kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

Dreamkiller (PC)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Achelous Polat
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 247

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

2111_2.jpg
Her ne kadar ben hiçbir şeyden korkmam diyenler varsa da, mutlaka herkesin korktuğu, çekindiği şeyler vardır. Bu korktuğumuz şeyler kimi zaman reel hayatta karşımıza çıkan varlıklar, kimi zaman ise metafiziksel olarak adlandırdığımız varlıklardır. Misal bir insan örümceklerden ölümüne korkabilir, bir diğer insan ise hayaletlerden, uzaylılardan vb. varlıklardan korkabilir. Bu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ortak olan nokta ise korkularımızla rüyalarımızda yüzleştiğimizdir. Gerçi bu tarz şeylerle yüzleştiğimizde genelde rüya yerine kabus kelimesini daha çok kullanırız. Kabuslarımızda sınırlar yoktur. Aslında kötü yanı da budur diyebilirim. Yani asla gerçek hayatta karşılaşamayacağımız şeylerle (mesela dev örümcekler gibi) rüyalarımızda karşılaşabiliriz. Hem de yüzlercesi ile. Ya da birden etrafımızı hayaletler, yada ağzı burunu yer değiştirmiş insanımsı varlıklar çevirebilir. İşte o anda kalbiniz daha bir hızlı atmaya başlar. Vücudunuzdan soğuk terler boşalır. Tam o anda her şeyin sona erdiğini düşünüp gözlerinizi sıkı sıkı yumarsınız veeee gerçek dünyaya açarsınız gözlerinizi. Bir süre olayın şokundan çıkamasanız da kısa süre sonra her şeyin bir rüya olduğunu anlarsınız. Yüzünüzde ufak bir tebessüm belirir. Eee tabi öylesine bir kabusun sadece rüyadan ibaret olmuş olması sizi mutlu eder. İşte şimdi okuyacağınız incelemede bu rüyalarla daha doğrusu kabuslarla ilgili olan bir oyunu anlatıyor. DreamKiller. Hadi şimdi en karanlık kabuslarla bile cesurca yüzleşebilen Alice Drake'in hikayesine bir göz atalım.
Gözlerinizi Kapayın Yeter, Gerisini Alice Halleder
Oyundaki baş karakterimizin ismi Alice Drake. Alice küçüklüğünden beri çok korkunç kabuslar gören bir psikologtur. Tabi zaman geçtikçe Alice bu kabuslarına alışmış, hatta onları kontrol edebileceğini öğrenmiştir. Bu özelliğini keşfeden karakterimiz kendi gibi olan hastalarına da yardım etmeye karar verir ve onların kabuslarına girmeye başlar. Bunu nasıl başarıyor derseniz sanırım hipnoz vb. bir yöntem kullanıyor. Oyunun hikayesini kısaca böyle özetleyebiliriz. Aslında özetten de ziyade oyunun hikayesi bu. Hastalarımızın kabuslarına giriyoruz ve korktuğu ne varsa onlarla yüzleşiyoruz.
2111_3.jpg
Dreamkiller aslında salt bir aksiyon oyunu. Yani öyle kafa yoracak bir yapısı yok. Ya da aman sessiz olayım kimse beni görmesin üçünü gizlice aşağı alsam geriye kalanları daha kolay haklarım gibi planlar yapmanıza da gerek yok. Siz dümdüz yürüyün sizi bulması gereken yaratıklar veya ucubeler şak diye gelip buluyor zaten. Sizlere daha iyi anlayabilmeniz açısından oyunun ilk bölümünden biraz bahsetmek istiyorum. Oyuna başladığımız ilk hastamızın en büyük korkusu araknafobia. Yani örümcek korkusu. Bunu bölüme başlamadan önce önümüze gelen loading ekranından öğrenebiliyoruz. Böylece oynayacağımız bölümde de karşımıza ne cins yaratıklar çıkacağını tahmin etmek pekte zor olmuyor. Neyse, bölüme başladığımızda Alice'in özel yeteneklerini keşfediyoruz. Bunlardan biri ateş, bir diğeri ise elektrik tarzında bir şey. Hastamızın rüyasına girdiğimizde bizi en büyük korkusu olan örümcekler karşılıyor. Tabi ki bunlar sizinde tahmin edebileceğiniz gibi üzerine basıp öldürebileceğimiz türden örümcekler değil. Karşımıza gelen orta boyuttaki örümcekleri hakladıktan sonra açılan kapıdan yolumuza devam ediyoruz. Zaten oyun boyunca bu böyle oluyor. Oda tarzında bir yere geliyoruz, gelen yaratıkları haklıyoruz sonra açılan yerden geçip yolumuza devam ediyoruz. Yani Dreamkiller'da önünüze ne gelirse öldürmek zorundasınız. Bu ufak detaydan sonra anlatımımıza devam edelim. Açılan kapıdan geçtikten sonra aynı şekilde önümüze ne gelirse öldürüyoruz. Öldürdüğümüz örümcekler kırmızı, yeşil ve sarı renkte ışık topları bırakıyorlar. Bunlar bizim sağlığımızı, ateş gücümüzü ve elektrik gücümüzü doldurmamızı sağlıyor. Bunları toplayarak yolumuza devam ediyoruz ve bir süre sonra hastamızın rüyasında minigun tarzı bir silahla karşılaşıyoruz. Alice bu silahı alıyor ve hastasına teşekkür ediyor. Kabuslarında böyle bir silahı bana bağışladın diye. Ve bu böyle sürüp gidiyor. Zaten yol kaybetme gibi bir derdiniz yok. Bütün düşmanlarınızı temizlediğinizde ekranın üst orta kısmında nereye gitmeniz gerektiğini gösteren yeşil bir ok beliriyor. Sizde yolunuzu ona göre belirliyorsunuz.
2111_1.jpg
Hastalarınız size rüyalarında bu tarz hoş sürprizler yapabiliyor. Her kabusta karşınıza böyle bir silah çıkıyor. Tabi ki her kabusun sonunda da sizi bir boss bekliyor. Onu da yendikten sonra hastanız mutlu bir şekilde yanınızdan ayrılıyor. Ayrıca bazı kabuslarda çok değişik mekan tasarımlarıyla da karşılaşabiliyorsunuz. Mesela cadde kenarındaki bir eve giriyorsunuz sonra içerideki ucubeleri temizliyorsunuz ve aynı kapıdan dışarı çıkıyorsunuz. O da ne! Karşınızda bir sürü ağaç ve dev bir ormanın orta yerindesiniz. Tabi ki bu bir kabus. Şaşırmaya gerek yok. Hastanız ne görüyorsa sizde onu yaşıyorsunuz. Aslında bunlar Dreamkiller'in güzel yanlarını oluşturuyor diyebilirim. Açıkçası benim hoşuma gitti. Tabi birde üzerinize akın akın gelen düşmanlarınız var. Zaten oyunda düşmanlarınız size dört bir yandan saldırıyor. Her yerden çıkabiliyorlar. Bir anda kendinizi bir ablukanın içerisinde buluyorsunuz. Buda bazen sıkıcı olabiliyor.
Genel Yorum
Dreamkiller belki bundan seneler önce çıkmış olsa övgülerle bahsedebilirdim. Fakat günümüz şartlarında oyun sektörüne pek bir şey kazandırdığını söyleyemem. Özellikle fps türünde görmeye alışık olduğumuz muazzam grafiklerden oyunda eser yok. Herhalde yapımcılar boş vakitlerini değerlendirmek amacıyla böyle bir oyun yapmışlar. Çünkü oyunun geneline baktığınızda emekten uzak olduğunu fark ediyorsunuz. Gerçi duyurulduktan iki ay sonra piyasaya sürülen bir oyundan fazla bir şey beklemekte her halde bir rüya olurdu. Ama salt aksiyondan hoşlanan oyun severler için Dreamkiller iyi bir tercih olabilir. Zira önünüz, arkanız, sağınız, solunuz tamamen düşman kaynıyor. Oyuna girin ve önünüze geleni öldürün. Unutmayın... Herkes oyun oynar!
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst