Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Grado SR80x Kulaklık İncelemesi

Lorenzo

Vatan, Türk’ün Kalesi!
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Co Admin
Developer
Yönetici
Turnuva
Admin
Yarışma
Paylaşım
Katılım
25 Ara 2015
Konular
2,927
Mesajlar
8,509
Online süresi
7ay 18g
Reaksiyon Skoru
5,945
Altın Konu
507
Başarım Puanı
399
TM Yaşı
10 Yıl 3 Ay 28 Gün
MmoLira
118,576
DevLira
121

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

1773607735808.png

Kulaklık dünyasında Brooklyn deyince Grado akla geliyor. Aile şirketi olarak onlarca yıldır aynı atölyede üretim yapıyorlar, büyük fabrikalar ve pazarlama bütçeleri yok, sadece ses var. Bu hikaye başlı başına ilgi çekici ama asıl mesele o sesi duymak. SR80x giriş seviyesi Prestige serisinin üst modeli olarak öne çıkıyor, bu serinin altındaki modelleri deneyenler SR80x'e geçince ciddi bir sıçrama hissediyor diye okuyordum. Açık arka on-ear tasarım Koss Porta Pro ile benzer bir kategori ama Grado'nun ses karakterinin tamamen farklı bir yerde durduğu söyleniyordu. Bu farkı bizzat duymak istedim.

Kutudan çıkarınca tasarım yine o tanıdık Grado sadeliğiyle karşıladı. Plastik ve köpük, metal bir çerçeve, sarmal kablo. Lüks bir his vermiyor ama her parçanın bir amaca hizmet ettiği hissediliyor. Kablo kalın ve sarmal yapıda, masaüstü kullanımda biraz hantal duruyor ama stüdyo geçmişinden gelen bu tasarım anlayışını anlamak zor değil. Başa takılınca hafifliği hissediliyor, uzun süreli kullanım için bu özellik değerli. Köpük yastıklar kulağın üzerine oturuyor, Porta Pro'ya benzer bir his var ama biraz daha sıkı bir temas kuruyor.

1773607778561.png


Müzik çalmaya başlayınca Grado'nun karakteri kendini hemen belli etti. Tiz frekanslar parlak ve canlı, detay seviyesi bu fiyat segmentinde gerçekten şaşırtıcı. Rock ve canlı kayıtlarda bu parlaklık müziği adeta hayata döndürüyor, gitar teli titreşimlerini ve davul vuruşlarının nüanslarını bu netlikte duymak başka bir deneyim sunuyor. Orta frekanslar öne çıkan ve vokali ön plana taşıyan bir karakter taşıyor, insan sesi bu kulaklıkta gerçek ve samimi geliyor. Bas tarafında derinlik sınırlı, alt bas frekansları yeterince hissedilmiyor. Elektronik müzik veya bas ağırlıklı türler için doğru seçim değil ama akustik, rock ve klasik müzikte bu kulaklık gerçek anlamda parlıyor.

Gürültülü ortamlarda açık tasarım nedeniyle zorlanıyor, sessiz bir ortamda en iyi sonucu veriyor. Empedansı düşük olduğu için doğrudan telefona veya bilgisayara takılınca yeterince ses çıkıyor, ayrıca bir amplifikatör zorunlu değil. Kablo değiştirilebilir değil ve oldukça uzun, bu masaüstü dışında kullanımı zorlaştırıyor. Ama bu kulaklık zaten dışarıda kullanım için tasarlanmamış, evde müzikle baş başa kalmak için var. Brooklyn'den gelen o ses her çalışta aynı memnuniyeti veriyor.
 
Eline sağlık :)
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst