Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Açık dünya oyunları artık oyun dünyasının vazgeçilmez bir parçası. En ufak oyun bile bu özelliği mümkün olduğunda içerisine yedirmeye çalışıyor. Oyuncuya özgürlük ve ana/yan görevler haricinde farklı tecrübeler yaşama imkanı sağlayan bu mekanik, oyun dünyasının en büyük nimetlerinden bir tanesi olsa da bazen kötü ellere geçebiliyor ve ortaya Saints Row adlı bir seri çıkıyor.
Başkaaaaanıııııım!!!
Yanlış anlaşılmasın kötü niyetli lafından kastım oyuna değil yapımcıların o çarpık zihinlerindeki fikirlere söylenmiş bir söz ve tamamen makara amacıyla. Yoksa Saints Row 4 oynadığım en zevkli oyunlardan bir tanesi gerçekten. 2006dan bu yana çıkan serinin değişmez yapımcısı Voltion her yeni oyunda daha abuk sabuk, daha akla hayale gelmez ve daha çılgın fikirlerle karşımıza çıkıyor. Saints Row 4 için de bu geçerli.
Yeni SR oyunu da sağlam bir aksiyon ile başlıyor ve bir yandan ön hikayeyi anlatırken bir yandan da ilk defa SRyi deneyenlere oyunu öğretiyor. Yaklaşık yarım saat süren bir aksiyon sürecinde askeri üsse saldırı düzenleyip havadaki bir nükleer füzeyi üzerine tutunarak imha ediyor ve ardından aşağıya atlayarak doğrudan Beyaz Saraya gelip halkın sevgisini ve başkanlığını kazanıyoruz.
Açık dünya oyunları artık oyun dünyasının vazgeçilmez bir parçası. En ufak oyun bile bu özelliği mümkün olduğunda içerisine yedirmeye çalışıyor. Oyuncuya özgürlük ve ana/yan görevler haricinde farklı tecrübeler yaşama imkanı sağlayan bu mekanik, oyun dünyasının en büyük nimetlerinden bir tanesi olsa da bazen kötü ellere geçebiliyor ve ortaya Saints Row adlı bir seri çıkıyor.
Başkaaaaanıııııım!!!
Yanlış anlaşılmasın kötü niyetli lafından kastım oyuna değil yapımcıların o çarpık zihinlerindeki fikirlere söylenmiş bir söz ve tamamen makara amacıyla. Yoksa Saints Row 4 oynadığım en zevkli oyunlardan bir tanesi gerçekten. 2006dan bu yana çıkan serinin değişmez yapımcısı Voltion her yeni oyunda daha abuk sabuk, daha akla hayale gelmez ve daha çılgın fikirlerle karşımıza çıkıyor. Saints Row 4 için de bu geçerli.
Yeni SR oyunu da sağlam bir aksiyon ile başlıyor ve bir yandan ön hikayeyi anlatırken bir yandan da ilk defa SRyi deneyenlere oyunu öğretiyor. Yaklaşık yarım saat süren bir aksiyon sürecinde askeri üsse saldırı düzenleyip havadaki bir nükleer füzeyi üzerine tutunarak imha ediyor ve ardından aşağıya atlayarak doğrudan Beyaz Saraya gelip halkın sevgisini ve başkanlığını kazanıyoruz.
Saints Row IV
Evet bildiğiniz gibi Saints Row 4te Amerikan Başkanını canlandırıyoruz. Saintler artık şu bölge senin bu bölge benim çatışmasından bıkıp doğrudan tüm Amerikayı bir anda yönetmeye başlıyorlar. Fakat tabii ki işler o kadar güllük gülistanlık olmuyor. Oyunun başındaki olaydan beş sene sonra olmazsa olmaz bir şey gerçekleşiyor ve dünya uzaylı istilasına maruz kalıyor. Nereden, nasıl ve ne için (aslında orası malum da) geldiklerini bilmediğimiz bu kertenkele türü yaratıklar doğrudan Beyaz Saraya saldırarak bizi yani Amerikan Başkanını esir alıyorlar ve sonrasında olaylar başlıyor.
What is the Saints Row?
Dördüncü oyun mekaniksel ve grafiksel olarak tipik bir Saints Row oynu olsa da farklı bir yönü bulunuyor; süper güçler. Uzaylılar bizi ve dünyanın geri kalanını esir aldıktan sonra Matrix tarzı bir yaşam simülasyonuna bağlıyorlar ve sanal gerçekliğin oluştuğu bir dünyada yaşamaya başlıyoruz.
Her ne kadar bir zaman sonra gerçek dünya ile de fiziksel olarak iletişime geçebilsek de oyunun büyük bir bölümü Steelportun sanal versiyonunda geçiyor. Hal böyle olunca zamanla bir Neo misali gökdelenlerin tepesine zıplayabiliyor, kurşundan hızlı koşup karşımıza çıkan araçları dağıtabiliyor, insanları ve nesneleri dondurabiliyoruz. Oyunda ilerledikçe ve XP kazandıkça bu yeteneklerin yükseltmeleri ile birlikte daha farklı yetenekler de ortaya çıkıyor. Oyun bu açıdan Prototypea da göndermelerde bulunuyor. Zaten Saints Row 4te birçok oyuna göndermeler bulacaksınız. Görevlerin geçtiği haritaların bazıları diğer video oyunlarından esinlenmiş bölgeler.
SR4 farklı bir gerçeklikte geçtiğinden dolayı elbette eşyalar ve araçlarda da çeşitlilikler gösteriyor. Artık normal silahların yanında uzaylıların kullandığı lazer silahlarının da çeşitlerini kullanabiliyorsunuz. Tabanca, makinalı tüfek ve hatta bazuka halinde lazer silahları sizlere daha fazla aksiyon, patlama efekti ve eğlence sunacak.
Bunun yanında ana ve yan görevler ile birlikte eğlenceli challengelar da boş boş dolanmaktan sıkıkldığınızda sizleri epey oyalayacak derecede fazla varyasyon ile çıkıyor. Kargaşa yaratmaktan yeni özelliğiniz olan hızlı koşma yeteniği ile zaman karşı yarışmaya kadar pek çok challenge modu sizleri bekliyor. Öte yandan yeni kıyafetler satın almak, dövmeler yaptırmak, karakterinizin yüzünü yeniden modellemek ve araç modifikasyonları Saints Row 4ün eğlenceli yanlarından bir tanesi. Araç modifikasyonu özelliği belki NFS oyunları kadar detaylı olmasa da ona oldukça yakın durumda. Ben şahsen kendi aracımı aşağıda gördüğünüz şekilde tasarladım ki bu daha başlangıç. İlerleyen zamanlarda farklı şeyler de ekleyeceğim.
Başkaaaaanıııııım!!!
Yanlış anlaşılmasın kötü niyetli lafından kastım oyuna değil yapımcıların o çarpık zihinlerindeki fikirlere söylenmiş bir söz ve tamamen makara amacıyla. Yoksa Saints Row 4 oynadığım en zevkli oyunlardan bir tanesi gerçekten. 2006dan bu yana çıkan serinin değişmez yapımcısı Voltion her yeni oyunda daha abuk sabuk, daha akla hayale gelmez ve daha çılgın fikirlerle karşımıza çıkıyor. Saints Row 4 için de bu geçerli.
Yeni SR oyunu da sağlam bir aksiyon ile başlıyor ve bir yandan ön hikayeyi anlatırken bir yandan da ilk defa SRyi deneyenlere oyunu öğretiyor. Yaklaşık yarım saat süren bir aksiyon sürecinde askeri üsse saldırı düzenleyip havadaki bir nükleer füzeyi üzerine tutunarak imha ediyor ve ardından aşağıya atlayarak doğrudan Beyaz Saraya gelip halkın sevgisini ve başkanlığını kazanıyoruz.
Açık dünya oyunları artık oyun dünyasının vazgeçilmez bir parçası. En ufak oyun bile bu özelliği mümkün olduğunda içerisine yedirmeye çalışıyor. Oyuncuya özgürlük ve ana/yan görevler haricinde farklı tecrübeler yaşama imkanı sağlayan bu mekanik, oyun dünyasının en büyük nimetlerinden bir tanesi olsa da bazen kötü ellere geçebiliyor ve ortaya Saints Row adlı bir seri çıkıyor.
Başkaaaaanıııııım!!!
Yanlış anlaşılmasın kötü niyetli lafından kastım oyuna değil yapımcıların o çarpık zihinlerindeki fikirlere söylenmiş bir söz ve tamamen makara amacıyla. Yoksa Saints Row 4 oynadığım en zevkli oyunlardan bir tanesi gerçekten. 2006dan bu yana çıkan serinin değişmez yapımcısı Voltion her yeni oyunda daha abuk sabuk, daha akla hayale gelmez ve daha çılgın fikirlerle karşımıza çıkıyor. Saints Row 4 için de bu geçerli.
Yeni SR oyunu da sağlam bir aksiyon ile başlıyor ve bir yandan ön hikayeyi anlatırken bir yandan da ilk defa SRyi deneyenlere oyunu öğretiyor. Yaklaşık yarım saat süren bir aksiyon sürecinde askeri üsse saldırı düzenleyip havadaki bir nükleer füzeyi üzerine tutunarak imha ediyor ve ardından aşağıya atlayarak doğrudan Beyaz Saraya gelip halkın sevgisini ve başkanlığını kazanıyoruz.
Saints Row IV
Evet bildiğiniz gibi Saints Row 4te Amerikan Başkanını canlandırıyoruz. Saintler artık şu bölge senin bu bölge benim çatışmasından bıkıp doğrudan tüm Amerikayı bir anda yönetmeye başlıyorlar. Fakat tabii ki işler o kadar güllük gülistanlık olmuyor. Oyunun başındaki olaydan beş sene sonra olmazsa olmaz bir şey gerçekleşiyor ve dünya uzaylı istilasına maruz kalıyor. Nereden, nasıl ve ne için (aslında orası malum da) geldiklerini bilmediğimiz bu kertenkele türü yaratıklar doğrudan Beyaz Saraya saldırarak bizi yani Amerikan Başkanını esir alıyorlar ve sonrasında olaylar başlıyor.
What is the Saints Row?
Dördüncü oyun mekaniksel ve grafiksel olarak tipik bir Saints Row oynu olsa da farklı bir yönü bulunuyor; süper güçler. Uzaylılar bizi ve dünyanın geri kalanını esir aldıktan sonra Matrix tarzı bir yaşam simülasyonuna bağlıyorlar ve sanal gerçekliğin oluştuğu bir dünyada yaşamaya başlıyoruz.
Her ne kadar bir zaman sonra gerçek dünya ile de fiziksel olarak iletişime geçebilsek de oyunun büyük bir bölümü Steelportun sanal versiyonunda geçiyor. Hal böyle olunca zamanla bir Neo misali gökdelenlerin tepesine zıplayabiliyor, kurşundan hızlı koşup karşımıza çıkan araçları dağıtabiliyor, insanları ve nesneleri dondurabiliyoruz. Oyunda ilerledikçe ve XP kazandıkça bu yeteneklerin yükseltmeleri ile birlikte daha farklı yetenekler de ortaya çıkıyor. Oyun bu açıdan Prototypea da göndermelerde bulunuyor. Zaten Saints Row 4te birçok oyuna göndermeler bulacaksınız. Görevlerin geçtiği haritaların bazıları diğer video oyunlarından esinlenmiş bölgeler.
SR4 farklı bir gerçeklikte geçtiğinden dolayı elbette eşyalar ve araçlarda da çeşitlilikler gösteriyor. Artık normal silahların yanında uzaylıların kullandığı lazer silahlarının da çeşitlerini kullanabiliyorsunuz. Tabanca, makinalı tüfek ve hatta bazuka halinde lazer silahları sizlere daha fazla aksiyon, patlama efekti ve eğlence sunacak.
Bunun yanında ana ve yan görevler ile birlikte eğlenceli challengelar da boş boş dolanmaktan sıkıkldığınızda sizleri epey oyalayacak derecede fazla varyasyon ile çıkıyor. Kargaşa yaratmaktan yeni özelliğiniz olan hızlı koşma yeteniği ile zaman karşı yarışmaya kadar pek çok challenge modu sizleri bekliyor. Öte yandan yeni kıyafetler satın almak, dövmeler yaptırmak, karakterinizin yüzünü yeniden modellemek ve araç modifikasyonları Saints Row 4ün eğlenceli yanlarından bir tanesi. Araç modifikasyonu özelliği belki NFS oyunları kadar detaylı olmasa da ona oldukça yakın durumda. Ben şahsen kendi aracımı aşağıda gördüğünüz şekilde tasarladım ki bu daha başlangıç. İlerleyen zamanlarda farklı şeyler de ekleyeceğim.
Son düzenleme:
