- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,384
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,080
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 4
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Ekspertiz Çalışması: Sigortacı, her risk birbirinden farklı özelliklere sahip olduğu için özellikle ürün mal sigortaları da riski üzerine almadan önce bir ön ekspertiz yapar.
Yurt dışına Satılan Mallar: Teminat kapsamına giren malların özellikleri ihraç edilen ülkeler, bu ülkelerin konu ile ilgili kanunları, ihracatın hangi malları kapsadığı, ticaretin dayandığı temel prensipler, tüccarların ticari geçmişi v.b. unsurlar sigortacı tarafından özenle incelenmelidir.
Rizikonun Değerlendirmesi ve Fiyatlandırma: Ürün mal sigortalarında teminata karşılık gelen fiyat hesaplanırken sigortalının üretim hacmi, üretim gücü, toplam satışları (sayı yada ağırlık olarak) göz önüne alınır.
Prim hesaplanırken toplam satışın yani cironun göz önüne alınması sigortacı açısından en iyi ölçüttür. Günümüzde oldukça yaygın bir sistemdir. Ancak enflasyona bağlı olarak fiyat artışlarının yaşandığı durumlarda üretilen malların sayısı tonaj, galonaj ölçüleri daha etkili olur.
Fiyatlandırmada riziko sınıflandırılması: Ürün mal sorumluluğu sigortalarında fiyatlandırma yapılırken genel geçer bir riziko sınıflandırması yapmak yanlış olacaktır. Her riziko ayrı ayrı incelenmeli ve değerlendirilmelidir. Buna rağmen ülkemiz açısından bakıldığında, ürün mal sorumluluğu sigortalarının uygulama alanının oldukça az olduğu ve bu nedenle şirketlerin yalnızca teklif nameyi müşteriye sunup daha sonra riskin tamamını reasüröre devrettiğini yani ülkemizde bu konuda bir uygulamanın olmadığını görmekteyiz.
İstatistiki rakamların elde edilmesi:Ürün mal sorumluluğu sigortalarında teminat kapsamına giren malların çok çeşitli olması nedeniyle etkili bir fiyatlandırma yapılabilmesi için sigorta şirketlerinin bir araya gelerek bilgisayar destekli istatistiki çalışmalar yapmaları gereklidir.
Serbest tarifeye geçilinceye kadar geçen sürede sektör bu konuda hiçbir girişimde bulunmamış, istatistiksel çalışmalar yapılmamıştır. Bu nedenle serbest tarifeye geçiş süreci oldukça sancılı olmuştur. Çünkü sektör, kurumsal sorumlulukları üstlenebilecek şirketlere sahip değildi. Günümüzde bilgisayar destekli araştırmaların yapılması için girişimler yapılmaktadır.
A.B.D Sigorta Piyasasının fiyatlandırılması:A.b.d sigorta sektörünün bu konuda oldukça itinalı çalıştığı görülmektedir.Her şirket konuyla ilgili departmanlarda görevlendirdiği uzmanlar aracılığıyla etkin sınıflandırmalar yapmakta, sigortanın her aşamasında aynı özeni göstermektedir.
Avrupa Sigorta piyasalarında Fiyatlandırma: Avrupa ülkeleri ülkelerinde fiyatlandırma yapılırken rekabet şartları göz önüne alınmaktadır. Ayrıca büyük hasarların meydana gelmemiş olması fiyatların düşük olmasına sebep olmuştur. Ancak, hasarlar konusunda uzun süreli düşünmek gerektiği unutulmuş ve göz ardı edilmiştir.
Teminatın kapsamı: Sigortacı, sigorta ettireni belli bir süre için üçüncü şahısları bedensel yaralanmaları ve mal varlığında oluşan ziyanın karşılığında talep ettikleri tazminatlar, karşılaşabilecekleri haksız tazminat talepleri, maddi olmayan ziyanlar sonucu oluşan zararlar vb. unsurlar için teminat altına alır.
Teminatın Limitleri: Bu konuda kararların, saptanacak meblağların dikkatle hesaplanması gerekmektedir. Mahkemeler gözetiminde alınan kararların, piyasada varolan limitlerini göz önüne alınması gerekir.
Coğrafi sınırlamalar: Yapımcının ihtiyaçları göz önüne alınmalı, büyük ölçekli işlerde tarafların menfaatleri dikkate alınmalıdır.
Fiyatlandırmalar: Ülkemizde ürün mal sorumluluğu fiyatlandırma tarifesi yoktur.Ancak AB standartlarını hedef belirleyen ülkemizin sorumluluk hukuku konusundaki açıklarını kapatması gerekir.
Yapımcılar ve üreticiler sorumluluk sigortalarının mali yükünün yanında risk yönetimi ve kalite garantisi açısından getirilerin farkına varacaklardır.AB ye uyum sürecinde bu konu önem arz etmektedir.
Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar: Teminata konu olan her riziko kendi bünyesinde incelenmeli, prim hesaplanırken “ciro” baz alınmalı, teminatın limiti belirlenirken taraflar menfaatlerini göz ardı etmemelidir.*
ÜRÜN SORUMLULUĞU SİGORTALARININ AVRUPA VE AMERİKA UYGULAMALARI
İngiltere’de ürün mal sorumluluğu sigortaları: İngiltere’de genellikle özel bir ürün mal sorumluluğu poliçesi yoktur. Daha da çok Genel mali sorumluluk poliçelerine ek olarak verilmektedir. Belirli bir süre içinde meydana gelebilecek bedeni zarar, hastalık, rahatsızlık ya da maddi zarar ve hasarlar nedeniyle karşılaşabileceği herhangi bir hukuki sorumluluğuna karşı teminat vermektedir.
Poliçe süresi genelde on iki ay uzunluğundadır. Poliçenin başlangıcından bitimine ve sonrada yenileme tarihinden diğerine kadar devam eder.
Teminat gerektiren haller:
Herhangi bir kişinin uğradığı bedeni zarar
Poliçe süresinde meydana gelen ve sigortalının işi ile satılan tamir edilen, tadil edilen veya monte edilen mallar tarafından sebep olunan maddi kayıp veya hasar
Sigortalının sigortacıdan tazminat alabilmesi için bedeni ve maddi zararın hasardan doğduğunu kanıtlaması gerekir.Ayrıca ürün mal sorumluluk sigortasında bir de toplam limit vardır. Yani bütün bedeni ve maddi zararlara ilişkin tazminatlarla ilgili sorumluluğu toplam olarak teminat limitini aşamaz.
Genel olarak yapılan temel yasal düzenlemeler 1985 AB direktifiyle uyum içindedir. Bunun ışığında Gıda güvenlik kanunu ve Genel ürün güvenliği direktifleri hazırlanmıştır. Bu yasal düzenlemelerle İngiliz sigortacılar ürün mal sorumluluk sigortaları poliçelerini kendilerince düzenlemişlerdir.
Belli başlıları;
“Kar kaybı”nı teminata eklemişler.
Poliçelerde kaza başı azami teminat limitine ilaveten bir de poliçe vadesi itibariyle ikinci bir azami teminat limitini genellikle belirlemişler.
Sigortalıya ait ve sigortalının kontrolü altında bulunan mallara gelebilecek zararlar teminat harici bırakılmıştır.
Sigortalı ürünün sigortalının bilgisi dahilinde poliçede belirlenen yüksek riske sahip olanlar da kullanılması teminat harici bırakılmıştır.
Savaş riski ve nükleer riskler klasik istisnalar olarak teminat harici bırakılmıştır.
Kirlenmeden doğan sorumluluk ani, tanımlanabilir ve beklenmedik bir olaya bağlı olduğu taktirde teminata dahil edilmektedir.*
Fransa da ürün mal sorumluluğu: Fransa da ürün mal sorumluluğu sigortası genellikle genel mali sorumluluk poliçelerinin genişletilmesi suretiyle yapılmaktadır. Teminat olarak poliçe yürürlükte iken teslim edilmiş ürün malları kapsamını ve bu ürün mallar tarafından yine aynı süre zarfında neden olunan zararlarla sınırlı olmasını önermiştir. Bu poliçeler genellikle poliçe vadesi başlamadan önce imal edilmiş ürün malların neden olacağı zararları ve bir dereceye kadar da poliçe dönemi sonu meydana gelen zararları kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Ayrıca bir zararın poliçe döneminde meydana gelip gelmediğini saptarken imalat ve teslimat tarihinin değil sadece bir tazminat talebine yol açan olayın meydana geldiği olayın dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Fransız hukukuna göre ürün sorumluluğu üç temel sistem baz alınarak değerlendirilmiştir.Bunlar:
Satıcı uygun, işlevini yerine getirebilecek kalitede ürünler satmalıdır,
Satıcı görünmeyen kusurları garanti etmek durumundadır,
Haksız fiilden doğan ve usul esasına dayanan sorumluluk ilkesi esastır.
Ancak, en büyük sorun bunlar baz alınarak bir dava açıldığında oldukça kısa zaman aşımı sürelerinin bulunması ve bunun da tüketiciyi zor durumda bırakmasıdır. Diğer zorluk ise ilk iki durumda tüketicinin ispat zorunluluğunun bulunmasıdır.
Almanya’da ürün mal sorumluluğu: Almanya’da ürün mal sorumluluğu gelen 3. şahıs mali sorumluluk poliçesinin bir parçası olarak sigortalanmıştır. Ancak kullanılmakta olan standart poliçe formu bazı ürün maddi hasarlarını kapsanmadığı için bu boşluğu kapatmak amacıyla kaza sigortaları birliği tarafından bir ürün mal sorumluluğu eki modeli hazırlanmış ve teminat genişletme şekli sigorta denetim organlarınca 1973’te onaylanmıştır.
Teminatlar:
Sigortalı tarafından imal edilen veya satılan ürün mallar veya onun tarafından ifa edilen hizmetler veya diğer eşlerden doğan zarar, hizmetlerin ifa edilmesinden veya işlevin tamamlanmasından itibaren en geç iki yıl zarfında meydana gelen hasarları teminat altına alır.
Sigorta, sigorta dönemi esnasında meydana gelen ve sigorta mukavelesinin bitiminden sonra en geç üç yıl içerisinde sigortacıya bildirilen bütün hasarların sonuçlarını teminat altına alır.
Sigortanın yürürlüğe girmesinden önce teslim edilmiş ürün malların yol açtığı zararlar ancak özel bir anlaşma olduğu taktirde teminat altına alınır.
Sigorta yürürlükte iken meydana gelen ve aynı sebepten doğan bütün hasar olayları ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın ilk hasar olayı ile aynı anda meydana gelmiş gibi düşünülür. Limit olarak ”Olay Başına Limit” bulunmaktadır. Buna ek olarak ayrıca yıllık toplam limite ilişkin bir hüküm bulunmaktadır.*
İsviçre’de ürün mal sorumluluk sigortaları: İsviçre’de ürün mal sorumluluğu, Genel Mali Sorumluluk Sigortasının genişletilmesi suretiyle sigortalanmaktadır. Poliçe şartları İsviçre’de kaza sigortaları birliği tarafından saptanmış ve federal sigorta bürosu tarafından onaylanmıştır.
Bu sigorta; sigorta döneminde sebep olunan zararları karşılamakta ve aynı nedenin sonucu olarak zarar veya hasarların toplamı, zarara uğrayan şahısların sayısına bakılmaksızın bir tek zarar veya hasar olayını saymaktadır.
Sigortacının sorumluluk miktarı: Tam beş yıllık bir süre zarfında yapılan bütün tazminat talepleri için ödenen tazminat her bir olay için şart koşulan sorumluluk limitinin üç katına eşit bir miktarı aşmayacaktır.
İsviçre’de sigortalının tazminat alabilmesi için hukuki sorumluluğa yol açan bedeni zarar veya hasarın fiili “sebep”inin sigorta süresi zarfında meydana gelmiş olduğunu ispat etmesi gerekir.*
A.B.D.’de ürün mal sorumluluğu sigortaları: Amerikan ürün sorumluluğu sistemi ile diğer sistemler arasında önemli farklar mevcuttur. Bu farklar:
Jüri sistemi
İspat yükümlülüklerinin daha düşük bir standarda bağlanmış olması
Cezalandırıcı tazminat ile örnek teşkil edici tazminat sistemlerinin varlığı
Zarar görenlerin dava yoluna gitmelerindeki yüksek oran
Yapılan istatistiksel çalışmalar ve geçmiş incelemelerle ABD de sorumluluk kavramının diğer ülkelere göre daha gelişmiş olduğunu göstermektedir. Buna bağlı olarak da çerçevedeki davalar ağırlık kazanmıştır. Bu da beraberinde eyaletlerde yasal düzenlemeleri getirmiştir. Bu yasal düzenlemeler çeşitli prensiplerin oluşmasını sağlamış geniş bir çark etrafında sosyal sorumluluk gelişmiştir. Artık sadece zarar veren şirket değil o şirketin bulunduğu sektör etkilenmeye başlamıştır.**
AB ürün mamul sorumluluk sigortaları: Teminat sınırları; ürün geliştirme, üretim, danışmanlık ile tarife ve üretim gözetim hatalarından kaynaklanan ve üçüncü şahsın zarar gördüğü durumları teminat altına alınmıştır.
Sorumluluk sınırları;
Bedeni hasarlarda 160 milyon Alman markına kadar
Maddi zararlarda sınırsızdır. Muafiyet 1.125 alman markıdır.
Sorumlular;
Hammadde, yarı ürün ve ürün üreticileri
Satın aldıkları mala kendi adlarını ve amblemlerini koyarak kendi malı gibi satan üreticiler
AT ülkeleri dışında mal ithal eden ithalatçılar veya üretici olmayan ürünleri pazarlayan tüccarlar üretici gibi sorumludur.
Sigortalının tazminat alabilmesi için hasarın kullandığı üründen m*eydana geldiğini ispatlaması gerekir.
Üreticiler ünlü piyasaya sürülmesinden itibaren on seneye kadar ürünlerinden sorumlu tutulabilirler.
SONSÖZ
Genele bakıldığında Türkiye, Avrupa ve ABD ülkeleri göz önüne alındığında ürün sorumluluk sigortalarında oldukça geri kalmıştır. Buradaki en büyük etkenlerden biri toplumsal yapı ve geleneklerdir.Türk toplumu olarak insan ilişkilerimiz yoğun olduğundan hakkımızı arama konusunda yetersiziz.örneğin Avrupa ve Amerika’da eve gelen misafir şartlar ne olursa olsun karşılaşacağı rizikolardan yakınlık derecesi gözetmeksizin ev sahibinin dava açarak sorumlu tutarken, Türkiye‘de bu bilinç gelişmediğinden böyle bir olay vuku bulduğunda akrabalık ilişkilerini bitirebilir.
Diğer bir etkenle Türkiye’deki hukuk sisteminin yavaş işlemesidir. İnsanlar haklarını arayıp dava açma talebinde olsalar dahi hukuk prosedürünün ağır işlemesi dava açma eğilimlerini ortadan kaldırmaktadır.
Her şeye rağmen dünyadaki gelişmelere ayak uydurma çabasında olan Türkiye'de bu konudaki eksiklerini kapatmaya çalışmaktadır. İlk olarak yasal düzenlemeler yapmaya yönelerek bu konuya yönelik ilk adımını atmıştır. Ayrıca ülkemizin ithalat ve ihracat pazarındaki rolü başta gıda sektörü olmak üzere tekstil, dayanıklı tüketim malları, elektrikli araç gereçler ve sağlık ürünleri üzerinedir. Avrupa birliğine giriş sürecinde bulunan ülkemizde tüketici koruma politikasının odağının tüketici olması tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını özellikle gıda, giyim, sağlık ve dayanıklı tüketim mallarını oluşturması sorumluluk bilincinin gelişmesi gerektiğinin en temel nedenidir. Sektörel olarak bakıldığında bağlantılı olduğumuz şirketlerde bu bilincin vazgeçilmez olması, bizim de ayak uydurmamızı zorunlu kılar. Çünkü sorumluluk yapılan anlaşmaların olmazsa olmaz bir unsurudur.
Yurt dışına Satılan Mallar: Teminat kapsamına giren malların özellikleri ihraç edilen ülkeler, bu ülkelerin konu ile ilgili kanunları, ihracatın hangi malları kapsadığı, ticaretin dayandığı temel prensipler, tüccarların ticari geçmişi v.b. unsurlar sigortacı tarafından özenle incelenmelidir.
Rizikonun Değerlendirmesi ve Fiyatlandırma: Ürün mal sigortalarında teminata karşılık gelen fiyat hesaplanırken sigortalının üretim hacmi, üretim gücü, toplam satışları (sayı yada ağırlık olarak) göz önüne alınır.
Prim hesaplanırken toplam satışın yani cironun göz önüne alınması sigortacı açısından en iyi ölçüttür. Günümüzde oldukça yaygın bir sistemdir. Ancak enflasyona bağlı olarak fiyat artışlarının yaşandığı durumlarda üretilen malların sayısı tonaj, galonaj ölçüleri daha etkili olur.
Fiyatlandırmada riziko sınıflandırılması: Ürün mal sorumluluğu sigortalarında fiyatlandırma yapılırken genel geçer bir riziko sınıflandırması yapmak yanlış olacaktır. Her riziko ayrı ayrı incelenmeli ve değerlendirilmelidir. Buna rağmen ülkemiz açısından bakıldığında, ürün mal sorumluluğu sigortalarının uygulama alanının oldukça az olduğu ve bu nedenle şirketlerin yalnızca teklif nameyi müşteriye sunup daha sonra riskin tamamını reasüröre devrettiğini yani ülkemizde bu konuda bir uygulamanın olmadığını görmekteyiz.
İstatistiki rakamların elde edilmesi:Ürün mal sorumluluğu sigortalarında teminat kapsamına giren malların çok çeşitli olması nedeniyle etkili bir fiyatlandırma yapılabilmesi için sigorta şirketlerinin bir araya gelerek bilgisayar destekli istatistiki çalışmalar yapmaları gereklidir.
Serbest tarifeye geçilinceye kadar geçen sürede sektör bu konuda hiçbir girişimde bulunmamış, istatistiksel çalışmalar yapılmamıştır. Bu nedenle serbest tarifeye geçiş süreci oldukça sancılı olmuştur. Çünkü sektör, kurumsal sorumlulukları üstlenebilecek şirketlere sahip değildi. Günümüzde bilgisayar destekli araştırmaların yapılması için girişimler yapılmaktadır.
A.B.D Sigorta Piyasasının fiyatlandırılması:A.b.d sigorta sektörünün bu konuda oldukça itinalı çalıştığı görülmektedir.Her şirket konuyla ilgili departmanlarda görevlendirdiği uzmanlar aracılığıyla etkin sınıflandırmalar yapmakta, sigortanın her aşamasında aynı özeni göstermektedir.
Avrupa Sigorta piyasalarında Fiyatlandırma: Avrupa ülkeleri ülkelerinde fiyatlandırma yapılırken rekabet şartları göz önüne alınmaktadır. Ayrıca büyük hasarların meydana gelmemiş olması fiyatların düşük olmasına sebep olmuştur. Ancak, hasarlar konusunda uzun süreli düşünmek gerektiği unutulmuş ve göz ardı edilmiştir.
Teminatın kapsamı: Sigortacı, sigorta ettireni belli bir süre için üçüncü şahısları bedensel yaralanmaları ve mal varlığında oluşan ziyanın karşılığında talep ettikleri tazminatlar, karşılaşabilecekleri haksız tazminat talepleri, maddi olmayan ziyanlar sonucu oluşan zararlar vb. unsurlar için teminat altına alır.
Teminatın Limitleri: Bu konuda kararların, saptanacak meblağların dikkatle hesaplanması gerekmektedir. Mahkemeler gözetiminde alınan kararların, piyasada varolan limitlerini göz önüne alınması gerekir.
Coğrafi sınırlamalar: Yapımcının ihtiyaçları göz önüne alınmalı, büyük ölçekli işlerde tarafların menfaatleri dikkate alınmalıdır.
Fiyatlandırmalar: Ülkemizde ürün mal sorumluluğu fiyatlandırma tarifesi yoktur.Ancak AB standartlarını hedef belirleyen ülkemizin sorumluluk hukuku konusundaki açıklarını kapatması gerekir.
Yapımcılar ve üreticiler sorumluluk sigortalarının mali yükünün yanında risk yönetimi ve kalite garantisi açısından getirilerin farkına varacaklardır.AB ye uyum sürecinde bu konu önem arz etmektedir.
Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar: Teminata konu olan her riziko kendi bünyesinde incelenmeli, prim hesaplanırken “ciro” baz alınmalı, teminatın limiti belirlenirken taraflar menfaatlerini göz ardı etmemelidir.*
ÜRÜN SORUMLULUĞU SİGORTALARININ AVRUPA VE AMERİKA UYGULAMALARI
İngiltere’de ürün mal sorumluluğu sigortaları: İngiltere’de genellikle özel bir ürün mal sorumluluğu poliçesi yoktur. Daha da çok Genel mali sorumluluk poliçelerine ek olarak verilmektedir. Belirli bir süre içinde meydana gelebilecek bedeni zarar, hastalık, rahatsızlık ya da maddi zarar ve hasarlar nedeniyle karşılaşabileceği herhangi bir hukuki sorumluluğuna karşı teminat vermektedir.
Poliçe süresi genelde on iki ay uzunluğundadır. Poliçenin başlangıcından bitimine ve sonrada yenileme tarihinden diğerine kadar devam eder.
Teminat gerektiren haller:
Herhangi bir kişinin uğradığı bedeni zarar
Poliçe süresinde meydana gelen ve sigortalının işi ile satılan tamir edilen, tadil edilen veya monte edilen mallar tarafından sebep olunan maddi kayıp veya hasar
Sigortalının sigortacıdan tazminat alabilmesi için bedeni ve maddi zararın hasardan doğduğunu kanıtlaması gerekir.Ayrıca ürün mal sorumluluk sigortasında bir de toplam limit vardır. Yani bütün bedeni ve maddi zararlara ilişkin tazminatlarla ilgili sorumluluğu toplam olarak teminat limitini aşamaz.
Genel olarak yapılan temel yasal düzenlemeler 1985 AB direktifiyle uyum içindedir. Bunun ışığında Gıda güvenlik kanunu ve Genel ürün güvenliği direktifleri hazırlanmıştır. Bu yasal düzenlemelerle İngiliz sigortacılar ürün mal sorumluluk sigortaları poliçelerini kendilerince düzenlemişlerdir.
Belli başlıları;
“Kar kaybı”nı teminata eklemişler.
Poliçelerde kaza başı azami teminat limitine ilaveten bir de poliçe vadesi itibariyle ikinci bir azami teminat limitini genellikle belirlemişler.
Sigortalıya ait ve sigortalının kontrolü altında bulunan mallara gelebilecek zararlar teminat harici bırakılmıştır.
Sigortalı ürünün sigortalının bilgisi dahilinde poliçede belirlenen yüksek riske sahip olanlar da kullanılması teminat harici bırakılmıştır.
Savaş riski ve nükleer riskler klasik istisnalar olarak teminat harici bırakılmıştır.
Kirlenmeden doğan sorumluluk ani, tanımlanabilir ve beklenmedik bir olaya bağlı olduğu taktirde teminata dahil edilmektedir.*
Fransa da ürün mal sorumluluğu: Fransa da ürün mal sorumluluğu sigortası genellikle genel mali sorumluluk poliçelerinin genişletilmesi suretiyle yapılmaktadır. Teminat olarak poliçe yürürlükte iken teslim edilmiş ürün malları kapsamını ve bu ürün mallar tarafından yine aynı süre zarfında neden olunan zararlarla sınırlı olmasını önermiştir. Bu poliçeler genellikle poliçe vadesi başlamadan önce imal edilmiş ürün malların neden olacağı zararları ve bir dereceye kadar da poliçe dönemi sonu meydana gelen zararları kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Ayrıca bir zararın poliçe döneminde meydana gelip gelmediğini saptarken imalat ve teslimat tarihinin değil sadece bir tazminat talebine yol açan olayın meydana geldiği olayın dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Fransız hukukuna göre ürün sorumluluğu üç temel sistem baz alınarak değerlendirilmiştir.Bunlar:
Satıcı uygun, işlevini yerine getirebilecek kalitede ürünler satmalıdır,
Satıcı görünmeyen kusurları garanti etmek durumundadır,
Haksız fiilden doğan ve usul esasına dayanan sorumluluk ilkesi esastır.
Ancak, en büyük sorun bunlar baz alınarak bir dava açıldığında oldukça kısa zaman aşımı sürelerinin bulunması ve bunun da tüketiciyi zor durumda bırakmasıdır. Diğer zorluk ise ilk iki durumda tüketicinin ispat zorunluluğunun bulunmasıdır.
Almanya’da ürün mal sorumluluğu: Almanya’da ürün mal sorumluluğu gelen 3. şahıs mali sorumluluk poliçesinin bir parçası olarak sigortalanmıştır. Ancak kullanılmakta olan standart poliçe formu bazı ürün maddi hasarlarını kapsanmadığı için bu boşluğu kapatmak amacıyla kaza sigortaları birliği tarafından bir ürün mal sorumluluğu eki modeli hazırlanmış ve teminat genişletme şekli sigorta denetim organlarınca 1973’te onaylanmıştır.
Teminatlar:
Sigortalı tarafından imal edilen veya satılan ürün mallar veya onun tarafından ifa edilen hizmetler veya diğer eşlerden doğan zarar, hizmetlerin ifa edilmesinden veya işlevin tamamlanmasından itibaren en geç iki yıl zarfında meydana gelen hasarları teminat altına alır.
Sigorta, sigorta dönemi esnasında meydana gelen ve sigorta mukavelesinin bitiminden sonra en geç üç yıl içerisinde sigortacıya bildirilen bütün hasarların sonuçlarını teminat altına alır.
Sigortanın yürürlüğe girmesinden önce teslim edilmiş ürün malların yol açtığı zararlar ancak özel bir anlaşma olduğu taktirde teminat altına alınır.
Sigorta yürürlükte iken meydana gelen ve aynı sebepten doğan bütün hasar olayları ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın ilk hasar olayı ile aynı anda meydana gelmiş gibi düşünülür. Limit olarak ”Olay Başına Limit” bulunmaktadır. Buna ek olarak ayrıca yıllık toplam limite ilişkin bir hüküm bulunmaktadır.*
İsviçre’de ürün mal sorumluluk sigortaları: İsviçre’de ürün mal sorumluluğu, Genel Mali Sorumluluk Sigortasının genişletilmesi suretiyle sigortalanmaktadır. Poliçe şartları İsviçre’de kaza sigortaları birliği tarafından saptanmış ve federal sigorta bürosu tarafından onaylanmıştır.
Bu sigorta; sigorta döneminde sebep olunan zararları karşılamakta ve aynı nedenin sonucu olarak zarar veya hasarların toplamı, zarara uğrayan şahısların sayısına bakılmaksızın bir tek zarar veya hasar olayını saymaktadır.
Sigortacının sorumluluk miktarı: Tam beş yıllık bir süre zarfında yapılan bütün tazminat talepleri için ödenen tazminat her bir olay için şart koşulan sorumluluk limitinin üç katına eşit bir miktarı aşmayacaktır.
İsviçre’de sigortalının tazminat alabilmesi için hukuki sorumluluğa yol açan bedeni zarar veya hasarın fiili “sebep”inin sigorta süresi zarfında meydana gelmiş olduğunu ispat etmesi gerekir.*
A.B.D.’de ürün mal sorumluluğu sigortaları: Amerikan ürün sorumluluğu sistemi ile diğer sistemler arasında önemli farklar mevcuttur. Bu farklar:
Jüri sistemi
İspat yükümlülüklerinin daha düşük bir standarda bağlanmış olması
Cezalandırıcı tazminat ile örnek teşkil edici tazminat sistemlerinin varlığı
Zarar görenlerin dava yoluna gitmelerindeki yüksek oran
Yapılan istatistiksel çalışmalar ve geçmiş incelemelerle ABD de sorumluluk kavramının diğer ülkelere göre daha gelişmiş olduğunu göstermektedir. Buna bağlı olarak da çerçevedeki davalar ağırlık kazanmıştır. Bu da beraberinde eyaletlerde yasal düzenlemeleri getirmiştir. Bu yasal düzenlemeler çeşitli prensiplerin oluşmasını sağlamış geniş bir çark etrafında sosyal sorumluluk gelişmiştir. Artık sadece zarar veren şirket değil o şirketin bulunduğu sektör etkilenmeye başlamıştır.**
AB ürün mamul sorumluluk sigortaları: Teminat sınırları; ürün geliştirme, üretim, danışmanlık ile tarife ve üretim gözetim hatalarından kaynaklanan ve üçüncü şahsın zarar gördüğü durumları teminat altına alınmıştır.
Sorumluluk sınırları;
Bedeni hasarlarda 160 milyon Alman markına kadar
Maddi zararlarda sınırsızdır. Muafiyet 1.125 alman markıdır.
Sorumlular;
Hammadde, yarı ürün ve ürün üreticileri
Satın aldıkları mala kendi adlarını ve amblemlerini koyarak kendi malı gibi satan üreticiler
AT ülkeleri dışında mal ithal eden ithalatçılar veya üretici olmayan ürünleri pazarlayan tüccarlar üretici gibi sorumludur.
Sigortalının tazminat alabilmesi için hasarın kullandığı üründen m*eydana geldiğini ispatlaması gerekir.
Üreticiler ünlü piyasaya sürülmesinden itibaren on seneye kadar ürünlerinden sorumlu tutulabilirler.
SONSÖZ
Genele bakıldığında Türkiye, Avrupa ve ABD ülkeleri göz önüne alındığında ürün sorumluluk sigortalarında oldukça geri kalmıştır. Buradaki en büyük etkenlerden biri toplumsal yapı ve geleneklerdir.Türk toplumu olarak insan ilişkilerimiz yoğun olduğundan hakkımızı arama konusunda yetersiziz.örneğin Avrupa ve Amerika’da eve gelen misafir şartlar ne olursa olsun karşılaşacağı rizikolardan yakınlık derecesi gözetmeksizin ev sahibinin dava açarak sorumlu tutarken, Türkiye‘de bu bilinç gelişmediğinden böyle bir olay vuku bulduğunda akrabalık ilişkilerini bitirebilir.
Diğer bir etkenle Türkiye’deki hukuk sisteminin yavaş işlemesidir. İnsanlar haklarını arayıp dava açma talebinde olsalar dahi hukuk prosedürünün ağır işlemesi dava açma eğilimlerini ortadan kaldırmaktadır.
Her şeye rağmen dünyadaki gelişmelere ayak uydurma çabasında olan Türkiye'de bu konudaki eksiklerini kapatmaya çalışmaktadır. İlk olarak yasal düzenlemeler yapmaya yönelerek bu konuya yönelik ilk adımını atmıştır. Ayrıca ülkemizin ithalat ve ihracat pazarındaki rolü başta gıda sektörü olmak üzere tekstil, dayanıklı tüketim malları, elektrikli araç gereçler ve sağlık ürünleri üzerinedir. Avrupa birliğine giriş sürecinde bulunan ülkemizde tüketici koruma politikasının odağının tüketici olması tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını özellikle gıda, giyim, sağlık ve dayanıklı tüketim mallarını oluşturması sorumluluk bilincinin gelişmesi gerektiğinin en temel nedenidir. Sektörel olarak bakıldığında bağlantılı olduğumuz şirketlerde bu bilincin vazgeçilmez olması, bizim de ayak uydurmamızı zorunlu kılar. Çünkü sorumluluk yapılan anlaşmaların olmazsa olmaz bir unsurudur.





