noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
romegames 1
romegames
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Bvural41 1
Bvural41
NovaLst 1
NovaLst
bikral 1
bikral
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

The Invincible Oyun İncelemesi

bLastX

www.blastx.work
TM Üye
Katılım
3 Eki 2017
Konular
1,673
Mesajlar
18,445
Çözüm
48
Online süresi
9mo 24d
Reaksiyon Skoru
8,721
Altın Konu
297
Başarım Puanı
374
MmoLira
41,550
DevLira
753
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Stanislaw Lem’in aynı isimli romanından uyarlanan The Invincible, hikaye anlatımıyla gerçekten eşsiz ve atompunk dediğimiz atmosferi çok iyi anlayarak oyuna taşıyan, görsel anlamda çok tatmin edici bir yapım.


İnceleme yazımıza başlamadan önce, giriş kısmında bu detaydan bahsetmek istedim. Bu bir interaktif film değil ancak oynanış mekanikleri yok denecek kadar az. Daha çok hikaye anlatımına odaklanan ve yavaş tempolu bir yürüme simülasyonu olarak tanımlayabilirim bu yapımı. Yürüme simülasyonu diyorum ancak oyunun ikinci perdesinden sonra bir araca kavuşuyoruz. Nihayetinde devasa bir gezegendeyiz.
Araca kavuşuyoruz dediysem, öyle devasa bir açık dünya falan beklemeyin. Gideceğiniz bölgeler yine belli ve öyle GTA benzeri bir sürüş deneyimi beklemeyin.​

The Invincible İnceleme

Sürekli olarak aksiyon dolu bilim kurgu oyunları oynamaya alıştığımız için Starward Industries’in bu oyun ile yapmaya çalıştığı deneysel ve yenilikçi oynanışı taktir etmemek elde değil.

Ayrıca zıplama yok, her yer görünmez duvarlarla kaplı ve bu yüzden nereye gideceğimiz de sürekli belli. Eh, The Invincible’ın oyun kısmı nerede?

The Invincible İnceleme Hikayesi​

The Invincible İnceleme

Umarım anlatabilmişimdir. Benim çok sevdiğim bir tarzdır bu. The Invincible hikayesi, roman uyarlaması olduğu için zaten kusursuz. Bir görev için Regis III isimli gezegene ekibiyle gelen Doktor Yasna rolünü üstleniyoruz.
Regis III isimli gezegende, kampımızdan biraz uzakta gözlerimizi açıyoruz ve neler olduğunu hatırlamıyoruz. Bizimle telsiz yoluyla iletişime geçen tek kişi, ekibimizin üyesi Novik ve ekibimizin geri kalanını arıyoruz. Spoiler vermek istemiyorum ancak oyunun başında ilk bulduğunuz kişi size tepki vermiyor ve sanki bitkisel hayatta gibi bir durumda ancak uyanık.

Ancak, Yasna ve Novik, Regis III’te inanılmaz bir keşif yapıyor ve birçok gizemi ortaya çıkarıyor. Ekibimize ne oldu, bu gezegende ne var, hafızamız neden kayıp?​

İttifaklar ve Rakipler​

The Invincible İnceleme

Spoiler olduğunu düşünmediğim ve bahsetmeden geçmek istemediğim farklı bir nokta daha olacak.
Bir de yine burada bahsetmek istediğim bir diğer ayrı husus, (oyunda yaptığım seçimlerden midir bilmiyorum) oyunda bazı kopuk anlar yaşamam oldu. Bu birliklerin amaçları, Novik’in Regis III hakkındaki fazladan bilgileri, karakterimizin başına tam olarak ne geldiği gibi (spoiler vermemek için zorluyorum) benim birçok sorum cevapsız kaldı.

Tabii, seçimlerle değişen sonlar olduğunu biliyorum. Ancak, oyunun yavaş ve düz temposu sebebiyle dönüp bir daha oynayasım da yok. Benim buradaki beklentim, hazırlanan tüm sonlar ile tatmin edici cevaplar almak olurdu.​

Seçimler ve Farklı Sonlar​

The Invincible İnceleme

The Invincible, insanlığın evrendeki rolünü size sorgulatacak kadar iyi yazılmış bir senaryoya sahip. Bunu, oyunun roman uyarlaması olduğu için söylemiyorum. Oyunun yazar ekibi gerçekten taktire şayan bir iş çıkarmış. Oyunda sürekli olarak seçimler yapıyoruz, bunların bir kısmı oyunun gidişatına bir hayli etki ediyor ve bu seçimlerin sonuçları, sizi ahlaki olarak derin düşüncelere itiyor. En azından, beni bol bol düşündürdü.
Yasna muazzam bir karakter diyebilirim. Hatta, oynadığım en iyi ana karakterlerden ilk beşe girebilir bile.

Ayrıca bu bilimsel diyalogların yanı sıra Yasna’nın verdiği doğal ve insanı tepkiler, doğal hissettiren diyaloglar ve gerçekçi hissettiren kararlar sayesinde bir an olsun bile ortamdan kopmuyor veya karakterden ayrılmıyorsunuz.

Bu da, bu yürüme simülasyonunu katlanılabilir hale getiriyor ancak yine de altını çizmeliyim; bu bir oyun ve ben oyun mekanikleri beklerdim.
Bir de burada bir dipnot açayım; İngilizce seviyeniz iyi değilse, tamamen anlatı odaklı olan bu oyundan keyif almanız imkansız. Kendinizi sadece dümdüz yürüdüğünüz ve bol bol diyalog dinlediğiniz bir yapımın içerisinde bulursunuz. Bu yüzden, Türkçe çeviri çıkmadan bu oyuna başlamanızı tavsiye etmem.​

Grafikler, Atmosfer ve Ses Tasarımı​

The Invincible İnceleme

Grafiklere ve atmosfere ayrı bir başlık açmak istedim. Müziği aradan çıkaralım, Brunon Lubas imzası taşıyan müzikler ile atmosfere girişimiz kolaylaştırılıyor. Müzik, kafan oyuna 1 puan katıyor.

Atompunk atmosferini iliklerinize kadar hissedebiliyor ve grafiklerin güzelliği karşısında büyüleyici birçok manzara ile karşılaşıyorsunuz.
Fotoğraf Modunun da yer aldığı oyunda, masaüstünüze koymak için onlarca hatta meraklısıysanız, yüzlerce fotoğraf yakalayabilirsiniz. Ben oyunu oynarken hem inceleme hem de ara ara masaüstüne koymak için bol bol fotoğraf çektim. Özellikle, ara ara bizlere yardımcı olan androbotlar, garip cihaz tasarımları ve atompunk teknolojilere de hayran olduğum için sürekli onları da çektim. Her biri manzaralar kadar ilginçti.

Kendimi çok tekrar ediyormuşum gibi olacak ancak yine diyorum, tüm bu güzel atmosfer ve müziklere bir de oyun mekanikleri eklenseydi ne olurdu yahu? Aksiyon demiyorum, birkaç bulmaca bile olsa olurdu. Yok, düz yürüme simülasyonlarını sevmeyen birisi olarak tüm bu grafik ve atmosfer bile iyi bir hikaye anlatımı ile birleşse bile beni yakalayamadı.​

The Invincible İnceleme Sonucu​

The Invincible İnceleme

Alternatif bir gerçeklikte geçen ve 1950’lerin farklı bir versiyonunu konu alan The Invincible; yürüme simülasyonu, gizem, keşif ve hikaye anlatımı meraklılarını cezbedecek. Ayrıca atompunk, nasapunk ve uzay meraklılarının da bayılacağı ortamlar içeren bu yapım, tüm bu yönleriyle sizleri yakalayacak. Keşif yapmayı seven ve bilim kurguya ilgi duyan biriyseniz, sizin için eşsiz bir macera ve kaçırılmaması gereken bir oyun.
Yürüme simülasyonu sevmiyorsanız, hikaye yerine aksiyon arıyorsanız, keşif yapmak ilginize çekmiyorsa, uzak durmanız gereken bir yapım. Şahsen, ben yürüme simülasyonlarını sevmeyen birisi olarak bir bilim kurgu ve atompunk estetik hayranı birisi olarak bile sıkıldım. Yine de, ahlaki ikimler ve gerilim dolu seçimler sayesinde oyunun finaline ulaşabildim.

Görünmez duvarlar, zıplama eksikliği, aksiyon yokluğu ve vasat araç sürüş mekanikleri gibi benim gözümdeki büyük eksileri es geçebilirseniz, felsefi açıdan beyninizi yoracak, size ahlaki sorgular yaptıracak, seçim anlarıyla iki elinizi bir pabuca sokacak olan bu gizemlerle dolu oyun, size keyifli saatler yaşatacak.​
 
Son düzenleme:
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst