- Katılım
- 6 Haz 2012
- Konular
- 891
- Mesajlar
- 2,286
- Online süresi
- 1d 19h
- Reaksiyon Skoru
- 187
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 14 Yıl 1 Gün
- Başarım Puanı
- 216
- MmoLira
- 172
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
OSMANLININ İKTİSAT ANLAYIŞI
Osmanlı ekonomisi başta tarıma dayanırdı.İşte bu yüzden iktisat anlayışı
♦Toprağı en iyi şekilde işleyip
♦En iyi şekilde vergilendirmeye dayanıyordu.
Sınırların genişlemesi ile ipek ve baharat yolları kontrol altına alındı.Buda Osmanlının iktisat anlayışında bazı değişikliklere neden oldu.Osmanlı ekonomisinde iki hedef gözetilmiştir.
♦Halkın sıkıntıya düşmeden refah içinde yaşaması
♦Avrupayı ekonomik yönden kendisine bağımlı kılmak
Üretilen mallar iç piyasada yetmeyince dış alım yapılırdı.XVIII.yy kadar kendi kendisine yeterli olan Osmanlı ekonomisi bu yüzyıldan sonra ticaret yollarının değişmesi ve kapitülasyonlardan dolayı çökmeye başladı.III.Selim ve sonradan gelenler bazı tedbirler aldılarsa da başarılı olamadılar.
OSMANLI EKONOMİSİNİN TABİİ KAYNAKLARI
İNSAN
Osmanlıda üretici kitle reaya idi.Osmanlı insanını ve onun üretime katkısını tapu tahrir defterlerine yazarak tespit ederdi.Böylece nüfus bilinir ve alınacak vergide tespit edilirdi.1831 de yapılan ilk nüfus sayımına kadar bu iş bu şekilde halledildi.
TOPRAK
Osmanlıda toprak üç ana bölüm şeklinde sınıflandırılırdı.
A.MÜLK ARAZİ
Bu arazinin mülkiyeti tamamen halka aitti.İki şekilde isimlendirilirdi.
Öşüriye
Fethedilmeden öncede Müslüman′ın elinde olan arazidir.Böyle topraklardan öşür vergisi alınırdı.
Hareciye
Gayrimüslimlerin elinde olan arazidir.Fetihten sonrada sahibine bırakılırdı. Böyle topraklardan haraç vergisi alınırdı.
Geliri sosyal hizmetlere ayrılan arazilerdir.Satılamaz ve başka gayeler için kullanılamazdı.
C.MİRİ ARAZİ
Devletin mülkiyetinde olan arazilerdir.Osmanlının toprağının büyük kesimi bu arazilerden oluşurKullanılması için halka dağıtılırdı.Vergisine verileceği yere göre ve vergi miktarına göre de isimlendirilirdi.
Bunlar
1) Has arazi
Yıllık geliri 100 bin akçeden fazla olan yerlerdir.Padişaha şehzadelere vezirlere divan üyelerine beyler beylerine sancak beylerine verilirdi.Bu kişiler topladıkları bu vergiye karşı cebelü tımarlı sipahi beslemek zoruna idiler.
2) Zeamet arazi
Yıllık geliri 20 bin ile 100 bin akçe arası olan yerlerdir.Orta dereceli devlet verilirdi.Bunlarda cebelü beslerlerdi.
3)Tımar arazi
Yıllık geliri 3bin ile 20 bin akçe arası olan yerlerdir.Bunlarda cebelü beslerdi.Üç bölüme ayrılırdı.
Eşkinci tımarı
Savaşta yararlılık gösterenlere verilirdi.
Mustahfaz tımarı
Cami görevlilerine verilirdi.
Hizmet tımarı
Saray görevlilerine verilirdi.
DİRLİK SİSTEMİ
Bu sistemle devlet
♦Üretimi denetim altına alırdı.
♦Üretimde süreklilik sağlardı.
♦Eyalet askerlerinin doğmasına ve savaşa hazır bir ordunun olmasını sağlardı.
♦Ülke bayındır hale gelirdi.
♦Askeri masraflar azalırdı.
♦Gelirlerin artmasını sağlardı.
♦Araziden daha iyi yararlanılırdı.
♦Devlet vergi toplama külfetinden kurtulurdu.
♦Tımarlı sipahiler sayesinde iç güvenlik sağlanılırdı.
Dirlik sahibi usulüne göre davranmasa dirliği elinden alınırdı.Dirlik sahibi ve sipahiler bölgenin güvenliğinden sorumlu olurdu.Sipahinin ölümünden sonra devlet uygun görürse dirlik sipahinin oğluna miras olarak verilirdi.
Dirlik arazilerin gelirleri aşağıdaki yerlere de ayrılırdı.
Ocaklık: Geliri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan arazi.
Yurtluk: Geliri sınır boylarındaki askerlere ayrılan arazi.
Mukataa: Geliri doğrudan hazineye ayrılan arazi
Paşmaklık: Geliri padişah hanımlarına ve kızlarına ayrılan arazi.
Malikâne: Geliri devlete üstün hizmet görmüş kişilere ayrılan arazi.
Arpalık: Geliri emekli devlet memurlarına ayrılan arazi.
Metruk: Tarıma kapalı otlak, mera ya da kullanılmayan arazi
XVII.yy sonlarında tımarların bir kısmı kişilerin ellerinden alınmaya başlandı.1854te çıkarılan arazi kanunnamesi ile uzun süre toprağı elinde bulunduran kişiye o toprak mülk olarak verildi.
OSMANLI EKONOMİSİNDE ÜRETİM
TARIM
Ekonominin en önemli kolu tarımdır.Toplumun büyük bir kesimi bu işle uğraşırdı.Tarım politikasını tımar sistemi belirlerdi.
Bu sistemde
♦Toprağın mülkiyeti devlete,
♦İşletmesi köylüye,
♦Vergisi sipahiye aitti.
♦Köylünün bu toprağı sürekli işleyip miras bırakabilmesi için
♦Sebepsiz terk etmemesi,
♦Toprağı üç yıl boş bırakmaması,
♦Vergiyi düzenli ödemesi gerekliydi.
Buna karşılık sipahinin de reayaya karşı görevleri vardı.
♦Köylünün güvenliğini sağlama,
♦Üretim araçlarını temin etme,
♦Tohum ve gübre ihtiyacını karşılamada yardımcı olma,
♦Vergiyi almakta kolaylık sağlama.
Ürün açısından Osmanlı coğrafi konumundan dolayı çok zengindi.Ürün fazlası Akdeniz ülkelerine satılırdı.
HAYVANCILIK
Hayvancılıkla genelde göçebeler uğraşırdı.Ağman vergisi öderlerdi.Hayvancılık ürünleri hammadde olarak da kullanılırdı.Bursada ipek, Ankarada tiftik, Selanikte çuha, Bulgaristanda aba buna örnektir.
SANAYİ
XVII.yya kadar Osmanlı ekonomisi Avrupa ekonomisinden çok ileriydi.Her türlü malın üretimi ihtiyaca göre yapılırdı.En gelişmiş sanayi dokumacılık ve dericilikti.Kumaş boyamacılığı da ileri düzeydeydi.Tersaneler, silah sanayi, döküm atölyeleri, madencilik sektörü devletin elinde idi.Bunların yanında Bursada ipekçilik, Karaman ve Konyada pamuklu dokumacılık, Tokat ve Kürede bakırcılık, Ankarada sofçuluk, Selanikte çuhacılık, Halep Şam ve Antepte lüks dokumacılık, Bilecikte demir işletmeleri, Bursada kadife dokuma örnekleri verilebilir.
TİCARET
Konumu itibarıyla Osmanlı ticarete önem verirdi.İpek ve Baharat Yolu üzerinde bulunması ve Akdenize hâkim olması ticarete önem vermesini mecburi kılmıştır.Ticareti canlandırabilmek için kapitülasyon dahi verilmiştir.
KAMU EKONOMİSİ (OSMANLI DEVLETİNİN BÜTÇESİ )
Osmanlı ilk mali teşkilatını l. Murat zamanında kurdu.Ancak Tanzimat Dönemine kadar günümüzdeki anlamıyla gelirinin ve giderinin ayrıntılarıyla gösterildiği bir devlet bütçesi yapılmamıştır.İlk resmi bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.İlk denk bütçeyi ise Köprülü Mehmet Paşa yapmıştır. Osmanlı bütün Türk İslam devletlerinde olduğu gibi vergi alırken Şeri ve Örfi olarak ayırırdı.
Şeri vergiler
Öşür: Müslümanlardan alınan onda bir vergisi
Haraç: Gayrimüslimlerden alınan arazi vergisi
Cizye: Baş vergisi, gayrimüslimlerden askerlik çağında olanlardan alınan vergidir.
Örfi vergiler
Padişahın iradesi ile toplanan vergilerdir.Bunlara Raiyet Rüsumu da denir.
Resmi Çift: Çiftçinin elindeki toprağa göre alınan vergi toprak vergisi
Çift Bozan: toprağı terk eden veya üç yıl ekmeyenlerden alınan vergi
Adet-i Agman: Hayvan vergisi
Baç-ı Bazar: Pazar yerlerinden alınan veri
Resmi Mücerret: Bekârlardan alınan vergi
Resmi Bennak: Evlilerden alınan vergi
Resmi İspence: Gayrimüslimlerden resmi çift karşılığı alınan vergi, toprak vergisi
Resmi Arus: Sipahiler tarafından tımar arazilerinde yaşayan kadınların evlenmesi durumunda kocalarından alınan vergi
Niyabet Rüsumu: Yöneticilerin halktan aldığı vergidir. Suçlulardan alınan Cerimeler de bu vergiye dâhildir. Bunlara Bad-ı Hava vergisi de denir.
Avarız: Olağanüstü hallerde alınan vergi Toplanan bu vergileri devlet çeşitli alanlarda kullanırdı.
OSMANLIDA PARA
Osmanlıda ilk para Osman Gazi zamanında bastırıldı.Bakır olan bu paradan sonra ilk gümüş parayı Orhan Gazi bastırdı.Altın parayı ise ll. Mehmet bastırmıştır.Bunlara akçe denirdi.Bunların yanında yabancı devletlere ait altın ve gümüş paralar da geçerli olup kullanılırdı.Bunun sebebi Osmanlıda altın ve gümüşün az olmasıdır.1840 yılına kadar gümüşten akçe, altından sikke-i hasene kullanıldı.XVl. yy sonlarına doğru Osmanlı parası değer kaybetmeye başladı.Bu durumun nedeni duraklamanın nedenleri ile aynı idi.1839 Kaime-i Naktiyye-i Mutebere adıyla ilk kâğıt para l. Abdülmecit zamanında bastırıldı.1844te devlet darphanesi para basımında tek yetkili oldu.Bu dönemde devletin para birimi Mecidiye ve Guruş oldu.
Osmanlı ekonomisi başta tarıma dayanırdı.İşte bu yüzden iktisat anlayışı
♦Toprağı en iyi şekilde işleyip
♦En iyi şekilde vergilendirmeye dayanıyordu.
Sınırların genişlemesi ile ipek ve baharat yolları kontrol altına alındı.Buda Osmanlının iktisat anlayışında bazı değişikliklere neden oldu.Osmanlı ekonomisinde iki hedef gözetilmiştir.
♦Halkın sıkıntıya düşmeden refah içinde yaşaması
♦Avrupayı ekonomik yönden kendisine bağımlı kılmak
Üretilen mallar iç piyasada yetmeyince dış alım yapılırdı.XVIII.yy kadar kendi kendisine yeterli olan Osmanlı ekonomisi bu yüzyıldan sonra ticaret yollarının değişmesi ve kapitülasyonlardan dolayı çökmeye başladı.III.Selim ve sonradan gelenler bazı tedbirler aldılarsa da başarılı olamadılar.
OSMANLI EKONOMİSİNİN TABİİ KAYNAKLARI
İNSAN
Osmanlıda üretici kitle reaya idi.Osmanlı insanını ve onun üretime katkısını tapu tahrir defterlerine yazarak tespit ederdi.Böylece nüfus bilinir ve alınacak vergide tespit edilirdi.1831 de yapılan ilk nüfus sayımına kadar bu iş bu şekilde halledildi.
TOPRAK
Osmanlıda toprak üç ana bölüm şeklinde sınıflandırılırdı.
A.MÜLK ARAZİ
Bu arazinin mülkiyeti tamamen halka aitti.İki şekilde isimlendirilirdi.
Öşüriye
Fethedilmeden öncede Müslüman′ın elinde olan arazidir.Böyle topraklardan öşür vergisi alınırdı.
Hareciye
Gayrimüslimlerin elinde olan arazidir.Fetihten sonrada sahibine bırakılırdı. Böyle topraklardan haraç vergisi alınırdı.
B.VAKIF ARAZİGeliri sosyal hizmetlere ayrılan arazilerdir.Satılamaz ve başka gayeler için kullanılamazdı.
C.MİRİ ARAZİ
Devletin mülkiyetinde olan arazilerdir.Osmanlının toprağının büyük kesimi bu arazilerden oluşurKullanılması için halka dağıtılırdı.Vergisine verileceği yere göre ve vergi miktarına göre de isimlendirilirdi.
Bunlar
1) Has arazi
Yıllık geliri 100 bin akçeden fazla olan yerlerdir.Padişaha şehzadelere vezirlere divan üyelerine beyler beylerine sancak beylerine verilirdi.Bu kişiler topladıkları bu vergiye karşı cebelü tımarlı sipahi beslemek zoruna idiler.
2) Zeamet arazi
Yıllık geliri 20 bin ile 100 bin akçe arası olan yerlerdir.Orta dereceli devlet verilirdi.Bunlarda cebelü beslerlerdi.
3)Tımar arazi
Yıllık geliri 3bin ile 20 bin akçe arası olan yerlerdir.Bunlarda cebelü beslerdi.Üç bölüme ayrılırdı.
Eşkinci tımarı
Savaşta yararlılık gösterenlere verilirdi.
Mustahfaz tımarı
Cami görevlilerine verilirdi.
Hizmet tımarı
Saray görevlilerine verilirdi.
DİRLİK SİSTEMİ
Bu sistemle devlet
♦Üretimi denetim altına alırdı.
♦Üretimde süreklilik sağlardı.
♦Eyalet askerlerinin doğmasına ve savaşa hazır bir ordunun olmasını sağlardı.
♦Ülke bayındır hale gelirdi.
♦Askeri masraflar azalırdı.
♦Gelirlerin artmasını sağlardı.
♦Araziden daha iyi yararlanılırdı.
♦Devlet vergi toplama külfetinden kurtulurdu.
♦Tımarlı sipahiler sayesinde iç güvenlik sağlanılırdı.
Dirlik sahibi usulüne göre davranmasa dirliği elinden alınırdı.Dirlik sahibi ve sipahiler bölgenin güvenliğinden sorumlu olurdu.Sipahinin ölümünden sonra devlet uygun görürse dirlik sipahinin oğluna miras olarak verilirdi.
Dirlik arazilerin gelirleri aşağıdaki yerlere de ayrılırdı.
Ocaklık: Geliri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan arazi.
Yurtluk: Geliri sınır boylarındaki askerlere ayrılan arazi.
Mukataa: Geliri doğrudan hazineye ayrılan arazi
Paşmaklık: Geliri padişah hanımlarına ve kızlarına ayrılan arazi.
Malikâne: Geliri devlete üstün hizmet görmüş kişilere ayrılan arazi.
Arpalık: Geliri emekli devlet memurlarına ayrılan arazi.
Metruk: Tarıma kapalı otlak, mera ya da kullanılmayan arazi
XVII.yy sonlarında tımarların bir kısmı kişilerin ellerinden alınmaya başlandı.1854te çıkarılan arazi kanunnamesi ile uzun süre toprağı elinde bulunduran kişiye o toprak mülk olarak verildi.
OSMANLI EKONOMİSİNDE ÜRETİM
TARIM
Ekonominin en önemli kolu tarımdır.Toplumun büyük bir kesimi bu işle uğraşırdı.Tarım politikasını tımar sistemi belirlerdi.
Bu sistemde
♦Toprağın mülkiyeti devlete,
♦İşletmesi köylüye,
♦Vergisi sipahiye aitti.
♦Köylünün bu toprağı sürekli işleyip miras bırakabilmesi için
♦Sebepsiz terk etmemesi,
♦Toprağı üç yıl boş bırakmaması,
♦Vergiyi düzenli ödemesi gerekliydi.
Buna karşılık sipahinin de reayaya karşı görevleri vardı.
♦Köylünün güvenliğini sağlama,
♦Üretim araçlarını temin etme,
♦Tohum ve gübre ihtiyacını karşılamada yardımcı olma,
♦Vergiyi almakta kolaylık sağlama.
Ürün açısından Osmanlı coğrafi konumundan dolayı çok zengindi.Ürün fazlası Akdeniz ülkelerine satılırdı.
HAYVANCILIK
Hayvancılıkla genelde göçebeler uğraşırdı.Ağman vergisi öderlerdi.Hayvancılık ürünleri hammadde olarak da kullanılırdı.Bursada ipek, Ankarada tiftik, Selanikte çuha, Bulgaristanda aba buna örnektir.
SANAYİ
XVII.yya kadar Osmanlı ekonomisi Avrupa ekonomisinden çok ileriydi.Her türlü malın üretimi ihtiyaca göre yapılırdı.En gelişmiş sanayi dokumacılık ve dericilikti.Kumaş boyamacılığı da ileri düzeydeydi.Tersaneler, silah sanayi, döküm atölyeleri, madencilik sektörü devletin elinde idi.Bunların yanında Bursada ipekçilik, Karaman ve Konyada pamuklu dokumacılık, Tokat ve Kürede bakırcılık, Ankarada sofçuluk, Selanikte çuhacılık, Halep Şam ve Antepte lüks dokumacılık, Bilecikte demir işletmeleri, Bursada kadife dokuma örnekleri verilebilir.
TİCARET
Konumu itibarıyla Osmanlı ticarete önem verirdi.İpek ve Baharat Yolu üzerinde bulunması ve Akdenize hâkim olması ticarete önem vermesini mecburi kılmıştır.Ticareti canlandırabilmek için kapitülasyon dahi verilmiştir.
KAMU EKONOMİSİ (OSMANLI DEVLETİNİN BÜTÇESİ )
Osmanlı ilk mali teşkilatını l. Murat zamanında kurdu.Ancak Tanzimat Dönemine kadar günümüzdeki anlamıyla gelirinin ve giderinin ayrıntılarıyla gösterildiği bir devlet bütçesi yapılmamıştır.İlk resmi bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.İlk denk bütçeyi ise Köprülü Mehmet Paşa yapmıştır. Osmanlı bütün Türk İslam devletlerinde olduğu gibi vergi alırken Şeri ve Örfi olarak ayırırdı.
Şeri vergiler
Öşür: Müslümanlardan alınan onda bir vergisi
Haraç: Gayrimüslimlerden alınan arazi vergisi
Cizye: Baş vergisi, gayrimüslimlerden askerlik çağında olanlardan alınan vergidir.
Örfi vergiler
Padişahın iradesi ile toplanan vergilerdir.Bunlara Raiyet Rüsumu da denir.
Resmi Çift: Çiftçinin elindeki toprağa göre alınan vergi toprak vergisi
Çift Bozan: toprağı terk eden veya üç yıl ekmeyenlerden alınan vergi
Adet-i Agman: Hayvan vergisi
Baç-ı Bazar: Pazar yerlerinden alınan veri
Resmi Mücerret: Bekârlardan alınan vergi
Resmi Bennak: Evlilerden alınan vergi
Resmi İspence: Gayrimüslimlerden resmi çift karşılığı alınan vergi, toprak vergisi
Resmi Arus: Sipahiler tarafından tımar arazilerinde yaşayan kadınların evlenmesi durumunda kocalarından alınan vergi
Niyabet Rüsumu: Yöneticilerin halktan aldığı vergidir. Suçlulardan alınan Cerimeler de bu vergiye dâhildir. Bunlara Bad-ı Hava vergisi de denir.
Avarız: Olağanüstü hallerde alınan vergi Toplanan bu vergileri devlet çeşitli alanlarda kullanırdı.
OSMANLIDA PARA
Osmanlıda ilk para Osman Gazi zamanında bastırıldı.Bakır olan bu paradan sonra ilk gümüş parayı Orhan Gazi bastırdı.Altın parayı ise ll. Mehmet bastırmıştır.Bunlara akçe denirdi.Bunların yanında yabancı devletlere ait altın ve gümüş paralar da geçerli olup kullanılırdı.Bunun sebebi Osmanlıda altın ve gümüşün az olmasıdır.1840 yılına kadar gümüşten akçe, altından sikke-i hasene kullanıldı.XVl. yy sonlarına doğru Osmanlı parası değer kaybetmeye başladı.Bu durumun nedeni duraklamanın nedenleri ile aynı idi.1839 Kaime-i Naktiyye-i Mutebere adıyla ilk kâğıt para l. Abdülmecit zamanında bastırıldı.1844te devlet darphanesi para basımında tek yetkili oldu.Bu dönemde devletin para birimi Mecidiye ve Guruş oldu.

