raderde 1
raderde
Cannn6161 1
Cannn6161
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
melankolıa18 1
melankolıa18
romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Osmanlı Devletinde Altın Para

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Drowzee
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 770

Drowzee

Level 12
TM Üye
Üye
Katılım
12 Ara 2012
Konular
3,743
Mesajlar
7,851
Reaksiyon Skoru
660
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 5 Ay 27 Gün
Başarım Puanı
275
Yaş
34
MmoLira
-12
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Osmanlı Devletinde Altın Para

Selçukluların uç beylerinden olan Osman Bey'in 1299 yılında İstiklâlini ilân etmesiyle başlayan ve 1922 yılına kadar devam eden Osmanlı İmparatorluğunun 623 yıllık hayatında altın, gümüş, bakır ve nikel olmak üzere çeşitli madeni paralar basılmış ve kullanılmıştır. Osmanlı hükümdarları kendi bastırdıkları paraların yanında, başka milletlere ait paralarında kabul edilmesine ve kullanılmasına uzun süre müsaade etmişlerdir.İlk Osmanlı altın parasının basıldığı Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar yabancı milletlere ait altın paralar ve bilhassa Venedik Duka altınları Osmanlı devletinde geçmiş ve kullanılmıştır.Osmanlılar tarafından altın para bastırılmasına başlanınca yabancı altınların üzerine dörtgen içerisinde Sah (Sağlam) damgası vurulmak suretiyle geçerliliklerini muhafaza etmeleri sağlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğunun bilinen ilk parası Orhan Gazi tara -fından 90 ayar gümüşten kestirilen akçedir.İmparatorluğun ilk yılla -rında 100 dirhem gümüşten 400 adet kesilen ve gerek ayar gerekse gram bakımından gayet sağlam olan akçelerin ölçüleri ,ilk defa Fatih Sultan Mehmet'in ikinci cülusunda Edirne'de kestirttiği akçelerde azalmıştır.90 ayar olan gümüş akçeler 85 ayara düşürülmüş,100 dirhem gümüşten 500 adet akçe kesilmeye başlanmıştır.Akçe kıymetinin ilk defa düşürülmesi Osmanlı tarihinde Buçuktepe isyanı denilen ayaklanmanın ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Akçe kıymeti Sultan III.Murat zamanında da düşürülmüş ve 100 dirhem gümüşten 800 adet akçe kesilmiş,para kıymetindeki azalmaya paralel olarak mal fiyatlara ayarlanamadığından Yeniçeri ocağı kazan kaldırmıştır.Aynı durum I.Ahmet zamanında da devam etmiş,gümüşün ayarı 80'e indirilirken,gramları noksan ve karışık akçeler ortaya çıkmaya başlamıştır. 1618 yılında Sultan II.Osman döneminde paraların İslahı yoluna gidilmiş,düşük ayar ve gramlı akçeler toplatılarak yeni akçeler bastırılmıştır. Sonraları akçe kıymetinin düşürülmesine devam edilmiş, akçenin gramı azalırken ayarı; 1623'de IV.Murat zamanında 75'e, 1648de IV.Mehmet zamanında 50'ye,1789'da III.Selim ve II.Mah-mut zamanlarında %46'ya düşürülmüştür.

Osmanlı İmparatorluğunda ilk altın para Hicri 882 (M.1477) tarihinde Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul'da bastırılmıştır. 3,50 gram ağırlığında ve binde 960 saflıkta olan bu altın paranın değeri .akçenin mütemadiyen küçülmesi karşısında gümüşe karşı devamlı artmıştır.1431 yılında bir altın 35 akçeye karşılık gelirken,1462'de 40, 1548'de 60, 1585'de 110 , 1725 yılında ise 400 akçeye karşılık gelmeye başlamıştır.Sultan II.Mustafa zamanına kadar yalnızca gümüş paralarda kullanılan "Tuğra" 1695 yılından itibaren altın paralara da darp edilmeye başlanmıştır.1716 yılında Venedik dukalarından üstün 24 ayarlık "Zeri İstanbul" isimli altın paralar çıkartılmıştır.

1789-1807 yıllarında III.Selim zamanında duyulan mali sıkıntı dolayısıyla,altın paraların ayar ve gramlarında eksiltme yoluna gi dilmiş ve 1790'da paranın değeri düşürülmüştür.

Sultan I.Mahmut zamanında altın paralar Cedid İstanbul ve Zeri Mahbub olarak iki cins darp edilmeye başlanmıştır

Sultan II.Mahmut zamanında pek çeşitli tarz ve nakışlarda çeşitli altın paralar basılmış,hat ve nakışlarına büyük özen gösterilen bu paralar üzerlerindeki resimlere göre birer ad ile adlandırılmıştır. İstanbul, Rumi, Cedid Rumi, Darülhilafe,Adlî, Cedid Adlî, Hayriye, Cedid Mahmudiye olarak isimlendirilen bu sekiz çeşit altından Darülhilafe altınları(diğer ismiyle Surre altınları),hac mevsiminde surre alayı ile Hicaz'a götürülmekte,Mekke ve Medine'de oturan ve oralarda bulunan seyyitlere, şeriflere ve fakirlere hediye olarak dağıtılmakta idi. Birinci Dünya Savaşında Hicazın Osmanlılarla bağlantısı kesilinceye kadar devam eden Surre adeti,Osmanlılarda Mehmet I zamanında başlamıştır. Osmanlı altınlarında zamanla ortaya çıkan çeşitli gram ve ayarlar dolayısıyla kaçakçılara büyük bir ticaret kapısı açılmış ve Avrupa' dan Sultani sikkelerinin taklitleri imal edilerek Türkiye'ye sokulmuştur. Bu durum karşısında hükümetçe tedbir alınması zaruri hâle gelmiş ve yabancı paraların kullanılması yasaklanarak 90 gün zarfında darphaneye götürülmesi ve tespit edilen değerler üzerinden Sultani altınları ile değiştirilmesi kararlaştırılmıştır.

Osmanlı Madeni Paralarında zamanla ve çeşitli sebeblerle yapılan ayar,ağırlık ve şekil değişiklikleri ile yabancı memleketlerden gelen taklit paralar yüzünden ortaya çıkmış olan karışık durum,esaslı olarak 1839 yılında tahta geçen Sultan Abdülmecid zamanında düzeltilmiştir. Sultan Abdülmecid tahta geçtikten bir yıl sonra Darphanei Amire Nezaretine,sikke ayarını ve şeklini düzenleme emrini vermiştir. Yeniden bastırılacak paraların ayar,gram ve çapları ile şekilleri tespit edilmiş, mevcut makinalarla bu paraların muntazam ve ucuza bastırılamayacağı anlaşıldığından İngiltere'den getirilecek yeni makinalarla modern bir darphane kurulmasına karar verilmiştir.Yeni Darphanenin binaları ve makinaları için 100.000 altın lira harcanmış,ilk olarak 1843 yılı sonlarına doğru para basılmaya başlanmıştır.Böylece Osmanlı altınlarında ayar ve gram standardı sağlanmış,aynı özellikleri taşıyan paralar Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra da değişmeden basıla gelmiştir.

Sultan Abdülmecid'den sonra Sultan Abdülaziz,Sultan Murad V, Sultan Abdülhamid II,Sultan V.Mehmet Reşad ve Sultan VI.Mehmet Vahi-düddin zamanlarında bastırılan paralarda daima aynı esaslara uyulmuştur. Yalnız, Sultan Abdülaziz'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafındaki çiçek resmi kaldırılarak yeri boş bırakılmış,Sultan V. Murad'ın sikkelerinde tuğranın bulunduğu tarafın yukarısmdaki yıldızın altına bir ay resmi ilave edilmiştir.Sultan II. Abdülhamid'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafına, Sultan Abdülmecid'in sikkelerinde olduğu gibi bir gül konulmuş,cülusun yedinci senesinden sonra ise gül resminin yerine Elgazi ibaresi konulmuştur.Sultan V.Mehmet Reşad döneminde ise tuğranın sağ tarafına Reşad ismi,cülusun yedinci yılından sonra ise Elgazi unvanı yazılmıştır
 
Son düzenleme:
Teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst