Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Amerikan güreşinin temel esası olan dövüşün, aslında 'sahte' olduğu, sanıyorum artık hepimizce malumdur. Mesleğin ortaya çıkarılışından itibaren korunan bu 'yalan', son yirmi yıl içerisinde izleyiciler tarafından açıkça bilinen (ancak umursanmayan) bir mevzu haline geldi. Buna rağmen, eğer PW sevmiyor ve izlemiyor iseniz, bu mesleği, ya da dövüşü 'yalan' ve 'sahte' olarak tanımladığınızda, genel olarak görüşünüze saygı gösterilmeyeceğine şahit olabilirsiniz. Bu durum sanırım internet üzerinde günde onlarca kere yaşanmaktadır.
Bu makalede güreşin ne kadar sahte, ne kadar gerçek olduğunu tartışacağız.
İlk olarak 'gerçek sahtecilik' dönemini inceleyelim. PW'nun ortaya çıkartıldığı 20. yüzyıl başlarında, güreşçiler ve güreş işletmeleri, günümüzde olduğu gibi, kasaba kasaba, şehir şehir dolaşarak dövüş gösterileri sahneliyor ve izleyicilerin getirdiği bilet geliri ile geçiniyorlardı.
Günümüzde inanması zor olabilir ancak; güreşlerin sahnelendiği gezici panayır veya sirklerde, 'parası bol olan ve inandırılması kolay olan' kişiler, seyircilerin arasındaki görevliler tarafından tebeşir tozu ile işaretlenir, güreş içerisinde ve güreş sonrasında çalışanlar bu kişiyi 'yolmaya' çalışırlarmış. Bir diğer hikayeye göre, panayırın bilet gişesinin tezgahı her zaman bir insanın alnı seviyesinde kurulur, bileti satan görevli para üstünü bu tezgaha hatalı olarak bırakırmış. Eğer seyirci para üstünü saymazsa, bilet satıcısı para üstünü düzelterek seyirciye uzatır, bu sayede hem güvenini kazanır, hem de omzuna dokunarak onu işaretlermiş.
Bu sayede aslında 'işaretlemek' ve 'işaretli' manasına gelen 'mark' kelimesi, hala PW'ya meraklı, tutucu izleyici ve hayranları tanımlamak için kullanılıyor. Bir diğer deyişle, eğer bu satırları dikkatle okuyorsanız, bir 'mark' olabilirsiniz, tıpkı benim olduğum gibi.
90'lı yıllarda ECW, WCW ve WWF sayesinde tekrar popülerliği artan PW döneminde, tıpkı 'mark' gibi, 'smart mark' terimi de oldukça revaçtaydı. Bu terim, yani 'akıllı hayranlar', güreşin 'sahte olduğunu' bilenler ve mesleğin nasıl yürütüldüğünü araştırarak öğrenenler için kullanılmaktaydı. Günümüzde IWC olarak tanımlanan ve 'Internet Güreş Cemiyeti' manasına gelen kitle, hem mark, hem de smart mark'lar (bir diğer deyişle 'smark') tarafından oluşturulmaktadır; ancak PW dövüşünün 'sahteliği', bütün cemiyet tarafından açıkça bilinmekte ve bu gerçeklik 'kayfabe' dönemindeki gibi korunmamaktadır.
PW içerisinde, hem ring içi hem de ring dışı dövüşler 'sahte'dir. Güreşçiler meselelerini sadece ringe çıkarak değil, aynı zamanda sahne arkasında, gösterinin yapıldığı binada, sokaklarda, hatta kendi evlerinde şiddet kullanarak çözmeye çalışırlar. Ring dışında gerçekleşen dövüşler, PW'nun bir diğer temel unsuru olan 'kurgu' çerçevesinde planlanır ve sahnelenir. Bu kurgu, senaryo ve öyküler, ortaya gerçek olmayan bir gerçeklik, yani 'alternatif gerçeklik' veya 'yan evren' çıkartırlar. Amerikan Güreşi içerisindeki olaylar, gerçek yaşantımız ve evrenimiz ile iç içe geçmiş olan bu yan evrende cereyan eder.
Hazır kurgudan bahsetmişken, tekrar 'kayfabe' yani 'sahte gerçeklik' dönemine dönelim. Bu dönem içerisinde, sadece dövüşlerin 'sahteliği' değil, güreşçilerin sahnelediği karakterler de koruma altındaydı. Yani, eğer dövüş içerisinde 'kötü bir karakter' iseniz, bu günlük hayatınızda da kötü bir kişi olduğunuz anlamına geliyordu. Bu nedenle güreşçiler PW karakterlerini gerçek hayatta da yaşayarak koruma altına almak durumdaydı ki, zaten bu eyleme başlı başına 'kayfabe' adı verilmişti.
Peki bu esaslar ışığında PW unsurlarına kolayca sahte diyebilir miyiz?
Bunun cevabının basitçe 'hayır' oluşu, PW'nun sahte' olmadığını açıklamamıza olanak sağlayabilir...
Bu nedenle PW'deki dövüşün gerçekliğini maddeler altında inceleyelim.
Teknik:
Amerikan Güreşi içerisinde gerçekleştirilen hareketlerin bir kısmı, Amerika'da 'amatör güreş' olarak adlandırılan, bizim ise kısaca 'güreş' veya 'Olimpik Güreş' dediğimiz spor ve beden terbiyesi esaslarına dayanmaktadır. Güreş dünyanın en yaygın ve en eski sporlarından birisidir. Greko-Roman tarzı, dünyanın en çok bilinen 'Olimpik Güreşi'dir. Elbette Türk kültüründe de, 'Yağlı Güreş' olarak tanıdığımız, eski ve köklü bir güreş geleneği bulunmaktadır. Güreşin bir çok antik ve eski medeniyet tarafından gerçekleştirilmesinin sebebi, güreşin rakibine doğrudan vuruş yapmadan onu alt etmek temeline dayanmasıdır ve bu nedenle zor, meşakkatli ve saygı duyulan bir spordur.
PW'de de hareketlerin bir kısmı, özellikle 'yere çalma' hareketlerinin köklerini Olimpik Güreş'e kadar takip etmek mümkündür. Dahası, Brock Lesnar, aslında bir Olimpik Güreş sporcusuyken WWF tarafından keşfedilerek Amerikan Güreşi'ne kazandırılmıştır. Dolph Ziggler, gerçek adıyla Nicholas Nemeth de bir güreşçiyken WWE'ye katılmıştır. Muhtemelen en meşhur 'güreşçi' ise 1996 Olimpiyatlarında altın madalya kazanan Kurt Angle'dır.
Dövüşü oluşturan hareketlerin geri kalanında ise, boks, Uzak Doğu Dövüş Sporları ve MMA (Karışık Dövüş Sporları Teknikleri) bulunmaktadır. Bununla birlikte, güreşçiler, doğrudan PW kökenli özel hareketleri de uygulamakta, böylelikle PW dövüş teknikleri, oldukça kapsamlı, çeşit bakımından zengin, görsellik açısından etkileyici ve de özellikle günümüzdeki en kapsamlı dövüş tekniği kütüphanesi olması açısından rakipsizdir.
Her güreşçi, bu kütüphanenin sayısız tekniğinden bir kaçında ustalık derecesinde eğitimlidirler ve bu hareketleri bir boksörden veya profesyonel olarak dövüşen diğer sporculardan çok daha fazla uygulama şansı elde ederler. Çünkü profesyonel dövüşçülerin yıllık takvimi, bazen sadece yılda bir kaç dövüşten oluşurken, PW güreşçileri sadece bir ayda 10 - 20 dövüş yapmakta, bunların bir kısmı da canlı olarak TV'dan yayımlanmaktadır.
PW içerisindeki bazı dövüş tekniklerinin bir benzerini diğer 'gerçek' dövüş tekniklerinde bulmak neredeyse imkansızdır (burada, lütfen 'gerçek dövüş' diyerek bu teknikleri aşağıladığımı düşünmeyin. Bir 'mark' olarak aslında bütün dövüş tekniklerine büyük bir saygı duyuyorum). Örneğin 'hava hareketleri' PW'ya özgüdür. Bir çoğumuzun aklına, dövüş esnasında esnek iplerin üstüne çıkıp kendimizi rakibimizin üstüne fırlatmak gelmez. Buna rağmen bu hareket PW'nun en etkileyici hareketlerinden birisidir ve onlarca çeşidi icat edilmiştir.
Benzer şekilde rakibimizi omzumuza alıp, indirirken suratına diz geçirmek, çoğu zaman kullanışsız görünür. Halbuki bu hareket CM Punk'ın 'bitirici', yani en güçlü hareketidir. Tıpkı Hulk Hogan'ın yerdeki rakibine bacağının arkasını indirmesi gibi.
Bir çoğu gerçek birer dövüş hareketi olmasına karşın bu tekniklerin tamamı, PW gerçekliği içerisindeki gereklilikler ile uygulanmaktadır. Örneğin bir güreşçi diğerine yumruk attığında, bu yumruk el sıkılmadan atıldığından büyük bir darbe ve etki oluşturmaz ancak dışarıdan bakıldığında, yumruğun sürati ve uygulanışı gerçekçi ve etkileyici görünür. Benzer şekilde tam bir PW hareketi olan 'Piledriver' tekniklerinde, güreşçi rakibini asla yere 'çakmaz'. Bunun yerine 'çarpma etkisi', rakibini tutmakta olan güreşçinin kendi dizlerinin üstüne birden çökmesi şeklinde gerçekleşir ve uygulamadaki ustalık sayesinde, etkileyici ve gerçekçi görünür.
İşbirliği:
PW dövüşleri, çoğu zaman 'dayak atanın', 'dayak yiyenden' daha çok darbe aldığı ve zarar gördüğü, kendine has ve tuhaf bir dövüş yöntemidir. Aklınıza Justin Gabriel'ın bitirici hareketi olan '450 Splash' gelsin. İplere tırmandıktan sonra havada tam takla atıp karın üstü rakibine inen Gabriel'ın canı, hareketten sonra dayağı yiyen rakibinden daha fazla yanar. Bunun sebebi rakibinin esneyebilen ring zemini üzerinde yatıyor olmasıdır.
Veya rakibinin işini bitirmek için masalar ve sandalyeler üzerinden takla atarak üstlerine atlayan Jeff Hardy'yi düşünelim. Saldıranın canını saldırıyı alandan daha çok yakan dövüş teknikleri sadece havadan yapılan hareketlerle sınırlı değildir. Rakibini yerden kaldırıp ters çevirdikten sonra sırt üstü dizine indiren bir güreşçi, rakibinden çok daha fazla enerji harcamış ve kaslarına daha fazla kuvvet uygulayarak kendi canını yakmıştır.
Bu hareketlerin neredeyse hiç birinde, saldıran yalnız değildir. Eğer rakip yerden kaldırılacaksa, saldıran elini rakibinin üstüne yapıştırdıktan sonra, saldırılan ya yavaşça ya da aniden ayağa kalkar veya yerinden fırlar. Clothesline alacak olan rakip, mutlaka buna göre kendini hazırlayarak göğsüne açılan kola koşar. Ringin dışına atılacak güreşçi, harekete yardım ederken bir yandan da düşüşünü yavaşlatmaya çalışmaktadır.
Dolayısıyla eğer ben hafızasında 30 farklı hareket bulunduran ve ustaca uygulayan bir güreşçi olsaydım ve John Cena ile ilk defa güreşecek olsaydım, oturup John Cena'nın uyguladığı kendine özgü hareketleri çalışıp ezberlemek zorunda kalırdım. Çünkü bir güreşçinin bir Elbowlock'ı 'bilebilmesi' için, hem bu hareketi 'yapabilmesi' hem de 'alabilmesi' gerekmektedir.
Risk:
Yukarıda bahsettiğimiz hareketlerin hepsi, rakibe ve kendine en az zararı vererek uygulanmaya çalışılır. Eğer ufak bir hareket ters giderse, iki güreşçi de zarar görebilir.
Bir çok izleyicinin aklında oluşan, "eğer 'sahte' ise tehlikesizdir" izlenimi, bu açıdan son derece yanlıştır. Keza, işbirliği ile yapılan ve zarar vermeme esasına dayanan her hareket, hem uygulayana, hem de hareketi alan güreşçiye çok büyük zararlar verebilir. Hatta onları öldürebilir.
Brock Lesnar, aslında ip üstünde de çok maharetli bir güreşçiydi. Ta ki Wrestlemania XIX'a kadar. İp üstünden 'Shooting Star Press' yaparken neredeyse kafasının üstüne çakılıyordu. Ve inanın, Brock Lesnar ağırlığında bir insanın, süratle ve yüksekten kendi kafasının üstüne inmesi, çok büyük ihtimalle boynunun kırılmasına ve hayatının bir anda tehlikeye girmesine yol açabilir. Tıpkı 6 ay boyunluk ile çalışmak zorunda kalan Stone Cold Steve Austin gibi. Kendisi (toprağı bol olsun) Owen Hart tarafından 'botch'lanan bir Tombstone Piledriver sonucunda sakatlandı ve boynunda kırıklar oluştu.
PW içerisinde yapılan bütün uygulama hatalarına 'botch' denmektedir. Bazen bu hatalar ortaya komik veya doğal, olağan görünen sonuçlar çıkartırken, bazen de sakatlayıcı veya öldürücü olabilirler. Örneğin yine Owen Hart'ın Over the Edge 1999'da sahneye tel ip ile inerken düşmesi gibi. Dövüş esnasında olmamasına karşın, PW kurgusu içerisinde bu gösteriyi yapan Owen Hart, ne yazık ki teknik bir hatadan dolayı düşmüş ve yaşamını yitirmiştir. Ring içerisinde hayatını kaybedek güreşçilerin sayısı yüzü aşkındır. Sakatlananların sayısı ise binlercedir.
Sıra, Düzen, İnandırıcılık:
Olağan bir güreş dövüşü yaklaşık 5 dakika ila 10 dakika arasında planlanır. Bu süre içerisinde güreşçiler yapacakları bütün hareketleri önceden planlamış olmadır, veya sırasıyla bu hareketleri bir birlerine söyleyerek maç içinde sıralarlar. Dövüş, sıkıcı olmamalı, hemen sonuçlanırmış gibi görünmemeli, bitişi etkileyici olmalı ve maçın geneli inandırıcılğa sahip olmalıdır. Bu nedenle güreşçiler, mutlaka maça iyi hazırlanmış olmalı ve hareketleri sırasıyla ezbere bilmelidirler.
Bütün bu zorluklar, PW dövüşünün gerçekleşebilmesi için mutlaka sağlanmalıdır. Aksi takdirde, hareketler iyi olsa bile, dövüş gerçekçi veya eğlendirici görünmeyebilir. Dövüş içerisinde güreşçiler inandırıcı olsalar bile, teknik olarak yetersiz kalabilirler, bu da maça dair konuşulacak daha az şey olmasına sebep olabilir. Bir PW maçı ortaya çıkartmak işte bütün bu etkenlerden ötürü meşakkatli olmaktadır.
PW dövüşü 'gerçek bir dövüş' değil, bir kareografidir. PW dövüşü hakkında sahte olan tek şey de budur.
Bu makalede güreşin ne kadar sahte, ne kadar gerçek olduğunu tartışacağız.
İlk olarak 'gerçek sahtecilik' dönemini inceleyelim. PW'nun ortaya çıkartıldığı 20. yüzyıl başlarında, güreşçiler ve güreş işletmeleri, günümüzde olduğu gibi, kasaba kasaba, şehir şehir dolaşarak dövüş gösterileri sahneliyor ve izleyicilerin getirdiği bilet geliri ile geçiniyorlardı.
Günümüzde inanması zor olabilir ancak; güreşlerin sahnelendiği gezici panayır veya sirklerde, 'parası bol olan ve inandırılması kolay olan' kişiler, seyircilerin arasındaki görevliler tarafından tebeşir tozu ile işaretlenir, güreş içerisinde ve güreş sonrasında çalışanlar bu kişiyi 'yolmaya' çalışırlarmış. Bir diğer hikayeye göre, panayırın bilet gişesinin tezgahı her zaman bir insanın alnı seviyesinde kurulur, bileti satan görevli para üstünü bu tezgaha hatalı olarak bırakırmış. Eğer seyirci para üstünü saymazsa, bilet satıcısı para üstünü düzelterek seyirciye uzatır, bu sayede hem güvenini kazanır, hem de omzuna dokunarak onu işaretlermiş.
Bu sayede aslında 'işaretlemek' ve 'işaretli' manasına gelen 'mark' kelimesi, hala PW'ya meraklı, tutucu izleyici ve hayranları tanımlamak için kullanılıyor. Bir diğer deyişle, eğer bu satırları dikkatle okuyorsanız, bir 'mark' olabilirsiniz, tıpkı benim olduğum gibi.
90'lı yıllarda ECW, WCW ve WWF sayesinde tekrar popülerliği artan PW döneminde, tıpkı 'mark' gibi, 'smart mark' terimi de oldukça revaçtaydı. Bu terim, yani 'akıllı hayranlar', güreşin 'sahte olduğunu' bilenler ve mesleğin nasıl yürütüldüğünü araştırarak öğrenenler için kullanılmaktaydı. Günümüzde IWC olarak tanımlanan ve 'Internet Güreş Cemiyeti' manasına gelen kitle, hem mark, hem de smart mark'lar (bir diğer deyişle 'smark') tarafından oluşturulmaktadır; ancak PW dövüşünün 'sahteliği', bütün cemiyet tarafından açıkça bilinmekte ve bu gerçeklik 'kayfabe' dönemindeki gibi korunmamaktadır.
PW içerisinde, hem ring içi hem de ring dışı dövüşler 'sahte'dir. Güreşçiler meselelerini sadece ringe çıkarak değil, aynı zamanda sahne arkasında, gösterinin yapıldığı binada, sokaklarda, hatta kendi evlerinde şiddet kullanarak çözmeye çalışırlar. Ring dışında gerçekleşen dövüşler, PW'nun bir diğer temel unsuru olan 'kurgu' çerçevesinde planlanır ve sahnelenir. Bu kurgu, senaryo ve öyküler, ortaya gerçek olmayan bir gerçeklik, yani 'alternatif gerçeklik' veya 'yan evren' çıkartırlar. Amerikan Güreşi içerisindeki olaylar, gerçek yaşantımız ve evrenimiz ile iç içe geçmiş olan bu yan evrende cereyan eder.
Hazır kurgudan bahsetmişken, tekrar 'kayfabe' yani 'sahte gerçeklik' dönemine dönelim. Bu dönem içerisinde, sadece dövüşlerin 'sahteliği' değil, güreşçilerin sahnelediği karakterler de koruma altındaydı. Yani, eğer dövüş içerisinde 'kötü bir karakter' iseniz, bu günlük hayatınızda da kötü bir kişi olduğunuz anlamına geliyordu. Bu nedenle güreşçiler PW karakterlerini gerçek hayatta da yaşayarak koruma altına almak durumdaydı ki, zaten bu eyleme başlı başına 'kayfabe' adı verilmişti.
Peki bu esaslar ışığında PW unsurlarına kolayca sahte diyebilir miyiz?
Bunun cevabının basitçe 'hayır' oluşu, PW'nun sahte' olmadığını açıklamamıza olanak sağlayabilir...
Bu nedenle PW'deki dövüşün gerçekliğini maddeler altında inceleyelim.
Teknik:
Amerikan Güreşi içerisinde gerçekleştirilen hareketlerin bir kısmı, Amerika'da 'amatör güreş' olarak adlandırılan, bizim ise kısaca 'güreş' veya 'Olimpik Güreş' dediğimiz spor ve beden terbiyesi esaslarına dayanmaktadır. Güreş dünyanın en yaygın ve en eski sporlarından birisidir. Greko-Roman tarzı, dünyanın en çok bilinen 'Olimpik Güreşi'dir. Elbette Türk kültüründe de, 'Yağlı Güreş' olarak tanıdığımız, eski ve köklü bir güreş geleneği bulunmaktadır. Güreşin bir çok antik ve eski medeniyet tarafından gerçekleştirilmesinin sebebi, güreşin rakibine doğrudan vuruş yapmadan onu alt etmek temeline dayanmasıdır ve bu nedenle zor, meşakkatli ve saygı duyulan bir spordur.
PW'de de hareketlerin bir kısmı, özellikle 'yere çalma' hareketlerinin köklerini Olimpik Güreş'e kadar takip etmek mümkündür. Dahası, Brock Lesnar, aslında bir Olimpik Güreş sporcusuyken WWF tarafından keşfedilerek Amerikan Güreşi'ne kazandırılmıştır. Dolph Ziggler, gerçek adıyla Nicholas Nemeth de bir güreşçiyken WWE'ye katılmıştır. Muhtemelen en meşhur 'güreşçi' ise 1996 Olimpiyatlarında altın madalya kazanan Kurt Angle'dır.
Dövüşü oluşturan hareketlerin geri kalanında ise, boks, Uzak Doğu Dövüş Sporları ve MMA (Karışık Dövüş Sporları Teknikleri) bulunmaktadır. Bununla birlikte, güreşçiler, doğrudan PW kökenli özel hareketleri de uygulamakta, böylelikle PW dövüş teknikleri, oldukça kapsamlı, çeşit bakımından zengin, görsellik açısından etkileyici ve de özellikle günümüzdeki en kapsamlı dövüş tekniği kütüphanesi olması açısından rakipsizdir.
Her güreşçi, bu kütüphanenin sayısız tekniğinden bir kaçında ustalık derecesinde eğitimlidirler ve bu hareketleri bir boksörden veya profesyonel olarak dövüşen diğer sporculardan çok daha fazla uygulama şansı elde ederler. Çünkü profesyonel dövüşçülerin yıllık takvimi, bazen sadece yılda bir kaç dövüşten oluşurken, PW güreşçileri sadece bir ayda 10 - 20 dövüş yapmakta, bunların bir kısmı da canlı olarak TV'dan yayımlanmaktadır.
PW içerisindeki bazı dövüş tekniklerinin bir benzerini diğer 'gerçek' dövüş tekniklerinde bulmak neredeyse imkansızdır (burada, lütfen 'gerçek dövüş' diyerek bu teknikleri aşağıladığımı düşünmeyin. Bir 'mark' olarak aslında bütün dövüş tekniklerine büyük bir saygı duyuyorum). Örneğin 'hava hareketleri' PW'ya özgüdür. Bir çoğumuzun aklına, dövüş esnasında esnek iplerin üstüne çıkıp kendimizi rakibimizin üstüne fırlatmak gelmez. Buna rağmen bu hareket PW'nun en etkileyici hareketlerinden birisidir ve onlarca çeşidi icat edilmiştir.
Benzer şekilde rakibimizi omzumuza alıp, indirirken suratına diz geçirmek, çoğu zaman kullanışsız görünür. Halbuki bu hareket CM Punk'ın 'bitirici', yani en güçlü hareketidir. Tıpkı Hulk Hogan'ın yerdeki rakibine bacağının arkasını indirmesi gibi.
Bir çoğu gerçek birer dövüş hareketi olmasına karşın bu tekniklerin tamamı, PW gerçekliği içerisindeki gereklilikler ile uygulanmaktadır. Örneğin bir güreşçi diğerine yumruk attığında, bu yumruk el sıkılmadan atıldığından büyük bir darbe ve etki oluşturmaz ancak dışarıdan bakıldığında, yumruğun sürati ve uygulanışı gerçekçi ve etkileyici görünür. Benzer şekilde tam bir PW hareketi olan 'Piledriver' tekniklerinde, güreşçi rakibini asla yere 'çakmaz'. Bunun yerine 'çarpma etkisi', rakibini tutmakta olan güreşçinin kendi dizlerinin üstüne birden çökmesi şeklinde gerçekleşir ve uygulamadaki ustalık sayesinde, etkileyici ve gerçekçi görünür.
İşbirliği:
PW dövüşleri, çoğu zaman 'dayak atanın', 'dayak yiyenden' daha çok darbe aldığı ve zarar gördüğü, kendine has ve tuhaf bir dövüş yöntemidir. Aklınıza Justin Gabriel'ın bitirici hareketi olan '450 Splash' gelsin. İplere tırmandıktan sonra havada tam takla atıp karın üstü rakibine inen Gabriel'ın canı, hareketten sonra dayağı yiyen rakibinden daha fazla yanar. Bunun sebebi rakibinin esneyebilen ring zemini üzerinde yatıyor olmasıdır.
Veya rakibinin işini bitirmek için masalar ve sandalyeler üzerinden takla atarak üstlerine atlayan Jeff Hardy'yi düşünelim. Saldıranın canını saldırıyı alandan daha çok yakan dövüş teknikleri sadece havadan yapılan hareketlerle sınırlı değildir. Rakibini yerden kaldırıp ters çevirdikten sonra sırt üstü dizine indiren bir güreşçi, rakibinden çok daha fazla enerji harcamış ve kaslarına daha fazla kuvvet uygulayarak kendi canını yakmıştır.
Bu hareketlerin neredeyse hiç birinde, saldıran yalnız değildir. Eğer rakip yerden kaldırılacaksa, saldıran elini rakibinin üstüne yapıştırdıktan sonra, saldırılan ya yavaşça ya da aniden ayağa kalkar veya yerinden fırlar. Clothesline alacak olan rakip, mutlaka buna göre kendini hazırlayarak göğsüne açılan kola koşar. Ringin dışına atılacak güreşçi, harekete yardım ederken bir yandan da düşüşünü yavaşlatmaya çalışmaktadır.
Dolayısıyla eğer ben hafızasında 30 farklı hareket bulunduran ve ustaca uygulayan bir güreşçi olsaydım ve John Cena ile ilk defa güreşecek olsaydım, oturup John Cena'nın uyguladığı kendine özgü hareketleri çalışıp ezberlemek zorunda kalırdım. Çünkü bir güreşçinin bir Elbowlock'ı 'bilebilmesi' için, hem bu hareketi 'yapabilmesi' hem de 'alabilmesi' gerekmektedir.
Risk:
Yukarıda bahsettiğimiz hareketlerin hepsi, rakibe ve kendine en az zararı vererek uygulanmaya çalışılır. Eğer ufak bir hareket ters giderse, iki güreşçi de zarar görebilir.
Bir çok izleyicinin aklında oluşan, "eğer 'sahte' ise tehlikesizdir" izlenimi, bu açıdan son derece yanlıştır. Keza, işbirliği ile yapılan ve zarar vermeme esasına dayanan her hareket, hem uygulayana, hem de hareketi alan güreşçiye çok büyük zararlar verebilir. Hatta onları öldürebilir.
Brock Lesnar, aslında ip üstünde de çok maharetli bir güreşçiydi. Ta ki Wrestlemania XIX'a kadar. İp üstünden 'Shooting Star Press' yaparken neredeyse kafasının üstüne çakılıyordu. Ve inanın, Brock Lesnar ağırlığında bir insanın, süratle ve yüksekten kendi kafasının üstüne inmesi, çok büyük ihtimalle boynunun kırılmasına ve hayatının bir anda tehlikeye girmesine yol açabilir. Tıpkı 6 ay boyunluk ile çalışmak zorunda kalan Stone Cold Steve Austin gibi. Kendisi (toprağı bol olsun) Owen Hart tarafından 'botch'lanan bir Tombstone Piledriver sonucunda sakatlandı ve boynunda kırıklar oluştu.
PW içerisinde yapılan bütün uygulama hatalarına 'botch' denmektedir. Bazen bu hatalar ortaya komik veya doğal, olağan görünen sonuçlar çıkartırken, bazen de sakatlayıcı veya öldürücü olabilirler. Örneğin yine Owen Hart'ın Over the Edge 1999'da sahneye tel ip ile inerken düşmesi gibi. Dövüş esnasında olmamasına karşın, PW kurgusu içerisinde bu gösteriyi yapan Owen Hart, ne yazık ki teknik bir hatadan dolayı düşmüş ve yaşamını yitirmiştir. Ring içerisinde hayatını kaybedek güreşçilerin sayısı yüzü aşkındır. Sakatlananların sayısı ise binlercedir.
Sıra, Düzen, İnandırıcılık:
Olağan bir güreş dövüşü yaklaşık 5 dakika ila 10 dakika arasında planlanır. Bu süre içerisinde güreşçiler yapacakları bütün hareketleri önceden planlamış olmadır, veya sırasıyla bu hareketleri bir birlerine söyleyerek maç içinde sıralarlar. Dövüş, sıkıcı olmamalı, hemen sonuçlanırmış gibi görünmemeli, bitişi etkileyici olmalı ve maçın geneli inandırıcılğa sahip olmalıdır. Bu nedenle güreşçiler, mutlaka maça iyi hazırlanmış olmalı ve hareketleri sırasıyla ezbere bilmelidirler.
Bütün bu zorluklar, PW dövüşünün gerçekleşebilmesi için mutlaka sağlanmalıdır. Aksi takdirde, hareketler iyi olsa bile, dövüş gerçekçi veya eğlendirici görünmeyebilir. Dövüş içerisinde güreşçiler inandırıcı olsalar bile, teknik olarak yetersiz kalabilirler, bu da maça dair konuşulacak daha az şey olmasına sebep olabilir. Bir PW maçı ortaya çıkartmak işte bütün bu etkenlerden ötürü meşakkatli olmaktadır.
PW dövüşü 'gerçek bir dövüş' değil, bir kareografidir. PW dövüşü hakkında sahte olan tek şey de budur.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 109
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 19

