- Katılım
- 7 Eki 2009
- Konular
- 2,312
- Mesajlar
- 9,272
- Reaksiyon Skoru
- 525
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 16 Yıl 8 Ay 7 Gün
- Başarım Puanı
- 255
- MmoLira
- -70
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Cahit Sıtkı Tarancı
(Hayatı - Biyografisi)
Otuz beş yaş adlı şiiriyle özdeşleşen Cahit Sıtkı Tarancı 13 Ekim 1956′da aramızdan ayrılmıştı. Şairin acısı yalnızlık
Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde bireysellikteki evrenselliği yakalayabilmiş olmasıyla, şiiri yararcı mecrasına çekmeden, devinim, ses, biçim birlikteliğiyle yoğurarak kitlelere ulaştırmayı başarabildi. Bu politize olmamış dünyasal bir şiirdi.
Cahit Sıtkı Tarancı, zaman, Türkçe, şiir, ölüm dolayımından ilerleyerek, üzerinde divan şairi kokusuyla hece ve garip akımı ekseninde seyreder. O, Türkçe ağzımda anamın sütü gibidir. Suda sabun gibi eriyor zaman. Ölüm bir at olmuş, kişner kapımda ve Şiir sözcüktür dedi. Fakat, sözcük nedir? Gene kendi deyişiyle Dost, kadeh, sevgili, özlem, düş, anlam gölgesi, arada rengi olan, insanoğlundan haber veren bir derinliktir . Asıl önemlisi, doğayı, tüm yaşamı emerek usa indirir, gönle düşürür. Hele de söz, sanatlarla şerbetlendirilirse, dünyanın en varsıl açılımını ortaya çıkartarak cevher olur, yüreğe akar gider. İlkokulu Diyarbakırda bitirdikten sonra, Galatasaray Lisesinde okumaya başlaması, çok bilgili, görgülü, irfan sahibi laik öğretmenler elinde yetişmesi bir şanstır. Fransızcayı öğrendiğinden Baudelaire, Rimbaud, Mallarmê yi tanıdı, çözümledi. Mülkiye öğrenimini Türkiye ve Pariste yaptı. 1946′da CHP Şiir Ödülünde birincilik aldı. Dağlarca ve A. İlhan , ilk üçe giren diğer şairlerdi.
(Hayatı - Biyografisi)
Otuz beş yaş adlı şiiriyle özdeşleşen Cahit Sıtkı Tarancı 13 Ekim 1956′da aramızdan ayrılmıştı. Şairin acısı yalnızlık
Cahit Sıtkı Tarancı şiirinde bireysellikteki evrenselliği yakalayabilmiş olmasıyla, şiiri yararcı mecrasına çekmeden, devinim, ses, biçim birlikteliğiyle yoğurarak kitlelere ulaştırmayı başarabildi. Bu politize olmamış dünyasal bir şiirdi.
Cahit Sıtkı Tarancı, zaman, Türkçe, şiir, ölüm dolayımından ilerleyerek, üzerinde divan şairi kokusuyla hece ve garip akımı ekseninde seyreder. O, Türkçe ağzımda anamın sütü gibidir. Suda sabun gibi eriyor zaman. Ölüm bir at olmuş, kişner kapımda ve Şiir sözcüktür dedi. Fakat, sözcük nedir? Gene kendi deyişiyle Dost, kadeh, sevgili, özlem, düş, anlam gölgesi, arada rengi olan, insanoğlundan haber veren bir derinliktir . Asıl önemlisi, doğayı, tüm yaşamı emerek usa indirir, gönle düşürür. Hele de söz, sanatlarla şerbetlendirilirse, dünyanın en varsıl açılımını ortaya çıkartarak cevher olur, yüreğe akar gider. İlkokulu Diyarbakırda bitirdikten sonra, Galatasaray Lisesinde okumaya başlaması, çok bilgili, görgülü, irfan sahibi laik öğretmenler elinde yetişmesi bir şanstır. Fransızcayı öğrendiğinden Baudelaire, Rimbaud, Mallarmê yi tanıdı, çözümledi. Mülkiye öğrenimini Türkiye ve Pariste yaptı. 1946′da CHP Şiir Ödülünde birincilik aldı. Dağlarca ve A. İlhan , ilk üçe giren diğer şairlerdi.


