HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
İki girişimci kadın güç birliği yaptı; Ottoman Antakya & Antep Mutfağı zincirinin son halkasını İstanbul-Ataşehirde açtı. şelale Genç ve şule Yayla, artık gıda sektöründe yükselen trendin yöresel yemekler olduğunu söylüyor.
* Yeme içme sektörüne nasıl girdiniz?
- Şelale Genç: Önceden reklamcılık ve halkla ilişkiler işi yapıyordum. 30 yaş hayatımda dönüm noktası oldu, Ben başka bir iş yapmak istiyorum dedim. Yeme içme sektörüne yöneldim. 2000 yılında Laciverte iletişim yönetmeni oldum. Yılın sonuna doğru ise mekanın işletmeci ortağıydım. Lacivertteki ortağım Fehmi Bey, Ottoman restoranlarının da ortağıydı. Evim Batı Ataşehirde olduğu ve bu bölge sürekli geliştiği için burada bir restoran açalım dedik. 2010un mart ayı sonunda burayı açtık.
- Şule Yayla: Ben de eskiden bilişim sektöründe hizmet veriyordum. 2001 yılından sonra kendimi yeme içme sektöründe buldum. Bir ara Bodrumda restoran işlettim. Sonra altı yıl kadar antika işindeydim. Yemek sektörüne dönmeyi planlarken ortak arkadaşımız Fehmi Bey sayesinde şelale Hanımla tanıştım.
* Bu restoranı açarken öncelikli olarak nelere dikkat ettiniz?
- Şelale Genç: Hijyen ve açık mutfak olması konusuna... Müşterilere temiz ve damak zevklerine uygun yiyecekler sunmalıydık. Amacımıza da ulaştık.
* Bu restoranın bulunduğu konum hiç dezavantaj yaratmıyor mu? Herkesin görebileceği bir yer değil sonuçta...
- Şelale Genç: Burası yoldan geçerken görüp uğranılabilecek bir yer değil. Daha çok mahalle restoranı havasında. ınsanlar çocuğunu yemeğe getiriyor. Ofislerine, evlerine yemek siparişi veriyor. Bu da güven demektir.
* Antakya ve Antep mutfağı epey acılıdır. Yemekleri İstanbulluların damak tadına nasıl uyarladınız?
- Şelale Genç: Sarmısak miktarını azalttık. Çünkü etrafta çok fazla işyeri var. Antep yöresinde etler kokuludur, bu kokuyu da kuyruk yağı ve iç yağı verir. Genellikle kuzu eti kullanılır. Biz bu yağı çok çok azalttık. Çünkü İstanbullular o kokuya alışık değil.
- Şule Yayla: Baharatın dozu da önemli. Dediğiniz gibi biz çok da alışık değiliz o kadar acıya...
* Masaya dizdiğiniz kebaplardan anlaşılıyor ki, kebap kültürünü erkek tekelinden çıkarmışsınız.
- Şelale Genç: Biraz öyle oldu. Müşterilerimizde kadın erkek açısından eşit bir dağılım var. Normalde kadınlar daha hafif lezzetler tercih eder ama buraya geldiklerinde tepsi kebabından lahmacuna her şeyin tadına tek tek bakıyorlar.
* Yöresel lezzetlerin fast foodun önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?
- Şelale Genç: Bizim tek bir kase çorbamızla bile gereksinim duyduğumuz bütün besinleri alabilmemiz mümkün. Dolayısıyla Türk mutfağı dünyada çok özel bir yere sahip, ancak hak ettiği yerde değil. Çok da keşfedilmemiş olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yöresel mutfaklar, gıda sektöründe yükselen bir trend...
KADINLAR BU MEKANDA KALORİ HESABI YAPMIYOR
Kalori soranlar oluyor mu?
- şule Yayla: Sormuyorlar çünkü aşağı yukarı ne yediklerini biliyorlar. Kilosuna dikkat edenler sebze ağırlıklı Kilis kebabını tercih ediyor mesela. Ben yemeklerimizden çekindiklerini pek görmedim.
* Yeme içme sektörüne nasıl girdiniz?
- Şelale Genç: Önceden reklamcılık ve halkla ilişkiler işi yapıyordum. 30 yaş hayatımda dönüm noktası oldu, Ben başka bir iş yapmak istiyorum dedim. Yeme içme sektörüne yöneldim. 2000 yılında Laciverte iletişim yönetmeni oldum. Yılın sonuna doğru ise mekanın işletmeci ortağıydım. Lacivertteki ortağım Fehmi Bey, Ottoman restoranlarının da ortağıydı. Evim Batı Ataşehirde olduğu ve bu bölge sürekli geliştiği için burada bir restoran açalım dedik. 2010un mart ayı sonunda burayı açtık.
- Şule Yayla: Ben de eskiden bilişim sektöründe hizmet veriyordum. 2001 yılından sonra kendimi yeme içme sektöründe buldum. Bir ara Bodrumda restoran işlettim. Sonra altı yıl kadar antika işindeydim. Yemek sektörüne dönmeyi planlarken ortak arkadaşımız Fehmi Bey sayesinde şelale Hanımla tanıştım.
* Bu restoranı açarken öncelikli olarak nelere dikkat ettiniz?
- Şelale Genç: Hijyen ve açık mutfak olması konusuna... Müşterilere temiz ve damak zevklerine uygun yiyecekler sunmalıydık. Amacımıza da ulaştık.
* Bu restoranın bulunduğu konum hiç dezavantaj yaratmıyor mu? Herkesin görebileceği bir yer değil sonuçta...
- Şelale Genç: Burası yoldan geçerken görüp uğranılabilecek bir yer değil. Daha çok mahalle restoranı havasında. ınsanlar çocuğunu yemeğe getiriyor. Ofislerine, evlerine yemek siparişi veriyor. Bu da güven demektir.
* Antakya ve Antep mutfağı epey acılıdır. Yemekleri İstanbulluların damak tadına nasıl uyarladınız?
- Şelale Genç: Sarmısak miktarını azalttık. Çünkü etrafta çok fazla işyeri var. Antep yöresinde etler kokuludur, bu kokuyu da kuyruk yağı ve iç yağı verir. Genellikle kuzu eti kullanılır. Biz bu yağı çok çok azalttık. Çünkü İstanbullular o kokuya alışık değil.
- Şule Yayla: Baharatın dozu da önemli. Dediğiniz gibi biz çok da alışık değiliz o kadar acıya...
* Masaya dizdiğiniz kebaplardan anlaşılıyor ki, kebap kültürünü erkek tekelinden çıkarmışsınız.
- Şelale Genç: Biraz öyle oldu. Müşterilerimizde kadın erkek açısından eşit bir dağılım var. Normalde kadınlar daha hafif lezzetler tercih eder ama buraya geldiklerinde tepsi kebabından lahmacuna her şeyin tadına tek tek bakıyorlar.
* Yöresel lezzetlerin fast foodun önüne geçtiğini düşünüyor musunuz?
- Şelale Genç: Bizim tek bir kase çorbamızla bile gereksinim duyduğumuz bütün besinleri alabilmemiz mümkün. Dolayısıyla Türk mutfağı dünyada çok özel bir yere sahip, ancak hak ettiği yerde değil. Çok da keşfedilmemiş olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yöresel mutfaklar, gıda sektöründe yükselen bir trend...
KADINLAR BU MEKANDA KALORİ HESABI YAPMIYOR
Kalori soranlar oluyor mu?
- şule Yayla: Sormuyorlar çünkü aşağı yukarı ne yediklerini biliyorlar. Kilosuna dikkat edenler sebze ağırlıklı Kilis kebabını tercih ediyor mesela. Ben yemeklerimizden çekindiklerini pek görmedim.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 63
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 93
