kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cancan.1234 1
Cancan.1234
Hikaye Ekle

DustForce

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan SilentDream
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 3
  • Görüntüleme Görüntüleme 492

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

T.png
emizlikle aram hiç iyi değildir. Biliyorum kötü bir alışkanlık ama sağda solda vahşi batı misali oradan oraya yuvarlanan top top olmuş toz parçaları olsa dahi onları odamın doğal bir parçası olarak kabul ediyorum. Beraber geçinip gidiyoruz. Ta ki sevgili eşim odamdaki toz dünyasına müdahale edene kadar.

Dustforce hemen hemen yukarıda anlattığım durumla ilgili bir oyun. Herbiri farklı hız ve zıplama özelliklerine sahip dört ayrı temizlikçiden birini seçip envai çeşit ortamda temizlik sorumluluklarını yitirmiş insanların geride bıraktıkları döküntüleri temizlemeye ve bu döküntüleri temizlerken de oradan oraya zıplamaya çabaladığımız 2 boyutlu bir platform oyunu. Saç baş yolmaya hazır mısınız?

Anne yine aynı şeyi yaptım

Hitbox Team tarafından 17 Ocak tarihinde Steam üzerinden 9.99$'a satışa çıkarılan Dustforce'u açar açmaz kendine özgü stilini hemen fark ediyorsunuz. Yumuşak hareketler, el çizimi karakterler ve oradan oraya uçuşan yapraklar, toz parçacıkları, sülükler. Kimi zaman güneş batarken görevlere çıkıyoruz, kimi zaman yıldızlı gecelerde. Oyunun görsel olarak bir vuruculuğu yok ama kendine has tarzı ve bölümlerin özelliklerini yansıtan kusursuz renk seçimleriyle görsel özellikler görevini çok iyi yapıyor. Oyuna ilk girdiğinizde elinizde süpürgesiyle sizin onu yönlendirip envai çeşit platformu atlatmanızı bekleyen karakterinizi görüyorsunuz. Sağda solda birkaç kilitli kapı var. Havada uçuşan tozlu anahtarları bir güzel pataklayıp (evet oyunda üzerinde toz olan herşey sizin düşmanınız) ilk kapınızı açıyorsunuz.


i1.jpg

Derdin ne kızım gecenin köründe almış süpürgeni çıkmışsın. Kır dizini otur.

Dustforce dört ana bölümden oluşuyor. Park ve bahçeler müdürlüğü, kendilerini temizleyemediklerinden inanılmaz organizmalara dönüşmüş bilim adamlarının laboratuvarları, koca malikanelerin temizliğini yapmayı bırakıp zevk-ü sefaya düşmüş erkek ve kadın hizmetçilerin sorumlu olduğu evler ve son olarak belediye temizlik işçilerinin aldıkları maaşı çok az bulduklarından iş yavaşlatma eylemi yaptıkları sokaklar (bir de benim odayı bölüm yapsalar fena olmazmış aslında).

Bu dört ana bölümde toplamda elliye varan alt bölüm var. Kimi bölümler kendiliğinden açık. Bu bölümlerde herhangi bir şey yapmanıza gerek yok. Bölüme giriyorsunuz ve yer yer tozlu olan bölümleri üzerlerinden geçerek temizliyorsunuz. Bölümdeki hızınıza, tozları aralıksız silme tutarlılığınıza ve bu tozların tamamen temizlenip temizlenmeme oranına göre oyun size D'den S'ye kadar (süper) puan veriyor. İşte bu puanlama sistemi oyunun hem en güzel yanı hem de en sorunlu kısmı.


i2.jpg

Sohbahar yaprakları dökülür üzerime.

Çünkü açık olan bölümlerde eğer "kusursuz" ödülünü alırsanız oyun sizi bölümün zorluğuna göre bronz, gümüş ve altın anahtarlarla ödüllendiriyor. Böylece diğer kilitli bölgelere ulaşmış oluyorsunuz. Buraya kadar her şey gayet normal. Oyun sizi mücadeleye zorluyor. Hamlelerinizi dikkatle seçip hatadan mümkün olduğunca kaçınmanız gerekiyor. Her ne kadar defalarca aynı yeri oynamak zorunda kalsanız da bu meydan okumaya karşılık verirseniz o anahtarı ele geçirdiğinizde yaşadığınız tatmin duygusu inanılmaz.
 
Öte yandan o anahtarlara ulaşamadığınız sürece oyun kendini açmak için hiçbir şey vermiyor. Bölümleri kusursuz oynayıp, anahtarı aldınız aldınız. Aksi takdirde öylece kalakalacaksınız. Ya oyunu silip atacaksınız ya da aynı bölümü hatta aynı sabit yeri nasıl saniye kaybetmeden ve hata yapmadan geçeceğinizi hesap edeceksiniz.
Olaya kendi açımdan bakmak gerekirse, zor oyunları gerçekten çok seviyorum. Beni zorlasın, kendini alt etmem için fırsatlar yaratsın. Ama bu fırsatları yaratırken de beni sıkmasın. Super Meat Boy'u düşünün mesela. Önemli olan sevgilimize ulaşmaktır. Oyun önümüze hedefimize kaç saniye ulaştığımıza bakmaksızın yeni yollar açar… Ama Dustforce ne yazık ki öyle değil. İşte sırf bu yüzden oyunun ömrü tamamen sizin elinize bakıyor. Acı ama gerçek. Bu kadar güzel bir platform oyununun böylesi bir kısıtlamaya gitmesi ne yazık ki benim pek hoşuma gitmedi. Ama harita tasarlayıcı yakında hayata geçeceğinden yeni bölümler görmek mümkün. Oyunun yapısı modlanmaya çok açık. Geleceği parlak.

Abi kaşın gözün mü seyiriyor? NE ALAKASI VAR LAN!

Oyun tarz olarak zor demiştim değil mi? Bazen öyle bölümler oluyor ki geçmek için ciddi ciddi el mahareti gerekiyor. Sırtınızda jetpack olsa dahi geçemeyeceğiniz bir uçurum düşünün. Bu uçurum üzerinde tozdan batmış bir şekilde uçan kuşlar var. Karşıya nasıl geçeceksiniz? Tozlara bulanmış kuşları temizleye temizleye. Oyun kombolar üzerine kurulduğundan bir düşmanı yok ettiğiniz anda havadayken diğerine zıplama imkânınız var. Havada çift zıplayıp diğer platforma tırmanabiliyor, ya da yön tuşlarıyla tavanda belli bir süre asılı kalabiliyorsunuz. Bu hareketlerin hepsini bir şekilde bağlamayı becerebilirseniz eğer (ki anahtarları alabilmeniz için bu kombolar olmazsa olmaz) şiir gibi akan bir oynanış tarzı sizi bekliyor. Ne yazık ki söylendiği kadar kolay değil. Oyuna başlayacakları şimdiden uyarım. Bir bölümü belki yüzlerce kez oynamak zorunda kalacaksınız. "Kusursuz" olması için bunu yapmak zorundasınız. Hatta sıralamadaki diğer oyuncuların kayıtlı oyunlarını izleyerek amacınıza bir adım daha yaklaşabiliyorsunuz. Ama nihayetinde çok ama çok zorlanacaksınız. Zorlu oyunları sevmiyorsanız uzak durun arkadaşlar.


i3.jpg

Temizliğin hastasıyım, komboların ustasıyım.

Müzik konusuna gelecek olursak eğer... Son zamanlarda dikkat ediyorum da indie yapımlar özellikle müziklerle ön plana çıkmaya çalışıyorlar. Kimi zaman durgun kimi zaman da hareketli müzikleriyle sizi ekrana normalden çok daha uzun süre bağlama niyetinde Dustforce. Keşke oyundaki durumumuza göre değişim gösterebilseymiş müzikler. Albüm olarak da günlük yaşam akışınızda dinlenecek tarzda müziklere sahip Dustforce. Yapımcı firmaya teşekkür etmek lazım aslında çünkü oyunun audio kısmında albüm paylaşıma açmışlar..

İşin bir de çoklu oyuncu kısmı var. Yalnız çoklu oyuncu kısmı aynı bilgisayar üzerinden "hotseat" dediğimiz ekranı dörde bölerek oynanan cinsten. Halbuki bu çoklu yuncu kısmını internet üzerinden yapsalarmış uzun yıllar oynanabilecek bir oyun ortaya çıkarmış. Şu haliyle bu güzel potansiyel sadece harcanmış.


i4.jpg

Yıllarca temizlik yapmayanın hakkı kötektir de neyse. İyi tarafıma geldiniz.

Sonuç olarak Dustforce temelinde müthiş bir platfrom oyunu. Kendine özgü stili, grafik yapısı, oynanış biçimi ve müthiş müzikleri… Hepsi takdire şayan. Tek sıkıntımız oyunun siz ne yaparsanız yapın kusursuza ulaşmadan ilerlemenize izin vermemesi. Mücadeleyi seven iflah olmaz platform oyuncularına gün doğdu. Koşa koşa gidin alın. Sinirlerine hakim olamayacak pasaklılar ise uzak dursun. Maazallah bilgisayarınızı kırarsanız bir daha oyun falan oynayamazsınız.

Ne iyi ?

Müthiş müzikler. Akıcı bir oynanış. El çizimi grafikler. Kusursuz bir platfrom havası.

Ne kötü?

İnanılmaz zorluk. "Kusursuzu" arayış içinde olması.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst