kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
farkmt2official 1
farkmt2official
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

TÜRK DİLİ 1 / KELİMEDE ANLAM

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Glitter
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 340

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

KELIMEDE ANLAM

Gerçek Anlam (Temel Anlam):Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır. Buna "temel anlam" da denir.

Örnegın; •Sıcak hava bütün çamaşırları kurutmuştu. •Sırtında eski bir ceket vardı.

Yan Anlam:Kelimenin temel anlamıyla bağlantılı olarak zamanla ortaya çıkan

değişik anlamlara yan anlam denir. Sözcüğün gerçek anlamının dışında, ancak gerçek anlamıyla az çok yakınlık taşıyan yeni anlamlar kazanması yan anlamı oluşturur. Bir sözcüğün yan anlam kazanmasında genellikle yakıştırma ve benzerlik ilgisi etkili olmaktadır.Örnegın; •Masanın gözündeki kağıtları alıp bana getirdi. Basıt ornekler:sehpanın bacağı,uçağın kanadı,kapının kolu,masanın gozu,arabanın burnu…

**Bir sözcüğün birden fazla yan anlamı olabilir. Temel anlamla ilişkili olduğundan bazı kavramların "kalıcı adı" da olabilir.Ornegın; •Ceketin kolu çok uzun olmuş. •Yol dağın ardında iki kola ayrılıyordu. •Sarmaşığın kalınca bir kolu pencereye doğru uzanmıştı. •Sağdaki kolu çekersen asansör çalışır.

"Kol" sözcüğü, bu cümlelerde ilk anlamı ile ilişkilendirilerek kullanılmıştır. Böylece farklı anlamlar kazanmıştır.

Eline biraz para sıkıştırıp dediklerini yapmasını istedi. (Yan anlamdır. Gerçek "sıkıştırma" durumuyla ilgi devam ediyor.)

Mecaz Anlam:Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.Örnegın; •Artık senin için yanmayacağım. •Bana soğuk davranmasına bir anlam veremedim.

ORNEKLER

Temel Anlam: •Kuru bir bez alıp camları sildi. •Gördüler ki evin içi boş. Hemen dışarı çıktılar. •Beraber gittikleri yer arkadaydı.

Yan Anlam: •Karşımızda kuru tepeler vardı. •İş yerinde boş kadro yokmuş.

•Masalın arkası yarın, deyip odadan çıktı.

Mecaz Anlam: •Kuru, zevksiz bir hayatı vardı. •Böyle boş insanlarla muhatap olunmaz. •Buradan çıkman için arkan kuvvetli olmalı.

Deyimler: en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Deyimler kurulurken kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar.Örnegın; •Güzel sözler söyleyerek babasının gönlünü aldı.

•Toplumdaki bazı insanlar yeniliklere karşı ayak diriyordu. •Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.

Deyimlerin Özellikleri

1:Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez,herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz. Mesela;Ocağına incir ağacı dikmek" yerine "Ocağına çam ağacı dikmek" denilemez…

2:Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar.Örngın; “Çam sakızı çoban armağanı”, “dili çözül-”, “dilinde tüy bit-”, “dilini yut-”,”ecel beşiği” (tehlikeli yer, araba vs )

3:Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır.

• Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar: •ağzı açık, kulağı delik, ağzı sıkı, eli maşalı, yerden göğe kadar, ele güne karşı, eli uzun, kaşla göz arasında..

Ya da cümle _eklinde olurlar ki bunlar1n bir k1sm1 gerçek olaylara ya da

öykücüklere dayan1r. •Ağzından yel alsın. •Yaya kaldın tatar ağası. •Çuhasını

giymedikse kenarını kuşandık. •Yorgan gitti, kavga bitti.

4:Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam

kazanmışlardır. Örnegın;Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, ne şiş yansın ne kebap…

**Bazı deyimler de isekelimeler gerçek anlamlarından uzaklaşmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana..

Terim Anlam:Bir bilim, sanat ya da meslek dalıyla ilgili bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir. Terimlerin anlamları dar ve sınırlıdır.

“Yüklem, özne, kök, zarf”, dil bilgisi terimleri; “üçgen, daire, çap”, kelimeleri de geometri terimleridir.

Örnegın; •Ölçü, uyak, yarım uyak, seci, aliterasyon... (Edebiyat terimleri) •Üçgen, açı, yükseklik, açıortay, kenarortay...(Geometri terimleri) •Tuş, boyunduruk, kurtkapanı... (Güreş terimleri)

**Günlük kullandığımız kelimelere yeni anlamlar yükleyerek terimler

oluşturulabilir.Örnegın; •Kızılırmak üzerindeki eski köprü yıkıldı. (gerçek anlam)

•Gelişen teknoloji ile dişçilikte köprü yöntemleri geliştirildi. (terim)

Soyut Anlam:Beş duyu organından biriyle algılanamayan, maddesi olmayan,

varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir. Örnegın; •Hayal, rüya, düşünce, menfaat, sevgi, korku, güzellik, bilgi, tasa, özgürlük, aşk, sevinç, mutluluk, üzüntü…

Somut Anlam:Beş duyu organında biriyle algılanabilen, maddesi olan kavram ve

varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir.Örnegın; •Kitap, taş, masa, yeşil, soğuk, yol, öksürmek...

**Soyut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak somuta aktarılabilir. Örnegın;

•Hikâyelerinde kuru bir anlatım göze çarpıyor.

Somutlaştırma : Soyut kavramları anlaşılır duruma getirmek için somut anlamlı sözcüklerden yararlanılır. Buna somutlaştırma denir. Yani soyut bir kavramın somut bir sözcükle anlatılmasıdır. Benzetmeler ve aktarmalar somutlaştırmanın önemli bir aracıdır.Örnegın; •Bütün işlerde onun parmağı vardı. ("Bir işe karışmak" soyuttur, yerine somut sözcükle (parmak) anlatılmıştır.)

•Toplantıda kafası kazan olmuş. ("Rahatsızlık duyma" soyut durumu

somutlaştırılmıştır.)

KELIMELER ARASINDA ANLAM İLİŞKİLERİ

Eş Anlamlı Kelimeler:Yazılış ve okunuş bakımından farklı, anlamca aynı olan

kelimelerdir. Bu tür kelimeler, deyimler gibi kalıplaşmış sözler dışında, birbirlerinin yerini tutabilir.Örnegın; •kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyetuygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem..

***Sözcüklerin eş anlamlı sayılabilmesi için birbirlerinin yerlerinde kullanılabilmesi gerekir. Cümledeki kullanıma, sözcüğün kazandığı anlama göre karar verilir. Yani eş anlamlı bilinen iki sözcük, kullanıma göre, her yerde birbirinin yerini tutmaz.Örnegın; •Yamaçta ak badanalı evler ışıldıyordu. •Alnımız ak, başımız diktir.

•Yumurta akı, protein yönünden zengindir.

“Ak” kelimesi birinci cümlede temel anlamdadır, yerine "beyaz" kelimesi

kullanılabilir. Ancak ikinci cümledeki mecaz, üçüncü cümlede kalıplaşmış bir kelime olarak kullanılmıştır.

Sesteş Kelimeler :Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan

kelimelerdir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. Şiirde cinas olarak kullanılabilir ve cinaslı kafiye yapabilirler.Örnegın; •Hafta sonu kır partisi yapalım. •Bahçedeki bütün odunları kır. •Adamın kır saçları oldukça düzgündü.

Zıt Anlamlı Kelimeler:Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir.Örnegın; •Siyahbeyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek.

***Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz. •“Sevinmek” karşıtı sevinmemek değil, “üzülmek”tir.Örnegın; •“Doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken, diğerinde “yanlış” olabilir. Buraya çakacağımız çıtanın cetvel gibi doğru olması gerekir. Doğru düşünce, eninde sonunda değerini bulur. Doğru söyle, koyunlara ne oldu? •"Doğru" sözcüğünün zıt anlamı, birinci cümlede "eğri", ikinci cümlede "yanlış", üçüncü cümlede ise "yalan"dır.

***Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst