Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

İşletmelerin Sınıflandırılması

TruvaGame

Level 20
Uzman
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,206
Mesajlar
16,376
Online süresi
4ay 15g
Reaksiyon Skoru
3,970
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
TM Yaşı
10 Yıl 2 Ay 29 Gün
MmoLira
2,055
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

İŞLETMELERİN SINIFLANDIRILMASI

Bir konunun bilimsel olarak ele alınmasında sınıflama önem taşır. Bilimsellik, tanımlanmış,
sınıflanmış bilgi demektir. İşletmeler; değişik görüşlere, yaklaşımlara göre sınıflandırma yapılabilir. Böylece
işletmeleri daha yakından tanımak, özelliklerini sınıflamak ve sorunlarına değişik çözümler üretmek
olasıdır. İşletmeler, başlıca şu biçimde sınıflandırılabilir:
‐Büyüklüklerine göre işletmeler,
‐Pazar alanlarına göre işletmeler,
‐Ürettikleri mal/hizmet cinsine göre işletmeler,
‐Mülkiyet durumlarına göre işletmeler,
‐Yasal kimliklerine göre işletmeler.
İşletme büyüklüğünü belirlemede kullanılan başlıca ölçütler 1 :
kantitatif ölçütler kalitatif ölçütler
‐İşletmede işgören sayısı,
‐İşletmede çalışanlara belirli bir süre içinde
ödenen ücret ve aylıkların toplamı,
‐Belirli bir süre içinde kullanılan hammadde ve
malzeme miktarı,
‐Belirli bir süre içinde kullanılan enerji miktarı,
‐Belirli bir süre içinde yapılan satışların toplamı,
‐İşletme sermayesinin niceliği,
‐Yerlerin sığdırma kapasitesi,
‐İşletmede kullanılan makina ve tezgahların
sayıları ve güçleri,
‐İşlenen veya yararlanılan toprağın genişliği,
‐Toplam yatırım tutarı vb. gibi.
Kimi araştırmacılar, yukarıda sayılan kantitatif
ölçütleri "teknik ölçütler"; kalitatif ölçütleri de
"sosyal ölçütler" biçiminde değerlendirerek
konuya bu açıdan yaklaşımda bulunurlar 2 .
‐Birim yönetim işlevlerinde uzmanlaşma
(işletme mülkiyeti ile yönetimin ayrılması),
‐İşletmenin çalışmalarını sürdürdüğü pazarın
büyüklüğü (ulusal, uluslararası pazar),
‐Çalıştığı işkolu içerisinde işletmenin önemi,
‐Yönetim düzeyleri ile işgören, tüketici, kredi
sağlayanlar ve işletme sahipleri arasındaki
ilişkiler,
‐Çağdaş yönetim tekniklerinin uygulanması,
‐İşbölümü ve uzmanlaşma derecesi,
‐İşletmeleri yasal kimlikleri (tek kişi işletmeleri,
sermaye işletmeleri vb)
‐Gerekli krediyi sağlayabilme olanakları,
‐İşletmenin satınalma ve satış çalışmalarında
sahip bulunduğu pazarlık gücü,
‐Üretimde sermaye ve emek öğelerinin payları
vb. gibi.
BÜYÜKLÜKLERİNE GÖRE İŞLETMELER
Günümüzde işletmelerin büyüklüklerini belirtmek için kullanılan birçok pratik ölçüt vardır.
İşletmeleri büyüklüklerine göre sınıflandırmada, kimi araştırmacılar işletmeleri, büyük ve küçük işletmeler;
kimileri de, büyük, orta ve küçük işletmeler olarak gruplandırırlar. Ancak bunların kesin olarak sınırlarını
belirlemek zordur. Örneğin; bir imalat atölyesi küçük işletme, bir tekstil fabrikası da büyük işletme
biçiminde değerlendirilebilir. İkisi arasında kalan birçok büyük ve küçük işletme denilebilecek işletmeler de
bulunmaktadır. Ne küçük, ne de büyük sayılabilecek işletmelere de orta işletme denmektedir. Aslında bu
kavramlar daha çok göreli (nispi) bir büyüklüğü belirtmek amacıyla kullanılırlar. Bu nedenle, büyük, orta ve
küçük işletmeler kavramlarının belirttiği büyüklük ölçüsü, ülkeden ülkeye değişiklikler göstermektedir.
Bununla birlikte, yine de işletmelerin büyüklüklerine göre sınıflandırmada kullanılan belli ölçütler vardır.
Bunlar; kantitatif (niceliksel) ve kalitatif (niteliksel) ölçütlerdir.
İşletmelerin büyüklüklerini belirlemede sıralanan ölçütleri tek tek ve birbirlerinden bağımsız
olarak kullanmak gerçekçi bir davranış değildir. Başka bir deyişle, bu ölçütlerin biri veya birkaçı aynı anda
ilişkili olarak kullanılabilir. Bunun yanında bu ölçütler, kalitatif ölçütlerle de birlikte kullanılabilir. Ayrıca,
büyüklüğü belirlemede, hangi ölçütün esas alınacağını, işletmenin amaç ve faaliyet türü belirleyecektir.
Örneğin; turizm konaklama tesislerinde yatak sayısı, ulaştırma işletmelerinde koltuk sayısı, sanayi ve
ticaret işletmelerinde satış tutarı, hizmet işletmelerinde çalışanların sayısı, iplik işletmelerinde iğ sayısı,
çimento fabrikalarında döner fırın sayısı, enerji santrallerinde beygir gücü, sinema ve tiyatrolarda koltuk
sayısı, tarım işletmelerinde işlenilen arazinin genişliği ölçü olarak kullanılır.
Amerika'da "Fortune" dergisi, her yıl ABD'nin, dünyanın ve ABD dışındaki ülkelerin en büyük 500
işletmesini belirleyip yayınlamaktadır. Ülkemizde de, İstanbul Sanayi Odası, her yıl İSO Dergisinde
ülkemizin 500 büyük işletmesini araştırarak yayınlamaktadır. Bu dergide, Türkiye'deki özel sektör ve kamu
işletme ve müesseselerinin "ürettikleri malların satış tutarları", "satış hasılatları", "bilanço karları",
"özsermayeleri", "ücretle çalışanların sayısı", "net aktif toplamı", "brüt katma değer" ve "ihracat değeri"
gibi ölçüler de kullanılmaktadır 3 .
Büyüklüklerine göre işletmeler; başlıca şu biçimde incelenebilir 4 .
‐Sıfır grubu veya çok küçük işletmeler,
‐Küçük ve orta ölçekli işletmeler,
‐Büyük işletmeler.
Sıfır Grubu veya Çok Küçük İşletmeler
Bir işyerinde yalnız başına çalışarak, genel olarak bir meslek, bir sanat yardımıyla faaliyette
bulunan kişilerin oluşturduğu işletmelere sıfır grubu işletmeler adı verilmektedir. 3‐5 kişinin çalıştığı
işletmeleri ise, çok küçük (cüce) işletmeler olarak tanımlamak olasıdır. Babadan kalma ya da uzun yıllar
çıraklık döneminden sonra bu tür mikro işletmeler açılmaktadır. Bu tür işletmelerde çok fazla sermaye
gereksinimi olmadığı gibi, işyükü genellikle bir kişinin altından kalkabileceği kadardır. Ayakkabı tamircileri,
kuru temizlemeciler ve birçok mahalle bakkalı bu grubta sayılabilir. Son yıllarda özellikle bilgisayar
teknolojisinin gelişmesiyle, evinde çalışan (örneğin; bilgisayar proğramcılığı yapan) tek kişilik işletmeler
giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ)
Küçük ve orta ölçekli işletme tanımları ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içinde sektörlere ve
bölgelere göre ya da ilgili kurumların amaçlarına göre farklılıklar göstermektedir. Örneğin; ABD'de bir
sanayi işletmesinde istihdam edilen işçi sayısı 250 ve daha az ise, o işletme küçük işletme sayılmakta,
çalışan sayısı 1000'i aştığında, büyük işletme olarak benimsenmektedir. Avrupa Birliği'nde ise, 20 çalışana
sahip olan işletmeler küçük işletmeler, 21‐99 arasında çalışana sahip olan işletmeler orta ölçekli işletmeler
ve 100'ün üzerinde çalışana sahip olan işletmeler de büyük işletmeler olarak değerlendirilmektedir.
KOBİ Kapsamı
Ülkemizde bu konuda birliktelik oluşmamıştır. Farklı kurumların yapmış oldukları değişik
sınıflandırmalar sözkonusudur. DİE'ne göre, 1‐24 işçi çalıştıran işletmeler küçük, 25‐100 arası işçi
çalıştıranlar orta ölçekli ve 100'den fazla işçi çalıştıranlar da büyük işletme olarak belirtilmektedir 5 .
Ülkemizde KOBİlere yönelik olarak faaliyette bulunan KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme
ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), personel sayısı 50 ve daha aşağı olanları küçük işletme, 51‐150 arası
personel çalıştıran işletmeleri orta ölçekli ve 150'den fazla personel çalıştıran işletmeleri de büyük ölçekli
işletmelerdir diye tanımlamaktadır.
Sağlıklı bir yapıya sahip KOBİler, her ekonomi için vazgeçilmez bir öğedir. Küçük ve orta ölçekli
işletmelerin ekonomideki işlevlerini dört ana başlık altında toplayabilmek olasıdır. Bunlar 6 ;
‐Kaynak kullanımında etkinlik,
‐Bölgesel dengelerin oluşturulması ve gelir dengelerine katkıları,
‐Yaşam standardını yükseltme,
‐Kültür taşıyıcılığı.
Dünyada başarılı olmuş birçok kurum aslında küçük birçok işletmeden oluşmaktadır. Örneğin;
Japonların ünlü Toyota'sı aslında küçük 3000'in üzerindeki işletmeden oluşmaktadır. Toyota, bir
organizatördür. Bu küçük işletmeler, ürettikleri parçaları, büyük işletmeye satmaktadırlar.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük işletmeler karşısındaki güçlü yanlarını ve ekonomiye
katkılarını şu biçimde sıralayabiliriz 7 :
‐Esnek bir yapı ve kolay uyum sağlama yeteneğine sahiptirler.
‐Yeniliklere daha yatkındırlar.
‐Teknolojik değişikliklerle daha az miktarla daha çok çıktı alabilmektedirler.
‐Gelişmiş insan ilişkileri ve örgüt iklimine sahiptirler.
‐Üretimdeki boşlukları çeşitli birimler arasında daha hızlı olarak doldurabilmektedirler.
‐Daha az kurmay personel ve bürokrasi vardır.
‐Bireysel tasarrufların desteklenmesinde yardımcı olurlar.
‐Büyük işletmelere gerekli olan temel malzemeleri daha çabuk üretirler.
‐Rekabetin desteklenmesine yardımcı olurlar.
‐Bölgelerarası dengeli kalkınmaya katkıda bulunurlar.
‐Sınırlı pazar alanlarına sahiptirler.
‐Çabuk karar alma ve rekabet fırsatı elde edilmesini sağlarlar.
Bunun yanında küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük işletmeler karşısında zayıf yanları da
bulunmaktadır. Bunlar 8 :
‐Satış dalgalanmalarından etkilenirler.
‐Olumsuz rekabet ortamından etkilenmektedirler.
‐Karar almada tek yöneticiye bağımlıdırlar.
‐Bağımsızlığını kaybetme ve batma riski vardır.
‐İşletme içi yapısal yetersizlikleri bulunmaktadır.
‐Mali açıdan gerekli olan rakamları sağlamada güçlük çekerler.
‐Pazarlamaya yalnızca satış olarak bakılır.
‐Yönetim, finans ve üretim konularında yeterli olamamaktadırlar.
KOBİ Mevzuatı
Ülkemizde KOBİlerin sayısı, tüm işletmelerin sayısının % 99,8’ini ve bu işletmeler de toplam
istihdamın % 76,7’sini oluşturmaktadır. KOBİ yatırımlarının, toplam yatırımlar içindeki payı % 38’e
ulaşmakta ve toplam katma değerin % 26,5.i yine bu işletmelerce yaratılmaktadır. KOBİlerin toplam
ihracat içindeki payları, yıllar itibarıyla değişiklik göstermekle beraber, ortalama % 10 oranında
gerçekleşmekte ve bu kesimin toplam banka kredileri içindeki payı % 5’in altında seyretmektedir 9 .
KOBİlere yaklaşım her ekonomide önemsenen bir konu olmakla birlikte, bu tip işletmelere
yaklaşım tarzı farklılaşabilmektedir (bkz. Tablo 6). Literatüre bakıldığında farklı yaklaşımlar işletme
türlerinin tanımlanmasında da görülmektedir. Sınıflandırmada, en çok niceliksel kriterler kullanılmaktadır:
Çalışanların sayısı, sermaye miktarı, girdi miktarı, pazar payı vb. Ancak, KOBİlerde bu kriterler yasal
mevzuat ve kimlik tanımlamaları için kullanılan göstergelerdir. KOBİler, daha çok, yatırım toplamındaki ve
istihdamdaki büyüklüğü, toplam üretimdeki payları, sanayi üretimindeki öncülüğü, milli gelire katkıları,
ekonomide işletme sayısındaki payları açısından değerlendirilmesi ve tanımlanması gerekir. Bu bağlamda,
ülkemizdeki sorunların temelinde bu konuların ağır bastığı söylenebilir. Yani KOBİlere verilecek
önceliklerle birlikte, toplumsal sorunlarımızın önemli bir çoğunluğunun çözüleceği söylenebilir.
Tablo 6: Türkiye’de Mevzuatta Kullanılan KOBİ Tanımları 10
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst