- Katılım
- 26 Ağu 2010
- Konular
- 1,906
- Mesajlar
- 4,644
- Çözüm
- 6
- Online süresi
- 8d 6h
- Reaksiyon Skoru
- 986
- Altın Konu
- 9
- Başarım Puanı
- 332
- MmoLira
- 4,946
- DevLira
- 29
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Paketlenmiş ev olarak bilinen proje İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’ye gelen Alman göçmenler Konrad Wachsmann ve Walter Gropius tarafından tasarlanan modüler prefabrik yapı sisteminin örneğidir. Tam olarak uygulanamadığından ve ticari başarı elde edemediğinden dolayı proje kavramsal alt yapısı ile bilinmektedir. Prefabrike, hızla inşa edilebilir, düşük maliyetli bina sistemleri savaş sırasında birlikleri ve stratejik ekipmanları barındırmak için gerekliydi. Ek olarak o dönemde teknoloji ve endüstriyel üretimde kaydedilen ilerlemeler, mimaride sistem yaklaşımı ile simbiyotik bir ilişki içindeydi. Modüler konut projesinde evrensel birleşim elemanı ile prefabrike paneller birleştirilerek yapısal sağlamlık kazandırılacaktı. Panelleri her iki tarafta dörder adet olmak üzere panellerin çerçevesine yerleştirilmiş metal mandallar aracılığıyla birbirine bağladı.
Şekil 3.1 The Packaged House in László Moholy-Nagy, Art and Vision, 1946. (URL-1).
İç ve dış duvarlar, zeminler, tavan ve çatı dahil tüm yapı yüzeyleri aynı panellerden oluşturulacaktı. Bu projenin diğer sistemlerden farklı olan kısmı evin tekrarlayan birim olarak tasarlanmamış olması ve kullanıcının kendine göre sistemin sonsuz düzenlemesi yapılabilmektedir (Imperiale, 2012).
Oluşturulan ilk sistem kendine özgü parçaları olan kapalı bir sistemdi. Projenin sistem teorisinin kavramsal çerçevesi içine yerleştirmeye çalışırken, inşaat sistemi ve tasarım sistemi olarak iki ayrı konuyu ele almak faydalı olacaktır. İnşaat açısından kapalı bir sistem olarak düşünülmüştür, her bir bileşen unsuru belirli bir amaca hizmet eden ve tamamen kendi kendine yeten bir parça setinden oluşuyordu. Birçok bileşeni olduğu için rasyonel bir sistemdi, ancak buna rağmen kapalıydı. O zamanlar piyasada bulunan endüstriyel olarak üretilen çok çeşitli yapı bileşenlerinden yararlanmaya çalışmadı; örneğin, panellerin ve birleştirme sisteminin doğası gereği, standart kapı ve pencereleri kolayca dahil edemedi. Sınırlı sayıdaki entegre bileşenlerinin hepsi tek bir tasarımdan geliyordu ve nihayetinde hepsinin tek bir kapsamlı fabrikada üretilmesi gerekiyordu. Üretim aşamasına geçildiğinde maliyet bakımından süreci yavaşlattığı için evrensel standart ölçülere geçilerek kullanılacak paneller basitleştirildi fakat fabrika yapımı ev ölçeğinde fiziksel nesnenin ötesine geçememiştir. Üretim, dağıtım, finansman, mevzuat, ulaşım ve arazi gibi parametrelerin dahil olduğu alt sistemler ile ilişki kurmamıştır.
Şekil 3.2 The Packaged House in László Moholy-Nagy, Art and Vision, 1946. (URL-1).
Gilbert Herbert tarafından 1986 yılında yayınlanan Dream of the Factory-Made House: Konkrad Wachsmann and Walter Gropius isimli kitapta projenin uygulamaya geçmediğinin vurgusu yapılmıştır (URL-1).
The Prefabricated Home (2005) adlı kitabında Colin Davies, projenin başarısızlığının Konrad Wachsmann'ın hatası olduğunu, üretim hattı kurulup çalışmaya başladıktan sonra bile tasarımı değiştirmeye devam ettiğini ileri sürmektedir. Davies ayrıca, geciken üretim süreci nedeniyle savaş sonrası inşaat patlamasını kaçırdığını da vurgulamaktadır (Davies, 2005). Sürecin iyi planlanmaması ve yönetilememesi sebebiyle başarısız olduğu sonucuna varılmıştır.
KAYNAKÇA
ÖMER FARUK DUYSAK Y.L. TEZİ
Url-1 <
Şekil 3.1 The Packaged House in László Moholy-Nagy, Art and Vision, 1946. (URL-1).
İç ve dış duvarlar, zeminler, tavan ve çatı dahil tüm yapı yüzeyleri aynı panellerden oluşturulacaktı. Bu projenin diğer sistemlerden farklı olan kısmı evin tekrarlayan birim olarak tasarlanmamış olması ve kullanıcının kendine göre sistemin sonsuz düzenlemesi yapılabilmektedir (Imperiale, 2012).
Oluşturulan ilk sistem kendine özgü parçaları olan kapalı bir sistemdi. Projenin sistem teorisinin kavramsal çerçevesi içine yerleştirmeye çalışırken, inşaat sistemi ve tasarım sistemi olarak iki ayrı konuyu ele almak faydalı olacaktır. İnşaat açısından kapalı bir sistem olarak düşünülmüştür, her bir bileşen unsuru belirli bir amaca hizmet eden ve tamamen kendi kendine yeten bir parça setinden oluşuyordu. Birçok bileşeni olduğu için rasyonel bir sistemdi, ancak buna rağmen kapalıydı. O zamanlar piyasada bulunan endüstriyel olarak üretilen çok çeşitli yapı bileşenlerinden yararlanmaya çalışmadı; örneğin, panellerin ve birleştirme sisteminin doğası gereği, standart kapı ve pencereleri kolayca dahil edemedi. Sınırlı sayıdaki entegre bileşenlerinin hepsi tek bir tasarımdan geliyordu ve nihayetinde hepsinin tek bir kapsamlı fabrikada üretilmesi gerekiyordu. Üretim aşamasına geçildiğinde maliyet bakımından süreci yavaşlattığı için evrensel standart ölçülere geçilerek kullanılacak paneller basitleştirildi fakat fabrika yapımı ev ölçeğinde fiziksel nesnenin ötesine geçememiştir. Üretim, dağıtım, finansman, mevzuat, ulaşım ve arazi gibi parametrelerin dahil olduğu alt sistemler ile ilişki kurmamıştır.
Şekil 3.2 The Packaged House in László Moholy-Nagy, Art and Vision, 1946. (URL-1).
Gilbert Herbert tarafından 1986 yılında yayınlanan Dream of the Factory-Made House: Konkrad Wachsmann and Walter Gropius isimli kitapta projenin uygulamaya geçmediğinin vurgusu yapılmıştır (URL-1).
The Prefabricated Home (2005) adlı kitabında Colin Davies, projenin başarısızlığının Konrad Wachsmann'ın hatası olduğunu, üretim hattı kurulup çalışmaya başladıktan sonra bile tasarımı değiştirmeye devam ettiğini ileri sürmektedir. Davies ayrıca, geciken üretim süreci nedeniyle savaş sonrası inşaat patlamasını kaçırdığını da vurgulamaktadır (Davies, 2005). Sürecin iyi planlanmaması ve yönetilememesi sebebiyle başarısız olduğu sonucuna varılmıştır.
KAYNAKÇA
ÖMER FARUK DUYSAK Y.L. TEZİ
Url-1 <
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
>, erişim tarihi 29.01.2024.


