Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Rezillik

HiperiX

Level 8
Fahri Üye
TM Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
13 Mar 2009
Konular
1,134
Mesajlar
2,748
Beğeniler
157
MmoLira
0
DevLira
0
#1
Rezillik
Fatih Altaylı yazdı..

28.03.2009 13:04
TÜRKİYE tam bir arama kurtarma rezaleti yaşadı. Helikopter kazasında kaybettiğimiz insanların kaçının helikopter düştüğü anda yaşamını kaybettiğini, kaçının enkazda donarak öldüğünü bilmiyoruz. Ama en azından bir kişinin, İhlas Haber Ajansı muhabiri kardeşimizin kazadan kurtulduğunu ama kendini gelişmiş zanneden bir azgelişmiş ülkenin vatandaşı olduğu için donarak can verdiğini biliyoruz. Kaza oluyor. Kazadan hemen sonra Turkcell'den koordinatlar isteniyor.
Turkcell koordinatları veriyor. Turkcell'in koordinatları vermesinden sonra bir saati aşkın bir süre hiçbir şey yapılmıyor.
Kaza yerinin koordinatlarının verilmesinden sonraki 69 dakika boyunca bölgede arama yapabilecek tek güç olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yardım istenmiyor.
Bu arada çok değerli bir saat kaybediliyor.
Değerli, çünkü bölgede hava kararmadan önce kullanılabilecek 2 saatlik arama süresi 1 saatin altına iniyor.
Rezalet bununla da sınırlı değil. Ortada bir koordinat karmaşası da var.
Her kafadan bir ses çıkıyor. Elde doğru koordinatlar olmasına rağmen enkaz yanlış yerde aranıyor. Onca teknolojiye, onca imkâna rağmen bir adım ilerleme kaydedilemiyor.
Ve kazadan 48 saat sonra enkaza ulaşmayı başaranlar 17 köylü oluyor.
Ne böyle bir görevleri var, ne de onlardan böyle bir talep.
Kendi kendilerine yola çıkıp 4 saatlik aramadan sonra enkazı buluyorlar.
HABERTÜRK canlı yayınına bağlanan Remzi Gök isimli köylü, Didem Yılmaz'ın "Orada sizden başka kimse var mı?" sorusu üzerine şu tarihi cümleyi sarfediyor:
"Yok yenge. Burada ne sizin askeriniz var, ne korucunuz"
Sakın yanlış anlamayın; kaybettiğimiz her can değerli, herkes insan olarak aynı önemde.
Ama Allah muhafaza bu helikopterde Başbakan Erdoğan da olabilirdi, Cumhurbaşkanı Gül de.
Başbakan'ın Erdoğan, Cumhurbaşkanı'nın Gül olması da önemli değil.
Herhangi bir Başbakan veya herhangi bir Cumhurbaşkanımız da olabilirdi.
Belli ki, biz onları da bulamayacaktık.
Tarihe uçak kazasından canlı kurtulan Başbakanı'nı veya Cumhurbaşkanı'nı dondurarak öldüren ülke olarak geçecektik.
Onca teknolojiye, onca imkâna rağmen.
Teknolojiyi, helikopteri, baz istasyonunu ithal edebiliyoruz.
Ama kafa ithal etmek mümkün değil.

NOT: Bu kaza meydana geldikten sonra ne konuyla doğrudan ilgili Ulaştırma Bakanı'nın, ne de Sivil Havacılık Genel Müdürü'nün sesini duymadık. Acaba onlar da mı bir yerde mahsur kaldılar?

Donmak

HELİKOPTERDEN canlı kurtulanlar var ise ne hissettiklerini anlayabiliyorum.
1985 yılıydı.
Tuz Gölü'nde avdaydım.
Akşam saatlerinde cipi Kaldırım yakınlarına bırakıp gölün içlerine doğru yürüyerek av bölgesine vardım.
İnanılmaz soğuk bir havaydı. Eksi 15'i görmüştük termometrede.
Tuz Gölü buz tutmuştu. Gölde buzları kıra kıra ilerliyordum.
Üzerimde dedemin verdiği kutup giysileri vardı.
Birkaç saatlik avdan sonra gece 10 gibi jipi bıraktığım yere dönmek için yola çıktım.
Ancak mehtapsız gecede tersim dönmüştü ve jipi bulamıyordum.
Karanlıkta uzak köylerin ışıkları ile yakın köylerin ışıkları birbirinden ayırt edilemiyordu.
Sonunda aracı bulamayacağıma karar verip, kaybolma riskini ortadan kaldırmaya karar verdim.
Göldeki yüzlerce minik adadan birine çıktım.
Ve gün ışıyıncaya kadar 8 saat durmaksızın yürüdüm.
Soğuk içime işliyordu ama Allah'tan kuru bir havaydı.
Durup oturursam yorgunluktan uyuyacağımı ve bir daha uyanmayacağımı biliyordum.
Durmaksızın adanın çevresinde yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm.
Soğukta yüzüm uyuşuyor, burnum yerinden kopacak gibi oluyordu.
Ayaklarımı hissetmez olmuştum.
Sonunda sabah oldu. Gün ışıdı ve nerede olduğumu anladım.
Geri dönerken yolda beni aramaktan yorgun düşmüş Zincirlikuyu köylüleriyle karşılaştım.
Onlar da bütün gece beni aramışlardı ve ümidi kesmişlerdi. Bizi ahırında misafir eden Tacir Ağa,' "Bu soğukta çobanlar bile dayanamıyor. Seni çoban yapalım" diye boynuma sarıldı. Helikopterdekiler yarasız beresiz kurtulsalardı belki onların da böyle bir şansı olabilirdi.
Ama yaralı birinin o soğuktan sağ çıkması imkânsızdı.
İmkânsız...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Azgelişmişliğin bir bütün olduğunu anladığımız zaman
 
Üst