romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Hikayeyi Devam Ettir

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Nizam-ı Alem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 4
  • Görüntüleme Görüntüleme 87

Nizam-ı Alem

Asalet kana değil, duruşa bakar.
Telefon Numarası Onaylanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Yönetici
Dergi Editörü
Turnuva
Admin
Yarışma
VIP Üye
Paylaşım
Ayın Üyesi
Katılım
15 May 2013
Konular
1,207
Mesajlar
7,321
Çözüm
6
Online süresi
2mo 16d
Reaksiyon Skoru
5,958
Altın Konu
410
Başarım Puanı
349
MmoLira
45,963
DevLira
3
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Merhaba Kısaca Oyunumuzdan bahsedeyim sizlere arkadaşlar bir hikaye başlangıcı yapıcam ve etiketlediğim arkadaşım bu hikayenin devamını getirecek. Bu böyle devam edecek etiketlediğim arkadaşta aynı şekilde birini etiketleyerek Diğer bir arkadaşımıza sıra gelecek başlangıç olarak ben yapıyor ve bir arkadaşımızı etiketliyorum.

@bahri3505
Bir sabah, Deniz kapısının altından gelen bir sesle uyandı. Hızla kapıyı açtığında, yerde eski bir mektup buldu. Zarfın üzerinde sadece "Deniz" yazılıydı. Hemen açıp okudu: "Sana bir sırrım var, ama seni bulmam gerek."


Mektubun ne anlama geldiğini çözemedi. Ne de olsa, kimse ona böyle bir şey yazmazdı. Ama bir hissi vardı, bir macera başlamıştı. O gün, sıradan bir sabah gibi başlayan gün, bir anda hayatının en büyük gizemine dönüştü.
 
Deniz, mektubu elinde birkaç kez çevirdi. Kağıdın kenarları sararmış, mürekkebi biraz solmuştu. Ama yazının titrek çizgileri, yakın zamanda yazıldığını belli ediyordu.


Bir an durdu. "Beni bulmam gerek..." cümlesi zihninde yankılanıyordu. Onu bulmak isteyen biri mi vardı? Yoksa Deniz’in kendisiyle ilgili bilinmeyen bir şey mi saklıydı?


O sırada zarfın içine tekrar baktı. Mektuptan başka bir şey çıkmamış gibi görünüyordu ama dikkatle incelediğinde, zarfın dibine yapışmış küçük bir kâğıt parçası fark etti. Zorla çıkardı.


Küçük kâğıtta eski bir bina çizilmişti. Çizimin köşesinde ise şu kelime vardı:
“Saat 7’de, köprü altında.”


Deniz’in kalbi hızlandı. O gün sıradan bir gün olmayacaktı.
 
Deniz, çizime bakarken elleri hafifçe titredi. “Köprü altı… Hangi köprü?” diye mırıldandı kendi kendine. Şehirde birden fazla köprü vardı ve hepsi de akşam saatlerinde tenha oluyordu.

Zamanın hızla geçtiğini fark etti. Saat 6:30 olmuştu bile. Gözünü çizimdeki bina ve köprü ilişkisinden ayırmadan hızlı adımlarla yola koyuldu. Sokak lambalarının ışıkları, dar sokakları turuncuya boyuyordu. Kalbi her adımda biraz daha hızlı çarpıyordu.

Köprüye vardığında, altına göz attı. Sessizlik hâkimdi. Sanki şehir bile nefesini tutmuş gibiydi. Bir köşede, sanki onu bekliyormuş gibi duran silüet dikkatini çekti. Silüet, yavaşça hareket ederek ona doğru yaklaştı.

Deniz adımlarını hızlandırdı. Silüet belirginleştiğinde yüzünü gördü ve bir an nefesi kesildi: tanıdık, ama bir o kadar da yabancı bir ifade taşıyordu. “Beni bulmam gerek” sözleri, bir kez daha Deniz’in zihninde yankılandı.

Karşısındaki kişi, elini hafifçe kaldırdı ve sessizce konuştu:
“Seninle konuşmam gerek… ama önce bana güvenmen lazım.”

Deniz, ne yapacağını bilemeden bir adım geri çekildi. İçinde hem merak hem de korku dalgası yükseliyordu. Köprü altındaki rüzgar, sırların başladığı bu anı daha da gizemli kılıyordu.
 
Deniz, çizime bakarken elleri hafifçe titredi. “Köprü altı… Hangi köprü?” diye mırıldandı kendi kendine. Şehirde birden fazla köprü vardı ve hepsi de akşam saatlerinde tenha oluyordu.

Zamanın hızla geçtiğini fark etti. Saat 6:30 olmuştu bile. Gözünü çizimdeki bina ve köprü ilişkisinden ayırmadan hızlı adımlarla yola koyuldu. Sokak lambalarının ışıkları, dar sokakları turuncuya boyuyordu. Kalbi her adımda biraz daha hızlı çarpıyordu.

Köprüye vardığında, altına göz attı. Sessizlik hâkimdi. Sanki şehir bile nefesini tutmuş gibiydi. Bir köşede, sanki onu bekliyormuş gibi duran silüet dikkatini çekti. Silüet, yavaşça hareket ederek ona doğru yaklaştı.

Deniz adımlarını hızlandırdı. Silüet belirginleştiğinde yüzünü gördü ve bir an nefesi kesildi: tanıdık, ama bir o kadar da yabancı bir ifade taşıyordu. “Beni bulmam gerek” sözleri, bir kez daha Deniz’in zihninde yankılandı.

Karşısındaki kişi, elini hafifçe kaldırdı ve sessizce konuştu:
“Seninle konuşmam gerek… ama önce bana güvenmen lazım.”

Deniz, ne yapacağını bilemeden bir adım geri çekildi. İçinde hem merak hem de korku dalgası yükseliyordu. Köprü altındaki rüzgar, sırların başladığı bu anı daha da gizemli kılıyordu.
 
Deniz, çizime bakarken elleri hafifçe titredi. “Köprü altı… Hangi köprü?” diye mırıldandı kendi kendine. Şehirde birden fazla köprü vardı ve hepsi de akşam saatlerinde tenha oluyordu.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst