Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


1. Franchising nedir?

Hakan811

Level 6
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
3 Şub 2009
Konular
926
Mesajlar
1,426
Beğeniler
31
MmoLira
0
DevLira
0
#1
1. FRANCHİSİNG NEDİR?

1.1.FRANCHİSİNG TANIMI

Bir dağıtım ve pazarlama sistemi olan franchising, iki taraf arasında süreklilik gösteren ve ticari ilişkiye dayanan bir anlaşmadır. Franchising, bir işletme sistemi çerçevesinde yapılan satış etkinliklerinde denenmiş, kendini ispat etmiş bir markanın desteği ve güvencesi altında iş yapan, birbirinin kopyası firmaların mal ve hizmet dağılımına yönelik olarak belli bir bedel karşılığında söz konusu marka ve sistemin sahibi olan firma ( Franchisor) ile girmiş oldukları bağımsız bir ticari ilişki türüdür. Franchising bir işletme sisteminin ürünlerinin ve hizmetlerinin sunulduğu bir ekonomik paylaşım türüdür.[FONT=&quot][1][/FONT]
Franchising, “tekel durumundaki bir üreticinin bir diğer üretici ya da tacire mallarını bir il, bölge ya da ülke gibi belirli bir yörede üretme veya pazarlama hakkını resmi ruhsatla veren bir düzenleme” olarak tanımlanmıştır.[FONT=&quot][2][/FONT] Tekel durumundaki satıcı “franchise vericisi”dir. Amacı da doğrudan yatırım yapmaksızın mallarını farklı bölgelerde bir başka üretici veya tacir tarafından üretmek veya pazarlamaktır.[FONT=&quot][3][/FONT]
Franchisingin Türkçe karşılığı “dallanma” olarak ifade edilmektedir. İngilizce’de üretici tarafından bayi ve perakendeciye malları satma yetkisi anlamına gelen franchising, esasta Fransızca’da “özgür kılma” anlamına gelen “affranchir” sözcüğünden türemiştir. “İsim, yöntem ve işletme hakkının satışı” olarak da ifade edilen franchisingin esas tanımı Uluslar arası Franchise Birliği’nin (UFRAD) yaptığı tanımdır. Bu tanıma göre; “franchising, franchising hakkını verenin, know-how ve eğitim gibi alanlarda işiyle sürekli olarak ilgilenecek olan franchising hakkını alan taraf olan franchisee ile arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu bir işlem”dir.[FONT=&quot][4][/FONT]



1.2. FRANCHİSİNGİN TARİHÇESİ

Franchising, bugünküne daha yakın şekliyle 1800’lü yılların başlarında İngiltere’de bira üreticileri tarafından kullanılan bağlantılı firma sisteminde görülebilir. Alkollü içkilerin yaygın kullanımının sorunlar yaratmaya başlamasıyla bir kanun çıkarılarak, alkollü içeceklerin satışı ruhsata bağlandı ve birahanelerde içki içilen bölümlerinin ortamlarının daha iyi bir hale getirilmesi şartı koşuldu. Bunun sonucunda iki etki ortaya çıktı: Ruhsatlı birahanelerin değeri önemli derecede arttı ve satın alınmaları zorlaştı. Bazı birahaneler mekanlarında gerekli iyileştirmeyi yapamayarak işi bırakmak zorunda kaldılar. Bağlantılı firma sistemi, satış noktalarını kaybetmek istemeyen bira üreticileri tarafından bir savunma mekanizması olarak geliştirildi. Mülkiyet için ödenen kira veya kredi tarzı bir para karşılığında bira üreticisi, birahaneyi sadece kendi birası ve alkollü içeceklerinin sunulduğu bir satış noktası haline getirdi. [FONT=&quot][5][/FONT]
Franchisingin tarihçesi daha sonra Singer dikiş makinaları şirketi tarafından ortaya konulan farklı bir yöntemle devam etmiştir. 1850’li yıllarda Amerikan İç Savaşı’nın bitimiyle birlikte Singer, çok ucuz fiyatla mal satmalarını sağlayacak bir seri üretim ünitesi kurmuştu. Fakat, dikiş makinası tamir bakım ve yedek parça hizmetleri ekonomik bir biçimde merkezi olarak yürütülememekteydi. Bunun üzerine bağımsız işletmelere tanımlanmış bir bölge içinde satış yapma ve satış sonrası hizmet sunma haklarını veren bir franchising sistemi oluşturuldu. Bu ilk franchiselar aslında bu hakkı kullanan firmalara talep halinde satış sonrası hizmet verme hükümlülüğü getiren distribütörlük anlaşmalarıydı. [FONT=&quot][6][/FONT]
1898’de General Motors firması yeni bir yatırıma gereksinim duymaksızın satış noktalarını arttırmak amacıyla kullanmaya başladı. General Motors’u “drugstore” tarzındaki mağazalarını yaygınlaştırmada franchising’i kullanan Rexall izledi. İlk frachiseların içindeki en başarılılarından biri de meşrubat şişeleme endüstrisiydi. Coca Cola, Pepsi ve 7Up, ekonomik yayılma metodu olarak franchising kullanımını başlattılar.
1920’lerde ABD’de bir işletme şekli olarak franchising kavramı toptancı-perakendeci ilişkisine yansıdı. Bu dönemlerde bile büyük ölçekli perakendeciler uyguladıkları fiyat politikalarıyla küçükleri piyasadan silmekteydiler. Toptancı ( franchise hakkını kullandıran), küçük perakendeciye ( franchise hakkını kullanan) karşı bir yandan bağımsızlığını korurken bir yandan da hem tanınmış bir marka ismini kullanma hem de büyük oranlarda miktar iskontosundan yararlanma olanağını sundu. Buna ek olarak müşteri de perakendeciyi kalitesi bilinen bir ürünü sunan bir işletme olarak tanımış oldu. İngiltere’de bu franchise tarzı, SPAR ve VG bakkaliye mağazaları tarafından kullanılmıştı. 1950’lere kadar franchise kullanım hakkı veren firmaların çoğunluğu bu yöntemi halihazırda mevcut mal ve hizmetlerin dağıtımında kullanılan verimli bir metot olarak gördüler. Araba üreticileri, petrol şirketleri ve meşrubat distribütörlerinin tümü bu geleneksel veya ilk kuşak denilebilecek franchising sistemine örnektirler. 1950’lerde franchisingde yaşanan patlama “işletme sistemi franchisingi” olarak bilinen ikinci kuşak franchise’a bağlanmaktadır. Bu sistem, franchise’ı hakkı kullandıran firmanın sınırlı riskle hızlı büyüme avantajını yakaladığı, hakkı kullanan firmanın ise daha başından kendini ispatlamış bir işletme sistemini satın aldığı bir metot olarak tanımlanmıştır. Bir hamburger restoran zinciri olan Wimpy, İngiltere’de kurulan ilk işletme sistemi franchising’i idi. [FONT=&quot][7][/FONT]
Gerek İngiltere’de gerekse ABD’de yaşanan gelişmeler 1960’larda franchising’in büyüme hızının yavaşlamasına neden oldu. İngiltere’de halk hileli bir satış yöntemi olan “ piramit satış” ile franchising’i özdeşleştirdi. Piramit satış, finansal teşviklerle kendi alt distribütörlüklerini ( sub-distributor) kurmaya yönlendiren alıcılara distribütörlük satışından ibarettir. Alt distribütörler de kendi alt distribütörlerini oluştururlar ve böylece uzayıp gider. Piramidin en altında kapı kapı satış yapan bir ekip satışı gerçekten çok güç bir ürünle baş başa kalmışken, piramidin tepesinde üründen ziyade çok katmanlı distribütörlük satışından elde edilen bir servet birikmiştir. İngiliz Devleti 1973’te “Adil Ticaret” adı altında çıkardığı yasayla piramit satışı kontrol altına lamayı hedeflemiş fakat bu sistemi yasadışı ilan etmemiştir. ABD’deki duraklama dönemi ise hisse senedi piyasasının düşüşe geçtiği ve ekonominin bocaladığı 1969 yılına rastlar. [FONT=&quot][8][/FONT]
1970’lerin başında İngiltere’de piramit satışın yarattığı kötü izlenimi silmek için “Franchise Veren Firmalar Ticaret Birliği” kurma yolunda bazı girişimlerde bulundu fakat başarılı olamadı. Ancak 1977 sonlarında İngiliz Franchise Birliği ( BFA) kuruldu.
Değinilmesi gereken bir diğer konu da; kısa bir süre önce ABD’de yayınlanan yeni bir biyografinin, franchising’in bir bayan tarafından keşfedildiğini ortaya çıkardı. ABD’nin ilk perakende franchise ağını kurmayı başaran Martha Matilda Harper, 1928 yılında dünya genelinde 500 mağazalık güzellik salonu zincirinin sahibiydi. Bu başarılı kadının tarih ve bilim dünyasında hak ettiği yeri alması için çok uzun yılların geçmesi gerekti. 1891 yılında bilmeyerek de olsa ilk franchise sistemini kurmuş olan Harper, salonlarında müşterilerine aynı kalitede hizmet verilmesi için yaptığı çalışmalarla tam anlamıyla bir franchising ağı kurmayı başarmış. Eğitim okulları açan Harper, günümüzde McDonalds ve diğerlerinin yaptığı gibi koordineli olarak ilan verme, kullanılan ürün ve verilen hizmette standardizasyona gitmek gibi çalışmaları o zamanlarda uygulamaya başlamış. Uluslar arası Franchise Birliği de Harper’ın franchise modelinin kurucusu olduğu iddiasına karşı çıkmanın anlamsız olduğunu, ancak bu modelin daha çok II. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişme gösteren, Kentucky Fried Chicken restoranları ve Holiday Inn Otelleri ile bağıntılı olduğunu söylüyor. [FONT=&quot][9][/FONT]

1.3. FRACNHİSİNG’DE TEMEL KAVRAMLAR[FONT=&quot][10][/FONT]

Franchisor: Sistemin ve markanın haklarına sahip olan ve franchise anlaşması ile bu hakları yatırımcılara kullandıran kişi veya kuruluştur. Franchisor yani franchise veren, sistemin gereği olan tanıtım, araştırma, eğitim, denetim, vb. destekleri de üstlenir.
Franchisee: Sistemin ve markanın belli bir satış hizmet noktası ve /veya bölgesi için haklarını anlaşma ile alarak uygulayan bağımsız yatırımcıdır.
Master Franchise: Yurt dışında geliştirilmiş bir sistemin bir ülkedeki haklarını alan kişi veya şirket, master franchise alan olarak adlandırılır.
Area Franchise: Franchise veren, pazarın her noktasına aynı etkinlikte ulaşamadığı taktirde, belli yükümlülüklerini ve haklarını bölgesel olarak bölge franchise alana devreder. Bölge franchise alan kendisi işletmeler açabilir veya alt franchise alanlara açtırabilir. Bir anlamda master franchise alan da bölge franchise almış olur. Yalnız orada Pazar bütün dünya, bölge ise bütün bir ülkedir.
Sub Franchisee: Bölge franchise alan tarafından, tek bir işletme için sistemi ve markayı kullanma hakkı verilen kişi veya kuruluştur. Franchise veren anlaşmada taraf veya lehdar olabilir.
Royality: Franchise alanın, işletme süresince sistemi ve markayı kullanması karşılığında periyodik olarak franchise verene ödediği, sabit veya hasılata göre belirlenen bedeldir.
Franchise Fee ( Franchising Bedeli)[FONT=&quot][11][/FONT]: Franchise alanın kullanma hakkını aldığı marka ve sistem için franchisora yapacağı ödemeler çeşitli şekillerde olabilir:
-Sözleşmenin akdi ile yapılan toplu ödeme ( Ön ödeme/ Lump sum fee);
-Devamlı ve belli dönemler halinde yapılan ödemeler ( Royalty);
Royalty ödemeleri genellikle brüt ciro üzerinden hesaplanır ve cironun belirli bir oranı halinde saptanır. Nadiren aylık maktu ücretler halinde de belirlenebilir.
-Franchisor’ın verdiği destek hizmetleri için yapılan ek ödemeler;
Bu ödeme franchisor’ın verdiği hizmetler dolayısıyla yaptığı masrafların karşılanmasına yöneliktir.
Co-branding: Birden fazla markanın kira, işçilik, elektrik gibi bazı giderleri azaltmak için aynı işletme içersinde farklı kasalardan faaliyet göstermesidir. Özellikle ABD’de oldukça yaygın olarak kullanılan bir sistemdir.

1.4. FRANCHİSİNG SÖZLEŞMESİ

Franchise anlaşması ülke hukukuna, Avrupa Birliği Hukuku’na ve işbu dürüst Franchise İlkelerine ve onun her türlü ülkesel ekine uygun olmalıdır. Anlaşma, franchisor’ın sınai ve fikri mülkiyet haklarını koruma ve ortak kimliği ve saygınlığı sürdürme konusunda franchise zinciri mensuplarının çıkarlarını yansıtmalıdır. Franchise ilişkisi ile bağlantılı tüm anlaşmalar ve anlaşmaya bağlı düzenlemeler yazılı olmalı, franchisee’nin bulunduğu ülkenin resmi dilinde yapılmalı veya yeminli tercüman kanalıyla resmi diline çevrilmelidir. İmzalanan anlaşmalar derhal bireysel franchisee’ye verilmelidir. Franchise anlaşması, belirsizliğe yer vermeden, tarafların karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını ve ilişkiyi ilgilendiren diğer tüm hususları düzenlemelidir. Anlaşmada mutlaka yer alması gereken önemli konular şunlardır:[FONT=&quot][12][/FONT]
-Franchisor’a tanınan haklar;
-Franchisee’ye tanınan haklar;
-Bireysel franchisee’ye sunulacak olan mal ve hizmetler;
-Franchisor’ın yükümlülükleri;
-Bireysel Franchisee’nin yükümlülükleri;
-Bireysel franchisee’nin yapacağı ödemelerin şartları;
-Bireysel franchisee’nin ilk yatırımını çıkartmasına yetecek uzunlukta olması gereken anlaşma süresi;
-Anlaşmanın yenilenme şartları;
-Bireysel franchisee’nin franchise işini devir ve satışına hak tanıyan şartlar ve franchisor’ın olası ilk alım hakkı;
-Bireysel franchisee’nin franchisor’ın ayırt edici işaret, ticari marka, hizmet markası, dükkan tabelaları, logo ve diğer ayırt edici belirtilerini kullanma şartları;
-Franchisor’ın franchise sistemini yeni ve gelişen yöntemlere uydurabilme hakkı;
-Anlaşmanın sona ermesinin şartları;
-Anlaşmanın sona ermesinin akabinde franchisor’a veya başka kişilere ait maddi ve gayri maddi şeylerin teslim şartları.

Ülkemizdeki mevzuat açısından franchise sözleşmelerinin akdinde dikkat edilecek hususlar şunlardır:[FONT=&quot][13][/FONT]
Franchisor’ın yabancı bir işletme olduğu hallerde ( uluslar arası bir franchise ilişkisinde) Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı’na bağlı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ( YSGM) franchise sözleşmesini inceler, onaylar. YSGM’nin onayını almadan royalty ( lisans) ve diğer ödemelerin yapılması mümkün değildir. YSGM’nin sözleşmeyi onaya tabi tutmasının yasal dayanağı, 12.02.1986 tarihli 86/10353 sayılı kararname ile 1986 tarihli Yabancı Sermaye Çerçeve Kararı hakkındaki 1 nolu tebliğdir. Buna göre; sözleşme hazırlandıktan sonra tebliğde belirtilen bazı ek dökümanlar ile YSGM’ye sunulur. YSGM, adı geçen tebliğin hükümleri çerçevesinde bir inceleme yapar ve aykırı gördüğü maddelerin değiştirilmesini veya tamamen çıkarılmasını isteyebilir. Prensip olarak, YSGM’nin franchise sözleşmesine bakış açısı olumludur. Böyle bir ilişkinin ülkede istihdam yaratacak olması kaliteli mal ve hizmet sunumunu teşvik edecek nitelikte olması ve rekabeti arttıracak bir ortam geliştirecek olması bakımından YSGM tarafları teşvik edici bir tutum içerisindedir.



1.5. TÜRKİYE’DE FRANCHİSİNG UYGULAMALARI[FONT=&quot][14][/FONT]

ABD’de 1950’lerden beri uygulanmakta olan franchising sistemi Türkiye’de 1985 yılında Amerikan McDonald’s ile ilk kez uygulama alanı bulmuştur. Sonraki yıllarda gelen Wendy’s, Kentucky Fried Chicken ve Pizza Hut franchising sisteminin fast-food alanındaki ilk temsilcileri olmuşlardır.
Ancak TURYAP benzer sistemi McDonald’s’tan yıllar önce Türkiye’de kurmuş ilk Türk firmasıdır. Türkiye’de sistemin kendi adıyla anılması ve yaygınlaşması yabancı sistemlerin Türkiye’ye yatırımı ile başlamıştır.
Bugün ülkemizde franchising sistemi içinde çalışan zincirlerin sayısı 100’ü bulmuş, işletmelerin sayısı ise 2.000’e ulaşmıştır.
Ülkemizde franchising, 1990’lı yıllarda bir bakıma ağır aksak başlamıştır. Eğitim yetersizliği, yatırımların sabırsızca geri dönüşünün telaşı, birçok firmayı açtıkları yerleri kapatmaya zorlamıştır. Nitekim, Foodruckers, Dairy Queen, Buskin Robbins, Ice Cream, Jany King gibi dünyaca tanınmış başarılı zincirler Türkiye operasyonlarında açtıkları yerleri teker teker kapatmışlardır. Bunun nedeni yetersiz pazar araştırmalarıdır.
Bazıları ise, işletmeleri devretme yoluna gitmişlerdir. Bunun sebebi ise, işe sonuna kadar sarılacak kişilerin bulunamaması, tecrübe eksikliği, master franchisee’lerin insan kaynakları seçimini doğru uygulayamamaları, bölgesel araştırmalara önem vermeyişleri ve franchising sistemini iyi etüt edememiş olmalarıdır.

Sistemin Türkiye’deki seçeneklerine göz atılacak olursa;
-Seçeneklerden birincisi Amerika’dan, Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden franchise vermekte olan yabancı firmalardan biriyle franchise anlaşması yapmaktır. Bu seçenekte girişimciler, ürün/marka veya işletmecilik imtiyazının yurt dışındaki ana firmadan anlaşma yoluyla satın almaktadır.
-Girişimciler için ikinci seçenek ise, ürün/marka veya işletmecilik imtiyazını yurt dışındaki ana firmadan değil, Türkiye’den almaktır. Ana firma ile Türk firması arasında yapılan master lisans anlaşması ile yerli firma ürün/marka veya işletmecilik imtiyazını iç piyasada hem kendisi kullanmakta hem de Türk girişimcilere kullandırmaktadır.
-Franchising’de üçüncü seçenek, piyasada pazar payı oluşmuş, tanınmış yerli markaların şemsiyesinin altına girmektir.
Bugün Türkiye’de franchising uygulamalarına bakıldığında, yatırımcıların henüz sistemi tanıma aşamasında olduğu, ancak iki üç sene öncesinin sabırsızlığından ve tecrübesizliğinden kurtuldukları görülmektedir.
Franchising’in doğum yeri olan ABD’de bugün perakende satışların hemen hemen yarısı franchise almış işletmeciler tarafından yapılmaktadır. Bu oran Avrupa ülkelerinde yaklaşık 25% civarındadır. Türkiye’ye ise sistem henüz 1986 yılında girmiş olmasına rağmen, perakende satışların 5%’inden fazlası bu yolla sağlanmaktadır.


1.6. AVRUPA BİRLİĞİ’NDE TEŞVİKLER

Franchising karlı, iş güvencesi yüksek bir iş kolu olduğundan genellikle teşvike gerek kalmamaktadır. Bununla birlikte franchise işletmeler genellikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren küçük işletmeler olduklarından KOBİ’lere verilen teşviklerden yararlanırlar. AB üyesi ülkelerde bu kapsamda verilen devlet yardımları ana hatlarıyla şöyledir: [FONT=&quot][15][/FONT]
-Kuruluş için hibe, düşük faizli kredi veya kredi garantisi;
-Yeniliklere yönelik yatırımlar için yardım ya da düşük faizli kredi;
-Enerji tasarrufu sağlayan yatırımlar için yardım ya da düşük faizli kredi.
Yönetim ve satış danışmanlığı için yardım AB komisyonunun 15.06.1994 tarihli toplantı sonrasında Bölgesel Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan bildiride, KOBİ’lerin desteklenmesinin esasları ve öncelikleri belirtilmiştir. Bunlar; kalite, teknoloji, yönetim, komünikasyon, çevre ve enerjinin korunması, araştırma merkezleri, pazara giriş, çalışanların eğitimi, kredi ve finansman alanlarında yoğunlaşmaktadır. AEA Anlaşması’nın 61 ( 3c) maddesinde belirtilen “ticareti ve rekabeti bozmayacak yardımlar” kapsamında verilecek destekler şu şekilde sınırlandırılmaktadır:[FONT=&quot][16][/FONT]
-Destek gören alanlarda en çok net 30%;
-61 (3a) kapsamında ise, en çok net 75%;
-Destek görmeyen alanlarda en çok brüt 15%;
-Eğitim ve danışmanlık hizmetinde en çok brüt 50%;
-Ar-Ge için büyük firmalara verilenden 10% fazlası;
-Yeni iş yaratılmasını amaçlayan yatırımlarda en çok 3.000 ECU;
-Özel amaçlı yatırımlarda en çok 15 %;
-Diğer yatırımlarda en çok 200.000 ECU;
-3 yıllık süre içinde AB’ye bildirilmeden en çok 50.000 ECU.

1.7. TÜRKİYE’DE UYGULANABİLECEK TEŞVİKLER[FONT=&quot][17][/FONT]

Öncelikle her biri ayrı işletmeciye ait fakat aynı marka altında faaliyet gösteren, aynı sistemi kullanan, aynı fondan reklam yapan, aynı kaynaktan mal temin eden, aynı yerde eğitim alan işletmeleri tek bir teşvik belgesi kapsamında görmek gerekir.
Sisteme teşvik verilmesi ile parasal destekten çok daha önemli olan moral ve destek kontrol gelecektir. Bireysel yatırımcı işe daha büyük güvenle girecektir. İşi yarıda bırakırsa teşvikle sağlanan avantajları kaybedeceğinden işine daha sıkı sarılacaktır. Ana firma teşvik alabilmek için, işin gereği olan bilgi birikimi, kurumsal alt-yapı, destek hizmetleri yatırımı ve yönetim organizasyonunu tamamlayacaktır. Ana firma teşviğin muhatabı olacağından işletmelerin başarısızlığa uğramaması için daha çok uğraşacaktır.
Teşvik almak, bir anlamda projesinin yetkili makamlara kabul ettirmek gibi görünecektir. Sağlanacak güvenle kamuya ait olmayan bankalardan nispeten uygun şartlarla kredi veya leasing temin edilebilecektir.
Devletin verdiği teşvik kimsenin projesine kefil olmayacağından, UFRAD üyeliği veya UFRAD kurallarına uymuş olmak önemli bir kriter oluşturacaktır.
Böylelikle UFRAD hatalı uygulama içinde olan üyelerine karşı önemli bir yaptırım elde edecektir. Zamanla franchise alanlar nezdinde önemli ve etkili bir şikayet merci olacaktır.
UFRAD başvurusundan sonuç alamayan şikayetçiler, TOSYÖV ile küçük işletmelere sahip çıkan kuruluşlara, tüketici mahkemelerine veya ilgili bakanlığa gidebileceklerdir.
Türkiye’de franchising sistemine yarar sağlayacak teşvikler ise şunlardır:
-Yatırım indirimi;
-İthalatta vergiden muafiyet;
-Yatırım mallarında KDV ertelemesi;
-Ar-Ge;
-Tanıtım;
-Patent;
-Marka;
-Danışmanlık masraflarına katkı;
-Uzun vadeli düşük faizli kredi ve leasing sağlanması;
-Kredilere teminat desteği.



1.8. ULUSAL FRANCHİSİNG DERNEĞİ (UFRAD)[FONT=&quot][18][/FONT]

UFRAD tüm dünyadaki benzerleri gibi franchise veren (franchisor) firmaları bünyesinde toplayan bir kuruluştur. UFRAD’ın ana amacı; franchising’in Türkiye’de doğru bir biçimde öğrenilmesini, sağlıklı bir biçimde gelişmesini sağlayabilmek, temel kuralları belirlemek ve uygulamasını sağlamak, franchising’in Türk hukuk sistemi içindeki yerini bulması için gerekli çalışmaları yapmak ve sistemin geliştirilmesi için bilgi kaynakları oluşturmaktır.
Ülkemizin ekonomik politikasıyla ilgilenen kişilere, özellikle esnaf ve sanatkarlara, özel girişimcilere serbest meslek mensuplarına, özel ve kamu kesiminde çalışan yöneticilere hitap etmektedir. Ekonomik ve sosyal konulara yönelik sorunların çözümünde gerekli araştırmaları yapmak ve yaptırmaktadır. Bülten, bildiri, gazete, dergi gibi yayın faaliyetlerinde bulunmaktadır. Bilgi akışını franchising sektörünün ekonomik ve hukuksal sorunlarını, gelişmelerini düzenli olarak yayınladığı haber bültenlerinde bilgi servis ağı ile sağlamaktadır. Yerli franchise sahibi firmaların yatırımlarını yurt dışı pazarlara taşımasında ilişkileri kurup, sürekli destek yaratmaktadır. Politik arenada kredisel, bankasal teşvik ve leasing aracılığına destek olmaktadır.
International Franchise Association ( IFA) ve European Franchise Federation ( EFF) üyesidir.


1.9. REKABET KURULU VE FRANCHİSİNG TEBLİĞİ

Rekabet Kurulu Başkanlığı’nın 1998/7 no’lu “Franchise Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği” 16.12.1998 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğin yayımlanmış olması rekabeti kısıtlama yasasından doğrudan etkilenen alanlardan biri olan franchising için oldukça olumlu bir gelişmedir. Bilindiği üzere franchising, şirketlerin birikimlerini bir sözleşme çerçevesinde bağımsız müteşebbislere aktarması üzerine kurulu bir sistemdir. Konseptin ve markanın sahibi konumundaki franchisor firmalar, uzun yıllar sonucunda eriştiği konsepti kullandırdığı girişimcilerce de muhafaza edilmesi ve kendi normları dahilinde hizmetini sürdürülmesi için girişimcileriyle kapsamlı bir sözleşme imzalarlar. İmzalanan bu sözleşmelerdeki bazı temel maddeler, daha önceleri 1994/4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki kanunda düzenlenen “Rekabetin Kısıtlanması” yasasının kapsamına girmekteydi. 16 Aralık 1998’de yayımlanan tebliğ, franchising anlaşmalarını kanunun 4. maddesinde yer alan yasaklamalardan grup olarak muaf tutmayı öngörmektedir.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Berat Gürzumar’ın bu konuyla ilgili görüşleri şöyledir: “ Tebliğ, elbette ki her franchise sözleşmesini rekabet kısıtlaması yasalarından kurtarmamaktadır. Muafiyet için tebliğdeki şartların yerine getirilmiş olması lazımdır. Tebliğin kapsamına bütün franchise sözleşmeleri değil, sadece son kullanıcılara malların yeniden satımını veya hizmetlerin sunumunu konu alan sözleşmeler girmektedir. Böylece, “toptancı franchising” kapsam dışında bırakılmaktadır. Buna karşın, master franchise sözleşmeleri de tebliğin kapsamındadır. Diğer taraftan tebliğ, örneğin franchisee’yi fiyat belirleme hususunda franchisor’a bağımlı kılan, franchisee’nin franchisor’ın fikri/sınai haklarının geçerliliğine itiraz etmesi olanağını ortadan kaldıran ve franchisee’nin franchise konusu mal ve hizmetleri son kullanıcıların ikamet yerleri nedeniyle onlara satmasını yasaklayan sözleşme kayıtlarını da açıkça muafiyet dışında bırakmaktadır. Ancak muafiyet imkanlarının sınırlarını düzenleyen bu tür düzenlemeler, Türkiye’nin 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı gereğince mevzuatını uyumlaştırmak istediği AT Hukuku’nda ve bu topluluğun ülkelerinde de mevcuttur. Zaten 1998/7 nolu tebliğ de AT Komisyonu tarafından franchise sözleşmeleri için çıkarılmış olan 4087/88 nolu Grup Muafiyet Tüzüğü’nün birebir tercümesidir.”[FONT=&quot][19][/FONT]
16.12.1998 tarihli bu tebliğde franchise sözleşmelerinde yer alan rekabeti kısıtlayıcı kayıtlardan muafiyet kapsamına alınanlardan bazıları şunlardır:[FONT=&quot][20][/FONT]
-Franchisor’ın anlaşma bölgesinde franchise hakkının tamamını veya bir kısmını ikinci kişilere kullandırmama yükümlülüğü, franchisee’nin franchise hakkını sadece anlaşma konusu tesislerde kullanma yükümlülüğü ve franchisee’nin anlaşma bölgesi dışında müşteri aramaktan kaçınma yükümlülüğü,
-Franchisor’ın fikri/sınai haklarını korumak ve franchise zincirinin ortak kimliğini ve ününü sürdürmek için kinci kişilerin ürettiği malları satma yükümlülüğü. ( Bu yükümlülük bir yılla sınırlanan sözleşme sonrası rekabet yasasını muafiyet kapsamına almaktadır.);
-Tebliğin 9. maddesinde, muafiyet şartlarını dolduran herhangi bir franchise sözleşmesinin 4054 sayılı kanunun 5. maddesinde öngörülen şartlarla bağdaşmaz olduğunun Rekabet Kurulu’nca tespiti halinde, kurulun bu sözleşmenin muafiyetine son verebilecek olması. ( Bu maddeye göre, özellikle franchisee’ye sağlanan bölge korumasının aynı maddede sayılan alternatif hallerden biriyle beraber gerçekleşmesi durumunda muafiyetin geri alınması mümkündür).


1.10. TÜRK ÜRÜNLERİNİN YURT DIŞINDA MARKALAŞMASI, TANITIM VE TUTUNDURMASI İLE TÜRK MALI İMAJININ YERLEŞTİRİLMESİNE YÖNELİK FAALİYETLERİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞE İLİŞKİN UYGULAMA USUL VE ESASLARININ ÖDEMELER KONUSUNDAKİ 7 İNCİ MADDESİ İLE İLGİLİ UYGULAMA USUL VE ESASLARI[FONT=&quot][21][/FONT]

1.10.1. Franchising Yoluyla Markalaşmış Ürünün Yurt Dışına Açılması Desteği
Franchising; tüketiciye malların satımı ya da hizmetlerin götürülmesi amacıyla kullanılan marka,ticaret unvan, işyeri levhası, kullanım ve tat numunesi, know-how veya patent gibi gayri maddi mallar üzerindeki fikri ve sınai mülkiyet haklarının tamamıdır.
Franchise sözleşmesi, konusu bir mal ve/veya hizmetin sürümü ve dağıtımı olan sürekli bir sözleşme olup, bununla mal ve/veya hizmeti üreten ve/veya satan franchisor; adı, sembolü, markası gibi gayri mal ve değerlerini kullanarak bunların sürümünü yapma hakkını bir ücret karşılığında, belli bir bölgede kendi ad ve hesabına çalışan, bağımsız kişilere (franchisee) vermeyi borçlanır. Franchisor bu sözleşme ile ayrıca mal ve/veya hizmetlerin en iyi şekilde pazarlanmasını sağlamak için Pazar araştırması ve tanıtım yapmak, bu konuda kendine özgü bir anlayış geliştirip, bir organizasyon kurmak ve franchisee’leri çalışmalarından yararlandıracak şekilde bu organizasyona dahil etmek yükümlülüklerini üstlenir. Franchisee ise, ücret yanında sözleşme konusu malların sürümünü desteklemek, bu konuda tüm bilgileri franchisor’a iletmek, franchisor’ın pazarlama ilkelerine, talimatlarına uymak, eğitim programlarına katılarak bu doğrultuda işletmesini yürütmek ile yükümlüdür.
1.10.2. Franchising Sözleşmesinde Yer Alması Gereken Asgari Unsurlar[FONT=&quot][22][/FONT]
-Ortak ad ve işaretin kullanılarak, sözleşmeyle belirlenen işletme yerinin bir bütünlük içinde açılması,
-Franchisor tarafından franchisee’ye know-how verilmesi,
-Anlaşmanın devamı süresince franchisee’nin franchisor tarafından ticari ve teknik konularda sürekli korunması.
1.10.3. Franchisor Firmanın Yükümlülükleri[FONT=&quot][23][/FONT]
-Ticari isim ve marka kullandırma hakları,
-Yer seçiminde yardım,
-Eğitim programları,
-Mağaza dizaynı, dekorasyonu, muhasebe sistemi sağlanması,
-Merkezi satın almalar,
-Stok kontrolü,
-Promosyon, tanıtım faaliyetleri,
-Yönetim danışmanlığı.
1.10.4. Franchisee Firmanın Yükümlülükleri[FONT=&quot][24][/FONT]
-Başlangıç ücreti ve “royalty” ödemesi.
1.10.5. Franchising Yoluyla Markalaşmış Ürünün Yurt Dışına Açılması
2000/3 sayılı Tebliğ’in 4 üncü madddesini (f) bendi uyarınca destek talebinde bulunan firmanın, yukarıda belirtilen kriterlere uygun, en az 5 (beş) adet yurtiçi, 2 (iki) adet de yurt dışı “Franchising Sözleşmesi”ni uygulamaya koymuş olması.
2000/3 sayılı Tebliğ’in 4 üncü maddesinin (f) bendi uyarınca destek talebinde bulunulan firmalar tarafından ibraz edilmesi gereken belgeler:
-Ticaret Sicil Gazetesi (Türkiye) aslı veya noter ya da uygulamacı kuruluşun aslını görerek onayladığı örneği;
-Franchising yoluyla markalaşmış ürüne ilişkin TPE’den alınmış yurt içi marka tescil belgesi aslı ya da noter tasdikli örneği;
-İmza Sirkülerinin noter onaylı örneği;
-Maliye Bakanlığı’na muhatap Taahütname ( şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından imzalanmış);
-Yurtiçi ve yurt dışı Franchising Anlaşmaları’nın noter tasdikli örnekleri, (Yurtdışında yapılan Franchising Anlaşmaları’nın, ilgili ülkelerdeki meslek odası, vergi dairesi, noter vb. gibi resmi bir merci tarafından onaylanmış örneklerinin, anlaşmanın yapıldığı ülkede faaliyet gösteren Ticaret Müşavirliği/ Ticaret Ateşeliği ve bunların olmadığı yerlerde Türk Konsoloslukları’na onaylatılmasından sonra Türkçe tercümelerinin tercüme bürolarına yaptırılarak ibrazı gerekmektedir);
-Franchising Anlaşmaları’nda bahsi geçen markalı ürünün ihracat değerleri ( GB’ler ile tevsik edilmesi gerekmektedir);
-Ödenmiş vergi, resim, harç, SSK primi, enerji giderlerine ait faturalar ve ödeme belgeleri;
-Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından talep edilecek diğer bilgi ve belgeler.[FONT=&quot][25][/FONT]
 
Üst