Almira2 1
Almira2
romegames 1
romegames
D 1
delimuratt
melankolıa18 1
melankolıa18
shrpnl 1
shrpnl
Fethi Polat 1
Fethi Polat
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Best Studio 1
Best Studio
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

İngilizce deyimler [L]

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan rondoclas06
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 3
  • Görüntüleme Görüntüleme 407

rondoclas06

Level 7
TM Üye
Üye
Katılım
8 Ocak 2010
Konular
598
Mesajlar
1,704
Reaksiyon Skoru
46
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 5 Ay 2 Gün
Başarım Puanı
160
MmoLira
0
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Lay in: Sağlamak, almak
I always lay in food when I go on holiday.
Tatile gittiğimde yanıma daima yiyecek alırım.

Lay off: Geçici olarak kovmak
The manager layed off workers.
Müdür, işçilere geçici olarak yol verdi.

Lay out: Dizmek, sermek, yaymak
Ahmet layed his books out on the floor.
Ahmet kitaplarını yere serdi.

Leave about: Ortada bırakmak
The driver left out his passengers.
Sürücü yolcularını ortada bıraktı.

Leave off: Vazgeçmek
I left off to go the movie with you.
Sizinle sinemaya gitmekten vazgeçtim.

Let down: Yarı yolda bırakmak, hayal kırıklığına uğratmak
He let me down badly.
O, beni çok fena hayal kırıklığına uğrattı.
Lie about: Meydanda kalmak
The bus lied me about at the middle of the road.
Otobüs beni yolun ortasında bıraktı.

Lie over: Geciktirmek
The government lied over the voting of the new bill.
Hükümet yeni yasa tasarısını oylamayı geciktirdi.

Look about: Araştırmak
All day long he looked about for a new job.
Gün boyunca yeni bir iş aradı.

Look after: Bakmak, idare etmek
My brother is old enough to look after himself.
Kardeşim artık kendisini idare edecek yaştadır.

Look at: Bakmak
Don`t look at me like this!
Bana öyle bakmayın!

Look for: Aramak
I am still looking for a job.
Ben hâlâ iş arıyorum.

Look out: Aramak, dışarı bakmak, dikkat etmek
Look out! The car is coming.
Dikkat et! Araba geliyor.

Look over: Gezmek, göz gezdirmek
We looked over a house, yesterday.
Dün bir evi gezdik.

Look up:
1) Bakmak, aramak
2) Canlanmak
3) Hayranlık duymak
1- I looked up a word in the dictionary.
Sözlükte bir kelimeye baktım.
2- His business is looking up.
Onun işleri canlanıyor.
3- Teenagers look up all the famous singers.
Gençler bütün ünlü şarkıcılara hayranlık duyarlar.
 
Teşekkürler.
 
Paylaşım İçin Teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst