- Katılım
- 8 Şub 2010
- Konular
- 509
- Mesajlar
- 2,239
- Reaksiyon Skoru
- 105
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 4 Ay 5 Gün
- Başarım Puanı
- 170
- MmoLira
- -1
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Son bir yıldır takip ettiğim bir oyundu Demon`s Souls (DS), aslında PS3`e özel olarak geliştirilmesine rağmen, birçok PS3 sahibinin dahi bu yapımdan pek haberi yok. Ama PS3`ün bu nesildeki en büyük eksiği olan RPG konusunda, “Tamam sorun yok, ben varım“ diyen ve bunun kuru gürültü olmadığını gösteren, sessiz sedasız gelen etkileyici bir yapım. Henüz Amerika ve Avrupa`da çıkmadığı için birçok oyun severin bahsettiğim gibi haberi yok; haberi olanlarda ne yazık ki İnternet üzerinden alışveriş yapamıyorlarsa, oyunu bulmaları oldukça zorlaşıyor. Ancak çıkmadan önce yapılan iddialı açıklamalar ve bir oyunda olmasını en çok istediğim devasa ölçülerdeki yaratıkların DS`da kol gezmesi, bu oyunu alma konusundaki dürtülerimi iyice havaya soktu. Aslında batı ülkeleri için çıkacak olan versiyonuna kısa bir zaman kalsa da, elime fırsat geçince hemen değerlendirdim ve oyunun Asya versiyonunu edindim. Bu versiyonun için de (Japon değil, Çin ve Kore) İngilizce ses desteği de olduğu için, açıkçası ortada oyunu rahat rahat oynama dışında bir problemde kalmamıştı. Ben de ileride oyunu alacaklara yardımcı olması için, incelemeyi detaylı makale tarzında hazırladım.
Oyuna başladıktan 14 saat sonra…
-Bu sefer başaracağım sanki… Zaten başarmalıyım da yani, sabahtan beri aynı yerdeyim!
-Sadece iki darbe kaldı.
-Evet, ilk darbeyi indirdim, süper gidiyorum, bir kere de daha açık ver işini bitireyim. Hadi, hadi, hadi…
-Ooo hayır yine mi yaa! Nasıl kaçamadım ben bu darbeden?
-Daha kaç kez deneyeceğim! 27`inci kez ölüyorum.
-Üfffff…
-Hadi ölmek neyse de, o ruhu tekrar almam gerekiyor şimdi…
-8200 küsur Soul vardı yaa, keşke Nexus`a dönseydim!...
-Ama ne olursa olsun yem etmem o Soul`ları kimseye…
-Tabii ilk olarak biraz daha Soul Level kasmam lazım, bu böyle olmayacak anlaşıldı!
-Neredeydi bu Red Eye Knight, iyi Soul veriyordu bu eleman…
Bir ruhum vardı, da neredeydi bu yahu? Sanırım kaybettim…
PS3`ün başına büyük bir heyecanla oturarak, yapımcı firmanın sürekli bahsetmiş olduğu “Zor“ oyun yapısını fena halde merak ediyordum. Oyun güzel bir sinematikle başlıyor ve bize hikaye hakkında kısa bir bilgi verse de, tam olarak ne olup bittiğini yapımın ilerleyen anlarında öğreniyoruz. Ama DS`in genel değerlendirme faslına geçmeden önce şu hikaye işini aradan bir çıkartalım. Oyunumuz Boletaria adında bir krallıkta geçiyor. Burası herkes salak bir tek ben zekiyim mantığını benimsemiş Allant adında bir kral tarafından yönetiliyordur.
Oyuna başladıktan 14 saat sonra…
-Bu sefer başaracağım sanki… Zaten başarmalıyım da yani, sabahtan beri aynı yerdeyim!
-Sadece iki darbe kaldı.
-Evet, ilk darbeyi indirdim, süper gidiyorum, bir kere de daha açık ver işini bitireyim. Hadi, hadi, hadi…
-Ooo hayır yine mi yaa! Nasıl kaçamadım ben bu darbeden?
-Daha kaç kez deneyeceğim! 27`inci kez ölüyorum.
-Üfffff…
-Hadi ölmek neyse de, o ruhu tekrar almam gerekiyor şimdi…
-8200 küsur Soul vardı yaa, keşke Nexus`a dönseydim!...
-Ama ne olursa olsun yem etmem o Soul`ları kimseye…
-Tabii ilk olarak biraz daha Soul Level kasmam lazım, bu böyle olmayacak anlaşıldı!
-Neredeydi bu Red Eye Knight, iyi Soul veriyordu bu eleman…
Bir ruhum vardı, da neredeydi bu yahu? Sanırım kaybettim…
PS3`ün başına büyük bir heyecanla oturarak, yapımcı firmanın sürekli bahsetmiş olduğu “Zor“ oyun yapısını fena halde merak ediyordum. Oyun güzel bir sinematikle başlıyor ve bize hikaye hakkında kısa bir bilgi verse de, tam olarak ne olup bittiğini yapımın ilerleyen anlarında öğreniyoruz. Ama DS`in genel değerlendirme faslına geçmeden önce şu hikaye işini aradan bir çıkartalım. Oyunumuz Boletaria adında bir krallıkta geçiyor. Burası herkes salak bir tek ben zekiyim mantığını benimsemiş Allant adında bir kral tarafından yönetiliyordur.

