Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Felsefenin Alanlari..

  • Konuyu başlatan Mofie
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 5
  • Görüntüleme 702

Mofie

Level 6
TM Üye
Üye
Katılım
14 Eki 2010
Konular
562
Mesajlar
1,352
Reaksiyon Skoru
43
Altın Konu
0
Başarım Puanı
155
Yaş
40
TM Yaşı
15 Yıl 6 Ay 11 Gün
MmoLira
-2
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

Ontoloji (Varlık Sorunu-Metafizik): Var olanla, var olacak olanları inceleyen felsefenin disiplin alanlarından biridir Varlığın özü nedir? Evrenin ana yapısı nedir? Tanrı nedir? Ruh nedir? Ölüm nedir? Türünden sorulara cevap arar.. Sorularının en önemlisi Arkhe nedir? sorusudur. Yani tüm var olanların başlangıcı, ilk tözü nedir? Sorusuna yanıt aramaktadır. Örneğin Thales “su“, Heraklitos “ateş“, Pythagaros “sayı“, Anaximenes “soluk“, Anaximandros “sınırı olmayan “, Demokritos “atom“, Platon “idea“, Aristoteles “yetkin varlık“, Descartes “Tanrı“, Hobbes “madde“, Spinoza “Tanrı ya da doğa“, Leibniz “monat“, Hegel “geist“, Marx “madde, maddedeki değişme ve çelişki“, Dewey “değişme“, Sartre “insan“ olarak yanıtlar.


Ayrıca ontolojide sorulan diğer sorulara örnek olarak gerçek, insan, ruh, varlık nedir? var mıdır, yok mudur? Evren akıllıca bir düzen içinde midir? Olaylar düzen içinde mi meydana geliyor yoksa rastlantısal mı? şeklinde verilebilir. Bu sorulara verilen cevaplar önemlidir. Çünkü bu yanıtlar insan anlayışını da etkilemektedir. İnsana bakış açısı eğitimde çok önemlidir; çünkü ona göre hedefler belirleyip eğitim sistemini kurarsınız. Eğer insanı Tanrısal bir varlık olarak ele alırsanız, eğitim insanı Tanrıya ulaştırma süreci; doğal ve toplumsal bir varlık olarak düşünürseniz, bu kez doğa ve topluma uyum sağlama süreci; sürekli değişen ve gelişen bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim değişmeyi ve gelişmeyi denetleme süreci; insanı diyalektik bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim üretimde bulunma süreci şeklinde tanımlanabilir. Eğitimi nasıl tanımlarsanız sistemi de ona göre kurarsınız. Her tanım bir temele dayanır; bundan kaçınılmaz.


Nihilizm: Metafizik, ahlâkî güç ve kuvvetleri yok sayan, mevcut olan güçlere, değerlere ve düzene karşı çıkan, hiçbir iradeye boyun eğmeyi ilke olarak kabul etmeyen görüşlerin genel adıdır. Her şeyi, her gerçeği ve değeri inkâr şeklinde ortaya çıkan Nihilizm, bilgi felsefesi, varlık felsefesi, ahlâk ve siyaset alanında kabul görmüş ve yayılma imkânı bulmuştur.

Bu görüş, varlığı her şekliyle şüpheyle karşılar; hatta yok sayar; buna bağlı olarak da her çeşit bilgi imkânını inkâr ederek hiçbir doğru, genel-geçer bilginin olamayacağını ileri sürer. Bu görüşün kökleri Antikçağ Yunan Felsefesine, özellikle Gorgias'ın inkârcılığına kadar gider.


Gorgias, varlık ve bilgi ile ilgili nihilizmini şu üç önermede ortaya koyar: "Hiçbir şey yoktur". "Birşey olsaydı da bilemezdik". "Bilseydik de başkalarına bildiremezdik". Bu görüşleriyle Gorgias, hem varlığı, hem de bilgi elde etme imkânını inkâr eder.
Ayrıca Sofistler ve Septikler, tenkit edilemeyen ve kendisinden şüphe edilemeyen hiçbir şeyin olmadığını ileri sürerek tenkitçi ve şüpheci bir nihilizmi ortaya koymuşlardır. (Gorgias)


Realizm: Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu kabul eder. Varlığın, insan bilincinden bağımsız ve nesnel olarak var olduğunu ileri süren görüş. (Aristo)

İdealizm: Varlığın özünü duyularla algılanan cisimlerin ya da görüntülerin değil, düşünce ile kavranan “ide“lerin oluşturduğunu ileri süren felsefi akımdır. (Platon)


Materyalizm: Evrendeki tüm varlıkların maddeden türediğini ve gerçek varlığın madde olduğunu öne süren görüştür. Bu görüş, tanrının varlığını ve ölümsüzlüğü kabul etmez. (K. Markx)

Panteizm (Tümtanrıcılık): Evren ve tanrıyı bir tutan görüştür. (Spinoza)

Spritualizm (Ruhçuluk): Asıl varlık olanın ruh olduğunu kabul eden görüştür.

Monizm (Tekçilik): Varlığın tek cevher olduğunu kabul eden görüş.

Dualizm (İkicilik): varlığın birinin yer kaplayan (madde), diğerinin düşünen (bilinç) iki cevher olduğunu öne süren görüştür. (Descartes)

Sensualizm (Duyumculuk): bilgiyi duyumlara indirgeyen, duyum dışında bilgi edinme biçimini kabul etmeyen felsefi akımdır.

Amprizm (Deneycilik): bilginin tekkaynağının deney olduğunu, zihinde deneyden gelmeyen hiçbir şey olmadığını kabul eden felsefi akım. (J. Locke)

Rationalizm (Usçuluk): doğruluğun ölçüsünü duyularda düşünmede ve tümdengelimli çıkarımlarda bulan felsefi akımdır. (Descartes)

Kritisizm (Eleştiriselcilik): Bilgi elde etme yollarını eleştirip, bilginin dış dünyadan alınan duyumlarla ve aklın doğuştan sahip olduğu bilgi edinme yetisi ile elde edildiğini öne süren felsefi akımdır. (İmanuel Kant)

Entiüsyonizm (Sezgicilik): Gerçeğin ne akıl ne de duyularla bilineceğini, gerçeğin sezgi ile elde edileceğini öne süren felsefi akımdır. ( H. Bergson)


Pozitivizm (Olguculuk): doğru bilgiye olayların incelenmesi ile ulaşılabileceğini, bütün bilgileri yalnızca deneysel bilimlerin sağlayabileceğini öne süren felsefi akımdır. (Auguste Comte)

Dogmatizm (Nasçılık-İnakçılık): İnsan zihninin varlık hakkında doğru ve kesin bilgi elde edebileceğini öne süren felsefi akımdır.

Septisizm (Şüphecilik): Ne aklın ne de duyuların gerçeği bildireceğini öne sürerek, her türlü bilgiyi olanaksız gören felsefi akımdır. (Pyrrhon, Timon)

Relativizm (Görecelik): Herkes için geçerli bilgi ve değerlerin olmadığını, bunların çağlara, toplumlara, kültürlere ve insanlara göre değiştiğini öne süren felsefi akımdır. (Bkz. Sofistler)
.....
 
Teşekkürler*
 
Rica ederim..
 
emegine saglık saol
 
Paylasım icin tesekkurler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst