- Katılım
- 17 Eyl 2008
- Konular
- 31,034
- Mesajlar
- 0
- Online süresi
- 5m 10s
- Reaksiyon Skoru
- 208
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 17 Yıl 9 Ay 3 Gün
- Başarım Puanı
- 719
- MmoLira
- 40
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
'Tanrıların var oldukları,ölümlülerin henüz türemedikleri zamanlardı.Bunların yaratılmaları için mukadder olan an gelince,tanrılar toprak,ateş ve bunlara karışabilen şeylerle meydana gelmiş bir hamurla yeraltında onlara biçim veriyorlardı.Işığa kavuşturacakları an yaklaşınca tanrılar her birine gerekli olan güçlerin de gereğince dağıtılmasını Prometheus'la Epimetheus'a bıraktılar.Epimetheus,Prometheus'tan dağıtma işinin kendisine verilmesini istedi.Bitirince bir kere de sen gözden geçirirsin ,dedi.Müsadeyi alınca işe koyuldu. Dağıtma işinde bazılarına kuvvet veriyor,hız vermiyor;bazılarınada hız veriyor ama kuvvet vermiyor;kimine silahlar veriyor kiminede silah vermiyor ama korunmaları için başka güçler buluyor.Küçük cüsselilere,kaçmak için kanat veya yeraltında sığınmak gücünü veriyor.Cüsselileri de irilikleriyle kurtarmış oluyor.Böylece bütün hayvanlar arasında bir ahenk kurulmuştu.Bütün bu tedbirler türlerin yok olmalarının önüne geçmek içindi.
Birbirlerinden korunmak için her birini böyle bir takım güçlerle donattıktan sonra ,onları Zeus'tan gelecek hava değişikliklerine karşı sağlam kılmaya çalıştı.Soğuk ve sıcaktan korunmaları,uyurken üşümemeleri için her birinin üzerlerini kalın deri ve sık tüylerle kapladı.Kiminin ayaklarına tırnak taktı,kimininkini de kansız ve kalın derilerle örttü.Daha sonra her cinse ayrı ayrı gıdalar bulmaya çalıştı,kimine yerin otlarını,kimine ağaçların yemişlerini,kimine de köklerini,bir kısmına da hayvanların etini buldu,ama yenenlerin türlerini tükenmekten kurtarmak için yiyenlerin az,yenilenlerin de çok üremelerini sağladı.
Böylece ince düşünmeyen Epimetheus,farkına varmadan elinde ki bütün güçleri hayvanlara harcamıştı,ama geriye daha insanlara vereceği güçler kalıyordu,bu yüzdende ne yapacağını bilemiyordu.Tam böyle sıkışmış bir halde iken Prometheus dağıtma işini görmeye geliyor.Bütün hayvanların gayet iyi donatıldığını,yalnız insanın yalınayak,örtüsüz,silahsız bir halde çırılçıplak olduğunu görüyor.Ama insanın topraktan çıkıp ışığa kavuşacağı gün de gelip çatmıştı.
Prometheus insanın korunmasını bir şey bulamayınca Hephaestos'la Athena'nın sanatlar bilgisini ve ateşi çalıyor, çünkü ateş olmadan sanat bilgisi hem olmaz hem de bir işe yaramaz, sonra da onu insana armağan ediyor.
İşte insan,hayatını korumaya yarayacak bigiyi böyle elde etti . Ama onda devlet bilgisi yoktu.Bu bilgi Zeus'taydı .Prometheus Zeus'un evi olan ve kapısında korkunç nöbetçiler bekleyen Akropolis'e girmeye vakit bulamamıştı.Ama Hephaestos'la Athena'nın sevdikleri sanatlarla uğraştıkları tezgaha girmenin yolunu bulmuştu.Böylece Hephaestos'tan ateşi kullanma sanatını,Athena'dan da başka bir takım sanatları çaldı,sonra da insana armağan etti.İnsan hayata faydalı sanatları işte böyle elde etti.Epimetheus'un yanlışı yüzünden Prometheus'un hırsızlıkla suçlandığı söylenir.
İnsanlar tanrı nimetlerinden pay aldıkları için,hayvanlar arsında tanrılara saygı gösteren yalnız onlar oldu,adlarına kurban yerleri ve heykeller diktiler,daha sonra bu tanrılık bigisi sayesinde heceli sesler çıkarmayı,her şeye adlar takmayı başardılar;evler,elbiseler ,ayakkabılar örtüler edindiler,yiyeceklerini topraktan çıkardılar.İnsanlar,böylece,ilk zamanlarda dağınık bir halde yaşıyorlardı,henüz şehirler kurulmamıştı ,onun için çok kuvetli olan vahşi hayvanlar onları hep öldürüyorlardı ,sanatları ancak kendilerini beslemeye yetecek kadardı.Hayvanlarla dövüşmeye yetmiyordu,çünkü devlet sanatını- ki savaş sanatı onun bir parçasıdır-bilmiyorlardı.Gerçi kendilerini korumak için birleşmeye ve şehirler kurmaya yelteniyorlardı:Ama birleştiler mi devlet sanatını bilmedikleri için birbirleriyle didişerek dağılmaya başlıyorlar,hayvanlar da onları gene öldürüyorlardı.
Bunun üzerine Zeus,türümüzün tükenmesinden korkuyor,şehirlerde düzen,insanlar arasında dostluk kurmak için Hermes'le insanlara edep ve doğruluk gönderiyor.
Hermes Zeus'a: Edep ve doğruluğu insanlara nasıl dağıtayım,diye soruyor ;sanatlar nasıl dağıtılmışsa,öyle mi dağıtayım? Örneğin hekimlik sanatını bilen bir hekim bir çok insanlara yeter, bütün sanatlar insanlara insanlara böyle dağıtılmıştır.Şimdi ben de doğruluk ve edebi insanlara böyle mi dağıtayım,yoksa herkese mi vereyim?- Zeus hepsine,herkes ondan payını alsın,diyor.Çünkü bu öteki sanatlarda olduğu gibi insanların bazılarında bulunsaydı şehirler tutunamazlardı;sonra da adıma şöyle bir kanun kurarsın; Kim ki edebe ve doğruluğa yetkili değildir,o devlet için bir bela sayılacak ve ölüm cezasına çarptırılacaktır.
Protagoras adlı eser de (Platon) Sokratesi konuşturuyor.
Birbirlerinden korunmak için her birini böyle bir takım güçlerle donattıktan sonra ,onları Zeus'tan gelecek hava değişikliklerine karşı sağlam kılmaya çalıştı.Soğuk ve sıcaktan korunmaları,uyurken üşümemeleri için her birinin üzerlerini kalın deri ve sık tüylerle kapladı.Kiminin ayaklarına tırnak taktı,kimininkini de kansız ve kalın derilerle örttü.Daha sonra her cinse ayrı ayrı gıdalar bulmaya çalıştı,kimine yerin otlarını,kimine ağaçların yemişlerini,kimine de köklerini,bir kısmına da hayvanların etini buldu,ama yenenlerin türlerini tükenmekten kurtarmak için yiyenlerin az,yenilenlerin de çok üremelerini sağladı.
Böylece ince düşünmeyen Epimetheus,farkına varmadan elinde ki bütün güçleri hayvanlara harcamıştı,ama geriye daha insanlara vereceği güçler kalıyordu,bu yüzdende ne yapacağını bilemiyordu.Tam böyle sıkışmış bir halde iken Prometheus dağıtma işini görmeye geliyor.Bütün hayvanların gayet iyi donatıldığını,yalnız insanın yalınayak,örtüsüz,silahsız bir halde çırılçıplak olduğunu görüyor.Ama insanın topraktan çıkıp ışığa kavuşacağı gün de gelip çatmıştı.
Prometheus insanın korunmasını bir şey bulamayınca Hephaestos'la Athena'nın sanatlar bilgisini ve ateşi çalıyor, çünkü ateş olmadan sanat bilgisi hem olmaz hem de bir işe yaramaz, sonra da onu insana armağan ediyor.
İşte insan,hayatını korumaya yarayacak bigiyi böyle elde etti . Ama onda devlet bilgisi yoktu.Bu bilgi Zeus'taydı .Prometheus Zeus'un evi olan ve kapısında korkunç nöbetçiler bekleyen Akropolis'e girmeye vakit bulamamıştı.Ama Hephaestos'la Athena'nın sevdikleri sanatlarla uğraştıkları tezgaha girmenin yolunu bulmuştu.Böylece Hephaestos'tan ateşi kullanma sanatını,Athena'dan da başka bir takım sanatları çaldı,sonra da insana armağan etti.İnsan hayata faydalı sanatları işte böyle elde etti.Epimetheus'un yanlışı yüzünden Prometheus'un hırsızlıkla suçlandığı söylenir.
İnsanlar tanrı nimetlerinden pay aldıkları için,hayvanlar arsında tanrılara saygı gösteren yalnız onlar oldu,adlarına kurban yerleri ve heykeller diktiler,daha sonra bu tanrılık bigisi sayesinde heceli sesler çıkarmayı,her şeye adlar takmayı başardılar;evler,elbiseler ,ayakkabılar örtüler edindiler,yiyeceklerini topraktan çıkardılar.İnsanlar,böylece,ilk zamanlarda dağınık bir halde yaşıyorlardı,henüz şehirler kurulmamıştı ,onun için çok kuvetli olan vahşi hayvanlar onları hep öldürüyorlardı ,sanatları ancak kendilerini beslemeye yetecek kadardı.Hayvanlarla dövüşmeye yetmiyordu,çünkü devlet sanatını- ki savaş sanatı onun bir parçasıdır-bilmiyorlardı.Gerçi kendilerini korumak için birleşmeye ve şehirler kurmaya yelteniyorlardı:Ama birleştiler mi devlet sanatını bilmedikleri için birbirleriyle didişerek dağılmaya başlıyorlar,hayvanlar da onları gene öldürüyorlardı.
Bunun üzerine Zeus,türümüzün tükenmesinden korkuyor,şehirlerde düzen,insanlar arasında dostluk kurmak için Hermes'le insanlara edep ve doğruluk gönderiyor.
Hermes Zeus'a: Edep ve doğruluğu insanlara nasıl dağıtayım,diye soruyor ;sanatlar nasıl dağıtılmışsa,öyle mi dağıtayım? Örneğin hekimlik sanatını bilen bir hekim bir çok insanlara yeter, bütün sanatlar insanlara insanlara böyle dağıtılmıştır.Şimdi ben de doğruluk ve edebi insanlara böyle mi dağıtayım,yoksa herkese mi vereyim?- Zeus hepsine,herkes ondan payını alsın,diyor.Çünkü bu öteki sanatlarda olduğu gibi insanların bazılarında bulunsaydı şehirler tutunamazlardı;sonra da adıma şöyle bir kanun kurarsın; Kim ki edebe ve doğruluğa yetkili değildir,o devlet için bir bela sayılacak ve ölüm cezasına çarptırılacaktır.
Protagoras adlı eser de (Platon) Sokratesi konuşturuyor.

