- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 9 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Folketing denilen Danimarka Parlementosu anayasaya göre 179 üyeden oluşur. Seçimler her dört yılda bir nispi temsil sistemine göre yapılır. 18 yaşını geçen herkesin oy kullanma hakkı vardır. Bir partinin parlementoda temsil edilebilmesi için oyların en az % 2 sini alması gerekir.
Parlementoda ki 179 üyenin 135i Danimarka seçmenlerinin oyları ile belirlenir. Grönland ve Faroe Adalarının ikişer temsilcisi vardır. Kalan 40 sandalye de her partinin toplam oyları içindeki paylarına göre dağıtılır.
Parlemento başkanı İvan HANSEN Radikal Liberal Parti üyesidir. Danimarka parlementosunda bulunana siyasi partilere ilişkin bilgiler aşağıda belirtilmiştir.
Siyasi Partiler Mecliste Sandalye Sayısı % Oranı Eğilimleri
Sosyal Demokrat Parti 63 % 36 Sosyal Demokrat
Muhafazakar Parti 16 % 8,9 Ortanın Solu
Sosyalist Halkçı Parti 13 % 7,5 Sol
Liberal Parti 42 % 24 Oratanın Sağı
Terakki Partisi 4 % 2,4 Sağ
Radikal Liberal Parti 7 % 3,9 Orta
Merkez Demokrat Parti 8 % 4,3 Ortanın Solu
Danimarka Halkçı Partisi 13 % 7,4 Sağ
Birleşik Liste Partisi 5 % 2,7 Sol
Hristiyan Halkçı Parti 4 % 2,5 Ortanın Solu
Grönland ve Faroe Adaları 4 Temsilci ile katılırlar
Kadın Parlementerler üyelerin % 37 sini oluştururlar.
C- Hükümet Politikaları
Danimarkada 1993ten beri başta bulunan Sosyal Demokrat ve Liberal Parti koalisyonu yapısı gereği ılımlı kararlar almak durumundadırlar.
Hükümetin temel amaçları olarak düşük enflasyon, dış borçların azaltılması, cari hesap fazlası yaratılması, istihdamın arttırılması, dengeli bir kamu finansmanı ve aynı zamanda çevrenin korunması sayılabilir. Kısa vadade temel strateji mali konsolidasyon ve kamu borçlarının azaltılması üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu strateji kamu finansmanının dengeli veya fazla verecek şekilde tutulması amaçlarıyla da uyum göstermektedir.
Ekonomik politikanın gerçekleştirilmesi için kullanılan başlıca araçlar Avrupa Para Sistemi içinde DMye ve 1999dan itibaren Euroya karşı istikrarlı bir döviz kuru politikası izlenmesi, sıkı bir maliye politikası ile işgücü piyasası ve vergi sistemine ilişkin mekanizmalarda yapılan iyileştirmeleri içermektedir.
1993 yılında göreve gelen ve 1998 seçimlerinde de yerini koruyan hükümet döneminde Danimarka ekonomisi çok olumlu gelişmeler kaydetmiştir. Ekonomi bölümünde anlatılacağı üzere son on yıl içerisinde Danimarka ekonomisi çok hızlı büyümüştür. Kişi başına düşen gelir 33.000 USD gibi Avrupa ortalamasının üstünde bir tutara ulaşmıştır. Ayrıca enflasyon oranı % 2 civarında tutulmuştur. Danimarka ekonomisinin en büyük problemi olan işsizlik te büyük ölçüde azaltılmıştır. 1990ların başında % 12,4 olan işsizlik 1998de % 5,6ya düşmüştür.
Hükümetin aldığı en büyük eleştirilerden biri vergi oranlarının çok yüksek oluşudur. Yapılan vergi düzenlemeleri ile nispi bir iyileşme sağlansa da Danimarkada vergi oranları halen çok yüksektir. Danimarkada yapılan vergi düzenlemelerinin temel amaçlarından biri çevrenin korunmasıdır.
Bir diğer eleştiri konularından biri de erken emekli olanların, çalışma yaşına gelip te iş bulamayanların veya değişik şekillerde sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir sağlayanların sayısının çok yüksek olmasıdır.
Kamu çalışanlarının çok olması da olumsuz bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Özellikle son yıllarda hükümet özelleştirme çalışmalarına hız vermiş olup kamu çalışanlarının sayısında azaltma yapmaya çalışmaktadır. Kamu harcamalarının kısılması ile kamu tasarruf açığının azaltılması hükümetin hedefleri arasında yer almıştır.
Hükümetin Danimarka vatandaşlığına girmek isteyenlere, mültecilere karşı çok kolaylık göstermesi de bir kısım halk arasında hoşnutsuzluk yaratmıştır. Yabancılar toplam nüfusun ancak % 5ini oluşturmakta ve yabancı nüfusun çoğu da A.B. ülkeleri ile diğer İskandinav ülkelerinden gelmektedir. Ancak Danimarka gibi küçük bir ülke için bu da tepki gösterilmesine yetmiştir.
Hükümetin uyguladığı istikrar paketleri ve reformlar olarak 1993 yılı yazında yapılan vergi reformundan bahsedilebilir. Bu vergi reformunun temel hedefleri, marjinal gelir vergisi oranlarını azaltmak, özünde aynı gelir üzerinden alınan vergilerin birleştirilmesi, çevreyi koruma politikalarının güçlendirilmesi, vergi arbitrajının önlenmesi ve siyasal güvenlik vergisinin getirilmesi olmuştur.
Yine bu dönemde yapılan işgücü piyasası reformu ile işgücünün eğitim olanakları geliştirilerek, esnek bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır.
1998de uluslararası krizler, petrol fiyatlarının artması ve özellikle yüksek ücretlerden kaynaklanan maliyet artışlarının etkisiyle, ekonomide olumsuz gelişmeler meydana gelmiştir. Ekonomi bölümünde de belirtildiği gibi hükümet bu yıllarda ekonomiyi daraltma politikası uygulamıştır. Ekonomik büyüme % 2 civarına çekilmiştir.
1998de yapılan vergi reformu, 1999 ve 2000 yılı mali yasaları üzerinde anlaşma sağlanması uygulanan sıkı politikalara destek olmuş, ayrıca vergi sisteminde iyileştirmeyi sağlamıştır. Bu reformla kurumlar vergisi oranı % 2 azaltılmış ve 2000 yılından itibaren işsizlik ödeneği sistemine işverenin katkı payının kaldırılması öngörülmüştür.
Paskalya Paketi olarak adlandırılan ekonomik önlemler ile 1999 ve 2000 yılları mali yasaları enerji kullanımındaki vergileri arttırarak çevre ile ilgili politikalara katkıda bulunmaktadır.
Yine bu paketle yabancı holdinglerin şirketlerinin kar payları üzerindeki vergiler kaldırılarak, Danimarka yabancı sermaye açısından çekici hale getirilmeye çalışılmıştır.
Danimarkada baştan beri izlenen istikrarlı kur politikasına katkı olarak, 26 Eylül 1998de Avrupa Merkez Bankası ile 01.01.1999dan geçerli olarak bir anlaşma imzalanmıştır. Buna göre Danimarka Kronu Euro karşısında en fazla % 2,25lik bir marj içinde dalgalanabilecektir.
Danimarkada başta bulunan Sosyal Demokrat ağırlıklı hükümet A.B ile tam entegrasyondan yana politikalar izlemektedir. Ancak ülkede bu konudaki karar, halk oylaması ile verilmektedir. 2000 yılının sonunda yapılacak referandum da Danimarkanın Euro alanına girip girmeyeceği de karara bağlanacaktır. Şu anda Danimarka, A.B ile tam entegrasyona ilişkin Maastricht Anlaşmasının ortak vatandaşlık, ortak savunma, ekonomik ve parasal birlik öngörülerinin dışında kalmış durumdadır.
B.M, NATO, WTO, Nardik Konseyi, OECD gibi uluslar arası kuruluşlara üye olan Danimarka ılımlı bir uluslar arası politika gütmektedir. Uluslar arası planda önemli anlaşmazlıkları yoktur. Danimarka az gelişmiş ülkelere yardım için her yıl G.S.Y.İ.Hsinin yaklaşık % 1ini ayırmaktadır. Danimarka ekonomisinin dış ticarette olan bağımlılığı böyle bir politikayı geçerli kılmaktadır.
Danimarka son otuz yıl içinde hep koalisyonlarla yönetilmiştir. 1982 öncesinde sık sık erken seçim yapılmasına rağmen, 1982 sonrası kurulan hükümetler daha uzun süre iş başında kalmışlardır. Danimarkada ekonomi çok köklü bir şekilde organize olmuştur. Kooperatifçiliğin en eski olduğu ülkelerden biri Danimarkadır. Bu nedenlerden dolayı meydana gelebilen hükümet krizlerinin ekonomiye etkileri en alt düzeydedir. Ayrıca demokratik kurumların kökenleri son derece eskidir. Danimarkada çok kuvvetli bir yerel yönetimcilik anlayışı vardır.Pek çok alan hükümetin müdahalesi dışındadır.
Danimarkada pek çok önemli kararlar ise halk oylamasıyla verilmektedir. Referandum kurumu diğer İskandinav ülkelerinde olduğu gibi gelişmiştir.
Son olarak denilebilir ki Danimarkada son on yıldır sağ ve sol koalisyonlarla devam eden siyasi istikrar ortamında gerek iç gerekse dış politika konularında birbirine zıt şaşırtıcı gelişmeler yaşanmamaktadır.
III. EKNOMİK DURUM
1970li yıllarda Kuzey Denizinde bulunan petrol ve doğal gaz dışında kayda değer bir kaynağı bulunmayan Danimarkada sanayileşme diğer Avrupa ülkelerinin pek çoğundan sonra gerçekleşmiştir. 1930lu yıllara kadar tarıma dayalı bir ekonomiye sahipken 1960lı yıllarda sanayileşme hız kazanmıştır.
Şu anda sanayileşmiş ülkeler kategorisinde bulunan Danimarka tarım kaynaklarıyla sanayileşen ülkelere örnek gösterilmektedir.
A) SEKTÖREL İNCELEME
Tarım sektörü
Geleneksel olarak Danimarka ekonomisi ve ihracatı tarım sektöründe yoğunlaşmıştır. 1950de GSMHnın %25inden fazlasını oluşturmakta idi. Bugün tarım sektörü nispeten ekonomideki ağırlığını yitirmiş olmakla beraber, Danimarka hala tarım ürünleri ihracatçısı ülkeler arasında önemli bir yere sahiptir ve bu ürünleriyle birlikte üretimin %70i ihraç edilmektedir. Bununla birlikte son yıllarda ABnin kota uygulamalarından dolayı bu sektörde sorunlar yaşanmış ve bu durum imalat sanayiinin daha da önemli bir konuma gelmesine yol açmıştır. 30 yıl önce sanayi ürünleri ihracatı toplam ihracatın %25ini oluşturmakta iken bugün sanayi ürünleri ihracatın yaklaşık %80ini oluşturmaktadır.
Danimarka tarım sektöründe kullanılan teknoloji ve modernizasyon açısından dünya çapında en önde gelen ülkeler arasındadır. Danimarkanın toplam yüzölçümünün %62lik kısmı ekili alan durumundadır. Toplam yüzölçümünün sadece %9luk bir kısmının ormanlık alan olması sebebiyle ormanlar daha az öneme sahiptir. Geniş tanımıyla ele alındığında gıda işleme sektörü hala ekonominin en büyük sektörü durumundadır ve imalat sanayii satışlarının %30unu oluşturmaktadır.
Et ve süt ürünleri sektöründe önde gelen firmaların kökenleri eski kooperatiflere dayanmaktadır. Dolayısıyla kooperatifler Danimarka ekonomisinde hala çok önemli bir yer teşkil etmektedirler. Bu şirket yapısı AR-GE faaliyetlerine ayrılan büyük bütçenin de etkisi ile araştırma sonuçlarının tarım ürünleri sektöründe kolaylıkla uygulanması ve gıda işleme sektörünün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde koordinasyon sağlanabilmesi gibi bir avantaj sağlamaktadır.
Danimarka geleneksel olarak balıkçılık alanında ileri bir konumda olmuştur ve yüksek kalite balıkçılık ürünleriyle tanınmaktadır. Üretiminin %70ini ağırlıklı olarak İngiltere, Almanya, Ortadoğu, Amerika ve Japonyaya ihraç etmektedir. Ancak son yıllarda Avrupa Birliğinin özellikle balıkçılık alanında oluşturduğu kota düzenlemeleri sebebiyle bu sektörde zaman zaman problemler yaşanmaktadır.
Doğal kaynaklar ve enerji sektörü
Daha öncede belirtildiği gibi Danimarka yer altı kaynakları bakımından zengin bir ülke değildir. 1972den beri çıkarılma çalışmaları devam eden petrol ve doğal gaz kaynakları bulunmadan önce enerji bakımından dışa bağımlı idi.
1972den beri Danimarka petrol ve doğal gaz üretiminde artışlar olmuştur. Bununla bağlantılı olarak ülke çapında bir doğal gaz dağıtım sistemi oluşturulmuştur.
Üretilen doğal gazın küçük bir kısmı Almanya ve İsveçe ihraç edilmektedir. Danimarkanın 1997 petrol üretimi 11,15 milyon m3 ( 1996ya göre %10.2 artış) doğal gaz üretimi ise 7.45 N m3 ( 1996ya göre %22 artış) olmuştur.
Danimarka petrol üreticisi kurumlarının birden üçe yükselmesi üretimi de günlük 300 bin varile çıkararak en yüksek seviyeye ulaşmıştır. 1997 yılında petrol üretiminde kendine yeterli hale gelen Danimarka 1999da dahili ihtiyacının %20sinden fazlasını üretir duruma gelmiştir.
Danimarka rüzgar enerjisi üretiminde ABD ve Almanyadan sonra dünyada üçüncü sırada yer almaktedır.
İmalat Sanayii
Danimarkada kalkınma hareketleri II. Dünya savaşından önce başlamışsa da sanayileşme 1960lı yıllarda hız kazanmıştır.
Bu yıllarda imalat sanayiinin önemi giderek artmış ve 1980li yıllarda imalat sanayiindeki üretim artışı yıllık %3e ulaşmıştır. Bu eğilim 1990lı yıllarda da devam etmiş ve satışlar 1996da %5 artmıştır. Satışlar 1997de %6 gibi bir rakama ulaşmasına rağmen 1998de tekrar %2 düzeyine inmiştir.
İmalat sanayii küçük ölçekli ve üst derece uzmanlaşmış firmalardan oluşmaktadır. Ağır sanayi işletmeleri gemi inşası hariç yaygın değildir. Yeni teknolojilere dayalı hafif endüstri sürekli gelişme halindedir. Üretim tesisleri esnek ve değişen piyasa koşullarına uyum gösterebilecek niteliktedir. Küçük ve orta ölçekli firmalara dayalı imalat sektöründeki firmaların %80inden fazlasında çalışan işçi sayısı 20den azdır.
Gıda işleme ve endüstriyel tarım dışındaki en önemli sektörler; kimyasal ürünler ve mühendislik sektörleridir. Sanayide genel eğilim gıda işleme, tekstil ve metal gibi hammadde ağırlıklı sektörlerdeki duraklama ile birlikte kimya elektronik mühendislik gibi Know-how ve yüksek teknolojiye dayalı sektörlerin önemli ölçüde büyümesidir.
1990lı yılların başında Avrupanın en büyük tersanelerine sahip olan Danimarka, Doğu Almanya ve Güney Avrupa ülkelerinde tersanelere verilen devlet desteği ile Güney Kore tersanelerindeki ucuz işgücü nedeniyle güçlü bir rekabetle karşılaşmıştır.
İlaç Sektörü
İlaç sektörü dünyadaki en modern ve başarılı sektörlerden biri konumundadır ve son on yılda büyük bir gelişme kaydetmiştir. Danimarka kişi başına düşen ilaç ihracatında dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Mühendislikle birlikte bu sektör en yüksek AR-GE harcamasına sahip sektördür. Toplam satışların %14ü AR-GE harcamalarına ayrılmaktadır.
İlaç sektöründe üretilen ürünlerden en önemlileri insülin, antibiyotikler ve psikotraplardır. Sadece bir Danimarka firması dünya çapında toplam ihtiyacın %50sini tedarik etmektedir.
Hizmet Sektörü
Hizmet sektörü son yıllarda tarım ve imalatı geride bırakarak Danimarka ekonomisinde önemli bir yer almıştır.
Toplam işgücünün yarısı özel sektörde çalışmaktadır. Danışmanlık hizmeti veren kuruluşlar yalnız iç piyasanın değil, ihracat piyasasının da önemli bir parçası olmuşlardır. Özellikle mühendislik alanında kurulan çok sayıda şirket altyapı, iletişim, çevresel teknoloji gibi alanlarda hizmet vermektedir.
Taşımacılık
Danimarkada uluslararası ticaretin %50si karayolu taşımacılığına dayanır. İkinci olarak deniz taşımacılığı kullanılır. Demiryolu ve havayolu taşımacılığı ise sınırlı bir yere sahiptir.
Parlementoda ki 179 üyenin 135i Danimarka seçmenlerinin oyları ile belirlenir. Grönland ve Faroe Adalarının ikişer temsilcisi vardır. Kalan 40 sandalye de her partinin toplam oyları içindeki paylarına göre dağıtılır.
Parlemento başkanı İvan HANSEN Radikal Liberal Parti üyesidir. Danimarka parlementosunda bulunana siyasi partilere ilişkin bilgiler aşağıda belirtilmiştir.
Siyasi Partiler Mecliste Sandalye Sayısı % Oranı Eğilimleri
Sosyal Demokrat Parti 63 % 36 Sosyal Demokrat
Muhafazakar Parti 16 % 8,9 Ortanın Solu
Sosyalist Halkçı Parti 13 % 7,5 Sol
Liberal Parti 42 % 24 Oratanın Sağı
Terakki Partisi 4 % 2,4 Sağ
Radikal Liberal Parti 7 % 3,9 Orta
Merkez Demokrat Parti 8 % 4,3 Ortanın Solu
Danimarka Halkçı Partisi 13 % 7,4 Sağ
Birleşik Liste Partisi 5 % 2,7 Sol
Hristiyan Halkçı Parti 4 % 2,5 Ortanın Solu
Grönland ve Faroe Adaları 4 Temsilci ile katılırlar
Kadın Parlementerler üyelerin % 37 sini oluştururlar.
C- Hükümet Politikaları
Danimarkada 1993ten beri başta bulunan Sosyal Demokrat ve Liberal Parti koalisyonu yapısı gereği ılımlı kararlar almak durumundadırlar.
Hükümetin temel amaçları olarak düşük enflasyon, dış borçların azaltılması, cari hesap fazlası yaratılması, istihdamın arttırılması, dengeli bir kamu finansmanı ve aynı zamanda çevrenin korunması sayılabilir. Kısa vadade temel strateji mali konsolidasyon ve kamu borçlarının azaltılması üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu strateji kamu finansmanının dengeli veya fazla verecek şekilde tutulması amaçlarıyla da uyum göstermektedir.
Ekonomik politikanın gerçekleştirilmesi için kullanılan başlıca araçlar Avrupa Para Sistemi içinde DMye ve 1999dan itibaren Euroya karşı istikrarlı bir döviz kuru politikası izlenmesi, sıkı bir maliye politikası ile işgücü piyasası ve vergi sistemine ilişkin mekanizmalarda yapılan iyileştirmeleri içermektedir.
1993 yılında göreve gelen ve 1998 seçimlerinde de yerini koruyan hükümet döneminde Danimarka ekonomisi çok olumlu gelişmeler kaydetmiştir. Ekonomi bölümünde anlatılacağı üzere son on yıl içerisinde Danimarka ekonomisi çok hızlı büyümüştür. Kişi başına düşen gelir 33.000 USD gibi Avrupa ortalamasının üstünde bir tutara ulaşmıştır. Ayrıca enflasyon oranı % 2 civarında tutulmuştur. Danimarka ekonomisinin en büyük problemi olan işsizlik te büyük ölçüde azaltılmıştır. 1990ların başında % 12,4 olan işsizlik 1998de % 5,6ya düşmüştür.
Hükümetin aldığı en büyük eleştirilerden biri vergi oranlarının çok yüksek oluşudur. Yapılan vergi düzenlemeleri ile nispi bir iyileşme sağlansa da Danimarkada vergi oranları halen çok yüksektir. Danimarkada yapılan vergi düzenlemelerinin temel amaçlarından biri çevrenin korunmasıdır.
Bir diğer eleştiri konularından biri de erken emekli olanların, çalışma yaşına gelip te iş bulamayanların veya değişik şekillerde sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir sağlayanların sayısının çok yüksek olmasıdır.
Kamu çalışanlarının çok olması da olumsuz bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Özellikle son yıllarda hükümet özelleştirme çalışmalarına hız vermiş olup kamu çalışanlarının sayısında azaltma yapmaya çalışmaktadır. Kamu harcamalarının kısılması ile kamu tasarruf açığının azaltılması hükümetin hedefleri arasında yer almıştır.
Hükümetin Danimarka vatandaşlığına girmek isteyenlere, mültecilere karşı çok kolaylık göstermesi de bir kısım halk arasında hoşnutsuzluk yaratmıştır. Yabancılar toplam nüfusun ancak % 5ini oluşturmakta ve yabancı nüfusun çoğu da A.B. ülkeleri ile diğer İskandinav ülkelerinden gelmektedir. Ancak Danimarka gibi küçük bir ülke için bu da tepki gösterilmesine yetmiştir.
Hükümetin uyguladığı istikrar paketleri ve reformlar olarak 1993 yılı yazında yapılan vergi reformundan bahsedilebilir. Bu vergi reformunun temel hedefleri, marjinal gelir vergisi oranlarını azaltmak, özünde aynı gelir üzerinden alınan vergilerin birleştirilmesi, çevreyi koruma politikalarının güçlendirilmesi, vergi arbitrajının önlenmesi ve siyasal güvenlik vergisinin getirilmesi olmuştur.
Yine bu dönemde yapılan işgücü piyasası reformu ile işgücünün eğitim olanakları geliştirilerek, esnek bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır.
1998de uluslararası krizler, petrol fiyatlarının artması ve özellikle yüksek ücretlerden kaynaklanan maliyet artışlarının etkisiyle, ekonomide olumsuz gelişmeler meydana gelmiştir. Ekonomi bölümünde de belirtildiği gibi hükümet bu yıllarda ekonomiyi daraltma politikası uygulamıştır. Ekonomik büyüme % 2 civarına çekilmiştir.
1998de yapılan vergi reformu, 1999 ve 2000 yılı mali yasaları üzerinde anlaşma sağlanması uygulanan sıkı politikalara destek olmuş, ayrıca vergi sisteminde iyileştirmeyi sağlamıştır. Bu reformla kurumlar vergisi oranı % 2 azaltılmış ve 2000 yılından itibaren işsizlik ödeneği sistemine işverenin katkı payının kaldırılması öngörülmüştür.
Paskalya Paketi olarak adlandırılan ekonomik önlemler ile 1999 ve 2000 yılları mali yasaları enerji kullanımındaki vergileri arttırarak çevre ile ilgili politikalara katkıda bulunmaktadır.
Yine bu paketle yabancı holdinglerin şirketlerinin kar payları üzerindeki vergiler kaldırılarak, Danimarka yabancı sermaye açısından çekici hale getirilmeye çalışılmıştır.
Danimarkada baştan beri izlenen istikrarlı kur politikasına katkı olarak, 26 Eylül 1998de Avrupa Merkez Bankası ile 01.01.1999dan geçerli olarak bir anlaşma imzalanmıştır. Buna göre Danimarka Kronu Euro karşısında en fazla % 2,25lik bir marj içinde dalgalanabilecektir.
Danimarkada başta bulunan Sosyal Demokrat ağırlıklı hükümet A.B ile tam entegrasyondan yana politikalar izlemektedir. Ancak ülkede bu konudaki karar, halk oylaması ile verilmektedir. 2000 yılının sonunda yapılacak referandum da Danimarkanın Euro alanına girip girmeyeceği de karara bağlanacaktır. Şu anda Danimarka, A.B ile tam entegrasyona ilişkin Maastricht Anlaşmasının ortak vatandaşlık, ortak savunma, ekonomik ve parasal birlik öngörülerinin dışında kalmış durumdadır.
B.M, NATO, WTO, Nardik Konseyi, OECD gibi uluslar arası kuruluşlara üye olan Danimarka ılımlı bir uluslar arası politika gütmektedir. Uluslar arası planda önemli anlaşmazlıkları yoktur. Danimarka az gelişmiş ülkelere yardım için her yıl G.S.Y.İ.Hsinin yaklaşık % 1ini ayırmaktadır. Danimarka ekonomisinin dış ticarette olan bağımlılığı böyle bir politikayı geçerli kılmaktadır.
Danimarka son otuz yıl içinde hep koalisyonlarla yönetilmiştir. 1982 öncesinde sık sık erken seçim yapılmasına rağmen, 1982 sonrası kurulan hükümetler daha uzun süre iş başında kalmışlardır. Danimarkada ekonomi çok köklü bir şekilde organize olmuştur. Kooperatifçiliğin en eski olduğu ülkelerden biri Danimarkadır. Bu nedenlerden dolayı meydana gelebilen hükümet krizlerinin ekonomiye etkileri en alt düzeydedir. Ayrıca demokratik kurumların kökenleri son derece eskidir. Danimarkada çok kuvvetli bir yerel yönetimcilik anlayışı vardır.Pek çok alan hükümetin müdahalesi dışındadır.
Danimarkada pek çok önemli kararlar ise halk oylamasıyla verilmektedir. Referandum kurumu diğer İskandinav ülkelerinde olduğu gibi gelişmiştir.
Son olarak denilebilir ki Danimarkada son on yıldır sağ ve sol koalisyonlarla devam eden siyasi istikrar ortamında gerek iç gerekse dış politika konularında birbirine zıt şaşırtıcı gelişmeler yaşanmamaktadır.
III. EKNOMİK DURUM
1970li yıllarda Kuzey Denizinde bulunan petrol ve doğal gaz dışında kayda değer bir kaynağı bulunmayan Danimarkada sanayileşme diğer Avrupa ülkelerinin pek çoğundan sonra gerçekleşmiştir. 1930lu yıllara kadar tarıma dayalı bir ekonomiye sahipken 1960lı yıllarda sanayileşme hız kazanmıştır.
Şu anda sanayileşmiş ülkeler kategorisinde bulunan Danimarka tarım kaynaklarıyla sanayileşen ülkelere örnek gösterilmektedir.
A) SEKTÖREL İNCELEME
Tarım sektörü
Geleneksel olarak Danimarka ekonomisi ve ihracatı tarım sektöründe yoğunlaşmıştır. 1950de GSMHnın %25inden fazlasını oluşturmakta idi. Bugün tarım sektörü nispeten ekonomideki ağırlığını yitirmiş olmakla beraber, Danimarka hala tarım ürünleri ihracatçısı ülkeler arasında önemli bir yere sahiptir ve bu ürünleriyle birlikte üretimin %70i ihraç edilmektedir. Bununla birlikte son yıllarda ABnin kota uygulamalarından dolayı bu sektörde sorunlar yaşanmış ve bu durum imalat sanayiinin daha da önemli bir konuma gelmesine yol açmıştır. 30 yıl önce sanayi ürünleri ihracatı toplam ihracatın %25ini oluşturmakta iken bugün sanayi ürünleri ihracatın yaklaşık %80ini oluşturmaktadır.
Danimarka tarım sektöründe kullanılan teknoloji ve modernizasyon açısından dünya çapında en önde gelen ülkeler arasındadır. Danimarkanın toplam yüzölçümünün %62lik kısmı ekili alan durumundadır. Toplam yüzölçümünün sadece %9luk bir kısmının ormanlık alan olması sebebiyle ormanlar daha az öneme sahiptir. Geniş tanımıyla ele alındığında gıda işleme sektörü hala ekonominin en büyük sektörü durumundadır ve imalat sanayii satışlarının %30unu oluşturmaktadır.
Et ve süt ürünleri sektöründe önde gelen firmaların kökenleri eski kooperatiflere dayanmaktadır. Dolayısıyla kooperatifler Danimarka ekonomisinde hala çok önemli bir yer teşkil etmektedirler. Bu şirket yapısı AR-GE faaliyetlerine ayrılan büyük bütçenin de etkisi ile araştırma sonuçlarının tarım ürünleri sektöründe kolaylıkla uygulanması ve gıda işleme sektörünün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde koordinasyon sağlanabilmesi gibi bir avantaj sağlamaktadır.
Danimarka geleneksel olarak balıkçılık alanında ileri bir konumda olmuştur ve yüksek kalite balıkçılık ürünleriyle tanınmaktadır. Üretiminin %70ini ağırlıklı olarak İngiltere, Almanya, Ortadoğu, Amerika ve Japonyaya ihraç etmektedir. Ancak son yıllarda Avrupa Birliğinin özellikle balıkçılık alanında oluşturduğu kota düzenlemeleri sebebiyle bu sektörde zaman zaman problemler yaşanmaktadır.
Doğal kaynaklar ve enerji sektörü
Daha öncede belirtildiği gibi Danimarka yer altı kaynakları bakımından zengin bir ülke değildir. 1972den beri çıkarılma çalışmaları devam eden petrol ve doğal gaz kaynakları bulunmadan önce enerji bakımından dışa bağımlı idi.
1972den beri Danimarka petrol ve doğal gaz üretiminde artışlar olmuştur. Bununla bağlantılı olarak ülke çapında bir doğal gaz dağıtım sistemi oluşturulmuştur.
Üretilen doğal gazın küçük bir kısmı Almanya ve İsveçe ihraç edilmektedir. Danimarkanın 1997 petrol üretimi 11,15 milyon m3 ( 1996ya göre %10.2 artış) doğal gaz üretimi ise 7.45 N m3 ( 1996ya göre %22 artış) olmuştur.
Danimarka petrol üreticisi kurumlarının birden üçe yükselmesi üretimi de günlük 300 bin varile çıkararak en yüksek seviyeye ulaşmıştır. 1997 yılında petrol üretiminde kendine yeterli hale gelen Danimarka 1999da dahili ihtiyacının %20sinden fazlasını üretir duruma gelmiştir.
Danimarka rüzgar enerjisi üretiminde ABD ve Almanyadan sonra dünyada üçüncü sırada yer almaktedır.
İmalat Sanayii
Danimarkada kalkınma hareketleri II. Dünya savaşından önce başlamışsa da sanayileşme 1960lı yıllarda hız kazanmıştır.
Bu yıllarda imalat sanayiinin önemi giderek artmış ve 1980li yıllarda imalat sanayiindeki üretim artışı yıllık %3e ulaşmıştır. Bu eğilim 1990lı yıllarda da devam etmiş ve satışlar 1996da %5 artmıştır. Satışlar 1997de %6 gibi bir rakama ulaşmasına rağmen 1998de tekrar %2 düzeyine inmiştir.
İmalat sanayii küçük ölçekli ve üst derece uzmanlaşmış firmalardan oluşmaktadır. Ağır sanayi işletmeleri gemi inşası hariç yaygın değildir. Yeni teknolojilere dayalı hafif endüstri sürekli gelişme halindedir. Üretim tesisleri esnek ve değişen piyasa koşullarına uyum gösterebilecek niteliktedir. Küçük ve orta ölçekli firmalara dayalı imalat sektöründeki firmaların %80inden fazlasında çalışan işçi sayısı 20den azdır.
Gıda işleme ve endüstriyel tarım dışındaki en önemli sektörler; kimyasal ürünler ve mühendislik sektörleridir. Sanayide genel eğilim gıda işleme, tekstil ve metal gibi hammadde ağırlıklı sektörlerdeki duraklama ile birlikte kimya elektronik mühendislik gibi Know-how ve yüksek teknolojiye dayalı sektörlerin önemli ölçüde büyümesidir.
1990lı yılların başında Avrupanın en büyük tersanelerine sahip olan Danimarka, Doğu Almanya ve Güney Avrupa ülkelerinde tersanelere verilen devlet desteği ile Güney Kore tersanelerindeki ucuz işgücü nedeniyle güçlü bir rekabetle karşılaşmıştır.
İlaç Sektörü
İlaç sektörü dünyadaki en modern ve başarılı sektörlerden biri konumundadır ve son on yılda büyük bir gelişme kaydetmiştir. Danimarka kişi başına düşen ilaç ihracatında dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Mühendislikle birlikte bu sektör en yüksek AR-GE harcamasına sahip sektördür. Toplam satışların %14ü AR-GE harcamalarına ayrılmaktadır.
İlaç sektöründe üretilen ürünlerden en önemlileri insülin, antibiyotikler ve psikotraplardır. Sadece bir Danimarka firması dünya çapında toplam ihtiyacın %50sini tedarik etmektedir.
Hizmet Sektörü
Hizmet sektörü son yıllarda tarım ve imalatı geride bırakarak Danimarka ekonomisinde önemli bir yer almıştır.
Toplam işgücünün yarısı özel sektörde çalışmaktadır. Danışmanlık hizmeti veren kuruluşlar yalnız iç piyasanın değil, ihracat piyasasının da önemli bir parçası olmuşlardır. Özellikle mühendislik alanında kurulan çok sayıda şirket altyapı, iletişim, çevresel teknoloji gibi alanlarda hizmet vermektedir.
Taşımacılık
Danimarkada uluslararası ticaretin %50si karayolu taşımacılığına dayanır. İkinci olarak deniz taşımacılığı kullanılır. Demiryolu ve havayolu taşımacılığı ise sınırlı bir yere sahiptir.
- Katılım
- 2 Ara 2010
- Konular
- 4,879
- Mesajlar
- 29,092
- Online süresi
- 1h 12m
- Reaksiyon Skoru
- 1,484
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 6 Ay 9 Gün
- Başarım Puanı
- 418
- MmoLira
- -295
- DevLira
- 0
GünceL !!
++
++
- Katılım
- 28 Nis 2010
- Konular
- 3,895
- Mesajlar
- 68,415
- Online süresi
- 11d 9h
- Reaksiyon Skoru
- 2,784
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 1 Ay 12 Gün
- Başarım Puanı
- 499
- Yaş
- 29
- MmoLira
- 1,155
- DevLira
- 0
Teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 26
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 28
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 25


