- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- Başarım Puanı
- 400
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 19 Gün
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
EVRENSEL KÜLTÜR ÖĞELERİ VE TOPLUMSAL YAPI
Bu öğeler bir toplumda kurulmuş bulunan aile ve akrabalık ilişkileri, konuşulan dil, toplumun tarih ve gelenekleri, dini, uygulamakta olduğu resmi ve resmi olmayan eğitim-öğretim kurumları, siyasal örgüt yani, devlettir.
1. Aile ve Akrabalık Örgütü
Daha önceleri de dokunduğumuz üzere birçok antropolog ve toplumbilimciler özellikle ilkel toplumların toplumsal yapısını inceledikleri zaman aile ve akrabalık örgütünün bu toplulukların toplumsal yapılarının temelini oluşturduğunu görmüşlerdir. Bunlara göre, aile toplumsal dokunun hücresi, akrabalık örgütü de bu hücreleri bir arada tutan organlardır. Eski çağlarda olduğu gibi çağımızda da türlü toplumsal, siyasal ve iktisadi ilişki ve eylemlerin temelinde bu kurumların etkilerini açıkça görmekteyiz. Komşuluk, mahalle, köy, kasaba, hatta küçük kentler gibi yöresel topluluklar; klan, kabile, aşiret gibi toplumsal örgütlenmelerin çekirdeklerini aile ve akrabalık örgütlerine dayanan ilişkiler oluşturur.
2. Dil
Dil, bir toplumu oluşturan kimselerin işbirliği yapmalarına ve birbirlerini etkilemelerine yardım eden bir takım simgeler örgütüdür. Kültürün sürekliliğini sağlayan en temel öğe dildir.
Her dil belirli ve sınırlı bir takım ses gruplarından oluşur. Fakat bunlar insanların çıkarabileceği bütün ses gruplarının sadece küçük bir toplamıdır.
Toplumlar iyi ve yararlı saydıkları bilgi düşünceleri yeni kuşaklara sadece gelenek ve göreneklere geçirmezler. Bu geçirme işinde sözcüklerin etki ve önemleri çok büyüktür. Dilleri ayrı olan toplulukların yaşantıları, duyguları, zevkleri, davranışları, devinme biçimleri birbirlerinden ayrılıklar gösterir. ulusları ulus yapan en güçlü öğelerden biri dil olduğu gibi, ulusal birliği sağlayan güçlü etkenlerden biri de yine dildir.
Görülüyor ki dil, gerek birey, gerekse toplumun davranışlarını koşullandıran en önemli öğelerden biridir. Bu öğenin birleştirici ve kaynaştırıcı özelliklerini bilmeksizin bir toplumun yapısının anlaşılamayacağı açık bir gerçektir.
3. Tarih, Gelenekler ve Folklor
Tarih ve geleneklerin toplumsal yapıyı biçimlendirme veya bugünkü durumunu etkilendirme bakımlarından önemini belirten birçok örnek verebiliriz. İngiliz`lerin tutucu, Fransız`ların özgürlük-sever, Çinli`lerin geleneğe bağlı, Almanların otoriter, Türk`lerin savaşçı birer ulus sayılmalarında uzun tarihleri boyunca yer alan çeşitli olayların etkilerini gösterebiliriz. Ulusların toplumsal yapılarını zaman çerçevesi açısından özelleştirmek için, ister istemez tarihlerini ve bugün yaşamakta olan geleneklerinin kökenlerini bilmek zorundayız. Bugünkü toplumsal koşulları ve durumları iyice anlayabilmek için de böyle bir çerçeveye salt gereklilik vardır. Bunun tersini düşündüğümüz zaman bugün yer almış bulunan ve almakta olan birçok toplumsal olay ve sorunlarını açıklayamayız.
4. Din ve Dinsel İnançlar
Din, bütün toplumlarda, özellikle ilkel olanlarında, en güçlü toplumsal denetim araçlarından biri olduğu için, toplumsal yapı üzerinde etkisi açık olarak görülür. İlkel toplumlarda dinle sihir birbirlerinden tamamıyla ayrılmamakla beraber, onlarda da “Tanrı“ olarak tanımlanan ve çoğunlukla kendisinden korkulan gizli bir güce inanılır. Bu bakımdan dinsel inançlar ve bunların gerektirdiği görevleri yerine getirebilmek için bir takım kurum ve törenler toplum yaşayışında yer almıştır.
5. Eğitim-Öğretim Kurumları
Resmi eğitim-öğretim kurumlarının, gençleri belirli bir takım ülkülere göre yetiştirme yolu ile toplumsal yapıda da bir takım yenilik ve değişikliklere yol açtığında kuşku yoktur. Eğitim-öğretim kurumlarının böyle olumlu bir görevi başarabilmesi bilimin gelişmesine bağlıdır.
Bu öğeler bir toplumda kurulmuş bulunan aile ve akrabalık ilişkileri, konuşulan dil, toplumun tarih ve gelenekleri, dini, uygulamakta olduğu resmi ve resmi olmayan eğitim-öğretim kurumları, siyasal örgüt yani, devlettir.
1. Aile ve Akrabalık Örgütü
Daha önceleri de dokunduğumuz üzere birçok antropolog ve toplumbilimciler özellikle ilkel toplumların toplumsal yapısını inceledikleri zaman aile ve akrabalık örgütünün bu toplulukların toplumsal yapılarının temelini oluşturduğunu görmüşlerdir. Bunlara göre, aile toplumsal dokunun hücresi, akrabalık örgütü de bu hücreleri bir arada tutan organlardır. Eski çağlarda olduğu gibi çağımızda da türlü toplumsal, siyasal ve iktisadi ilişki ve eylemlerin temelinde bu kurumların etkilerini açıkça görmekteyiz. Komşuluk, mahalle, köy, kasaba, hatta küçük kentler gibi yöresel topluluklar; klan, kabile, aşiret gibi toplumsal örgütlenmelerin çekirdeklerini aile ve akrabalık örgütlerine dayanan ilişkiler oluşturur.
2. Dil
Dil, bir toplumu oluşturan kimselerin işbirliği yapmalarına ve birbirlerini etkilemelerine yardım eden bir takım simgeler örgütüdür. Kültürün sürekliliğini sağlayan en temel öğe dildir.
Her dil belirli ve sınırlı bir takım ses gruplarından oluşur. Fakat bunlar insanların çıkarabileceği bütün ses gruplarının sadece küçük bir toplamıdır.
Toplumlar iyi ve yararlı saydıkları bilgi düşünceleri yeni kuşaklara sadece gelenek ve göreneklere geçirmezler. Bu geçirme işinde sözcüklerin etki ve önemleri çok büyüktür. Dilleri ayrı olan toplulukların yaşantıları, duyguları, zevkleri, davranışları, devinme biçimleri birbirlerinden ayrılıklar gösterir. ulusları ulus yapan en güçlü öğelerden biri dil olduğu gibi, ulusal birliği sağlayan güçlü etkenlerden biri de yine dildir.
Görülüyor ki dil, gerek birey, gerekse toplumun davranışlarını koşullandıran en önemli öğelerden biridir. Bu öğenin birleştirici ve kaynaştırıcı özelliklerini bilmeksizin bir toplumun yapısının anlaşılamayacağı açık bir gerçektir.
3. Tarih, Gelenekler ve Folklor
Tarih ve geleneklerin toplumsal yapıyı biçimlendirme veya bugünkü durumunu etkilendirme bakımlarından önemini belirten birçok örnek verebiliriz. İngiliz`lerin tutucu, Fransız`ların özgürlük-sever, Çinli`lerin geleneğe bağlı, Almanların otoriter, Türk`lerin savaşçı birer ulus sayılmalarında uzun tarihleri boyunca yer alan çeşitli olayların etkilerini gösterebiliriz. Ulusların toplumsal yapılarını zaman çerçevesi açısından özelleştirmek için, ister istemez tarihlerini ve bugün yaşamakta olan geleneklerinin kökenlerini bilmek zorundayız. Bugünkü toplumsal koşulları ve durumları iyice anlayabilmek için de böyle bir çerçeveye salt gereklilik vardır. Bunun tersini düşündüğümüz zaman bugün yer almış bulunan ve almakta olan birçok toplumsal olay ve sorunlarını açıklayamayız.
4. Din ve Dinsel İnançlar
Din, bütün toplumlarda, özellikle ilkel olanlarında, en güçlü toplumsal denetim araçlarından biri olduğu için, toplumsal yapı üzerinde etkisi açık olarak görülür. İlkel toplumlarda dinle sihir birbirlerinden tamamıyla ayrılmamakla beraber, onlarda da “Tanrı“ olarak tanımlanan ve çoğunlukla kendisinden korkulan gizli bir güce inanılır. Bu bakımdan dinsel inançlar ve bunların gerektirdiği görevleri yerine getirebilmek için bir takım kurum ve törenler toplum yaşayışında yer almıştır.
5. Eğitim-Öğretim Kurumları
Resmi eğitim-öğretim kurumlarının, gençleri belirli bir takım ülkülere göre yetiştirme yolu ile toplumsal yapıda da bir takım yenilik ve değişikliklere yol açtığında kuşku yoktur. Eğitim-öğretim kurumlarının böyle olumlu bir görevi başarabilmesi bilimin gelişmesine bağlıdır.



