Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Küllüoba Höyüğü

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 112

Carissa

Administrator
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Admin
VIP Üye
Katılım
2 Mar 2015
Konular
59,202
Mesajlar
88,478
Çözüm
109
Online süresi
4mo 16d
Reaksiyon Skoru
14,316
Altın Konu
2,411
TM Yaşı
11 Yıl 3 Ay 19 Gün
Başarım Puanı
1,051
MmoLira
696,942
DevLira
234
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir. Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır. Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.

Kazılar

Höyükteki kazılar Eskişehir Arkeoloji Müzesi başkanlığında ve İstanbul Üniversitesi Prehistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Turan Efe bilimsel yönetiminde 1996 yılında başlatılmıştır Kazı çalışmaları İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Yürütücü Sekreterliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile INSTAP (The Institute for Aegean Prehistory - Ege Prehistoryası Enstitüsü) tarafından finanse edilmektedir. Kazı çalışmaları günümüze kadar devam ettirilmiştir.

Tabakalanma

Höyükte, Geç Kalkolitik Çağ'dan Erken Tunç Çağı sonuna kadar kesintisiz yerleşme olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte üst katmanlarda Orta Kalkolitik Çağ'a ait olduğu ileri sürülen çanak çömlek buluntuları nedeniyle, yerleşme geçmişinin daha erken dönemlere uzandığı düşülmektedir. En geç tarihlere ait buluntular Erken Tunç Çağı III evreye, yani Orta Tunç Çağı'na Geçiş Dönemi'ndendir. Öte yandan yerleşmenin güney ve güneydoğusu yönündeki tarlalarda Geç Helenistik Dönem'e ait bir yerleşme saptanmıştır. Höyüğün batı kesiminde tabakalanma eskiden yeniye şu şekildedir.

  • 1. evre Erken Tunç Çağı II başları
  • 2. evre Erken Tunç Çağı I
  • 3. – 5. evre Geç Kalkolitik Çağ'dan Erken Tunç Çağı'na geçiş
  • 6. evre Geç Kalkolitik Çağ sonları
Höyüğün doğu kesiminde ise altta Erken Tunç Çağı I, üstte ise Erken Tunç Çağı II tabakalanmasından söz edilmektedir.

Buluntular

Erken Tunç Çağı II evresi sonları yerleşme, etrafı bir kerpiç surla çevrili yukarı şehir ve kale ile aşağı şehirden oluşmaktadır. Yukarı şehrin merkezi konumdaki meydanında megaron ve benzeri iki yapı ile saray olarak tanımlanan megaronlu, çok odalı bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Bu meydanı çevreleyen ve meydana bakan, radyal plandaki ve sura bitişik yapılmış konutlar, yine Eskişehir İli sınırları içinde yer alan Demircihöyük ve Tunceli'deki Pulur / Sakyol Höyük'teki gibi "Anadolu tipi yerleşim planı"nın Küllüoba yukarı şehirde de uygulanmış olduğunu göstermektedir.

Erken Tunç Çağı II. evre sonuna tarihlenen megaronlu yapı kompleksinin, Batı Anadolu kökenli olabileceği, Miken Dönemi saraylarının bu plandan esinlendiği ileri sürülmektedir. Erken Tunç Çağı II evreden itibaren Batı Anadolu yerleşmeleri genişlemiş ve yukarı şehir (akropol) / aşağı şehir yapılanması şekillenmeye başlamıştır. Bununla birlikte Küllüoba'da aşağı şehir / yukarı şehir farklılaşmasının Erken Tunç Çağı I. evrede oluştuğu ileri sürülmektedir. İkinci evrede ise kale kesiminde yapıların giderek anıtsal bir nitelik kazandığı belirtilmektedir. Temellerde daha büyük taşların kullanılmaya başlandığı bu evrede megaron ya da megaronsu yapıların da ortaya çıktığı görülmektedir.

Erken Tunç Çağı III. evre hakkında mimari buluntular oldukça sınırlıdır. Bu dönem Küllüoba'sına ilişkin bilgilerimiz ağırlıklı olarak çanak çömlek buluntularına dayanmaktadır. Bu dönem malzemesi Troya II – III ile çağdaştır ve daha çok Troya II ile paralellik göstermektedir. Küllüoba'nın unik eserleri depaslarıdır. Orta ve Batı Anadolu'nun Erken Tunç Çağı'nda içki kabı olarak kullanılan depaslar ortalama olarak 20-30 cm. uzunluğunda iken, Küllüoba depasları 40-50 cm. uzunluktadır.

Değerlendirme

Kazılarda ele geçen Suriye tipi şişe, yerleşmenin Kilikya ile Troya arasındaki Erken Tunç Çağı "Büyük Kervan Yolu" üzerinde yer aldığını göstermektedir. Ele geçen diğer buluntular da Mezopotamya'dan gelen ticaret yolunun yerleşimden geçtiğini saptamasını desteklemektedir.

Küllüoba yerleşmesinin 75 km. batısındaki Demircihöyük yerleşmesinden daha eskiye dayandığı öne sürülmektedir.

Erken Tunç Çağı II evresi sonlarına tarihlenen ve saray olarak görülen anıtsal yapıların, yönetici bir kadronun gerçek anlamda ortaya çıkışının mimariye yansıması olarak görülmektedir ve Batı Anadolu'da ilk örnekleri bu evrede ortaya çıkmaktadır.

Küllüoba, Batı Anadolu İlk Tunç Çağı kronolojisinin daha sağlıklı saptanmasına önemli katkılarda bulunduğu gibi, aynı zamanda İlk Tunç Çağının ikinci yarısında uzak bölgeler arası ortaya çıkan yoğun ticaretin ulaştığı boyutlar ve batı Anadolu ile Ege dünyasında şehirciliğin gelişimi ile ilgili yeni bir bakış açısı getirmektedir.
 
Paylaşım için teşekkürler
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst