mavzermete 1
mavzermete
darkbey42 1
darkbey42
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
PrimeAC 1
PrimeAC
Payidar2 1
Payidar2
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Wizard' 1
Wizard'
shrpnl 1
shrpnl
Queinn 1
Queinn
NovaLst 1
NovaLst
InfernoShade 1
InfernoShade
Hikaye Ekle

Türk Hukukunda Mecburi Sigortalar

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan DeepSubjecT
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 418

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

TÜRK HUKUKUNDA MECBURİ SİGORTALAR
Dünyada her varlık bir tehlike ile karşı karşıyadır. Gerçek kişiler doğumlarından ölümlerine kadar, tüzel kişiler kuruluşlarından sona ermelerine kadar, yaralanma, hırsızlık, sel gibi çok sayıda ve değişik türde risklere maruz kalabilmektedirler[1].
Çağımızdaki teknik gelişmelerin artması sonucunda, çeşitli faaliyetler nitelikleri icabı fertler için sürekli veya büyük tehlike yaratmaktadırlar. Motorlu taşıt araçlarının, tren, uçak veya gemilerin kullanılması, enerji işletmeleri, atom reaktörleri bu tehlike yaratan faaliyetlere örneklerdir[2].
Bu faaliyetlerin yol açtığı zararların önlenmesinde “kusura dayalı sorumluluk” esasının yetersizliği karşısında bir çok yeni kusursuz sorumluluk hali öngörülmüştür. Ancak Ünan’ın da ifade ettiği üzere; “sorumluluk rejiminin katılığı zarar görenlerin sonuçta mutlaka tazminat elde etmelerini sağlayamamaktadır. Zarardan sorumlu kişinin mali durumu bazen yetersiz olmakta ve bu gibi hallerde sorumluluk kağıt üzerinde kalmaktadır”[3]. İşte mecburi sigortalar sorumlu şahsın malvarlığını aşan zararlarda mağdur için bir teminat teşkil etmektedir.
Sigortacılıkta ileri Avrupa ülkelerinde mecburi sigortaların sayısı oldukça fazladır. Örneğin, İsviçre’de bir çok kantonda binaların yangına karşı tekel hakkına sahip kuruluşlarda sigorta ettirilmesi mecburiyeti; Belçika’da, av, yangın, öğrenci nakli, kan nakline ilişkin sigortalar; Fransa’da, taşıma, eğitim, serbest meslek, spor alanlarındaki mecburi sigortalar gibi[4]. Ülkemizde mevcut mecburi sigortalar ise aşağıda ayrı bir başlık altında sunulacaktır.

II. Mecburi sigorta KAVRAMI VE UNSURLARI
A. Mecburi sigorta KAVRAMI
Mecburi sigortaların temelinde özel, akdi sigortalar yatmaktadır[5]. Özel, sigorta, fertlerin özel menfaatlerinin çeşitli rizikolara karşı teminat altına alınması için serbest iradeleriyle (sigorta mukavelesi ile) vücuda getirdikleri bir riziko teminatıdır[6]. Özel sigortalar, sigorta ilişkisini kurmanın iradeye bağlı olup olmaması bakımından ihtiyari sigorta ve mecburi sigorta olmak üzere ikiye ayrılır: Sigorta ettiren kanunen mecbur olmadığı halde sigorta akdi kurmuş ise ihtiyari, kanuni mecburiyet dolayısıyla sigorta akdi kurmuş ise, mecburi sigorta söz konusudur[7].
Arseven’e göre; “mecburi sigortalar bir sigorta türü olmayıp, sigorta türlerinden birine giren sigortaların, kamu yararı veya üçüncü şahısların korunması bakımından zorunlu hale getirilmesidir. Eskiden kamu sigortaları ile özel sigortaları ayırmak için birincide sigorta yapma zorunluluğundan, diğerinde isteğe bağlı sigortadan bahsedilirdi. Bugün bu kıstas ortadan kalkmıştır. Bizde ve bir çok memleketlerde özel sigortaların bir kısmı için sigorta yapma zorunluluğu getirilmiştir”[8].
B. mecburi sigortaNIN UNSURLARI
1. Kanunen Sigorta Sözleşmesi Kurma Mecburiyeti
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi özel sigorta fertlerin serbest iradeleriyle (sigorta mukavelesi ile) vücuda gelir. Özel sigortalara da “sözleşme özgürlüğü” ilkesi hakimdir[9]. Sözleşme özgürlüğünün iki veçhesi vardır[10];
a) Sözleşme yapma serbestisi: Kural olarak bir kişi, dilediği akdi yapmakta serbest olduğu gibi istemediği bir akdi yapmaya da mecbur değildir.
b) Sözleşmenin konusunu belirleme ve düzenleme serbestisi: Bir sözleşme yapmak isteyen taraflar bu sözleşmenin konusunu diledikleri gibi tayin edebilirler. Herhangi bir akit tipine uymak zorunluluğu da yoktur (tip serbestisi). Tarafların akit yaparken şekil yönünden serbest olmaları (şekil serbestisi) de düzenleme serbestisi kapsamına girer.
Sözleşme yapma serbestisi özel, akdi sigortalar için de geçerli olup, kişi sigortacı ile sigorta akdi kurup kurmamakta serbesttir. Ancak Omağ’ın da ifade ettiği gibi; “Kanun koyucu, özel akdi sigortalara hakim olan sözleşme özgürlüğüne genellikle belli bir rizikoya maruz kalanların korunması, milli servetin muhafazası, sosyal emniyet ve fayda mülahazaları ile müdahale etmiş ve bu özgürlüğü sınırlandırmıştır. Bu müdahale ve sınırlamanın istisnaen, bir kategori mükellefe kanuni bir normla sigorta akdi kurma mecburiyeti yüklenmesiyle gerçekleştirilmesi gerekir[11].
2. Sigorta Sözleşmesi
Mecburi sigortalarda bir sigorta sözleşmesi ile gerçekleşmekte ancak sigorta ettiren bunu belli bir sigorta dalında kanuni mecburiyet dolayısıyla yapmaktadır[12].
TTK.m.1263, f.1’e göre: “Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi veya hayatlarında meydana gelen bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır”.
Doktrinde ise: “prim denen bir ücret karşılığında rizikonun, yani bir zarar veya insan hayatındaki bir hadisenin gerçekleşmesi halinde kararlaştırılan parayı ödemeyi öngören bir akittir” şeklinde tanım verilmiştir[13].
Iıı. Mecburi sigortaya ilişkin hukuki düzenlemeler
a. kanunlar
1. Sigorta Murakabe Kanunu
7397 numaralı Kanun[14] 21.12.1959 tarihinde kabul edilmiştir. Kanun’un 16.6.1994 tarihinde 539 sayılı KHK (RG. 22.6.1994-21968) ile değişik 29. maddenin 4. fıkrasına göre; “Bakanlar Kurulu, kamu yararı açısından gerekli gördüğü hallerde zorunlu sorumluluk sigortaları ihdas edebilir”.
2. Sigorta Murakabe Kanunu Dışındaki Kanunlar
Sigorta akdi kurma mecburiyeti getiren bazı kanunlar şunlardır;
- Karayolları Trafik Kanunu, m.91, f.1 (RG. 18.10.1983-18195, bu kanunda sigorta hükümleri bakımından yapılan değişiklikler; 17.10.1996t. ve 4199 sayılı Kanun. RG. 27.10.1996-22800).
- 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, m.132; m.138 (RG. 19.10.1983-18196).
- 1177 Sayılı Tütün ve Tütün Tekel Kanunu, m.55.
- 3226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu, m.17, f.2 (RG. 28.6.1985-18795)
- Türk Medeni Kanunu, m.739.

b. kanun hükmünde kararnameler
1. Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
27 Aralık 1999 tarihli RG’nin mükerrer sayısında yayımlandı. KHK’nin sigortalama işine ilişkin hükümlerinin yürürlüğe giriş tarihi Eylül 2000.
c. bakanlar kurulu kararları
1. Tehlikeli Maddeler ve Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortalarına İlişkin 14.9.1991 tarih ve 91/2253 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (RG. 25.9.1991-21002).
Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına İlişkin 25.10.1989 tarih ve 89/14684 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve Eki Karar (RG. 3.11.1989-20331).
D. yönetmelikler
1. Karayoluyla Şehirlerarası Yolcu Taşımaları Hakkında Yönetmelik, m.33-36 (RG. 18.1.1990-20406).
Karayoluyla Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımaları Hakkındaki Yönetmeliğe Bazı Ek Ve Ek Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Yönetmelik, Ek.m.1-4 (RG. 18.1.1990-20406).
Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği, m.7-9 (RG. 25.1.1992-21234).
Aracılık Faaliyetlerinde Bulunacak Kuruluşlar İle Bunların Faaliyetlerine ve Yetkilendirilmelerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik, m.8 (RG. 31.1.1992-21128).


E. TEBLİĞ, TARİFE, TALİMAT VE SİGORTA POLİÇESİ GENEL ŞARTLARI
Mecburi Trafik Sigortasına İlişkin Tarife ve Talimat (HDM. Tebliği, RG. 24.12.1992-21445).
Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı (HDM. Tebliği, RG. 24.12.1992-21445).
Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (HDM. Tebliği, RG. 20.12.1991-21087).
Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel şartları (HDM. Tebliği, (RG. 20.12.1991-21087).
ıv. mecburi sigortaların sözleşme özgürlüğü karşısındaki durumu
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi kanun koyucu mecburi sigortalar açısından; belli bir rizikoya maruz kalanların korunması, milli servetin muhafazası, sosyal emniyet ve fayda düşünceleri ile sözleşme özgürlüğünü sınırlamıştır. Sözleşme özgürlüğü temel hak ve özgürlüklerdendir ve anayasanın ikinci kısmının “sosyal ve ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünde düzenlenmiştir (: m.48, Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti). Anayasa’nın 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, “temel hak ve hürriyetler... kanunla sınırlanabilir”. Kanunla ihdas edilen mecburi sigortalara örnek olarak, Karayolları Trafik Kanunu, Finansal Kiralama Kanunu verilebilir. Oysa, SMK.m.29, f.4 ve 5’e göre, Bakanlar Kurulu kamu yararı açısından gerekli gördüğü hallerde zorunlu sorumluluk sigortaları ihdas edebilir, zorunlu sigortalara ilişkin uygulama esasları, Bakanlar Kurulu kararlarında belirtilir. Bu hükme dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen mecburi sigortalarda mevcuttur. Örneğin; Tehlikeli Maddeler ve Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortaları gibi.
Acaba bu durum yukarıda ifade edilen anayasa m.13 ile nasıl bağdaşabilir? Zira, anayasa m.13 gereğince, temel hak ve hürriyetler, kanun hükmünde kararnameyle, tüzükle, yönetmelikle veya diğer idari işlemler ile sınırlanamaz[15]. Nitekim Anayasa Mahkemesi de Serbest Bölgeler Kanununa ilişkin olarak verdiği 6 Eylül 1986 tarih ve K.1986/23 sayılı kararında; “13. maddenin birinci fıkrasında “kanunla” denilmek suretiyle temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının münhasıran yasama tasarrufuyla mümkün olabileceğine işaret edilmiş” demektedir[16]. 1982 Anayasası 7 nci maddesi, “yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez” demektedir. Özbudun’un da belirttiği gibi, yasama yetkisinin devredilemeyeceği yolunda bir kural olmasaydı bile, yasama yetkisi devredilemezdi. Zira, kamu hukukunda hiç bir devlet organı, anayasa ve kanunlardan aldığı bir yetkiyi, bu metinlerde açık bir izin olmaksızın bir başka devlet organına devredemez[17].
Yürütme organı, bir kanuna dayanmak (secundum legem) ve kanunlara uygun (intra legem) olmak şartıyla istediği her alanda düzenleme yapabilir. Anayasamız bir takım düzenlemelerin ancak kanunla yapılmasını öngörmektedir. Örneğin, temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilir (m.13). bir temel hak ve hürriyeti sınırlandıran bir kanun olmadıkça, o temel hak ve hürriyeti doğrudan (asli olarak, ilelden) yürütme organı tarafından tüzük veya yönetmelikle ne düzenlenebilir ne de sınırlandırılabilir[18].
Doktrinde Omağ’da SMK.m.29’un getirdiği hukuki modelin yukarıda sayılan anayasal veri ve ilkelerden özellikle; sözleşme özgürlüğünün ancak ve münhasıran kanunla sınırlanabileceği şartı ile yasama ilkesinin devredilmezliği ilkesi açısından anayasaya uygunluğunun tereddütlü olduğunu ifade etmektedir[19].
v. mecburi sigortanın amaçları
Mecburi sigortanın amaç ve hedefleri çok farklı ve çeşitli olmakla beraber[20] genellikle; milli servetin muhafazası, sosyal fayda ve emniyet tesisi, belli bir rizikoya maruz kalanların korunmasıdır[21]. Fon yaratmak zorunlu sigortanın amacında yer almamalıdır[22]. Hukuki sorumluluk sigortalarının zorunlu hale getirilmesindeki amaç, tehlike saçan işletme ve araçlar sebebi ile zarara uğrayan 3. şahısların korunmasıdır[23]. SMK.m.29’un 16.6.1994 tarihli 539 sayılı KHK ile değiştirilmeden önceki şeklinde amacın, kamu yararı açısından kişilerce topluma zarar ika edebilecek meslek ve faaliyetlere karşı teminat oluşturmak olduğu belirtilmişti.
vı. mecburi sigortanın nitelik ve özellikleri[24]
A. AMİR NİTELİK
Mecburi sigortalarda taraflar arasında kanuni bir mecburiyet dolayısıyla sigorta akdi kurulmuş olup, mecburi sigortayı yöneten hükümler de, genellikle emredici hükümlerdir.
B. KORUYUCU NİTELİK
Sigorta akdine nazaran üçüncü kişi sayılanları koruyucu bir mahiyet arzetmesi. Bu nitelik kendisini özellikle mecburi sorumluluk sigortalarında gösterir[25]. Mecburi sigortalarda korunmak istenen kişilerin hakları, mecburi sorumluluk sigortasında “doğrudan doğruya dava hakkı” mal ve kaza sigortalarında “başkası hesabına sigorta/üçüncü şahıs lehine sigorta” mekanizmaları ile temin edilir.
C. İSTİSNAİ NİTELİK
Mecburi sigortalar sözleşme özgürlüğünü geniş ölçüde kıymetten düşürerek, meslek seçme, çalışma, özel girişim özgürlüklerine de ağır sınırlamalar getirmiştir. Mecburi sigortayı yöneten hükümlerden özellikle, sigorta ettirme, sigortalama mecburiyetine ve müeyyidelerine ilişkin olanlar, fonksiyonları icabı istisnai nitelik taşıdıklarından genş yoruma tabi tutulmazlar, mahiyetçe benzer ilişkilere kıyasen uygulanmazlar.
D. NİSBİ NİTELİK
Mecburi sigortaların genelde, her ülke için mutlak geçerli sayılabilecek değişmeyen modelleri, somut bir muhtevası mevcut değildir.
vıı. mecburi sigortanın benzeri kavramlardan farklılıkları
a. sosyal sigortalardan
Sosyal sigortalarla bazı statüde bulunan kişilerin (örneğin, memur, işçi) sigorta teminatı kapsamına alınmaları amaçlanırken, özel sigortalar, kişilerin belirli bir statüde olup olmadıklarına bakılmaksızın sigorta teminatından yararlanmalarına olanak sağlar. Sosyal sigortalarda kişiler, statünün kazanılması ile birlikte –kanunen- sigortalı olurlar. Bundan vazgeçmek veya yoksun bırakılmak mümkün değildir. Özel sigortalarda böyle bir durum söz konusu olmayıp, kişiler diledikleri zaman sigorta sözleşmesi akdedebilirler. Sosyal sigortalarla kişilerin bedeni menfaatlerinin korunması (hastalık, emeklilik) amaçlanırken, özel sigortalarla kişilerin hem ekonomik hem de bedeni menfaatleri korunabilir[26].


b. tasarruf mevduatı sigortasından
Bankalar tasarruf mevduatlarını belli hadlere kadar, belli nispetler dairesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu nezdinde sigorta ettirmek mecburiyetindedirler (Bnk.K.m.67). Ancak tasarruf mevduatı sigorta fonunun gerçek ve teknik anlamda bir sigorta olduğu tartışmalıdır[27]. Ayrıca sigorta ilişkisinin doğumu bir “mecburi/akdi sigorta” değil, mecburi mahiyette bir “kanuni sigorta” dır. Tasarruf mevduatı, Bakanlar Kurulunca belirlenen sınıra kadar kanundan ötürü sigortalıdır. Bankaların Fon ile bir sigorta akdi kurmaları söz konusu değildir[28].
c. mecburi garantilerden
Omağ buna örnek olarak Fransa’da anormal şiddetteki tabii afetlerin zararlı neticelerinin garanti altına alınmasını öngören 1982 tarihli kanunu değiştiren 1990 tarihli kanunu göstermektedir. Burada Fransız kanun koyucusu, akid kurma mecburiyeti getiren yeni bir mecburi sigorta ihdas etmektense, tabii afetlerden doğan zararların giderilmesinin, ihtiyari olarak akdedilen, mal sigortaları çerçevesinde teminini öngörmüştür[29].
D. AKDİ BİR TEMELE DAYANAN SİGORTA MECBURİYETİNDEN
Örnek olarak, gayrimenkulünü ipotek etmek suretiyle borç para almak isteyen malikin bu parayı verecek bir banka ile gayrimenkulün sigorta ettirilmesi konusunda rehin sözleşmesi çerçevesinde anlaşmaları neticesinde kurulan sigorta akdi teknik anlamda bir mecburi sigorta sayılmaz[30].

E. İSMEN BELİRLENEN BAZI KİŞİLERİN SİGORTA MECBURİYETİNDEN
Buna örnek olarak Fransa’da Theatre de France ile Theatre National Popularie gibi iki Paris tiyatrosuna getirilen sigorta mecburiyeti neticesinde kurulan sigorta akitleri verilebilir[31].
vııı. türkiye’de mecburi sigortalar
a. mecburi trafik sigortası
Karayollarına çıkan her motorlu vasıta, 3. şahısların malına ve canına verebilecekleri zararlara karşı bir sigorta akdi yapmak zorundadır. Bu husus KTK.m.91, f.1’de “işletenlerin bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” şeklinde belirtilmiştir[32]. KTK.m.97 hükmü uyarınca, zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacı aleyhine dava açabilir[33]. Sigorta tazminatı, zararın tümünün giderilmesi için yeterli olmadığı takdirde sigortacının yanısıra işleten ve teşebbüs sahibi veya diğer sorumlulular da dava edilebilir. Sigortacı, zarar görene ödediği sigorta tazminatı için zarar verene rücu edebilir[34].
KTK.m.91 uyarınca işletenler, zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırıldığını göstermek amacıyla trafik sigortası pulunu araçlarının ön camına yapıştırmaya mecburdurlar. Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir (KTK.m.91, f.5). Türkiye’de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler (KTK.m.101).
B. SİVİL HAVACILIK KANUNUNUN ÖNGÖRDÜĞÜ mecburi sigorta
TSHK.m.132’ye göre; Hava taşıyıcıları, taşıma sözleşmeleinden doğabilecek zararlardan dolayı tazminat taleplerinin teminatı olmak üzere, asgari 124. madde esaslarına göre saptanan sorumluluk sınırları içerisinde mali mesuliyet sigortası yaptırmakla yükümlüdürler. Ayrıca, Türk hava sahasında uçuş yapacak Türk ve yabancı sivil hava araçları için üçüncü şahıslara verilecek zararın teminatı olarak işleten tarafından mali mesuliyet sigortası yaptırılması zorunludur (TSHK.m.138, f.1).
c. finansal kiralama kanunu uyarınca yapılan mecburi sigorta
3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu, finansal kiralamaya konu malın sözleşme süresi içinde hasar ve ziyaı sorumluluğunun ödenen sigorta tazminatı ile karşılanmayan kısmının kiracıya ait olduğu (m.14), kiralayan ortaklığın, mülkiyeti kendisine ait olan finansal kiralama konusu malı sözleşme süresince sigorta ettirmek zorunda olduğu ancak sigorta primlerini kiracının ödemekle yükümlü olduğu (m.17) hakkında hükümler içermektedir.
D. ekici tütünlerin mecburi sigortası
Tekel İdaresi ambarında konulan ekici tütünlerin eksperlerce tespit edilen değer üzerinden, yangına karşı sigorta edilmesi mecburidir (TTTK.m.55, f.1,2).
E. intifa konusu şeyin mecburi sigortası
MK.m.739’a göre; “Mahalli örfe göre, iyi bir idare icabından oldukça, intifa hakkı sahibi, intifa ettiği şeyi malikin menfaatine olarak yangın ve diğer tehlikelere karşı sigorta ettirmekle mükelleftir. Sigorta primlerini, istifade hakkı devam ettikçe tediye eder. Bu mükellefiyet intifa edilen şey evvelce sigorta ettirilmiş olduğu halde de mevcuttur”. Burada kanun intifa hakkı sahibinin, intifa ettiği şeyi malikin menfaatine, yani maliki lehdar göstermek suretiyle yangın ve sair rizikolara karşı sigorta ettirmesini istemektedir. Bu sigorta da istenen şirketle yapılabilir. Ancak maddenin son cümlesi pek açık değildir. Evvelki sigorta, intifa edilen şey üzerindeki malik menfaatini tamamen karşılıyorsa, intifa hakkı sahibi aynı konuda ikinci bir sigorta mukavelesi mi yapacaktır? Bu durumda bir çifte sigorta söz konusu olacağından ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılacaktır (TTK.m.1286). Doktrinde önceki sigorta sözleşmesinin devam ettirilmesi ve primlerin ödenmesi savunulmaktadır[35].
17 Şubat 1998’de kamuoyuna açıklanan Türk Medeni Kanunu Tasarısı m.815, f.2’de “Bu durumda veya intifa hakkının sigortalı bir mal üzerinde kurulmuş olması halinde, intifa hakkı sahibi, hakkının devamı süresince sigorta primlerini ödemekle yükümlüdür” denilerek konu açıklığa kavuşturulmuştur[36].
f. tehlikeli maddeler ve tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortası
SMK.m.29 gereğince Bakanlar Kurulu Kararı ile bu iki mecburi sigorta ihdas edilmiştir. Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Genel Şartların 1. maddesine göre; “Bu sigorta, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı ve yakıcı maddeleri üreten, depolayan, nakleden veya satanların, bu mesleki faaliyetleri nedeniyle, bu maddelerin doğrudan doğruya neden olduğu olaylar sonucu kusurları olsun olmasın üçüncü kişilere verilecek bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı sınırlara kadar aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder”. burada Bakanlar Kurulu Kararı ile objektif (kusursuz) sorumluluk ihdas edildiği görülmektedir. SMK.m.29 böyle bir yetki vermediği gibi esasen kusursuz sorumluluk ancak bir kanun ile ihdas edilebilir[37].
g. otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası
otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası otobüs yolcularını, sürücüyü ve yardımcılarını yolculuğun başlangıcından sona ermesine kadar (molalar dahil) güvenlik altına alır. Böylece yolculuk sırasında oluşabilecek ölüm, yaralanma, sakatlanma vb. Riskler teminat altına alınır[38].
h. okul servis araçları zorunlu ferdi kaza sigortası
İçişleri Bakanlığınca hazırlanan ve 21 Mayıs 1992 tarih ve 21234 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan bu yönetmeliğin 7.maddesinde sigorta zorunluluğu getirilmiştir. Madde aynen şöyledir; “Minibüs ve otobüslerle okul öğrencilerini taşımak isteyen gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kuruluşları, taşıyacakları öğrenciler ve taşımada görevlendirecekleri sürücüler ile bunların yardımcıları ve rehber öğretmenler için kazalara karşı Karayolları Trafik Kanununun zorunlu kıldığı Mali Mesuliyet (Trafik) sigortası dışında “ferdi kaza sigortası” yaptırmak zorundadırlar”.
Bu mecburi sigortanın yasal dayanağı bulunmamaktadır[39]. Çünkü, SMK.m.29’a göre mecburi sigorta “kanunla” veya “Bakanlar Kurulu Kararı” ile tesis edilebilir. Bu durumda, İçişleri Bakanlığı’nın bir yönetmelikle mecburi sigorta ihdas etmesi caiz olmaması gerekir[40].


ı. zorunlu deprem sigortası
Konutlara Zorunlu Deprem Sigortası getirilmesine ilişkin “Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” ile ihdas edilmiştir. 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız deprem felaketi bu sigortanın çıkışında etken olmuştur. Belçika, Almanya gibi ülkelerde ihtiyari Fransa ve Portekiz gibi ülkelerde zorunlu olarak yapılan yapı sigortaları ile bireylere bir yandan güvenlik, diğer yandan, belirli bir yaşam standardı sağlanmıştır[41].
Yurdumuzda 14 milyon konut vardır ve bunların sadece 60 bini sigortalıdır. Zorunlu Deprem Sigortasının uygulanmasının bu sigortanın yanısıra konutlarla ilgili olsun ya da olmasın başka sivil rizikolara karşı verilebilecek teminatlar dolayısıyla portföy artırıcı bir etkisi de olacaktır[42].
IX. SONUÇ
Mecburi sigortanın temel unsuru, sigorta ettirenin belirli bir sigorta dalında, kanun hükmü gereği sigorta sözleşmesi yapma mecburiyetidir. Kanun koyucu belli bir rizikoya maruz kalanların korunması, milli servetin muhafazası, sosyal fayda ve emniyet düşünceleri ile sözleşme özgürlüğüne müdahalede bulunarak sigorta akdi kurma mecburiyeti getirmektedir. Bu yüzden mecburi sigortaların her seferinde bir yasama tasarrufu olan “kanunla” düzenlemesi gereklidir[43]. Bu anayasanın temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması ile ilgili 13. maddesine de uygun düşecektir. Ancak uygulamada bu alanda hukuk düzeninin cevaz vermediği bir tasarruf modeli olan yönetmelikle de mecburi sigorta ihdas edildiği görülmektedir[44].
Mecburi sigortalarda sigortacı, sigorta akdini kanuni/akdi sebeplerle feshedebileceği gibi haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşme yapmaktan kaçınabilecektir[45].
Sırf fon yaratmak düşüncesi ile mecburi sigorta ihdas edilmemesi gerekir. Mecburi sigortalarda dikkatli bir “muafiyet politikası” izlenerek sigortanın muhtevası boşaltılmamalıdır
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst