Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Yapılmamış olanı yapmak her zaman risklidir. Konu MMO oyunlar ise bu risk daha da artıyor. Trion Worlds tarafından tanıtımı yapılan Defiance, MMO piyasasına işte bu büyük riskin altında girdi. Açık dünya oynanışa sahip, TPS kamera açılı bir MMO shooter olan yapım; vaat ettikleri ile henüz çıkışına uzun bir zaman varken dahi dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Oyun PC, PS3 ve XBOX 360 platformları için çıkışını aynı anda yaptı fakat bu 3 platform ne yazık ki oyunu farklı sunucularda oynuyorlar.. Ayrıca Defianceın aynı ismi taşıyan TV dizisinin ilk bölüme de geçtğimiz hafta yayınlandı. Oyundaki hikaye açıklarını kapatacak olan dizi birçok otorite den hikaye örgüsü olarak olumlu puanlar almıştı. Peki Defiance oyun olarak neleri başarabildi, nelerden sınıfta kaldı? Oyun gerçekten yüksek fiyatını hak ediyor mu? Gelin Defiancea hep beraber bir göz atalım.
Önemli not: Bu yazıda sizlere daha çok oyun içinde ki deneyimlerimden bahsedeceğim. Defiance hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için öncelikle
Bir garip hikaye yapısı....
Oyunun en sağlam güvencesi sanırım akıcı bir hikayesinin olması. En azından bu durum yapımcılara göre böyle. Defianceın hem oyun hem dizi olduğundan bahsetmiştim. Dizinin ilk bölümü uzun bekleyişlerin ardından geçen hafta yayınlandı. Ben bölümü izlediğimde oyunu henüz 6 saat kadar falan oynamıştım ve ne yazık ki dizide ana karaktarler haricinde oyundan hiçbir parça göremedim. Bize verilen söz oyunun ve hikayenin haftalık olarak birbirini tamamlayacağı şeklindeydi. Fakat daha pilot bölüm olmasından dolayı şimdilik bunu sineye çekiyorum.
Oyun ve dizi uzaylıların dünyamıza indiği ve onlarla ateşkes imzaladığımız bir zamanda geçiyor. Fakat bu ateşkese uymayan bazı uzaylı ırkları ile olan savaş dünyayı oldukça tahrip etmiş durumda. Defiance ise bu dünyada bulunan bir yerleşim biriminin adı. Kendi içinde medenileşmiş olan bu yer birçok insan ve farklı uzaylı ırklarının kardeşçe yaşadığı bir ortam. Pilot bölümde her ne kadar çok fazla değinilmese de bir de işin diğer yüzü olan Dünya Cumhuriyeti var. Bu büyük toplum ise genelde savaşın dışında kalıp, göç etmeyi tercih etmiş olanlardan oluşuyor (Belki de ben yanlış anlamışımdır). Şimdi gelelim benim kafamı karaştıran asıl noktaya. Dizide tüm ana karakterler Defiance dediğimiz yerleşke üzerinde bulunurken, oyunda Earth Republic yani Dünya Cumhuriyeti üzerinde bulunuyor. Bu da demek oluyor ki ya dizi de birşeyler olacak ya da oyunda bu tür farklılıklar var. Bunu dizinin ilerleyen bölümleri ve oyunun ilerleyen görevleri belirleyecek tabii ki.
Oyunun üstüne kurulu olduğu hikayeyi ne kadar beğendin derseniz, bence bir shooter için en doğru seçim olmuş. Uzaylının olduğu yerde teknoloji, teknolojinin olduğu yerde silahlar konuşuyor diyorum her zaman. Ki ben; böyle uzaylıların olduğu, gelecekte geçen bilim-kurgulardan pek hoşlanmayan biriyim. Asıl önemli olan bu evren yapısının oyuna olan katkısı tabii ki. Bu katkıyı detaylı olarak yazının bir sonraki paragrafında incelemeye başlayacağız.
Açık dünyanın nimetleri
Defianceın açık dünya oynanışa sahip olduğunu söylemiştik. Oyunu klasik shooter lardan ayıran en büyük özelliği oyuncuya özgür bir CO-OP deneyimi sunması. Haritada bulunan ana görevi ya da yan görevleri arkadaşlarınızla beraber yapabilirsiniz. İşin güzel tarafı ise bu görev çeşitlerinin oldukça zengin olması. O kadar zenginler ki içlerinde boğulabilirsiniz çünkü harita üzerinde her 3 adımda bir farklı bir düşman kolonisine ya da yardıma muhtaç bir askere denk geliyorsunuz.
Oyunda yapabilecekleriniz dallara ayrılmış durumda. İlk olarak olmazsa olmaz bir ana görev bütünü var. Ana görevler harita üzerinde büyük bir ünlem işareti ile gösteriliyor ve hikaye akışını sağladığı gibi size güzel eşyalar da kazandırıyor. Bunun yanında bir diğer klişe olan yan görevler var. Yan görevler aynı şekilde hikaye ile bağlantılı fakat yapılmaları zorunlu değil ödülleri ise dişe dokunur cinsten. Bir diğer aktivite ise harita üzerinde bulunan noktalar. Ben bunlara çerez diyorum. Çünkü bu görevleri yapmak için hiçbir zorunluluğunuz yok fakat 2-3 arkadaş sıkıldığınızda buralarda biraz vakit geçirebiliyorsunuz. Bu çerezler genelde git şu bölgedeki yaratıkları temizle ya da git şurda ATV motorun ile yarış yap falan şeklinde. Bunlar her ne kadar gereksiz gibi görünse de oyunda vakit harcamanız için düşünülmüş güzel şeyler ve oynanışa inanılmaz bir zenginlik katıyorlar. Bir de rastgele gelişen olaylar var. Örneğin etrafı gezerken bir anda önünüze bir düşman helikopteri iniyor ve mutantlar size ateş açmaya başlıyor. Bu çatışmalarda galip gelirseniz de güzel ödüller kazanıyorsunuz. İşte bunlar hep açık dünyanın nimetlerinden sonuna kadar yararlanmak oluyor.
Gelelim açık dünyada diğer oyuncular ile olan etkileşimize. Bu konuda tartışmasız Guild Wars 2 örnek alınmış. Oyunda moblara kaç kişi vurursanız vurun herkese aynı miktarda para ve eşya düşüyor. Yani kill lose dediğimiz ks atma olayı bu sayede imkansız hale geliyor. Oyunda diğer oyunculara invite atarak takım kurabiliyorsunuz fakat ben halen bunun bir yararını göremedim. Zaten zorlandığım görevlerde genelde insanlar halime acıyıp bana yardım ediyorlar. Belki de parti olunca daha fazla exp alıyorsunuzdur vs. Fakat ben en azından şimdilik bir fark göremedim.
Oyunda bulunan harita teleport olabileceğiniz noktalar ile ayrılmıyor. Yani bazı oyunlar gibi biz açık dünyayız deyip de araya yükleme ekranı sokmuyor. Defianceda bulunan harita oldukça büyük fakat bir o kadar detaysız dizayn edilmiş. Sürekli birbirine benzeyen yerleşkeler, ovalar, bayılır, yollar görmek mümkün. Ben haritanın tamamını gezemedim fakat bir yerden sonra alanların ve yaratıkların değiştiğini farkettim. Anladığım kadarıyla haritanın daha ileri noktalarında bazı değişimler olacak. Bu arada bu devasa diyarı tabii ki koşarak gezmek imkansız. Oyunda bizlere araçlar eşlik ediyor. Oyuna bir ATV motor ile başlıyor fakat sonraları oyunda bulunan araç galerilerinden yeni kamyonetler, arabalar, ATV ler falan alabiliyorsunuz. Ne yazık ki araçları tek kişi kullanabiliyor, takım arkadaşlarınız ile aynı araca binemiyorsunuz. Fakat bu özelliğin oyuna ekleneceği söyleniyor. Belki de eklenmiştir bile.
Bir gece ansızın düşebilirim...
Defiance için hazırladığımız tanıtım videosunu okuyup, ön inceleme yazısını okuyan herkes oyunda bulunan arkfall dediğimiz meteorlardan muhakkak haberdardır. Arkfallar için özetle haritaya rastgele düşen meteor taşları diyebiliriz. Bu meteor taşları yanlarında değerli eşyaları olduğu gibi iğrenç görünümlü yaratıkları da getiriyor. Oyunda boyutlarına göre ayrılmış üç çeşit arkfall bulunuyor. En küçük arkfall bir ya da iki kişi tarafından rahatça kesilebiliyorken, en büyükleri olan major arkfall kimi zaman sayıları 30 ile 50 arasında değişen oyuncunun beraber mücadele etmesi ile patlatılabiliyor.
Arkfallar düştüklerinde harita üzerinde kendilerine özgü bir simge ile gösteriliyorlar. Genelde bir grup oyuncu görev yapmak yerine oyunda arkfall avlamayı tercih ediyor. Bu yüzden gördüğünüz bir arkfall sizden uzaktaysa yanına gitmeyi hiç denemeyin, sizden önce birileri mutlaka onu alt eder. Arkfallların içinden çeşitli yaratıkların çıktığını söylemiştik. Bu yaratıklar oyunda bulunan mutantların aksine oldukça zeki ve ölmemek için her yolu deniyorlar. Bu yüzden arkfall kesmek tahmin ettiğiniden daha uzun zaman alabiliyor.
Arkfall işinde asıl olay ise bahsettiğim major arkfalllar. Major arkfallar 30-40 oyuncunun yardımıyla bile 10 dakikadan fazla sürede kesilebiliyor. Fakat bu devasa meteorlar ufak olanların aksine random bir item vermiyor. Arkfall kesildikten sonra oyuncuların önüne bir sıralama geliyor ve bu sıralamada arkfalla en fazla hasarı veren ile 20 oyuncu sıralanıyor. İlk 3 te olanlara çeşitli ödüller verilirken geri kalanlar orta düzey eşyalar ile yetinmek zorunda kalıyor. Genel olarak arkfall oalyı oyuna zenginlik katan bir başka şey olmuş.
Tonlarca grafik hatası,bug ve diğerleri...
Evet sevgili okurlar geldik bir çok inceleme sitenin düşük puan verme konusunda çılgın attığı, adeta coştuğu kısma yani grafiklere. Nerden başlasam ya da ne söylesem inanın bilmiyorum. Daha önce yazdığım ön inceleme yazısında oyundan bu kadar kötü bir performans kesinlikle beklemiyordum. Hataların kapalı betadan sonra düzeltileceğini ve oyunun fizik motorunda iyileştirmeler olacağını falan zannetmiştim. Şimdi görüyorum ki yapımcılar bizle adeta dalga geçiyor. Birbirinin aynısı olan kaplamalardan mı dem vurayım yoksa hiç özenilmemiş döşemelerden ya da modellemelerden mi? Sürekli yaşanan fps düşmenelerini hiç görmeyin bence. Bir de oyunun fizik motoru var ki hiç sormayın. Pardon var yazmışım aslında o da yok. Top gibi seken ATV motorları var ya da poşet gibi süzülen devasa sinekler. Bunun yanında oyunun içinde onlarca buglu alan var. Bazen aracınızda son hızla giderken misket kadar bir taş parçasına saplanıp küt diye durabilirsiniz, dikkat edin.
Bu başlık altında bir de oyundaki çatışmalardan bahsetmek istiyorum. Grafiklerde ki önemli sorunların aksine ben oyunun vuruş ve vurulma hissini oldukça beğendim. Sonuçta bilim-kurgu dünyasında geçen bir evrendesiniz ve silahlar da buna göre ilginç lazerler falan ışınlayabiliyor. Tabii ki bir lazer ile bir Magnum mermisinin vuruş hissiyatı aynı olmamalı. Bence geliştiriciler bu kısıma oldukça fazla zaman ayırmışlar ve her silah tipi için birbirinden gerçekçi hissiyatlar yaratmışlar. Bir shooter için oldukça önemli olan bu durum benden tam puan almayı başardı.
Unutmadan bir de sesler var. Defiance için sesler konusunda genelde sert parçalara gidilmiş. Özellikle çatışmalar sırasında arkadan gelen müzik ile gazlanmanız içten bile değil. Aynı şekilde haritada gezerken birden giren müzikler de öyle. Aksiyonu bol bir oyun için bence bu tarzı seçmek oldukça doğru bir hareket olmuş. Oyun boyunca bizlere eşlik eden ana karakterlerin sesleri için de dizideki oyuncular ile çalışılmış. Yaratıkların sesleri ise birbirleriyle aynı, mantıksız ve sönük kalıyor. Tabii ki bir de silah sesleri var. Oyunda bulunan silahların sesleri gerçekten tok ve yerinde. Eğer iyi bir headset kullanıyorsanız oyunun yüksek kalitede ses desteği ile Defiancedan sesler konusunda büyük bir keyif almanız mümkün.
Herkesi üzen, beni ise ümitlendiren bir yapım...
Defiance genel manada ne yazık ki beklentileri karşılayamadı.Oyun zengin içeriğine rağmen oldukça kötü oyun motoru ile düşük puan alıyor. Fakat ben umudumu asla kaybetmeyeceğim. Oyunda bulunan buglar her hafta büyük patchler ile düzeltiliyor ve Defiance her geçen gün biraz daha oyuncu kazanıyor.
Oyun hakkında yapılan en önemli tartışma ise Defianceın hardcore mu yoksa casual mı olduğu konusunda. Bunun için öncelikle harcore ve casual terimlerinin kişiye göre anlamını bilmek gerekiyor diye düşünüyorum. Benim tanımlarımda hardcore oyunculuk hikaye ve içerik zenginliği olduğu için ben Defianceı hardcore oyun köşeme koydum. Oyun hem arkadaşlarınız ile stres atıp çıkabileceğiniz hem de arkfall peşinde tek başınıza saatlerinizi harcayabileceğiniz cinsten bir yapım. Farkındaysanız yazımda oyun içi detaylara pek fazla girmedim. Bulunan silahlardan, zırhlardan veya yaratık çeşitlerinden neredeyse hiç bahsetmedim. Bunun nedeni bunların hepsini kendinizin tecrübe etmesini istememdir. Çünkü bu tür şeyler klasik shooter ile benzer iken benim size anlattığım şeyler Defianceı diğer oyunlardan ayıran önemli noktalardı. Diğer oyunlar demişken Defianceı bir oyuna benzetmek istersek en güzeli sanırım Borderlands olacaktır. Çünkü Defiance neredeyse Borderlands serisinin açık dünya üzerinde oynanan bir MMO ya dönüştürülmüşü.
Defianceın Standart Edition isimli paketi şu an 60$, diğer paketleri ise yaklaşık 100$ gibi fiyatlara satılmakta. Fakat internette bir kısa araştırma yaparsanız uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Defiance için sitemizde ilerleyen günlerde başka şeyler yapar mıyız bilmiyorum fakat ben uzun süre bu oyunu oynamaya devam edeceğim. Kalın sağlıcakla...
Önemli not: Bu yazıda sizlere daha çok oyun içinde ki deneyimlerimden bahsedeceğim. Defiance hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için öncelikle
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
detaylı ön inceleme yazımızı okuyabilirsiniz. Oyunda ki PvP sistemi hakkında detaylı bir yazıyı ilerleyen zamanlarda sitemizde bulabileceksiniz.Bir garip hikaye yapısı....
Oyunun en sağlam güvencesi sanırım akıcı bir hikayesinin olması. En azından bu durum yapımcılara göre böyle. Defianceın hem oyun hem dizi olduğundan bahsetmiştim. Dizinin ilk bölümü uzun bekleyişlerin ardından geçen hafta yayınlandı. Ben bölümü izlediğimde oyunu henüz 6 saat kadar falan oynamıştım ve ne yazık ki dizide ana karaktarler haricinde oyundan hiçbir parça göremedim. Bize verilen söz oyunun ve hikayenin haftalık olarak birbirini tamamlayacağı şeklindeydi. Fakat daha pilot bölüm olmasından dolayı şimdilik bunu sineye çekiyorum.
Oyun ve dizi uzaylıların dünyamıza indiği ve onlarla ateşkes imzaladığımız bir zamanda geçiyor. Fakat bu ateşkese uymayan bazı uzaylı ırkları ile olan savaş dünyayı oldukça tahrip etmiş durumda. Defiance ise bu dünyada bulunan bir yerleşim biriminin adı. Kendi içinde medenileşmiş olan bu yer birçok insan ve farklı uzaylı ırklarının kardeşçe yaşadığı bir ortam. Pilot bölümde her ne kadar çok fazla değinilmese de bir de işin diğer yüzü olan Dünya Cumhuriyeti var. Bu büyük toplum ise genelde savaşın dışında kalıp, göç etmeyi tercih etmiş olanlardan oluşuyor (Belki de ben yanlış anlamışımdır). Şimdi gelelim benim kafamı karaştıran asıl noktaya. Dizide tüm ana karakterler Defiance dediğimiz yerleşke üzerinde bulunurken, oyunda Earth Republic yani Dünya Cumhuriyeti üzerinde bulunuyor. Bu da demek oluyor ki ya dizi de birşeyler olacak ya da oyunda bu tür farklılıklar var. Bunu dizinin ilerleyen bölümleri ve oyunun ilerleyen görevleri belirleyecek tabii ki.
Oyunun üstüne kurulu olduğu hikayeyi ne kadar beğendin derseniz, bence bir shooter için en doğru seçim olmuş. Uzaylının olduğu yerde teknoloji, teknolojinin olduğu yerde silahlar konuşuyor diyorum her zaman. Ki ben; böyle uzaylıların olduğu, gelecekte geçen bilim-kurgulardan pek hoşlanmayan biriyim. Asıl önemli olan bu evren yapısının oyuna olan katkısı tabii ki. Bu katkıyı detaylı olarak yazının bir sonraki paragrafında incelemeye başlayacağız.
Açık dünyanın nimetleri
Defianceın açık dünya oynanışa sahip olduğunu söylemiştik. Oyunu klasik shooter lardan ayıran en büyük özelliği oyuncuya özgür bir CO-OP deneyimi sunması. Haritada bulunan ana görevi ya da yan görevleri arkadaşlarınızla beraber yapabilirsiniz. İşin güzel tarafı ise bu görev çeşitlerinin oldukça zengin olması. O kadar zenginler ki içlerinde boğulabilirsiniz çünkü harita üzerinde her 3 adımda bir farklı bir düşman kolonisine ya da yardıma muhtaç bir askere denk geliyorsunuz.
Oyunda yapabilecekleriniz dallara ayrılmış durumda. İlk olarak olmazsa olmaz bir ana görev bütünü var. Ana görevler harita üzerinde büyük bir ünlem işareti ile gösteriliyor ve hikaye akışını sağladığı gibi size güzel eşyalar da kazandırıyor. Bunun yanında bir diğer klişe olan yan görevler var. Yan görevler aynı şekilde hikaye ile bağlantılı fakat yapılmaları zorunlu değil ödülleri ise dişe dokunur cinsten. Bir diğer aktivite ise harita üzerinde bulunan noktalar. Ben bunlara çerez diyorum. Çünkü bu görevleri yapmak için hiçbir zorunluluğunuz yok fakat 2-3 arkadaş sıkıldığınızda buralarda biraz vakit geçirebiliyorsunuz. Bu çerezler genelde git şu bölgedeki yaratıkları temizle ya da git şurda ATV motorun ile yarış yap falan şeklinde. Bunlar her ne kadar gereksiz gibi görünse de oyunda vakit harcamanız için düşünülmüş güzel şeyler ve oynanışa inanılmaz bir zenginlik katıyorlar. Bir de rastgele gelişen olaylar var. Örneğin etrafı gezerken bir anda önünüze bir düşman helikopteri iniyor ve mutantlar size ateş açmaya başlıyor. Bu çatışmalarda galip gelirseniz de güzel ödüller kazanıyorsunuz. İşte bunlar hep açık dünyanın nimetlerinden sonuna kadar yararlanmak oluyor.
Gelelim açık dünyada diğer oyuncular ile olan etkileşimize. Bu konuda tartışmasız Guild Wars 2 örnek alınmış. Oyunda moblara kaç kişi vurursanız vurun herkese aynı miktarda para ve eşya düşüyor. Yani kill lose dediğimiz ks atma olayı bu sayede imkansız hale geliyor. Oyunda diğer oyunculara invite atarak takım kurabiliyorsunuz fakat ben halen bunun bir yararını göremedim. Zaten zorlandığım görevlerde genelde insanlar halime acıyıp bana yardım ediyorlar. Belki de parti olunca daha fazla exp alıyorsunuzdur vs. Fakat ben en azından şimdilik bir fark göremedim.
Oyunda bulunan harita teleport olabileceğiniz noktalar ile ayrılmıyor. Yani bazı oyunlar gibi biz açık dünyayız deyip de araya yükleme ekranı sokmuyor. Defianceda bulunan harita oldukça büyük fakat bir o kadar detaysız dizayn edilmiş. Sürekli birbirine benzeyen yerleşkeler, ovalar, bayılır, yollar görmek mümkün. Ben haritanın tamamını gezemedim fakat bir yerden sonra alanların ve yaratıkların değiştiğini farkettim. Anladığım kadarıyla haritanın daha ileri noktalarında bazı değişimler olacak. Bu arada bu devasa diyarı tabii ki koşarak gezmek imkansız. Oyunda bizlere araçlar eşlik ediyor. Oyuna bir ATV motor ile başlıyor fakat sonraları oyunda bulunan araç galerilerinden yeni kamyonetler, arabalar, ATV ler falan alabiliyorsunuz. Ne yazık ki araçları tek kişi kullanabiliyor, takım arkadaşlarınız ile aynı araca binemiyorsunuz. Fakat bu özelliğin oyuna ekleneceği söyleniyor. Belki de eklenmiştir bile.
Bir gece ansızın düşebilirim...
Defiance için hazırladığımız tanıtım videosunu okuyup, ön inceleme yazısını okuyan herkes oyunda bulunan arkfall dediğimiz meteorlardan muhakkak haberdardır. Arkfallar için özetle haritaya rastgele düşen meteor taşları diyebiliriz. Bu meteor taşları yanlarında değerli eşyaları olduğu gibi iğrenç görünümlü yaratıkları da getiriyor. Oyunda boyutlarına göre ayrılmış üç çeşit arkfall bulunuyor. En küçük arkfall bir ya da iki kişi tarafından rahatça kesilebiliyorken, en büyükleri olan major arkfall kimi zaman sayıları 30 ile 50 arasında değişen oyuncunun beraber mücadele etmesi ile patlatılabiliyor.
Arkfallar düştüklerinde harita üzerinde kendilerine özgü bir simge ile gösteriliyorlar. Genelde bir grup oyuncu görev yapmak yerine oyunda arkfall avlamayı tercih ediyor. Bu yüzden gördüğünüz bir arkfall sizden uzaktaysa yanına gitmeyi hiç denemeyin, sizden önce birileri mutlaka onu alt eder. Arkfallların içinden çeşitli yaratıkların çıktığını söylemiştik. Bu yaratıklar oyunda bulunan mutantların aksine oldukça zeki ve ölmemek için her yolu deniyorlar. Bu yüzden arkfall kesmek tahmin ettiğiniden daha uzun zaman alabiliyor.
Arkfall işinde asıl olay ise bahsettiğim major arkfalllar. Major arkfallar 30-40 oyuncunun yardımıyla bile 10 dakikadan fazla sürede kesilebiliyor. Fakat bu devasa meteorlar ufak olanların aksine random bir item vermiyor. Arkfall kesildikten sonra oyuncuların önüne bir sıralama geliyor ve bu sıralamada arkfalla en fazla hasarı veren ile 20 oyuncu sıralanıyor. İlk 3 te olanlara çeşitli ödüller verilirken geri kalanlar orta düzey eşyalar ile yetinmek zorunda kalıyor. Genel olarak arkfall oalyı oyuna zenginlik katan bir başka şey olmuş.
Tonlarca grafik hatası,bug ve diğerleri...
Evet sevgili okurlar geldik bir çok inceleme sitenin düşük puan verme konusunda çılgın attığı, adeta coştuğu kısma yani grafiklere. Nerden başlasam ya da ne söylesem inanın bilmiyorum. Daha önce yazdığım ön inceleme yazısında oyundan bu kadar kötü bir performans kesinlikle beklemiyordum. Hataların kapalı betadan sonra düzeltileceğini ve oyunun fizik motorunda iyileştirmeler olacağını falan zannetmiştim. Şimdi görüyorum ki yapımcılar bizle adeta dalga geçiyor. Birbirinin aynısı olan kaplamalardan mı dem vurayım yoksa hiç özenilmemiş döşemelerden ya da modellemelerden mi? Sürekli yaşanan fps düşmenelerini hiç görmeyin bence. Bir de oyunun fizik motoru var ki hiç sormayın. Pardon var yazmışım aslında o da yok. Top gibi seken ATV motorları var ya da poşet gibi süzülen devasa sinekler. Bunun yanında oyunun içinde onlarca buglu alan var. Bazen aracınızda son hızla giderken misket kadar bir taş parçasına saplanıp küt diye durabilirsiniz, dikkat edin.
Bu başlık altında bir de oyundaki çatışmalardan bahsetmek istiyorum. Grafiklerde ki önemli sorunların aksine ben oyunun vuruş ve vurulma hissini oldukça beğendim. Sonuçta bilim-kurgu dünyasında geçen bir evrendesiniz ve silahlar da buna göre ilginç lazerler falan ışınlayabiliyor. Tabii ki bir lazer ile bir Magnum mermisinin vuruş hissiyatı aynı olmamalı. Bence geliştiriciler bu kısıma oldukça fazla zaman ayırmışlar ve her silah tipi için birbirinden gerçekçi hissiyatlar yaratmışlar. Bir shooter için oldukça önemli olan bu durum benden tam puan almayı başardı.
Unutmadan bir de sesler var. Defiance için sesler konusunda genelde sert parçalara gidilmiş. Özellikle çatışmalar sırasında arkadan gelen müzik ile gazlanmanız içten bile değil. Aynı şekilde haritada gezerken birden giren müzikler de öyle. Aksiyonu bol bir oyun için bence bu tarzı seçmek oldukça doğru bir hareket olmuş. Oyun boyunca bizlere eşlik eden ana karakterlerin sesleri için de dizideki oyuncular ile çalışılmış. Yaratıkların sesleri ise birbirleriyle aynı, mantıksız ve sönük kalıyor. Tabii ki bir de silah sesleri var. Oyunda bulunan silahların sesleri gerçekten tok ve yerinde. Eğer iyi bir headset kullanıyorsanız oyunun yüksek kalitede ses desteği ile Defiancedan sesler konusunda büyük bir keyif almanız mümkün.
Herkesi üzen, beni ise ümitlendiren bir yapım...
Defiance genel manada ne yazık ki beklentileri karşılayamadı.Oyun zengin içeriğine rağmen oldukça kötü oyun motoru ile düşük puan alıyor. Fakat ben umudumu asla kaybetmeyeceğim. Oyunda bulunan buglar her hafta büyük patchler ile düzeltiliyor ve Defiance her geçen gün biraz daha oyuncu kazanıyor.
Oyun hakkında yapılan en önemli tartışma ise Defianceın hardcore mu yoksa casual mı olduğu konusunda. Bunun için öncelikle harcore ve casual terimlerinin kişiye göre anlamını bilmek gerekiyor diye düşünüyorum. Benim tanımlarımda hardcore oyunculuk hikaye ve içerik zenginliği olduğu için ben Defianceı hardcore oyun köşeme koydum. Oyun hem arkadaşlarınız ile stres atıp çıkabileceğiniz hem de arkfall peşinde tek başınıza saatlerinizi harcayabileceğiniz cinsten bir yapım. Farkındaysanız yazımda oyun içi detaylara pek fazla girmedim. Bulunan silahlardan, zırhlardan veya yaratık çeşitlerinden neredeyse hiç bahsetmedim. Bunun nedeni bunların hepsini kendinizin tecrübe etmesini istememdir. Çünkü bu tür şeyler klasik shooter ile benzer iken benim size anlattığım şeyler Defianceı diğer oyunlardan ayıran önemli noktalardı. Diğer oyunlar demişken Defianceı bir oyuna benzetmek istersek en güzeli sanırım Borderlands olacaktır. Çünkü Defiance neredeyse Borderlands serisinin açık dünya üzerinde oynanan bir MMO ya dönüştürülmüşü.
Defianceın Standart Edition isimli paketi şu an 60$, diğer paketleri ise yaklaşık 100$ gibi fiyatlara satılmakta. Fakat internette bir kısa araştırma yaparsanız uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Defiance için sitemizde ilerleyen günlerde başka şeyler yapar mıyız bilmiyorum fakat ben uzun süre bu oyunu oynamaya devam edeceğim. Kalın sağlıcakla...
