- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,401
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,085
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 109
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Özelleştirmede Zorluklar
Özelleştirmenin kolaylıkla gerçekleştirilebilen bir uygulama olmadığını vurgulamak gerekir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, uygulamada önemli zorluklarla karşılaşılmaktadır. Özelleştirilen kuruluşun yapısından, özelleştirme işlemlerinden yatırımcılardan ve kamuoyundan kaynaklanabilen bu zorluklar aşağıda anlatılmıştır.1-Kuruluşun Yapısından Kaynaklanan Zorluklar
1.1-Kuruluş A.Ş.’nin Olmaması
Özelleştirmesine karar verilen kuruluş genellikle yüzde yüzü devlete ait olan A.Ş.’ler halinde teşkilatlandırılmamış, özerk yönetimleri olmayan şirketlerdir.Bunlar “Blok Satış” yöntemiyle veya “Hisselerin Halka Arzı”yöntemleriyle özelleştirilebilmelerinin ilk şartı A.Ş.’ler halinde yeniden teşkilatlandırılmasıdır.Bu ise yeni bir sermaye, yeni ve müstakil bir bilanço, yeni yönetim kadroları vs. demektir.A.Şirketleşmelerde hukuki alt yapısının da hazır olması gerekir.Özellikle Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Yabancı Sermaye Mevzuatı, Vergi Kanunları vb. gibi düzenlemelerin A.Ş.’lerle ilgili hükümlerin uyumlu hale getirilmesi gibi sorular karşımıza çıkacaktır.
1.2-Aşırı İstihdam
Devlet kuruluşlarında istihdam genellikle verimlilik ve karlılık esaslarına göre değil, sosyal amaçlar veya politik kaygılar dikkate alınarak ayarlanır.Bu kuruluşlarda bir süre sonra çalışan şayisi olması gerekenin çok üstüne çıkmıştır.
Aşırı istihdamın maliyetler açısından iki olumsuz boyutu vardır.a)fazla çalışan sayısı b)çoğu zaman özel sektöre göre ödenen yüksek ücret.Bunun maliyetlere katlanarak yansıyacağı muhakkaktır.
Devlet kuruluşlarındaki çalışanların ortalama kıdemi de özel sektördekilere oranla çok yüksektir.Bu yükseklik kıdem tazminatı yükünü arttırmaktadır.
Aşırı istihdamın tasfiyesi finansman bakımından büyük güçlükler doğurur, işten çıkmak istemeyenler politik baskılar yaptırılabilir, sendikalar tepki gösterir, sosyal politika bakımından makro planda işsizlik problemi büyür.
Bu problemin çözümü için.kıdem tazminatı karşılığında çalışanlara hisse vermek, işyeri kuracaklara arsa veya emlak tahsisi yapmak, oturduğu lojmanın mülkiyetini devretmek veya fazla personeli başka alanlara kaydırıcı eğitim hizmetleri vererek değişik beceriler kazandırmak gibi yöntemler uygulanabilir.
1.3-Teknoloji İstihdam
Eski teknolojiler emek yoğun çalıştıkları için maliyetleri yükseltmektedir.Ayrıca maliyetleri düşürmenin başka bir yolu ölçek ekonomilerinden faydalanmaktadır.Bu konumdaki zorluk teknoloji yenilemesinin devlet tarafından mı yoksa özel sektör tarafından mı yapılacağına karar vermektedir.Örneğin, 100milyon$’a özelleştirilecek bir tesisin 30 milyon $’lık bir teknoloji yenilemesinin özel sektöre bırakılması daha isabetli olacaktır.
Diğer taraftan yer seçimi bakımından kuruluşun yeri de zamanla isabetli hale gelmiş olabilir.Bu durumda tesis değeri emlak değerinden çok azsa ve buraya yapılacak yatırım da emlak için yüklü bir para ödeyeceğinden bu durum özelleştirmeyi zorlaştıracaktır.
Böyle durumlarda kuruluşun tasfiyesi ya da yeni teknolojiyle birlikte ucuz ve uygun başka bir emlak üzerine taşınması o haliyle özelleştirilmesi, emlakin da ayrıca değerlendirilmesi uygun olabilir.
1.4-Finansman problemi
Gelişmekte olan ülkelerde ve Doğu Bloğu ülkelerinde nisai olarak diğer ülkelere göre kaynak kıt, gereksinimler daha fazladır.Bundan dolayı da her işletmeye düşen sermaye o işletmenin gereksinim altında bulunmaktadır.Zaten kıt olan sermayenin verimsiz kullanılması zaman içinde fidansal sıkıntılar yaratır.Yabancı kaynaklardan karşılanacak finansman yüksek faiz nedeniyle borç yükünü daha da arttıracağından, özelleştirilecek kuruluşu çekici olmaktan çıkarır.Bunun çözümü olarak;stokların satılması ya da kuruluşun sahip oldugu taşınmazların satımı yoluyla nakit girişi sağlamak yanında, kıdem tazminatları karşılığı hisse vererek nakit çıkışlarını azaltmak önerilebilir.Üretimde uzmanlaşmanın da finansman sıkıntısına çözüm olacağı söylenebilir.
1.5-Yönetim
Devlet kuruluşlarında genellikle bürokratların görevde kalma süreleri çok kısadır.Çoğu kuruluşlarda bu kısa sürede teşkilatın tanınması daha zordur.Öncelikle bürokrat kendini asil etkinlik alanında kanıtlamak isteyecektir.Özelleştirme ikinci planda gelebilir.
Kaldı ki kısa süreli yöneticilerin uzun vadeli projeksiyonlara girememesi işletmenin karlılık performansını olumsuz yönde etkileyecektir.Zayıf bir bilançoyla yatırımcı karşısına çıkan kuruluşun özeleşme şansı zayıflayabilir.
1.6-Üretim ve Pazarlama
Devlet kuruluşlarında pazarlama bölümü, bir bakıma, üretim bölümünün ürettiklerini satmakla görevlendirilmiştir.Oysa günümüz ekonomilerinde çağdaş pazarlama bölümünün belirleyeceği kalite ve fiyattaki malların üretim birimlerince üretilmesi mantığına dayanmaktadır.Böylelikle de, tüketici tercihleri göz önüne alınarak üretimin yapılması gerekmektedir.Aksi taktirde stok devir hızının çok düşük olacağı, dolayısıyla karlılığın da ayni oranda düşeceği açıktır.devletçi ekonomilerde şimdiye kadar kurulan kuruluşlar, başlangıçta özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle giremediği alanlarda, büyük kapasiteli tesisler halinde örgütlenmiştir. Bu durum özelleştirmeyi güçleştiren nedenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Diğer taraftan üretim biriminin yönlendirilmesiyle yapılan üretimler pazarda yeterli satış şansına sahip olmadığından kuruluşun Pazar payı küçülmekte; Pazarlama birimi tarafından yapılan piyasa araştırması sonuçlarına dayanılarak yapılan üretim ise kuruluşun Pazar payını büyültmesine neden olmaktadır. Pazar payının büyüklüğü doğal olarak yatırımcılar açısından özelleştirilecek kuruluşa olan talebi arttırıcı bir faktördür. Çözüm olarak üretim birimlerinin pazarlamadan ayrılması ve pazarlamanın lokomotif görevi üstlenmesi gerekmektedir.
4-Özelleştirme işlemlerinden kaynaklanan zorluklar
4.1-Zamanlama
Kuruluşun özelleştirilmesine karar verildiğinde ekonomik konjonktür buna uygun olmayabilir. Örneğin piyasada alternatif yatırım araçlarının getirisinin yüksekliği borsanın halka arz ol atiyi kaldıramayacak kapasitede olması tasarrufların yetersizliği gibi etkenler yatırımcıların özelleştirilen kuruluşa duyacakları ilgiyi azaltabilir. Birden fazla kuruluşun ayni anda satışa çıkarılması kuruluşların satış şansını azaltır.
Bu durumda kurumsal yatırımcıların devreye sokulması. Geciktirilmiş halka arz gibi yöntemler uygulanabilir. Ya da kuruluşun bölümlere ayrılması yoluyla belirlenecek bir zaman dilimi özelleştirmesi düşünülebilir.
4.2-Satışta dikkat edilecek öncelikler
Hangi kuruluşların öncelikle özelleştirileceğinin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu öncelikleri, kuruluşun kamu hizmeti ya da ticari etkinlik göstermesi, büyük ya da küçük olması, karlı veya zararlı olması şeklindeki ölçütlere göre belirlemek gerekir.
Özel sektöre mülkiyet devrinde satılacak birimin özellikleri ve günün ekonomik koşullarının yanı sıra hedef alınan yatırımcı gurubuna göre satış yönteminin saptanması gerekir. Bu yöntemlerin uygulamadaki zorluklarını maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz.
1-Hisse senetlerinin halka arzı
2-Yönetim kadrosu ve diğer yatırımcılara kredilendirimmiş satış
3-Çalışanların sermayeye ortak edilmesi projeleri yöntemiyle satış (CSOP)
4-Çoğunluk hissesi satışı
5-Leasing
6-Yönetim devri
7-Borsada satış
4.3-Kurumlar arası yetkilerin belirlenmesindeki zorluklar
Özelleştirme programını uygulayacak kuruluşlar arasında ortaya çıkabilecek görev çatışmalarıyla yasal işlemler ve yasal düzenlemelerin birbirlerine ters düşmemesi gibi durumlar bir sorun olarak çıkabilir. Bu nedenle özelleştirme konusunda görevlendirilen birimlerin görev ve yetki dağılımının birbirinin alanına müdahale etmeyecek şekilde düzenlenmesine dikkat edilmesi gerekir.
Diğer taraftan özelleştirmenin kimin tarafından yapılacağı da ayrı bir önem taşımaktadır. Kuruluşun kendi kendisini özelleştirmesi durumunda yöneticilerin işlemlerini kaybetme endişesiyle işlemleri yavaşlatma eğilimleri olabilir. Özelleştirmeyle görevlendirilmiş bir kurumun yetki alanı içinde yapılan özelleştirme etkinliklerinde ise, özelleştirilecek kuruluşun yeterince yakından tanınmaması gibi bir sorun ortaya çıkabilir.
5- Yatırımcılarla ilgili Zorluklar :
5.1-Sermaye Piyasası Araçlarının Yetersizliği
Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda sermaye piyasaları da yeni örgütlenmektedir. Bu yüzden yatırımcıya verilen hizmetler sinirli olmaktadır. Örneğin : ülkelerin taşra kesiminde oturan yatırımcılar isteseler de aracı kurumların azlığı veya yokluğu yüzünden borsaya ulaşamamaktadır. Yine çoğu kez, yatırımcılar borsada işlem gören şirketlerin mali durumu, performansı ve bilançoları hakkında sağlıklı bilgilere ulaşamayabilir. Özelleştirmeye ilişkin daha önce yaşanmış kötü örnekler varsa, yatırımcının cesareti kırılabilir.
5.2. Tasarrufların Yetersizliği ve Yatırımcıların Alışkanlıkları
Yatırımcıların belirli yatırım alışkanlıkları vardır. Örneğin: tasarrufların altın gibi geleneksel plasman araçlarına yöneltmeleri gibi. Alternatif yatırımlara kayan tasarrufları özelleştirmeye yöneltme ayrı bir çaba gerektirecektir. Bu konuda reklam, tanıtım, bilgilendirme ve güven vermenin önemi büyüktür. Kaldı ki özelleştirilmesi düşünülen miktar ile ona yatırım yapacak tasarruf miktarı arasında bir uyumun bulunması gerekir. Tasarruf miktarı yetersizse ve yabancı sermaye girişi de yoksa özelleştirme istenilen düzeyde olmayabilir.
5.3-Yatırımcılarda Profesyonel Yöneticiliğin ve Sermayenin Birlikte Bulunmaması
Eğer profesyonel bir yönetici yeterli sermayeye sahip değilse özelleştirilecek kuruluşa talip olmayacaktır. Parasal olanağı bulunan sermaye sahiplerinin de her zaman o konuda profesyonelce bir yönetime sahip olmaları beklenemeyeceğinden bu iki durum da özelleştirmenin başarısı açısından zorluklar doğuracaktır






