Best Studio 1
Best Studio
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

Altın Konu Kültür Politikası

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Kültür Politikası
ghntyy4t3.png

Kültür politikası kavramı ilk olarak 1960’lı yıllarda René Maheu tarafından UNESCO toplantılarında dile gitirilmiştir. Maheu, UNESCO’da genel müdürlük yapmış biri olarak kültür politikası kavramını 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Bildirgesi’nin 27. Madde’si ile ilişkilendirmiştir. Bu maddeye göre herkesin, yarattığı bilim, edebiyat ve sanat eserlerinden doğan maddi manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır. Bu maddede daha çok insanların kültürel yaşama katılma haklarından bahsedilse de ilerleyen süreçte Maheu bunu daha da detaylandırmış, daha geniş bağlamda ele almıştır. Ona göre insanların eğitim, çalışma vb. hakları olduğu gibi kültür hakları da olmalıdır. Bu hakkın sağlanması, insanların bundan yararlanabilmesi için ise bir takım araçlara gerek duyulmaktadır. Bu bağlamda, yeni anlayış, devletlerin insanların bu ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için desteklenmeleri gerektiğini savunmuştur. Maheu, bu konuda herkesin eşit olması ve haktan eşit yararlanması, bu hakkın seçkin bir azınlığın veya kültür alanında uzman kişilerin tekeline dönüşmemesi gerektiği konusunda görüşlerini de dile getirmiştir. Devletin bu haktan herkesin eşit yararlanmasını sağlama görevi bir politika konusu olduğundan dolayı kültür politikaları böylece doğmuştur. UNESCO’nun kültür politikaları ile ilgili yayımladığı aşağıdaki alıntı bu konuda daha detaylı bilgiler vermektedir:
“Kültürel politikalar ve önlemler”, yerel, ulusal, bölgesel veya uluslararası düzeyde, doğrudan kültüre odaklanan veya kültürel etkinliklerin, malların ve hizmetlerin yaratılması, üretilmesi, yayılması, dağıtılması ve bunlara erişim de dâhil olmak üzere, bireylerin, grupların veya toplumların kültürel ifadeleri üzerinde doğrudan bir etki sahibi olmak üzere tasarlanan kültüre ilişkin politika ve önlemleri ima eder”

René Maheu bu konuya dikkat çekene kadar 1950’li yıllarda alınan kararlar doğrultusunda, insanların gelişimi sadece ekonomiye bağlanmaktaydı. Ancak Maheu’nun ardından ise insan yalnızca “homo economicus” değildir anlayışı hâkim olmuştur. Birleşmiş Milletler bünyesindeki yetkililer insanın gelişmesi için sadece ekonomik ilerlemenin değil sosyal hayattaki ilerlemenin de gerekliliğini kabul etmişler, odaklarını sosyal yaşama kaydırmışlardır. Maheu bu bağlamda, gerçek demokratik politikaların ve insan gelişiminin kültüre dayandığını, insanların ileride bir gün bunu anlayacaklarını dile getirmiştir. Bu gelişmelerin ardından, özellikle 1970’ler ve sonrasında birçok ülkede UNESCO kültür politikası üzerine konferanslar vermiştir. Bu konferanslarda devletler, insanların bu kültür haklarından nasıl yararlanabilecekleri, devletin neler yapması gerektiği yönünde bilgilendirilmişlerdir. Bu konferanslar arasında, 1970 yılında Venedik’te hükümetler arası bir şekilde yapılan kültür politikaları konferansı oldukça önemlidir. Bu konferansa kadar, insanlar kültür politikası deyince devletlerin belirlediği bir kültür politikasının mı yoksa sanatçıların, kültür yaratıcılarının kültürel faaliyetlerinde özgür olmalarının mı doğru olduğunu tartışmaktaydı ve bu konferansın ardından devletin bu tarz yaratımlara müdahale etmemesi, desteklemesi gerektiği yönünde karar alınmıştır. Karara göre devletin kültür politikalarının amacı kültüre ve sanata yön vermek değil, eğitim, sağlık, ulaşım vb. kamu hizmetlerindeki gibi hizmet etmektir. Sanatçıya, kültür yaratıcısına hizmet etmek, gelişmesini ve örgütlenmesini sağlamak, uygulama alanları tahsis etmek devletin görevidir.

Venedik konferansının ardından birçok konferans yapılmış, yıllar sonra Kültür ve Gelişme Evrensel Komisyonu’nun kurulma kararı alınmıştır ve bu komisyon 1993’te faaliyete başlamıştır. Birleşmiş Milletler Eski Genel Sekreteri Perez de Cuellar başkanlığında faaliyete geçen kurul, Yaratıcı Çeşitliliğimiz adlı bir rapor yayınlayarak, küreselleşmenin ve tecimsel pazar anlayışının kültür üzerinde gerilim yaratarak sorunlara yol açtığını, çağın teknolojik konjonktürü sebebiyle kültür konusunun tekrar değerlendirilmesini öne sürmüştür. Eskiden alınan kararlardan bazılarını da muhafaza etmekle birlikte bu raporda, bütün kişilerin ve toplulukların yaratıcılığı ellerinde bulundurmaları gerektiği, enformasyon ve iletişim tekniklerinden herkesin yararlanması gerektiği, küreselleşmenin yararlı olabileceği gibi zararlı da olabileceği gibi konular ele alınmıştır.

Kültür politikaları ilk olarak UNESCO bünyesinde dillendirilse de yasal olarak ilk defa Maastricht Antlaşması adlı, Avrupa Birliği’nin kuruluşunu sağlayan belgede geçerlilik kazanmıştır. Antlaşmada birçok konu olmakla beraber kültür bağlamında, kültürel miras, dans, müzik, sanat ve daha birçok alanda kültürü teşvik edici programlar hazırlanmıştır. Antlaşmayı hazırlayan topluluk, ortak kültürel miras başta olmak üzere ulusal olsun bölgesel olsun çeşitliliklere saygı gösterip, birliğe üye olan ülkelerin kültürlerinin gelişimine katkıda bulunacağını, yapacakları çalışmalara destek vereceğini, üye ve üçüncü ülkelerle işbirliğini geliştireceğini belirtmiştir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst