mavzermete 1
mavzermete
Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Bvural41 1
Bvural41
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Hikaye Ekle

Salat Tepe Höyüğü

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Crypted
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 134

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!


Salat Tepe Höyüğü

Salat Tepe Höyüğü, Diyarbakır il merkezine 35 km. ve Bismil ilçesine 14 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Dicle'ye katılan Salat Deresi'nin doğuya kıvrım yaptığı kesimdedir. Salat Deresi vadisinden 30 metre yükseklikte olan höyük 115 x 100 metre boyutlarındadır. Tepenin üstünde 45 x 30 metrelik düz bir alan bulunmaktadır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Yukarı Salat Höyük adıyla tescil edilmiştir.

Höyük ilk olarak Guillermo Algaze ve ekibi tarafından, Ilısu Barajı su toplama havzasında yapılan yüzey araştırmalarında 1989 yılında saptanmıştır. Daha sonra 1998 ve 1999 yıllarında Prof. Dr. A. Tuba Ökse başkanlığında bir ekip tarafından, kapsamlı yüzey araştırmalarıyla yeniden incelenmiştir. Ardından ODTÜ - TAÇDAM (Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi) tarafından "Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik ve Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" çerçevesinde, yine Prof. Dr. A. Tuba Ökse bilimsel başkanlığında kurtarma kazıları yapılmıştır. İki yıl ara verilen kazılara 2005 yılında yeniden başlanmıştır. Kurtarma kazıları Ilısu Barajı Kurtarma Kazıları kapsamında yürütülen kazı, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi başkanlığında yürütülmektedir.

Salat Höyük'te saptanan tabakalanma,
Erken Kalkolitik Çağ,
Orta Kalkolitik Çağ,
Geç Kalkolitik Çağ,
Erken Tunç Çağı,
Orta Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı,
Erken Demir Çağı,
Orta Demir Çağı ve Geç Demir Çağı, Helenistik Dönem ve Roma Dönemi,
Ortaçağ'dır.

Dönemin yerel yöneticilerine ya da büyük toprak sahiplerine ait olduğu düşünülen anıtsal bir yapı ilginçtir. Bir önceki Kalkolitik Çağ yerleşimi üzerine çakıltaşı döşenmiş, bunun üzerine büyük kireçtaşı bloklar dizilerek bir platform oluşturulmuş, kerpiç duvarlar bu tabanın üzerine inşa edilmiştir. Duvarlar 130 cm. kalınlıkta olup 35 x 35 x 8 cm.lik kerpiç tuğlalar kullanılarak örülmüştür. Yedi metrelik bir avlunun etrafında çok odalı bir plan göstermektedir ve iki katlıdır. Duvarlar ortadaki avluya devrilmiş ve bazı tuğlalar üst üste yığılmıştır. Sağlam kalan duvarlarda çatlaklar ve açılmalar vardır. Bir dokuma tezgahı ve bazı odalarda yangın izlerine rastlanmaktadır. Bütün bu buluntular yerleşmenin MÖ 16.- 17. yüzyılda deprem geçirdiği şeklinde yorumlanmaktadır.

Orta Tunç Çağı tabakalarında oval planlı, iri taşlardan çamur kullanılarak duvar örülmüş bir kuyu mezar bulunmuştur. Hocker durumda iki gömüt ile onların üzerine bırakılmış üçüncü bir gömüt vardır. Gömüt hediyelerinin durumu, daha sonra mezarın soyulmuş olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Bölgede Orta Tunç Çağı için benzer bir mezar bulunmadığı, örneklerinin Kuzey Suriye'de Erken Tunç Çağı'na tarihlenen mezarlar olduğu belirtilmektedir.

Kalkolitik Çağ yerleşme tabakalarında Uruk Dönemi'yle ilişkilendirilen duvarlar ve fırınlar bulunmuştur. Bu tabakanın altında ise Obeyd ve Halaf tabakalarına ulaşılmıştır. Kazılarda Kalkolitik Çağ'da Halaf – Obeyd geçiş evresine tarihlenen bulgular vardır. Bu yerleşimin Geç Obeyd Dönemi'nde de devam ettiği belirtilmektedir.

Geç Tunç Çağı'nda iskana ilişkin çok az kanıt ele geçmiştir. Demir Çağı için de durum aynıdır. Bu dönemlerde höyükte geçici yerleşmeler olduğu düşünülmektedir. Elde edilen bitki kalıntılarının incelenmesinde ağırlıklı olarak tahıl ve baklagillerle ilgili bulgulara ulaşılmıştır. Tahıllardan ekmeklik buğday (Triticum aestivum), kaplıca buğdayı (Triticum monococcum), karıklı buğday ve arpa bulunmuştur. Tahıllardan sonraki sırayı baklagiller almakta, ağırlıklı olarak mercimek yanında nohut ve burçak bulunmuştur.

Başlangıçta yapılan yüzey araştırmalarında bulunan seramiklere göre höyük, MÖ 4. binyıldan Helenistik Dönem sonlarına kadar iskan edildiği ortaya çıkmaktadır. MS 7. yüzyıldan itibaren yerleşme olmayıp tepenin mezarlık olarak kullanılmış olduğu belirtilmektedir.

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst