Diyarbakır doğumlu olan Cahit Sıktı Tarancı Cumhuriyet döneminin en başarılı şairlerinden biri.
1910 yılında doğan şair,
1956 yılında tedavi görmek için gittiği Viyana’da hayata gözlerini yumdu. İlkokulu Diyarbakır’da okuduktan sonra, ortaokul ve lise için İstanbul’a gitti. Galatasaray Lisesi’nde okurken, ilk şiirleri
Servet-i Fünun dergisinde yayınlanmaya başladı. Ardından Yüksek Ticaret Okulu’nu bitirerek Sümerbank’ta çalışmaya başladı. Bir süre sonra bu işinden ayrılarak üniversite okumak için Paris’e gitti. Ancak II. Dünya Savaşı sırasında, Paris bombalanınca ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. Bu sırada Otuz Beş Yaş, Haydi Abbas, Düşten Güzel gibi şiirlerini kaleme aldı. Bir dönem Paris’te eğitim görmesi ve ortaokulda Fransız okullarında okuması sebebiyle, şiirlerinde Fransız üslubundan etkilendi. Şairin en ünlü şiiri ise, 1946 yılında yazdığı Otuz Beş Yaş şiiridir.
Otuz Beş Yaş
Yaşlanmak herkesin korktuğu, daha doğrusu geciktirmek için elinden geleni yaptığı bir durumdur. Şair bu şiirde insanların bu korkularına değiniyor. Ancak ilginç olan, korkulan duyguların anlatıldığı bir şiir, aynı zamanda insanın içini ısıtıyor. Yaşı 30’u geçmiş herkesin, bu şiiri okurken hüzünlendiğinden, anılarını yad ettiğinden ve kendindeki değişimleri gözlemlediğinden eminim. Cahit Sıtkı Tarancı denince akla ilk gelen şiir olan, Otuz Beş Yaş dizeleri, zamanı durdurmanın imkansız olduğunu, gerçekleşmesini önleyemeyeceğimiz yaşlılığın şakaklarımızda oluşan beyazlarla haber verdiğini anlatan bir başyapıt.