Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
İlk defa 1988 yılında Arcade makinalarıyla oyun dünyasına adım atan Rick, daha kanlı ve acımasız bir oyun kurgusuyla geri döndü. PlayStation 3 ve Xbox 360 için geliştirilen Splatterhouse geçtiğimiz günlerde raflardaki yerini aldı. Son derece şiddet dolu bir içeriğe sahip olan yapım, aynı geçmiş senelerde atari ve arcade makinaları için çıkarılan Splatterhouse'da olduğu gibi Rick, Jennifer ve Dr. West üçgeninde gelişen karmaşık olayları bizlere yansıtıyor. Oyuna ilk girdiğiniz andan itibaren başlayan karanlık atmosfer, sizi oyunun sonuna kadar yalnız bırakmıyor. Splatterhouse'un menü tasarımına, hatta loading ekranına kadar işlemiş olan vahşet havası, oyun esnasında zirveye ulaşıyor. Dilerseniz lafı fazla dolandırmadan Splatterhouse'un içeriğine bir göz atalım.
Kimim Ben? Ne Oldu Bana?
Oyuna başladığımızda, kahramınımız Rick'in bağırsakları dışarı çıkmış bir biçimde yerde uzandığını görüyoruz. Rick, vücudundaki bütün kan boşalmış olmasına rağmen hala sevgilisi Jeniffer'ı kurtarma derdinde. Dilerseniz olayları biraz daha baştan alarak sizlere anlatayım. Aksi takdirde Splatterhouse'un hikayesini anlamakta biraz zorlanabilirsiniz.
Splatterhouse'un ana karakteri gen bilimi üzerine çılgınca deneyler yapan Dr West adında bir bilim adamı. West, insan ve diğer canlıların genleriyle oynayarak onları birer ucubeye çevirmektedir. Üzerinde deney yaptığı canlıları korku evleri adını verdiği yerlere hapseden West, Rick ve Jennifer üzerinde de bir takım deneyler yapmak istemektedir. Fakat Rick ve Jennifer ters giden bir şeyler olduğunu bir şekilde anlarlar. Bunun üzerine West, Rick'i çok ağır bir şekilde yaralar ve Jennifer'ı alıp oradan uzaklaşır.
İşte oyun bu noktadan itibaren gelişen olayları bize anlatıyor. Yerde ölmek üzere yatan Rick, bir anda önünde "Terror Mask" i görür. Gayipten gelen bir ses ona Jennifer'ı kurtarmak için maskeyi takmaktan başka çaresinin olmadığını söyler. Zaten fazla bir şansı olmayan Rick, maskeyi yüzüne takar ve bir anda iri yarı, kaslı kuvvetli bir ucubeye dönüşür.
Korkması Gereken Bu Sefer Biz Değiliz
Genelde, bu tarz oyunlarda ana karakterimiz düşmanlarına oranla daha pasif bir görünüme sahip olurdu. Fakat bu durum Splatterhouse'da hiçte böyle değil. Rick, maskeyi taktıktan sonra, karşısına gelen düşmanları bir yumrukla yere serebilecek kadar güçlü bir duruma geliyor. Düşmanlarının kanlarını döktükçe dahada çok güçlenen Rick, önüne gelen herşeyi kırıp dökerek sevgilisinin peşine düşüyor.
Splatterhouse genel olarak geniş bir kombo içeriğine sahip. Düşmanlarımızın kanlarını topladıkça, upgrade menüsünden açtığımız yeni kombo ve hareketlerle son derece güçlü bir hale geliyoruz. Oyundaki sağlık sistemide kan üzerine temellendirilmiş. Ekranımızın sol üst köşesindeki kan barı dolu olduğunda bize belirtilen tuşlara basarak canımızı doldurabiliyoruz.
Splatterhouse'da en güzel olay ise belirli silahlarla sınırlandırılmamış olmamız. Oyunda, çivili sopadan, kılıca, motorlu testereden, pompalı tüfeğe kadar bir çok alternatif silah kullanabiliyoruz. Bu silahların vuruş güçleri çok üst seviyelerde olsa bile, bir çoğu Rick'in daha ağır hareket etmesini sağlıyor. Buda düşmanlarımıza karşı bize büyük bir handikap veriyor. Oyundaki düşman çeşitliliği, benzer oyunlara kıyasla biraz az diyebilirim. Mesela God of War yada Darksiders'ta düşman zenginliği Splatterhouse oranla daha fazlaydı. Splatterhouse'da genel düşman türleri aynı olsa bile, bölüm sonundaki boss tasarlamaları bir hayli yaratıcı olmuş. Bu bölüm sonu canavarları kimi zaman bizon kafalı bir yaratık, kimi zamansa dev bir ağaç gövdesini andıran ucubeden ibaret olabiliyor.
Namco, Splatterhouse'u geliştirirken, işin içine biraz nostalji katıp iki boyutlu bölümler yapmayıda ihmal etmemiş. Oyunda zaman zaman, aynı eski arcade makinalarındaki Splatterhouse benzeri iki boyutlu bölümlerlede karşılaşıyoruz. Bu bölümlerde, bize saldıran düşmanları öldürmenin yanında, önümüze gelen engellerden atlayarak zıplayarak geçiyor, etrafımızdaki bubi tuzaklarına yakalanmadan bölümü bitirmeye çalışıyoruz. Tabi oyundaki save sistemi checkpointler üzerine kurulu olduğundan, bu bölümlerde öldüğünüzde en baştan başlamanız biraz canınızı sıkabilir. Zaten Rick'i düşmanlarının biraz zor öldürdüğünü düşünürsek, tek ölüm nedeninizin bu bubi tuzakları olacağını varsayabiliriz. O yüzden bu tarz iki boyutlu bölümlerde biraz daha dikkatli olmanızı öneririz.
Genel Yorum
Splatterhouse, Cell-Shade tekniğiyle geliştirilmiş olmasına rağmen son derece kaliteli grafiklere sahip. Her ne kadar karakter detaylandırmaları Cell-Shade tekniğinde istenilen kaliteye ulaşamasa bile Namco bu işi iyi kıvırmış diyebilirim. Zaten Splatterhouse'taki ucubelerin net bir surat biçimleri olmadığından, bu detayın sizi o kadar da rahatsız edeceğini sanmıyorum. Oyundaki kombo gelişimi bir hayli düzgün. Yani karakterimiz Rick öyle saçma sapan, fiziğe aykırı hareketlerde bulunmuyor. Splatterhouse'da yeni upgradeler yaptıkça açtığınız hareketlerinizle, karakterimiz Rick'inde şeklinde yani dış görünümünde değişmeler oluyor. Eğer tüm upgradeleri tamamlarsanız, oyun ilk başladığınızda kontrol ettiğiniz Rick'i ortaya çıkarabiliyorsunuz.
Oyundaki seslere gelecek olursak, yine olumlu düşüncelerden bahsedebiliriz. Zaten oyunda öyle ahım şahım bir seslendirme olmadığından, tek bahsedeceğimiz şey, arkada çalan fon müziği ve düşmanlarımızın çıkardığı garip sesler olacaktır. Eee Splatterhouse'da bu konuda pekte kötü değil. Arka planda çalan korku temalı slov müzik, düşmanlarımızın çıkardığı garip sesler ve kötü adam gülüş figürleri atmosfere uyum sağlamış. Yani Splatterhouse sesler konusunda da sınıfı geçmeyi başarmış.
Sonuç olarak diyebilirizki, Namco başarılı bir Splatterhouse oyunu yaratmayı başarmış. Yalnız şimdiden belirtmeliyimki, oyun aşırı derecede kan ve vahşet içeriyor. Yani üzerindeki +18 damgasını sonuna kadar hak eden bir içeriğe sahip. Eğer God of War, Dante's İnferno gibi oyunları beğenerek oynadım diyorsanız, Splatterhouse'u da denemenizi öneririm. Unutmayın! Herkes Oyun Oynar!
Kimim Ben? Ne Oldu Bana?
Oyuna başladığımızda, kahramınımız Rick'in bağırsakları dışarı çıkmış bir biçimde yerde uzandığını görüyoruz. Rick, vücudundaki bütün kan boşalmış olmasına rağmen hala sevgilisi Jeniffer'ı kurtarma derdinde. Dilerseniz olayları biraz daha baştan alarak sizlere anlatayım. Aksi takdirde Splatterhouse'un hikayesini anlamakta biraz zorlanabilirsiniz.
Splatterhouse'un ana karakteri gen bilimi üzerine çılgınca deneyler yapan Dr West adında bir bilim adamı. West, insan ve diğer canlıların genleriyle oynayarak onları birer ucubeye çevirmektedir. Üzerinde deney yaptığı canlıları korku evleri adını verdiği yerlere hapseden West, Rick ve Jennifer üzerinde de bir takım deneyler yapmak istemektedir. Fakat Rick ve Jennifer ters giden bir şeyler olduğunu bir şekilde anlarlar. Bunun üzerine West, Rick'i çok ağır bir şekilde yaralar ve Jennifer'ı alıp oradan uzaklaşır.
İşte oyun bu noktadan itibaren gelişen olayları bize anlatıyor. Yerde ölmek üzere yatan Rick, bir anda önünde "Terror Mask" i görür. Gayipten gelen bir ses ona Jennifer'ı kurtarmak için maskeyi takmaktan başka çaresinin olmadığını söyler. Zaten fazla bir şansı olmayan Rick, maskeyi yüzüne takar ve bir anda iri yarı, kaslı kuvvetli bir ucubeye dönüşür.
Korkması Gereken Bu Sefer Biz Değiliz
Genelde, bu tarz oyunlarda ana karakterimiz düşmanlarına oranla daha pasif bir görünüme sahip olurdu. Fakat bu durum Splatterhouse'da hiçte böyle değil. Rick, maskeyi taktıktan sonra, karşısına gelen düşmanları bir yumrukla yere serebilecek kadar güçlü bir duruma geliyor. Düşmanlarının kanlarını döktükçe dahada çok güçlenen Rick, önüne gelen herşeyi kırıp dökerek sevgilisinin peşine düşüyor.
Splatterhouse genel olarak geniş bir kombo içeriğine sahip. Düşmanlarımızın kanlarını topladıkça, upgrade menüsünden açtığımız yeni kombo ve hareketlerle son derece güçlü bir hale geliyoruz. Oyundaki sağlık sistemide kan üzerine temellendirilmiş. Ekranımızın sol üst köşesindeki kan barı dolu olduğunda bize belirtilen tuşlara basarak canımızı doldurabiliyoruz.
Splatterhouse'da en güzel olay ise belirli silahlarla sınırlandırılmamış olmamız. Oyunda, çivili sopadan, kılıca, motorlu testereden, pompalı tüfeğe kadar bir çok alternatif silah kullanabiliyoruz. Bu silahların vuruş güçleri çok üst seviyelerde olsa bile, bir çoğu Rick'in daha ağır hareket etmesini sağlıyor. Buda düşmanlarımıza karşı bize büyük bir handikap veriyor. Oyundaki düşman çeşitliliği, benzer oyunlara kıyasla biraz az diyebilirim. Mesela God of War yada Darksiders'ta düşman zenginliği Splatterhouse oranla daha fazlaydı. Splatterhouse'da genel düşman türleri aynı olsa bile, bölüm sonundaki boss tasarlamaları bir hayli yaratıcı olmuş. Bu bölüm sonu canavarları kimi zaman bizon kafalı bir yaratık, kimi zamansa dev bir ağaç gövdesini andıran ucubeden ibaret olabiliyor.
Namco, Splatterhouse'u geliştirirken, işin içine biraz nostalji katıp iki boyutlu bölümler yapmayıda ihmal etmemiş. Oyunda zaman zaman, aynı eski arcade makinalarındaki Splatterhouse benzeri iki boyutlu bölümlerlede karşılaşıyoruz. Bu bölümlerde, bize saldıran düşmanları öldürmenin yanında, önümüze gelen engellerden atlayarak zıplayarak geçiyor, etrafımızdaki bubi tuzaklarına yakalanmadan bölümü bitirmeye çalışıyoruz. Tabi oyundaki save sistemi checkpointler üzerine kurulu olduğundan, bu bölümlerde öldüğünüzde en baştan başlamanız biraz canınızı sıkabilir. Zaten Rick'i düşmanlarının biraz zor öldürdüğünü düşünürsek, tek ölüm nedeninizin bu bubi tuzakları olacağını varsayabiliriz. O yüzden bu tarz iki boyutlu bölümlerde biraz daha dikkatli olmanızı öneririz.
Genel Yorum
Splatterhouse, Cell-Shade tekniğiyle geliştirilmiş olmasına rağmen son derece kaliteli grafiklere sahip. Her ne kadar karakter detaylandırmaları Cell-Shade tekniğinde istenilen kaliteye ulaşamasa bile Namco bu işi iyi kıvırmış diyebilirim. Zaten Splatterhouse'taki ucubelerin net bir surat biçimleri olmadığından, bu detayın sizi o kadar da rahatsız edeceğini sanmıyorum. Oyundaki kombo gelişimi bir hayli düzgün. Yani karakterimiz Rick öyle saçma sapan, fiziğe aykırı hareketlerde bulunmuyor. Splatterhouse'da yeni upgradeler yaptıkça açtığınız hareketlerinizle, karakterimiz Rick'inde şeklinde yani dış görünümünde değişmeler oluyor. Eğer tüm upgradeleri tamamlarsanız, oyun ilk başladığınızda kontrol ettiğiniz Rick'i ortaya çıkarabiliyorsunuz.
Oyundaki seslere gelecek olursak, yine olumlu düşüncelerden bahsedebiliriz. Zaten oyunda öyle ahım şahım bir seslendirme olmadığından, tek bahsedeceğimiz şey, arkada çalan fon müziği ve düşmanlarımızın çıkardığı garip sesler olacaktır. Eee Splatterhouse'da bu konuda pekte kötü değil. Arka planda çalan korku temalı slov müzik, düşmanlarımızın çıkardığı garip sesler ve kötü adam gülüş figürleri atmosfere uyum sağlamış. Yani Splatterhouse sesler konusunda da sınıfı geçmeyi başarmış.
Sonuç olarak diyebilirizki, Namco başarılı bir Splatterhouse oyunu yaratmayı başarmış. Yalnız şimdiden belirtmeliyimki, oyun aşırı derecede kan ve vahşet içeriyor. Yani üzerindeki +18 damgasını sonuna kadar hak eden bir içeriğe sahip. Eğer God of War, Dante's İnferno gibi oyunları beğenerek oynadım diyorsanız, Splatterhouse'u da denemenizi öneririm. Unutmayın! Herkes Oyun Oynar!
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 46
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 80
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 42

