyerden Anatolun evli olduğunu duyunca bu ilişkiye son verdi ve Sonya ile konuşmaya başladılar
Fransa-Rusya savaşı gene başlamıştı Bu savaşa Nikola, Andre gibi eski askerlerin yanında yeni olan Piyer de katıldı Savaşta Fransa ilerliyor ve Lisi-Goriye kadar gelmeye başlıyordu Andre Mariye ve ihtiyar prense bir mektup göndererek hemen Moskovaya gitmelerini söyler İhtiyar prens oradan ayrılmadan önce bir felç geçirirSağ tarafı tutmamaktadır Mari hâlâ ona bakmaktadırİhtiyar prens bu halde bazı şeylerin farkına varmaya başlarPrenses Mariye çok çektirdiğini anlar, sürekli ondan özür diler Doktor gelip onu muayene ediyordu ve bir gün onu yatağında ölü buldular
Marinin Moskovaya gitmesine mujikler engel oluyordu Oradan geçerken bunu gören Nikola Mariye yardım ederek onun oradan kurtulmasını sağladı O anda Mari ile Nikola arasında ilk elektriklenme gerçekleşti Fransız orduları Moskovaya da yaklaşmaya başladılar Kısa süre sonra Moskovayı da aldılar Herkes arabalarıyla gitmekteydi Arkalarına baktıklarında ise Moskova yanıyorduAndre bu savaşta çok ağır yaralanmıştı Rostof ailesi de yüklerini arabalara yüklüyordu Fakat daha sonra o yüklrin bir kısmını boşaltıp savaş yaralılarını almaya başladılar Bir köyde mola verdiklerinde yaralılar boşaltıldı ve herkes dinlenmeye çıktı Nataşa, yaralıların arasında Andrenin de olduğunu duyunca gözüne uyku girmedi ve gidip ona baktı Nataşa ondan yaptıklarından dolayı özür diledi ve ona onu sevdiğini söyledi Andrenin durumu çok ağırdı Ateşi düşmüyordu Moskovada kalan Piyer birisine yardım etmeye çalışırken, kendisinin kundakçı olduğunu sanan askerler onu tutuklarlar ve ceza evine koyarlar Oradan bir grup ile birlikte çıkarılırlar ve bu gruptaki bir kaç insan kurşuna dizilir Kendisinin kurtulduğuna şaşmaktadır
Piyerin karısı Elen anjin sebebiyle ölür Yine aynı günlerde Nikolaya bir mektup gelir ve bu Sonyadandır Sonya ona aşklarının artık sürmeyeceğini anlatır Bu mektubu Nikola hemen Mariye götürür Bu mektup sayesinde Nikola-Mari aşkı daha da alevlenir Mari bundan sonra Andrenin yanına gitmeye karar verir ve yanında küçük Nikolenkayı da götürür İki gün boyunca Andrenin başından ayrılmadılar İki gün sonra Andre öldü Fransa Moskovayı ve diğer aldığı yerleri elde tutamadı ve büyük bir ger çekiliş başlar Bu geri çekiliş esnasında Nataşanın henüz on altı yaşındaki kardeşi Petiya kaçanların peşinden kovalarken kafasına kurşun alarak öldüRostoflar bunun acısını da yaşamak zorunda kaldılar
Nataşa Andre ve Petiyanın acısın unuttuktan sonra Piyer Marinin de yardımıyla Nataşa ile evlendi Nikola ile Mari yaklaşık Piyerlerin evliliğinden bir veya iki yıl sonra evlendiler Nikola babasının girdiği borçları ve zararların hepsini kapattı Hem de Marinin hiçbir hissesini satmadan Nikola ile Marinin bir kızları olur Nataşa ile Piyerin ise üç kızları ve bir de erkek çocukları olur Andrenin oğlu Nikolenka ise Piyeri babası olarak görüyor ve hep onu örnek alıyordu
Şahıslar ve Olay Örgüsü
Olay Örgüsü:
- Piyerin babasının hastalanıp ölmesi
- Savaş hazırlıklarının yapılması ve savaşın başlaması
- Piyer ile Elenin evlenmesi
- Andrenin esir düşmesi
- Piyerin Dolokof ile düello yapması
- Andrenin dönüşü ve Lizanın ölümü
- Piyerin Eleni tekrar kabul etmesi
- Andrenin Nataşaya aşık olması
- Nataşanın Anatola aşık olması
- Savaşın tekrar başlaması
- Andrenin tekrar ortaya çıkması
- Piyerin esir düşmesi
- Andrenin ölümü
- Nataşa ile Piyerin evliliği
- Nikola ile Marinin evlenmesi
Şahısların Değerlendirilmesi
Piyer: İri yapılı, cesur bir adamdır, fakat biraz çekingendir Babası Prens Bezukofun nikahsız bir kadından olma çocuğudur İlk olarak Eleni sevmekteydi fakat daha sonra Nataşaya değişik duygular hissetmeye başlamıştırFakat Andreden dolayı ona açılamamaktadır Karısının ölümünden sonra ona daha da aşık olmaya başlamıştırAndre öldüğünde evlenmişlerdir
Andre: Kısa boylu cesur ve akıllı bir askerdir Prenses Liza ile evlidir Karısı doğururken öldükten sonra Nataşaya açılmaya karar vermiştir Son savaşta ağır yaralanması sebebiyle hayatını kaybetmiştir Arkasında yetim bir çocuk bırakmıştır Piyerin iyi bir dostudur
Nikola: Çok büyük bir vatanseverdir Ailesine çok düşkün, hep onların dediğinin olmasını isteyen bir karakterdirHatta bu sebepten dolayı, biraz da çıkan aksiliklerden dolayı sevdiği kızı, Sonyayı terk etmiştir Daha sonra gölünü Prenses Mariye kaptırıp onunla evlenmiştirSavaşa askerlik yapmaya gitmiştir
Nataşa: Yaşadıklarından çok çabuk etkilenen bir kızdır Aşk bakımından kararları çok değişmektedir Önce Borise gönlünü kaptırır, daha sonra Andreye, sonrasında Anatola ve sonra tekrar Andreye dönmüştü, fakat Andre aynı günlerde ölür Bunun etkisini üzerinden attığında Piyerle evlenmiş ve mutlu bir yaşam sürmüşler
Sonya: Fakir ama çok güzel bir kızdır Kuzeni Nikolayı sevmektedir ve aşkı karşılıksız değildir, fakat bir süre sonra ona bir mektup yazarak ayrılmıştır Nikola, Mari ile evlendiğinde Mariden nefret etmeye başlmıştır
Mari: Biraz çirkindir, fakat vefalı bir insandır Babasının ona o kadar çektirmesine rağmen onu ölümüne kadar yalnız bırakmamıştır Nikolayı sevmektedir
Elen: Çok güzel, fakat az huysuzdur Erkeklerin hepsi ona hayrandır O yaşadığı yanlış bir şeyden dolayı Piyerle kısa süreliğine bozuşur Daha sonrasında anjinden ölür
Liza: Andrenin eşidir ve ona çok bağlıdır Çok güzel bir kadındır ve bir o kadar da güzel huyludur Doğum yaparken ölmektedir
Denisof: Oldukça cana yakın ve samimi bir insandır Nataşayı sevmektedir, fakat Nataşa ona yüz vermeyince vazgeçer
Dolokof: Denisofun tam tersine bir adamdır Bir zamanlar Piyerin arkadaşı idi, fakat Piyerin karısı Eleni lekelemesi sebebiyle Piyer onu arkadaşlıktan siler Daha sonra Sonyaya bir evlilik teklifinde bulunur fakat Sonya onu kabul etmeyince vazgeçer
Zaman: Bu olay 1804lerde başlamıştır Fransa-Rusya savaşları dönemini anlatmaktadır
Mekân: Olayın geçtiği veya söz edilen belirli bir yer yoktur; birkaç yer mevcuttur Bunlar Lisi-Gori, Moskova ve St Petersburgdur
Dil, Üslûp ve Anlatım: Yazar akıcı ve sade bir dil kullanmıştır Bu doğrultuda anlatımda açık ve akıcıdır Yer yer süslü anlatımlara yer verilmiştir Fakat geneli sade bir şekilde yazılmıştır
Yazar Hakkında Bilgi
Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana'da doğdu Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J J Rouseu'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştıYasanaya-Polonya'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı İlk eseri olan "Çocukluk'u" bu sıralarda yazdı
Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti Kaskas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı Yurduna dönüşünde gene Yasanaya-Polonya'ya yerleşti Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu Köyünde bir okul kurdu Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi
Tolstoy bir düzineyi geçen çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatının ilk yıllarında ömrünün en mutlu, en rahat devresini yaşadıEserlerinin en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı", bu sıralarda yazdı Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı Geniş halk yığınlarının, özelikle rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı "Kruetzer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir
Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu
Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluğum", "Hacı Murat (roman)", "Ayaklanış", "Sergey Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır
Guzel bir kitap
Guzel bir kitap
Aynen
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 31
