Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Genel bakış
öncelikli olarak Alman felsefesinde romantizmin ve idealizmin zirveye ulaştığı bir dönemdir. Aynı şekilde materyalizmin de yeni bir derinlik kazandığı ve öne çıktığı görülür. Fransız felsefesinde bir yanda Charles Fourrier, Pierre-Joseph Proudhon, Claude Henri de Saint-Simon gibi reformcu düşünürler; öte yanda da August Comte ile pozitivizmin belirginleştiği görülür. Tarihçi Tocqueville ile sosyolog ve düşünür olan Emile Durkheim'ı da buraya eklemek gerekir.
19. yüzyılın genel olarak bir tarih yüzyılı olduğu belirtilir, bunun anlamı hem tarih bilincinin gelişmesi hem de düşüncenin ve felsefenin tarih ile birlikte ele alınıp değerlendirilmesi eğiliminin kuramsal br nitelik kazanmaya başlamasıdır. Böylece felsefenin içinde siyasal teoriler ve sosyoloji gibi bir disiplin çıkmıştır. 19. yüzyılın genel hatlarıyla Almanya'da idealist felsefenin, Fransa'da sosyalist düşüncenin, İngiltere'de iktisat teorisinin gelişip güçlendiği zamanlar olarak belirtilmesi yanlış olmaz. Felsefede romantik düşünce, idealizm, materyalizm, realizm, rasyonalizm, tarihselcilik, pozitivizm bu yüzyılda kendini gösterir.
19. yüzyıl tarihsel bakımdan siyasal ideolojilerin öne çıktığı bir dönem olarak ortaya çıkmıştır. Sosyalist düşünce ve onun felsefi kökleri bu dönemde belirginlik kazanmış, öte yandan Liberalizm ve onun felsefi kökleri belirginleşmiştir. 18. yüzyıl aydınlanmacılığının felsefi konumlanışı devam ettirilmekle birlikte, aydınlanmacı felsefi kavramlara belirli bir ölçüde kuşkuyla bakan bir yönelim olarak şekillendiği söylenebilir. Fransız Devrimi'nin sonrasında ortaya çıkan hayal kırıklıklarının etkisi 19. yüzyıl felsefelerinde görülür.
19. yüzyıl felsefesinde bazı önemli filozoflar
* Gotthold Ephraim Lessing
* Johann Gottfried von Herder
* Jeremy Bentham
* Johnn Gottlieb Fichte
* Friedrich Schiller
* Mary Wollstonecraft
* Jean-Jacques Rousseau
* Anne Louise Germaine Necker, Baronne de Staël-Holstein
* Bernard Bolzano
* Hegel
* Feuerbach
* Mihail Bakunin
* Marks
* Friedrich Engels
* Wilhelm von Humboldt
* Arthur Schopenhauer
* Herbert Spencer
* Proudhon
* St.Simon
* Alexander Herzen
* John Stuart Mill
* August Comte
* Friedrich Ernst Daniel Schleiermacher
* Johann Friedrich Herbart
* Friedrich Wilhelm Nietzsche
* Dilthey
* Henri Bergson
* William James
* Emile Durkheim
* Spencer
* Friedrich Schelling
* Kierkegaard
* Peter Kropotkin
* Charles Darwin
* Sigmund Freud
* Fyodor Dostoevsky
* Thomas Hill Green
* Franz Brentano
* Ernst Mach
* Charles Sanders Peirce
* William James
* John Dewey
* Georg F.L.P. Cantor
* Francis Herbert Bradley
* Bernard Bosanquet
* Hans Vaihinger
* Josiah Royce
* Edmund Husserl
* Charlotte Perkins Gilman
* Lou Andreas Salomé
* Alfred North Whitehead
* George Santayana
* John Ellis McTaggart
Önemli akımlar:
* İdealizm
* Pozitivizm
* Materyalizm
* Yeni-Kantcılık
* Yeni-Hegelcilik
* Pragmatizm
* Yaşam felsefesi
* Yorumsamacılık
Romantizm
Romantik düşünce aydınlanmacı ideallerin ve onların dayanağı olan kuramsal konumların ilk eleştirisini ortaya koyan düşünce bicimidir.Büyük ölcüde Kant felsefesinden kaynaklanır.Doğa ve doğallaşma romantik düşüncenin temel önermeleridir.Romantizm farklı yerlerde farklı konumlarda ortaya çıkar.Ingiltere'de daha çok bir estetik teorisi ve pratigi olarak, Fransa'da bir sosyal tepki ve yeni bir toplumsal sözleşme arayışı olarak, Almanya'da bir felsefe ve düşünce hareketi olarak yer bulur kendisine.Insan kavrayisi noktasinda aydınlamacıktan temel olarak ayrılır. İnsan her zaman belirli bir gelenek, bir kültür ve bir yaşama biçimi içine doğar;doğarken elebette tüm doğal varlıklar gibi çıplaktır, sonradan giyinir ve bu giyinme ile insanlaşır.İnsanlaşma bu anlamda insanın kendi doğasına yabancılaşması, doğal bir varlık olmaktan uzaklaşıp yapaylaşmasıdır.Romantik düşüncede aydınlanmacılıktan yalnizca insanın kavranılışında değil. kurtuluş teorisi bağlamında da aydınlanmacılıktan temelli olarak ayrılır.Kurtuluş, belirli bir geleneğe ve kültüre ait olmak anlamında insanın doğallaşması değil, bu gelenek ve kültüre girmekle kaybettiği doğallığını kazanması, yani doğasına geri dönmesidir.Romantizm kuramsal soyutlamalara ve akılın aşkın ir konuma getirilmesine derin bir kuşkuyla yaklaşır.Rasyonel analiz yerini sezgisel ve duyusal olana birakır.Bilim yerine estetiksel ve yaratıcı coşku öne çıkarılır.insanı doğanın bir parçası olarak ele almıştır.Bu anlamda romantizm muhafazakar fakat gercekci bir düsünce olarak konumlanir; devrimci fakat ütopik olan aydınlanmacılık karşısında.Bir başka karşıtlık ise siyasal ferlsefe alaninda ortaya çıkar.Aydınlanmacılığın evrenselciligine karşı romantikler milliyetçiliği savunurlar.
Alman idealizmi
Klasik Alman felsefesi denilince akla gelen akım Alman idealizmidir ve bunun da ana temsilcileri Friedrich Schelling, Johann Gottlieb Fichte ve Hegel'dir. Alamn idealizmi özellikle Kant felsefesinin etkisi altindadır, onun kavramlarını sürdürmüş ya da eleştirerek aşmaya çalışmışlardır.Alman idealizminde iki ana yönelim görülür ya da felsefe tarihi metinlerinde iki yönde sınıflandırıldığı görülür.Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Ayrı ayrı düşünürlerde olabildiği gibi iki eğilim aynı anda tek bir filozofta da olabilir.
Tarihselcilik
19. yüzyılın ortalarından itibaren gelişen düşünce akımı.Özellikle Almanya da tarih biliminin ayrı bir disiplin olarak gelişmesiyle ortaya çıktığı syölenebilir. Olayların değerlendirilmesinde tarihe ve tarihselliğe öncelik veren bir eğilimidir.Buna göre, insanın varlığı, anlamını ve açıklanışını tarihselliğinde bulur.Dilthey bu eğilimin temsilcilerindendir.
Materyalizm
19. yüzyılın güclü Alman idealizmine karşılık gelişen bir başka eğilim de materyalizm olmuştur.Feuerbach materyalizmi temel tezleri bakımından şekillendirmiş, maddi yaşamın önceliği ve belirleyiciliği fikrini felsefi olarak temellendirmiştir.Feuerbacah'a göre; ."Temel doğadır. Doğanın dışında hiçbir şey yoktur. Her şey gibi, düşünce de doğanın ürünüdür".(Gelecegin Felsefesi'nde)Felsefi materyalizm düzleminde düşünce-gerçeklik ilişkisini ilk materyalizm olarak değerlendirien Feuerbach olmuştur.Dinin antropolojik yapısını ortaya koyarkende materyalist bir yol izler.Onun doğalcılık düşüncesinden etkilenen başka filozoflar da olmakla birlikte etkilediği en önemli isim Karl Marks olmuştur.Marks Feuerbach materyalizmini mekanik olmakla eleştirir, bununla birlikte temelde onun felsefi konumunu sürdürür.Marks'ın özellikle başlangıç yapıtlarında temel tezlerini Feuerbach'tan yola çıkarak oluşturduğunu söyleyebiliriz.Özellikle "Feuerbach Üzerine Tezler" adlı taslak notlarında Marks'ın Feuerbach'la ilişkisi açık olarak görülür. Marks burada hem idealizme karşı hem de Feuerbahcı materyalizme karşı, materyalizmin anlaşılmasının ilkelerinden biri olarak, özellikle de toplumsal alanda, insan pratiğini felsefi bir kategori olarak belirtiyor. Feuerbach materyalizminin Marks'tan ayrı olarak Gottfried Keller, Richard Wagner, Max Stirner, Friedrich Engels, Friedrich Nietzsche gibi isimleri etkilediği söylenebilir.
Pozitivizm
Pozitivizm 19. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan ve özellikle August Comte tarafından geliştirilmiş olan düşünce akımıdır. 19. yüzyılın böteki düşünce eğilimlerinde de pozitivist bir yön bulunması mümkün olmakla birlikte esas olarak bir akım haline Comte ile gelmiştir. Pozitivizm kesin bir bilimsellik iddiası ile her tür teolojiden ve metafizikten kendisini arındırmayı ve salt maddi gerçekliğin bilgisine ulaşmayı hedefler.Burada önemli yöntem sorunu olarak belirir ve pozitivizme göre önemli olan olguların araştırılmasıdır, yani yapılması gereken yegane yöntemsel tutum olgular arasındaki ilişkileri ve yasaları bulgulamak, bunları kesin ilkeler olarak ortaya koymaktır.Comte bu yönlimle Sosyoloji disiplinini temellendirmiştir.Pozitivizm sadece gözlemlenbebilir olguların üzerine kurulu bilginin gerçek olduğunu, gözlemlerin ise her tür subjektif etkiden yalıtık bir şekilde yapılması gerektini belirtir.Pozitiv bilgiye bu şekilde ulaşılacaktır ve bu bilmsel bilgidir.
Yeni-Kantcılık
19. yüzyılın ortalarında Kant'a geri dönüş hareketi olarak şekillenen felsefi eğilime Yeni-Kantcılık adı verilir.Otto Liebmann'ın "Kant'a dönelim" çağrısı bu eğilimin doğuşu olarak değerlendirilir.Üniversitede kürsüleri olan profesör filozoflar tarafından geliştirildiği için kürsü felsefesi ya da akademik felsefe olarak adlandırılır.Yeni Kantcılık doğa bilimleri anlayışına, pozitivizme, Hegelci idealizme, Marksist materyalizme, sosyal Darwinizme karşı gelişen felsefi tepkilerin sonucunda ortaya çıkmştır.Bir tür "kültür bilimleri epistemolojisi"ni şekillendirdikleri görülür.Yeni Kantcılık temel olarak Kant'ın numen-fenomen ayrımını alır.Günümüzde halen devam etmekte olan bir felsefe eğilimidir, ancak etkili olduğu dönem ondokuzuncu yüzyıl sonlarıyla yirminci yüzyılın özellikle ilk yarısıdır.
Yeni-Hegelcilik
19. yüzyılın sonlarından itibaren gelişmeye başlayan, Hegelci diyalektik yönteme dayanan felsefe akımı.20. yüzyılda daha belirginlik kazanmıştır.Bu geleneğin özellikle doğa bilimlerine karşı tin bilimlerini geliştirmeyi hedeflediği, ve bu yönde kültür ve tarih felsefesinde açılımlar geliştirdiği söylenebilir.Başlıca temsilcileri Freyer, Glockner, Bradley, Croce vb. dir.Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, ve ABD gibi ülkelerde etkili olduğu görülür.
öncelikli olarak Alman felsefesinde romantizmin ve idealizmin zirveye ulaştığı bir dönemdir. Aynı şekilde materyalizmin de yeni bir derinlik kazandığı ve öne çıktığı görülür. Fransız felsefesinde bir yanda Charles Fourrier, Pierre-Joseph Proudhon, Claude Henri de Saint-Simon gibi reformcu düşünürler; öte yanda da August Comte ile pozitivizmin belirginleştiği görülür. Tarihçi Tocqueville ile sosyolog ve düşünür olan Emile Durkheim'ı da buraya eklemek gerekir.
19. yüzyılın genel olarak bir tarih yüzyılı olduğu belirtilir, bunun anlamı hem tarih bilincinin gelişmesi hem de düşüncenin ve felsefenin tarih ile birlikte ele alınıp değerlendirilmesi eğiliminin kuramsal br nitelik kazanmaya başlamasıdır. Böylece felsefenin içinde siyasal teoriler ve sosyoloji gibi bir disiplin çıkmıştır. 19. yüzyılın genel hatlarıyla Almanya'da idealist felsefenin, Fransa'da sosyalist düşüncenin, İngiltere'de iktisat teorisinin gelişip güçlendiği zamanlar olarak belirtilmesi yanlış olmaz. Felsefede romantik düşünce, idealizm, materyalizm, realizm, rasyonalizm, tarihselcilik, pozitivizm bu yüzyılda kendini gösterir.
19. yüzyıl tarihsel bakımdan siyasal ideolojilerin öne çıktığı bir dönem olarak ortaya çıkmıştır. Sosyalist düşünce ve onun felsefi kökleri bu dönemde belirginlik kazanmış, öte yandan Liberalizm ve onun felsefi kökleri belirginleşmiştir. 18. yüzyıl aydınlanmacılığının felsefi konumlanışı devam ettirilmekle birlikte, aydınlanmacı felsefi kavramlara belirli bir ölçüde kuşkuyla bakan bir yönelim olarak şekillendiği söylenebilir. Fransız Devrimi'nin sonrasında ortaya çıkan hayal kırıklıklarının etkisi 19. yüzyıl felsefelerinde görülür.
19. yüzyıl felsefesinde bazı önemli filozoflar
* Gotthold Ephraim Lessing
* Johann Gottfried von Herder
* Jeremy Bentham
* Johnn Gottlieb Fichte
* Friedrich Schiller
* Mary Wollstonecraft
* Jean-Jacques Rousseau
* Anne Louise Germaine Necker, Baronne de Staël-Holstein
* Bernard Bolzano
* Hegel
* Feuerbach
* Mihail Bakunin
* Marks
* Friedrich Engels
* Wilhelm von Humboldt
* Arthur Schopenhauer
* Herbert Spencer
* Proudhon
* St.Simon
* Alexander Herzen
* John Stuart Mill
* August Comte
* Friedrich Ernst Daniel Schleiermacher
* Johann Friedrich Herbart
* Friedrich Wilhelm Nietzsche
* Dilthey
* Henri Bergson
* William James
* Emile Durkheim
* Spencer
* Friedrich Schelling
* Kierkegaard
* Peter Kropotkin
* Charles Darwin
* Sigmund Freud
* Fyodor Dostoevsky
* Thomas Hill Green
* Franz Brentano
* Ernst Mach
* Charles Sanders Peirce
* William James
* John Dewey
* Georg F.L.P. Cantor
* Francis Herbert Bradley
* Bernard Bosanquet
* Hans Vaihinger
* Josiah Royce
* Edmund Husserl
* Charlotte Perkins Gilman
* Lou Andreas Salomé
* Alfred North Whitehead
* George Santayana
* John Ellis McTaggart
Önemli akımlar:
* İdealizm
* Pozitivizm
* Materyalizm
* Yeni-Kantcılık
* Yeni-Hegelcilik
* Pragmatizm
* Yaşam felsefesi
* Yorumsamacılık
Romantizm
Romantik düşünce aydınlanmacı ideallerin ve onların dayanağı olan kuramsal konumların ilk eleştirisini ortaya koyan düşünce bicimidir.Büyük ölcüde Kant felsefesinden kaynaklanır.Doğa ve doğallaşma romantik düşüncenin temel önermeleridir.Romantizm farklı yerlerde farklı konumlarda ortaya çıkar.Ingiltere'de daha çok bir estetik teorisi ve pratigi olarak, Fransa'da bir sosyal tepki ve yeni bir toplumsal sözleşme arayışı olarak, Almanya'da bir felsefe ve düşünce hareketi olarak yer bulur kendisine.Insan kavrayisi noktasinda aydınlamacıktan temel olarak ayrılır. İnsan her zaman belirli bir gelenek, bir kültür ve bir yaşama biçimi içine doğar;doğarken elebette tüm doğal varlıklar gibi çıplaktır, sonradan giyinir ve bu giyinme ile insanlaşır.İnsanlaşma bu anlamda insanın kendi doğasına yabancılaşması, doğal bir varlık olmaktan uzaklaşıp yapaylaşmasıdır.Romantik düşüncede aydınlanmacılıktan yalnizca insanın kavranılışında değil. kurtuluş teorisi bağlamında da aydınlanmacılıktan temelli olarak ayrılır.Kurtuluş, belirli bir geleneğe ve kültüre ait olmak anlamında insanın doğallaşması değil, bu gelenek ve kültüre girmekle kaybettiği doğallığını kazanması, yani doğasına geri dönmesidir.Romantizm kuramsal soyutlamalara ve akılın aşkın ir konuma getirilmesine derin bir kuşkuyla yaklaşır.Rasyonel analiz yerini sezgisel ve duyusal olana birakır.Bilim yerine estetiksel ve yaratıcı coşku öne çıkarılır.insanı doğanın bir parçası olarak ele almıştır.Bu anlamda romantizm muhafazakar fakat gercekci bir düsünce olarak konumlanir; devrimci fakat ütopik olan aydınlanmacılık karşısında.Bir başka karşıtlık ise siyasal ferlsefe alaninda ortaya çıkar.Aydınlanmacılığın evrenselciligine karşı romantikler milliyetçiliği savunurlar.
Alman idealizmi
Klasik Alman felsefesi denilince akla gelen akım Alman idealizmidir ve bunun da ana temsilcileri Friedrich Schelling, Johann Gottlieb Fichte ve Hegel'dir. Alamn idealizmi özellikle Kant felsefesinin etkisi altindadır, onun kavramlarını sürdürmüş ya da eleştirerek aşmaya çalışmışlardır.Alman idealizminde iki ana yönelim görülür ya da felsefe tarihi metinlerinde iki yönde sınıflandırıldığı görülür.Bunlar, öznel idealizm ve nesnel idealizm yönelimleridir.Ayrı ayrı düşünürlerde olabildiği gibi iki eğilim aynı anda tek bir filozofta da olabilir.
Tarihselcilik
19. yüzyılın ortalarından itibaren gelişen düşünce akımı.Özellikle Almanya da tarih biliminin ayrı bir disiplin olarak gelişmesiyle ortaya çıktığı syölenebilir. Olayların değerlendirilmesinde tarihe ve tarihselliğe öncelik veren bir eğilimidir.Buna göre, insanın varlığı, anlamını ve açıklanışını tarihselliğinde bulur.Dilthey bu eğilimin temsilcilerindendir.
Materyalizm
19. yüzyılın güclü Alman idealizmine karşılık gelişen bir başka eğilim de materyalizm olmuştur.Feuerbach materyalizmi temel tezleri bakımından şekillendirmiş, maddi yaşamın önceliği ve belirleyiciliği fikrini felsefi olarak temellendirmiştir.Feuerbacah'a göre; ."Temel doğadır. Doğanın dışında hiçbir şey yoktur. Her şey gibi, düşünce de doğanın ürünüdür".(Gelecegin Felsefesi'nde)Felsefi materyalizm düzleminde düşünce-gerçeklik ilişkisini ilk materyalizm olarak değerlendirien Feuerbach olmuştur.Dinin antropolojik yapısını ortaya koyarkende materyalist bir yol izler.Onun doğalcılık düşüncesinden etkilenen başka filozoflar da olmakla birlikte etkilediği en önemli isim Karl Marks olmuştur.Marks Feuerbach materyalizmini mekanik olmakla eleştirir, bununla birlikte temelde onun felsefi konumunu sürdürür.Marks'ın özellikle başlangıç yapıtlarında temel tezlerini Feuerbach'tan yola çıkarak oluşturduğunu söyleyebiliriz.Özellikle "Feuerbach Üzerine Tezler" adlı taslak notlarında Marks'ın Feuerbach'la ilişkisi açık olarak görülür. Marks burada hem idealizme karşı hem de Feuerbahcı materyalizme karşı, materyalizmin anlaşılmasının ilkelerinden biri olarak, özellikle de toplumsal alanda, insan pratiğini felsefi bir kategori olarak belirtiyor. Feuerbach materyalizminin Marks'tan ayrı olarak Gottfried Keller, Richard Wagner, Max Stirner, Friedrich Engels, Friedrich Nietzsche gibi isimleri etkilediği söylenebilir.
Pozitivizm
Pozitivizm 19. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan ve özellikle August Comte tarafından geliştirilmiş olan düşünce akımıdır. 19. yüzyılın böteki düşünce eğilimlerinde de pozitivist bir yön bulunması mümkün olmakla birlikte esas olarak bir akım haline Comte ile gelmiştir. Pozitivizm kesin bir bilimsellik iddiası ile her tür teolojiden ve metafizikten kendisini arındırmayı ve salt maddi gerçekliğin bilgisine ulaşmayı hedefler.Burada önemli yöntem sorunu olarak belirir ve pozitivizme göre önemli olan olguların araştırılmasıdır, yani yapılması gereken yegane yöntemsel tutum olgular arasındaki ilişkileri ve yasaları bulgulamak, bunları kesin ilkeler olarak ortaya koymaktır.Comte bu yönlimle Sosyoloji disiplinini temellendirmiştir.Pozitivizm sadece gözlemlenbebilir olguların üzerine kurulu bilginin gerçek olduğunu, gözlemlerin ise her tür subjektif etkiden yalıtık bir şekilde yapılması gerektini belirtir.Pozitiv bilgiye bu şekilde ulaşılacaktır ve bu bilmsel bilgidir.
Yeni-Kantcılık
19. yüzyılın ortalarında Kant'a geri dönüş hareketi olarak şekillenen felsefi eğilime Yeni-Kantcılık adı verilir.Otto Liebmann'ın "Kant'a dönelim" çağrısı bu eğilimin doğuşu olarak değerlendirilir.Üniversitede kürsüleri olan profesör filozoflar tarafından geliştirildiği için kürsü felsefesi ya da akademik felsefe olarak adlandırılır.Yeni Kantcılık doğa bilimleri anlayışına, pozitivizme, Hegelci idealizme, Marksist materyalizme, sosyal Darwinizme karşı gelişen felsefi tepkilerin sonucunda ortaya çıkmştır.Bir tür "kültür bilimleri epistemolojisi"ni şekillendirdikleri görülür.Yeni Kantcılık temel olarak Kant'ın numen-fenomen ayrımını alır.Günümüzde halen devam etmekte olan bir felsefe eğilimidir, ancak etkili olduğu dönem ondokuzuncu yüzyıl sonlarıyla yirminci yüzyılın özellikle ilk yarısıdır.
Yeni-Hegelcilik
19. yüzyılın sonlarından itibaren gelişmeye başlayan, Hegelci diyalektik yönteme dayanan felsefe akımı.20. yüzyılda daha belirginlik kazanmıştır.Bu geleneğin özellikle doğa bilimlerine karşı tin bilimlerini geliştirmeyi hedeflediği, ve bu yönde kültür ve tarih felsefesinde açılımlar geliştirdiği söylenebilir.Başlıca temsilcileri Freyer, Glockner, Bradley, Croce vb. dir.Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere, ve ABD gibi ülkelerde etkili olduğu görülür.