- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,206
- Mesajlar
- 16,381
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 2,055
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
İşletme amaçlarını gerçekleştirmek için teknoloji, finansman, ve insan kaynaklarının mal ve hizmet üretimine belirli bir yönetim kültürü çerçevesinde yönlendirdiği yapılara ya da örgütlere, kuruluşlara işletme diyebiliriz.
İşletmenin amaçları ise; kâr, topluma hizmet, istihdam sağlamak, global normları sağlamak vb. şeyler..
İşetmenin dört kritik öğesi vardır: Teknoloji, Finansman, İnsan Kaynakları ve Yönetim.. Bu öğeleri kısaca açıkladıktan sonra yönetim işlevi üzerinde duracağız..
TEKNOLOJİ: Bu öğeyi kritik kılan şey; sürekli değişiyor olmasıdır. Teknoloji; kısaca her türlü üretim bilgisi olarak tanımlanabilir. Bunu Materyal ve Materyal olmayan teknoloji olarak yani üretim ve ürün teknolojisi olarak ikiye ayırabiliriz.
Materyal yani üretim teknolojisi denilince anlamamız gereken makine, donanım, araç-gereç, bilgisayar, aletler, cihazlar gibi üretimi sağlayıcı unsurlardır.
Materyal olmayan yani ürün teknolojisinden ise anlamamız gereken, salt bilgidir. Ürün teknolojisi kendi içerisinde patent, know-how ve marka olarak üç gruba ayrılır.
Patent; bir buluşun kullanma hakkı, bir ürünün vücuda getirilme bilgisidir.
Know-how; Türkçe’de teknik bilgi olarak ifade edilir. Bir işin başından sonuna kadar yapılışını gösteren bilgiye teknik bilgi denir.
Marka; bir ürünün adıdır.
Patent, Know-how ve marka lisans anlaşmaları çerçevesinde belirli bir bedel karşılığında alınır ve satılır.
İNSAN KAYNAKLARI: Günümüzde işletmelerde çalışanlar denilince yalnızca yöneticilerin ya da girişimcilerin verdiği işi aynen yapan kişiler değil aynı zamanda belirli standartları değiştiren, bunun için yaratıcılıklarını, hayâl güçlerini öne çıkaran kişiler çağrışmaktadır. İşgörenlere, personele İnsan kaynakları denilmesi de bundandır.
Bu tanım da bize göstermektedir ki işletmelerde çalışanların standartlara itiraz eden, normları değiştirmek için karşı gelen, tartışan, yaratan konumda olmaları gerekmektedir. Şüphesiz hayatın her alanında olduğu gibi işletmede de tüm olay ve oluşumların çıkış ve varış noktası yine insandır ve bu durum da, insan kaynağını stratejik ve kritik bir faktör olarak karşımıza çıkarmaktadır.
FİNANSMAN: Bir işletmenin kurulmasında ve varlığını devam ettirebilmesinin her aşamasında para kaynağına yani finansmana ihtiyaç vardır. Bu durum da, finansmanı işletmenin en kritik ve vazgeçilmez faktörlerinden biri haline getirmektedir.
İşletmelerin sahip olduğu fonların genel anlamda iki kaynağı vardır. Bunlardan birincisi, Özkaynaklar, ikincisi ise, Dış kaynaklardır. Asıl giderler özkaynaklardan karşılanır, bunun yeterli olmadığı durumlarda ise dış kaynaklara başvurulur.
YÖNETİM KÜLTÜRÜ: Teknoloji, insan kaynakları ve finansman ile birlikte ve bu kritik öğeleri de direkt olarak etkileyen en önemli bir diğer faktör de yönetim kültürüdür.
Yönetim kültürü yönetsel başarıları sağlayabilmede stratejik bir öneme sahip olmakla beraber teknoloji, insan kaynakları ve finansman gibi kritik öğelerin başarılı olabilmesinde de etkili olan en önemli bir unsurdur.
Yönetim: İşletme amaçlarını gerçekleştirmek için planlama, organize etme, kadrolama, yönlendirme ve kontrol etmeye ilişkin bilgi, teori, kavram, model ve yaklaşımların dikkat ve özenle uygulamaya götürülmesi sürecine yönetim denir. Yönetime ilişkin bilgi, teori, kavram, model ve yaklaşımların uygulamaya götürülmesinin direkt ilgili olduğu konunun adı yönetim kültürüdür.
I. İŞLETMELERDE YÖNETİM İŞLEVİ
Yönetim işlevleri, işletme amaçlarını gerçekleştirmek için yönetimin yapması gereken didinimlerdir.
Yönetim süreci belli bir bakış içerisinde gerçekleşirken, çeşitli işlevlerin yerine getirilmesi gerekir. Yönetimde öncelikle bir hazırlık aşaması vardır; bu aşamanın tamamlanmasından sonra uygulamaya geçilir. Uygulamada hazırlıktaki ilkeler ve belirlemelere göre davranılır. Bu ilkelere ve belirlemelere ne ölçüde varıldığı, başka bir deyişle hazırlıkta saptanan amaçlara ne ölçüde varıldığı sürekli denetlenir.
Yönetim süreci planlamayla başlar, örgütleme ve yöneltme ile birlikte eşgüdümleme ve denetimle sona erer. Yönetim sürecinin başından sonuna dek söz konusu olan tüm işlevler yönetim işlevleri olarak adlandırılır.
Günümüzde yönetim işlevleri beşe ayrılarak ele alınmaktadır. Bunlar şu şekildedir;
• Planlama
• Örgütleme
• Yöneltme
• Eşgüdümleme
• Denetim
A – PLANLAMA
İşletmenin geleceğe ilişkin kararlarını ileriyi görerek önceden belirlemek planlamanın temelidir. Planlama, bir işletme örgütünde neyin, ne zaman, nasıl, nerede ve kimlerce yapılacağını önceden kararlaştırmaktır. Başka bir deyişle, planlama amaçların ve bunlara ulaştıracak araç ve olanakların belirlenmesi ve seçimi işlemidir. Buna göre, planlama ile önce işletmenin uzun ve kısa dönemli amaç ve hedefleri saptanır ve sonra bu amaç ve hedeflere ulaştıracak politikalar, programlar ve yöntemler belirlenir. Bu yol ve yöntemlerin birden çok olması, planlama aşamasında bir karar verme sorununu ortaya çıkarır. Bu durumda, planlamada en uygun seçenekler arasından bir seçme yapmak söz konusu olmaktadır. Bu aşamadan sonra, planların sürekli olarak denetlenmesi ve ortaya çıkacak değişiklik gereksinmelerinin belirlenmesi gerekecektir.
Planlama, geleceğe ilişkin olayların önceden kestirilmesi sürecidir. Geleceğin kestirilmesi çeşitli bilimsel yöntemlerle ve kişisel beceri, deneyim ve yeteneklerin kullanılmasıyla olur. İşletmenin içinde bulunduğu çalışma koşullarının sürekli değişmesi yapılan planların uyum sağlamasını zorlaştırır. Mevsimsel dalgalanmalar, konjonktürel gelişim, moda değişimleri ve ve yapısal oynamalar, planlama ortamlarının belirlilikten çıkıp, belirsizliğe kaymasına yol açan nedenlerdendir. Belirsizliğin derecesine bağlı olarak, işletmelerin bir çok önlem alması ve olumsuzlukların etkisini en aza indirgemesi gerekir. Yöneticilerin önemli niteliklerinden biri olan ileriyi görebilme, planlama konusunda önem kazanmaktadır.
a – Planlamanın Aşamaları
Planlama akla dayalı bir süreçtir; bu nedenle planlayıcının düşünsel gücü ve planlama için gerekli olan bilgilerin elde olunma olanakları bir planın düzeyini ortaya koyar.
Planlamayı bir seçme işlemi olarak algıladığımızda, planlamanın dört temel aşamadan oluştuğunu saptayabiliriz. Bunlar;
1. Amaçların Belirlenmesi: Bu aşamada çok iyi bir tanımlama ve açık biçimde amaçları ortaya koymak gerekir.
2. Amaçları gerçekleştirecek koşulların saptanması: İşletmenin tümüyle denetleyebileceği ya da bir bölümüyle denetleyebileceği koşulların yanı sıra hiç denetleyemeyeceği koşulları da göz önünde tutması gerekecektir.
3. Seçeneklerin belirlenmesi ve karşılaştırılması: Çeşitli karar konularında söz konusu olabilecek seçenekleri belirlemek, bunları ayıklamak ve birbiriyle karşılaştırmak gerekir.
4. En uygun seçeneğin seçilmesi: Bir önceki aşamada söz konusu olan seçeneklerden işletme amaçlarına en uygun olanın seçilmesiyle planlamanın aşamaları tamamlanmış olur.
b – Planlamanın Özellikleri
1. Planlama esnek ve devingen bir özellik taşır: Planlar bir kez yapıldıktan sonra hiç değiştirilmeden bırakılmazlar. Planların değişen koşullar çerçevesinde sürekli olarak gözden geçirilmesi ve gerektiğinde yeni koşullarla uyum sağlayacak değişikliklere gidilmesi gereklidir. Bu nedenle, planlama eylemi süreklilik taşır.
2. Planlama kapsamlı bir didinmedir: örgütün tüm basamaklarında ve örgütün tüm yönetim aşamalarında planlama eylemi vardır. Tüm yöneticiler planlama ile ilgilenmek zorundadırlar.
3. Planlama bir seçim ve yeğleme sürecidir: Geleceğe ilişkin kararlara yol gösterici olan planlama, önce hedefler arasından seçim yapacak, sonra bu hedeflere ulaştıracak en uygun araç ve olanakları belirleyecektir. Bu nedenle planlama bir karar süreci olmaktadır.
4. Planlama amaç ve hedeflere ulaşmayı sağlar: Plan, yönetim işlevleri içinde ilk olarak ele alınması gereken bir didinmedir. Planlama, işletme amaçları doğrultusunda işletmedeki didinmelerin yürütülmesini sağlar. Bunu yaparken en uygun seçeneklerden yola çıkar.
İşletmenin amaçları ise; kâr, topluma hizmet, istihdam sağlamak, global normları sağlamak vb. şeyler..
İşetmenin dört kritik öğesi vardır: Teknoloji, Finansman, İnsan Kaynakları ve Yönetim.. Bu öğeleri kısaca açıkladıktan sonra yönetim işlevi üzerinde duracağız..
TEKNOLOJİ: Bu öğeyi kritik kılan şey; sürekli değişiyor olmasıdır. Teknoloji; kısaca her türlü üretim bilgisi olarak tanımlanabilir. Bunu Materyal ve Materyal olmayan teknoloji olarak yani üretim ve ürün teknolojisi olarak ikiye ayırabiliriz.
Materyal yani üretim teknolojisi denilince anlamamız gereken makine, donanım, araç-gereç, bilgisayar, aletler, cihazlar gibi üretimi sağlayıcı unsurlardır.
Materyal olmayan yani ürün teknolojisinden ise anlamamız gereken, salt bilgidir. Ürün teknolojisi kendi içerisinde patent, know-how ve marka olarak üç gruba ayrılır.
Patent; bir buluşun kullanma hakkı, bir ürünün vücuda getirilme bilgisidir.
Know-how; Türkçe’de teknik bilgi olarak ifade edilir. Bir işin başından sonuna kadar yapılışını gösteren bilgiye teknik bilgi denir.
Marka; bir ürünün adıdır.
Patent, Know-how ve marka lisans anlaşmaları çerçevesinde belirli bir bedel karşılığında alınır ve satılır.
İNSAN KAYNAKLARI: Günümüzde işletmelerde çalışanlar denilince yalnızca yöneticilerin ya da girişimcilerin verdiği işi aynen yapan kişiler değil aynı zamanda belirli standartları değiştiren, bunun için yaratıcılıklarını, hayâl güçlerini öne çıkaran kişiler çağrışmaktadır. İşgörenlere, personele İnsan kaynakları denilmesi de bundandır.
Bu tanım da bize göstermektedir ki işletmelerde çalışanların standartlara itiraz eden, normları değiştirmek için karşı gelen, tartışan, yaratan konumda olmaları gerekmektedir. Şüphesiz hayatın her alanında olduğu gibi işletmede de tüm olay ve oluşumların çıkış ve varış noktası yine insandır ve bu durum da, insan kaynağını stratejik ve kritik bir faktör olarak karşımıza çıkarmaktadır.
FİNANSMAN: Bir işletmenin kurulmasında ve varlığını devam ettirebilmesinin her aşamasında para kaynağına yani finansmana ihtiyaç vardır. Bu durum da, finansmanı işletmenin en kritik ve vazgeçilmez faktörlerinden biri haline getirmektedir.
İşletmelerin sahip olduğu fonların genel anlamda iki kaynağı vardır. Bunlardan birincisi, Özkaynaklar, ikincisi ise, Dış kaynaklardır. Asıl giderler özkaynaklardan karşılanır, bunun yeterli olmadığı durumlarda ise dış kaynaklara başvurulur.
YÖNETİM KÜLTÜRÜ: Teknoloji, insan kaynakları ve finansman ile birlikte ve bu kritik öğeleri de direkt olarak etkileyen en önemli bir diğer faktör de yönetim kültürüdür.
Yönetim kültürü yönetsel başarıları sağlayabilmede stratejik bir öneme sahip olmakla beraber teknoloji, insan kaynakları ve finansman gibi kritik öğelerin başarılı olabilmesinde de etkili olan en önemli bir unsurdur.
Yönetim: İşletme amaçlarını gerçekleştirmek için planlama, organize etme, kadrolama, yönlendirme ve kontrol etmeye ilişkin bilgi, teori, kavram, model ve yaklaşımların dikkat ve özenle uygulamaya götürülmesi sürecine yönetim denir. Yönetime ilişkin bilgi, teori, kavram, model ve yaklaşımların uygulamaya götürülmesinin direkt ilgili olduğu konunun adı yönetim kültürüdür.
I. İŞLETMELERDE YÖNETİM İŞLEVİ
Yönetim işlevleri, işletme amaçlarını gerçekleştirmek için yönetimin yapması gereken didinimlerdir.
Yönetim süreci belli bir bakış içerisinde gerçekleşirken, çeşitli işlevlerin yerine getirilmesi gerekir. Yönetimde öncelikle bir hazırlık aşaması vardır; bu aşamanın tamamlanmasından sonra uygulamaya geçilir. Uygulamada hazırlıktaki ilkeler ve belirlemelere göre davranılır. Bu ilkelere ve belirlemelere ne ölçüde varıldığı, başka bir deyişle hazırlıkta saptanan amaçlara ne ölçüde varıldığı sürekli denetlenir.
Yönetim süreci planlamayla başlar, örgütleme ve yöneltme ile birlikte eşgüdümleme ve denetimle sona erer. Yönetim sürecinin başından sonuna dek söz konusu olan tüm işlevler yönetim işlevleri olarak adlandırılır.
Günümüzde yönetim işlevleri beşe ayrılarak ele alınmaktadır. Bunlar şu şekildedir;
• Planlama
• Örgütleme
• Yöneltme
• Eşgüdümleme
• Denetim
A – PLANLAMA
İşletmenin geleceğe ilişkin kararlarını ileriyi görerek önceden belirlemek planlamanın temelidir. Planlama, bir işletme örgütünde neyin, ne zaman, nasıl, nerede ve kimlerce yapılacağını önceden kararlaştırmaktır. Başka bir deyişle, planlama amaçların ve bunlara ulaştıracak araç ve olanakların belirlenmesi ve seçimi işlemidir. Buna göre, planlama ile önce işletmenin uzun ve kısa dönemli amaç ve hedefleri saptanır ve sonra bu amaç ve hedeflere ulaştıracak politikalar, programlar ve yöntemler belirlenir. Bu yol ve yöntemlerin birden çok olması, planlama aşamasında bir karar verme sorununu ortaya çıkarır. Bu durumda, planlamada en uygun seçenekler arasından bir seçme yapmak söz konusu olmaktadır. Bu aşamadan sonra, planların sürekli olarak denetlenmesi ve ortaya çıkacak değişiklik gereksinmelerinin belirlenmesi gerekecektir.
Planlama, geleceğe ilişkin olayların önceden kestirilmesi sürecidir. Geleceğin kestirilmesi çeşitli bilimsel yöntemlerle ve kişisel beceri, deneyim ve yeteneklerin kullanılmasıyla olur. İşletmenin içinde bulunduğu çalışma koşullarının sürekli değişmesi yapılan planların uyum sağlamasını zorlaştırır. Mevsimsel dalgalanmalar, konjonktürel gelişim, moda değişimleri ve ve yapısal oynamalar, planlama ortamlarının belirlilikten çıkıp, belirsizliğe kaymasına yol açan nedenlerdendir. Belirsizliğin derecesine bağlı olarak, işletmelerin bir çok önlem alması ve olumsuzlukların etkisini en aza indirgemesi gerekir. Yöneticilerin önemli niteliklerinden biri olan ileriyi görebilme, planlama konusunda önem kazanmaktadır.
a – Planlamanın Aşamaları
Planlama akla dayalı bir süreçtir; bu nedenle planlayıcının düşünsel gücü ve planlama için gerekli olan bilgilerin elde olunma olanakları bir planın düzeyini ortaya koyar.
Planlamayı bir seçme işlemi olarak algıladığımızda, planlamanın dört temel aşamadan oluştuğunu saptayabiliriz. Bunlar;
1. Amaçların Belirlenmesi: Bu aşamada çok iyi bir tanımlama ve açık biçimde amaçları ortaya koymak gerekir.
2. Amaçları gerçekleştirecek koşulların saptanması: İşletmenin tümüyle denetleyebileceği ya da bir bölümüyle denetleyebileceği koşulların yanı sıra hiç denetleyemeyeceği koşulları da göz önünde tutması gerekecektir.
3. Seçeneklerin belirlenmesi ve karşılaştırılması: Çeşitli karar konularında söz konusu olabilecek seçenekleri belirlemek, bunları ayıklamak ve birbiriyle karşılaştırmak gerekir.
4. En uygun seçeneğin seçilmesi: Bir önceki aşamada söz konusu olan seçeneklerden işletme amaçlarına en uygun olanın seçilmesiyle planlamanın aşamaları tamamlanmış olur.
b – Planlamanın Özellikleri
1. Planlama esnek ve devingen bir özellik taşır: Planlar bir kez yapıldıktan sonra hiç değiştirilmeden bırakılmazlar. Planların değişen koşullar çerçevesinde sürekli olarak gözden geçirilmesi ve gerektiğinde yeni koşullarla uyum sağlayacak değişikliklere gidilmesi gereklidir. Bu nedenle, planlama eylemi süreklilik taşır.
2. Planlama kapsamlı bir didinmedir: örgütün tüm basamaklarında ve örgütün tüm yönetim aşamalarında planlama eylemi vardır. Tüm yöneticiler planlama ile ilgilenmek zorundadırlar.
3. Planlama bir seçim ve yeğleme sürecidir: Geleceğe ilişkin kararlara yol gösterici olan planlama, önce hedefler arasından seçim yapacak, sonra bu hedeflere ulaştıracak en uygun araç ve olanakları belirleyecektir. Bu nedenle planlama bir karar süreci olmaktadır.
4. Planlama amaç ve hedeflere ulaşmayı sağlar: Plan, yönetim işlevleri içinde ilk olarak ele alınması gereken bir didinmedir. Planlama, işletme amaçları doğrultusunda işletmedeki didinmelerin yürütülmesini sağlar. Bunu yaparken en uygun seçeneklerden yola çıkar.

