Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
İslamiyet
Arapça "selem" kökünden alınmış olan islâm, lügatta, "itaat etmek, boyun eğmek, teslim olmak, kötülüklerden salim bulunmak, selamete ulaşmak" vb. anlamlara gelen bir mastardır. islâm Hz. Muhammed (s.a.v)'e Allah tarafından vahiyle bildirilen son ve kâmil dinin adıdır.
Genel manada Müslümanlık Allah'ın varlığına, birliğine O'ndan başka ilah olmadığına Hz. Muhammed (s.a.v)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna, O'nun tebliğleriyle temellendirilen sisteme inanmak ve inandıklarını uygulamak yani amel etmek demektir.
(Kelime-i Şehadet) Bu durumda olan kimseye Müslüman denir. İslam adı İslam dininin Kutsal Kitabı Kuranı Kerim
de şöyle yer alır: "Allah katında gerçek din İslam'dır. Allah kimi doğru yola eriştirmeyi dilerse onun kalbini İslam'a açar.".. İşte bu gün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslam'ı beğendim."
Kur'anı Kerim
Birçok ayetinde İslam ve o kökten türeyen kelimeler geçmektedir. İslam anlayışına göre İslam, Hz. Adem'den itibaren gelen bütün peygamberlerin
tebliğ ettikleri dinlerin adıdır. Bir değişikliğe, tahrif ve sapmalara uğramaksızın orjinal şekliyle kıyamete kadar baki kalacak son dinin Hz. Muhammed (s.a.v) tarafından bildirilen şekli İslam'dır. Bir ayet-i kerimede
, "O, peygamberlerini hidayet ve hak din ile gönderendir. Çünkü O, bunu diğer bütün dinlerden üstün kılacaktır. Müşriklerin hoşuna gitmese de" (005) buyurulmuştur.
Herhangi bir kişinin Müslüman olabilmesi için Kelime-i şahadet'i kalben tasdik ve dil ile ikrar etmesi gerekir. Müslümanlığın esasları dörttür:
1-Kitap (Kur'an-ı Kerim), 2-Sünnet (Hz. Peygamber (s.a.v)'in örnek yaşayışı ve sözleri), 3-İcma-i ümmet (Din alimlerinin toplanarak, kitap ve sünnete uygun şekilde, dini bir konuda karar vermeleri), 4- Kıyas-ı fukaha (Din alimlerinin, daha önceki verilen hükümlerden faydalanarak, yeni çıkan durumlar için kaideler koymaları).
İslam açısından Kelime-i şahadet, kesin kabul ve tasdik ifade eden imanın bir tezahürüdür. Kişi böylece Allah'ı ve peygamberi kabul etmiş demektir. Kur'an-ı Kerim, iman kelimesini bazı ayetlerinde İslam kelimesiyle aynı anlamda kullanmıştır. Bu bakımdan imanın şartlarından biri veya bir kaçını inkar eden, imandan da İslam'dan da çıkmış olur. İslam, müntesiplerinin dünya ve ahiret saadetini sağlamak için bir takım temel prensipler koymuştur:
1-İtikadi hükümler (inançlarla ilgili), 2-Ameli hükümler (ibadet ve yaşayışlarıyla ilgili), 3-Ahlaki hükümler (moral değerlerle ilgili).
Müslümanlık, ilahi dinlerin sonuncusu olarak Hz. Muhammed (s.a.v) tarafından tebliğ edilmiştir. İslam 7.yüzyıl
ın başlarında Arabistan
'da doğmuştur. Bu sırada gerek Arabistan'da gerek dünyanın diğer yörelerinde birçok din mevcuttu. İslam önce Mekke
ve Medine
'de yayılmış, sonraları Arap yarımadasının diğer bölgelerine girmiştir. Dünyanın birçok ülkelerinde İslam'ın yayılmasında Türk'lerin
büyük rolü olmuştur.
İslam'ın doğuşu sırasında Mekke'de putperestlik
hakimdi. Kabe 360 putun (006) merkezileştiği bir panteon idi. Araplar dini hayatta Allah'tan başka birçok mabutlara Tanrı diye tapıyorlardı. Mabutların başlıcaları, Lat, Menat, Hübel ve Uzza idi. Kabe mukaddes bir ibadethane olmakla beraber Mekke'de ayrıca bir rahip zümresi vardı. Dini hayat ve ibadetler kabile başkanlarınca idare edilirdi. Kahinlerin de toplumsal hayatta özel bir yeri vardı. Yine İslam'ın doğuşu sırasında Mekke ve Medine'de az da olsa Yahudi ve Hıristiyan cemaati yaşamakta idi. Bununla beraber o bedevi toplumda Hanif denilen puta tapmayı reddeden Yahudi ve Hıristiyan da olmayan bir zümre yaşamakta idi. O sıralarda dünya genelinde tam bir kargaşa yaşanıyordu. Mevcut dinler insanlara huzur vermek, onları manevi yönden tatmin etmekte yetersiz kalıyordu. İşte bu ortamda Arabistan'dan doğan İslam güneşi, karanlıkların giderileceğine dair insanlara ümit vermiştir.
Mekke, yüzyıllardır hem ticaret, hem de din açısından merkezi bir hüviyete sahipti. Araplar genellikle göçebe olmalarına rağmen, Mekke, Medine, Yemen vb, beldeler şehir yaşayışına buyük ölçüde adapte olmuştu. İslam'ın Hz. Muhammed (s.a.v)'e bildirildiği dönemde, Arap toplumunda putlara tapmanın ötesinde (008) insanlar, hurafe ve batıl inançlarla iç içe yaşıyorlar, adeta bütün hayatlarına sihirbazlar ve falcılar yön veriyordu. Araplar arasında puta tapıcılığın tabii bir sonucu olarak "Tağut" denilen tapınaklar da gelişmişti. Kabe'ye gösterdikleri saygıya benzer tarzda bu tapınaklara da saygı gösteren Araplar, bazı özel günlerinde bu tapınakların önünde kurban keserler, tavaf ederler ve kur'a okları çekerlerdi. Ayrıca Araplar evlerinde de put bulundururlardı. Bunların putları Allah ile kendi aralarında ortak tutmalarına "müşriklik" denir. Her kişinin bir putu vardır. Kişi ancak kabilesini terk ettiği taktirde putunu değiştirirdi. Bunların dışında Araplar arasında yıldızlara ve atalara tapınma inancı da oldukça yaygındı.
Müşriklerin baskı ve zulümlerinden dolayı ilk müslümanlar ibadetlerini gizli yapmışlardır. Hz. Peygamber (s.a.v)'in İslam tebliğinin ilk üç yılı sonlarında Hz. Ömer
'in de Müslüman olmasıyla sayıları kırka ulaşmıştı. Hz. Ömer'in İslam'ı kabulü Müslüman topluma moral kazandırmıştır. Artık bu andan itibaren Müslümanlar hem inançları, hem de ibadetlerini saklamamışlardır.
İslam, nazil olduğundan günümüze kadar bir harfi bile değişmeyen ilahi kitap Kur'an'a ve O'nun tebliğcisi Hz. Muhammed (s.a.v)'in hadislerine dayanmakta, böylece bütün insanlığa hitap etmektedir. İslam evrensel bir dindir, bir milletin, bir zümrenin veya bir bölgenin dini değildir.
İslam evrensel olduğu gibi O'nu tebliğ eden peygamber de bütün insanlığa gönderilmiştir: "Habibim seni müjdeci, haberci ve bütün insanların Peygamber'i olmaktan başka bir sıfatla göndermedik. Fakat insanların çoğu bilmezler".
İslam öncelikle fertlerin düzelmesini esas alır. Fertler düzeldiği ölçüde, o toplum da düzelecektir. İdeal toplumun teşekkülü de böylece sağlanmış olacaktır. İslam, bütün emir ve yasaklarında dünya-ahiret dengesini en iyi şekilde kurmayı hedef edinmiş bu hedefine de en mükemmel şekilde ulaşmıştır.
Eski dilde iman karşılığında kullanılan inanç "inanmak, itimat etmek" anlamına gelir. Din terminolojisinde inanç, "mutlak tasdik" manasındadır." (010) Gerçek manada tasdik dil ile kalbin birleşmesidir; buna erişen kişi de mü'mindir. Dil ile tasdiki kalbiyle pekiştirmeyen kişiye münafık denir. Halk deyimiyle iki yüzlülük halidir. İman, amel ile birleştiği zaman daha da önem kazanır. İman amelle olgunluğa kavuşur. Ameli olmayan kişinin imanı bulunabilir. Hz. Peygamber (s.a.v)'in "Sizin iman bakımından en kamil olanınız, ahlak bakımından en güzel olanınızdır. (011) Hadis-i şerifleri imanın, ancak amel ile yüceleceğine dikkat çekmektedir.
İslam ilahiyatı ile ilgilenen araştırıcılar, Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde geçen iman ve İslam terimlerini ayrı ayrı inceledikleri gibi, iki terimin birbiriyle olan münasebeti üzerinde de durmuşlardır. Hadd-i zatında iman ile İslam kelimeleri arasında lügat açısından fark bulunmakla beraber, bu daha çok özellik ve genellik yönündedir. İman daha özel, İslam ise daha geneldir. Daha açık bir ifade ile iman tasdik, İslam ise teslimiyet demektir. Bir bakıma tasdikin gerçekleşmesi, teslimiyeti ister istemez akla getirmektedir. Ancak her teslimiyetin tasdik manasında algılanması da mümkün değildir.
Konu genel hatlarıyla ele alındığında İslam ile insanın bir olduğu görülmektedir. İslam nazarında mümin olsun, müslim olsun aynı dini hükümler uygulanır. Hz. Peygamber (s.a.v) insanları, mümin, kafir ve münafık olmak üzere üç kısma ayırmıştır. İmam-ı Azam'a göre insan ile İslam arasında lügat açısından fark bulunmakla beraber, din bakımından İslamsız iman, imansız İslam mümkün değildir. İslam kelamcıları iman esaslarını öncelikle ikiye ayırır:
1-İcmali iman (toptan inanma, Kelime-i Tevhid, Kelime-i şahadet), 2-Tafsili iman (Amentü'de ifade edilen hususlara ayrıntılı olarak inanmak),
İslam Dini'nin iman esaslarını Kur'an-ı Kerim bildirmiştir. Amentü denilen imanın altı esasını bir arada Hz. Peygamber (s.a.v) açıklamıştır.
Hıristiyanlık
Hıristiyanlık, bugünkü dünya coğrafyasının hemen her bölgesinde mensubu bulunan, temelde vahiy ve mukaddes kitap ile tektanrıcılığa dayanan bir dindir. Hıristiyan kelimesi Yunanca "khristianos" kökünden gelir. isa'nın adı bu dilde Khristos olarak geçer. Bu kökten çıkan "khristianos" ve "khristian" kelimeleri de, isa'ya bağlanan, O'nun yolundan giden anlamına gelmektedir. Hıristiyanlık, Filistin bölgesinde doğmuştur. Nasıralı isa'yı merkez alan bir Yahudi -Mesihi hareketi-dir. Hıristiyanlığın mukaddes kitapları incillerdir. Yunanca "evangelion" kelimesinden gelen incil, "müjde, iyi haber" anlamlarını ifade eder.
Hristiyanların kitabı sadece incil değildir, tevrat ve zebur'u da kabul ederler. yani yahudiliğin(museviliğin) devamı denebilir.
"Kutsal Yasa’yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim..." (Matta 5:17)
Mezhepleri :
- Katolik
- Ortodoks
- Protestan
- Angikan
Yahudilik
Musevîlik, kurucusu Musa'ya izafetle bu adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir. Musevîliğin tek tanrıcılığın saf bir şekli olduğu söylenmekle beraber O, yalnız başına ne bir mezhep ne bir ırk, ne de modern bir millettir. Yahudiler dünyanın en eski tarihî, dinî cemaatini meydana getirmişlerdir. Dinler Tarihi'nde özel bir yeri bulunan Yahudilik, kutsal kitaplarında Ahd'e geniş yer ayırmasından dolayı bir Ahid dini olarak da telâkki edilmektedir.
Kutsal Kitapları: Tanah ve Talmud'dur.
Günüz Yahudi Mezhepleri:
- Muhafazakâr Yahudiler,
- Ortadoks Yahudiler,
- Reformist Yahudiler.
- Yeniden Yapılanmacılar
Sikh Dini (Sihizm)
Sihizm olarak geçen Sıkh Dini; Hindistan 'da takriben 1500 'lü yıllarda doğmuştur. Günümüz Hint Yarımadası 'nda diğer dinlere nazaran daha aktif ve uzlaşmaz tutumu ile gündemde kalmaya çalışan Sıkh Dini, Hint Felsefesinden kaynaklanan Maya ve Nirvana tasavvurlarını benimsemiş olmakla tanınmıştır.
Kutsal Kitabı Adi-Granth'dir.
Mezhepleri:
- Orsi
- Hendali
- Artenas
- Namdari
- Akali
Ateizm
Ateizm kelimesi Yunanca da "Tanrı" anlamına gelen "Theos"tan türemiştir. Bu kelimeden de "Tanrı inancına sahip olmak" ya da "Tanrı'ya inanmak" anlamına gelen theism anlayışı ortaya çıkmıştır. Ateizm kelimesi de İngilizce "theism" kelimesinin başına "a" ön takısının eklenmiş hali olup Türkçeâde "tanrı tanımazlık" anlamına gelmektedir.
Zerdüştilik
İran dinleri içerisinde, tek tanrı inanışına yer vermesi bakımından, en dikkat çekicisi Zerdüştilik 'tir. Bu din, adını kurucusundan alır. Bu dine, dayandığı tek tanrı Ahura Mazdah 'a nispeten âMazdeizmâ de denir.
Kutsal Kitapları, Gathalar - Avesta
Aztekler Ve Tanrıları
Aztek dini, birçok Orta Amerika kültüründen değişik unsurları özümsemiş, çeşitli inanç sistemlerinden karşıt öğeleri bir araya getirmişti. Önceki halkların birçok kozmolojik inancını paylaşan bu din, özellikle evrenin bir dizi yaradılışın sonuncusu olduğu ve 13 gök katı ile 9 yeraltı dünyası arasında bulunduğu yolundaki Maya inancını benimsemişti. Azteklerin başlıca tanrıları, Savaş ve Güneş Tanrısı Huitzilopochtli, Yağmur Tannsı Tlaloc ve yarı tanrı-yarı kahraman Tüylü Yılan Quetzalcoatl idi. Insan kurban etme töreninde, kurbanın yüreği Güneş Tanrısıâna sunulurdu.
Şamanizm
Şamanizm, insanlığın belki de en eski dinlerinden biridir. Temel olarak sihir ve büyüye dayanır. Her hangi bir kurucusu veya kutsal kitabı olmadığı gibi ortaya çıkış tarihi de belli değildir.
Taoizm
Çinin en eski dinlerinden biri olan Taoizm, Şintoizm ve Konfüçyanizm 'e reaksiyondan doğmuştur. Kurucusu Lao Tzu (Lao-Tse / ihtiyar bilgin)dir.
Kutsal kitabı Tao-Te-King (Tao ve Fazilet)'di
Tanrının Yolu Topluluğu
Tanrının Yolu Topluluğu son yıllarda ortaya çıkan uzlaştırmacı dinlerdendir. Topluluğun en önemli özelliği her hangi bir dinden kopmadığı gibi,kurucusunun herhangi bir din tarafından beklenilen Mesih iddiasında olmamasıdır.Topluluk inananları kendilerini gizlediğinden dolayı haklarında pek fazla bilgi yoktur. Topluluğun temel inancı tüm dinlerin aynı Tanrıdan olduğu - Dinlerin Birliği - inancıdır.
Yehova Şahitleri
Yehova şahitliğinin kurucusu C.T. Razıl 'dır.(Charles Taze Russell 1852-1916) Razıl önceleri bir Kitab-ı Mukaddes topluluğu kurdu, ve grubun pastörü seçildi.
Hinduizm
Hindistan 'ın en belirgin dinlerinden biridir. Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir. Günümüzde Hinduizm ve Brahmanizm terimlerinin bir biri yerine kullanılır. Hint yarımadasındaki halkın çoğunun dini inanç ve geleneklerini ifade ettiği için Hinduizm terimini kullanmaktadır. Hindular ise dinlerini "Sanatana Dharma" yani ezeli ve ebedi din veya baki din diye adlandırırlar. Bu dine mensup kişilere de "sanatani" yani baki denir.
Kutsal kitaplarının tamamını içine alan metinler Veda 'lardır.
Kast Sistemi:
1 - Brahmanlar (rahip ve alimler)
2 - Kşatriya (prensler ve askerler)
3 - Vaişya (tüccar, esnaf ve çiftçiler)
4 - Şudra (işçiler, sanatkarlar)
Bahailik
Bahai Dini: 1800'lerde İran'da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan Babiliğin Bağımsız Dine dönüşmüş biçimi. Tüm dünyada inananları olan evrensel bir dindir. Bahai Tarihi, 1844'te Bab'ın (Seyyid Ali Muhammed) yeni bir çağın gelmekte olduğunu ve yeni bir Peygamber'in geleceğini ilan etmesiyle başlar. Bahailiğin kurucusu ve peygamberi, lakabı Bahaullah olan Mirza Hüseyin Ali'dir 21 Nisan 1863'te yeni dini ve yeni prensipleri Bağdat'ta sürgünde iken ilan etti.
Kutsal Kitabı Kitab-ı Akdes'dir.
Yezidilik
Yezidilerin Kimliği Karma bir dinin mensubu olan Yezidi'lerin Arap, Kürt ve Asur kökenli oldukları ileri sürülmektedir. Çeşitli kültürlerin birbirlerine karıştığı Ortadoğu'da ulusal kimlikleri olmayan İran'daki Bahailer, Lübnan'daki Dürziler ve Maruniler gibi Yezidiler de dini bir cemaattir. Yezidi inancının, Hariciliğin İbadiye kolundan ayrıldığı söylenen Yezid bin Ebi Uneyse'ye dayandığını ileri sürenler olduğu gibi Yezidi adının eski İran inançlarındaki İyilik Tanrısı İzd ya da Yeda'dan geldiğini de savunanlar vardır. Yezidilik hakkında fazla bir bilgi yoktur bir sır dini olduğu için Yezidiler, kendilerine sorulan soruları, soranların duymak istediklerine göre yanıtlamışlardır
Yezidilerin Kitab-al Cilva (Kitab-i Celve) ve Mashâf-i Res (Mushâf-i Res- Kara Kitap) olmak üzere iki mukaddes kitabı vardır.Kitapların yazım dili kürtçedir.
Şintoizm
Dünyanın en eski dinleri arasında yer alan Şintoizm M.Ö.VII yy kadar eskiye dayandırıla bilinecek Japonların Milli Dini karekterini sergilemektedir. Şintoizm 'in Japoncada karşılığı Kami-Nomiçi 'dir ( Tanrıların Yolu) Şintoizmin herhangi bir kurucusu yoktur.
Şintoizm 'in iki adet kutsal metni bulunur:
1- Kojiki 2- Nihongi.
Masonluk
Masonluğun köklerini, Çin'den Ortadoğu'ya, Eski Yunan'dan Şaman rahiplerine, eski Mısır'dan Avrupa'nın şövalye tarikat larına kadar dünyanın çeşitli yer ve topluluklarına dayandırmak mümkündür, zira Masonik ritüel lere bakıldığında ise bu kadim öğretilerin tamamının etkileri görülebilmektedir. Fakat Masonluğun çok uzun yıllar boyunca çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde sürdürmesi ve 1390'da Regius el yazmasına kadar hiçbir kayıt tutmamaları sebebiyle, asal kökeni hakkında net ve kesin bir yargıya henüz varılabilmiş değildir. Tüm dünyadaki Masonlar köklerini MÖ 10.yüzyılda yapılmış olan Hazreti Süleyman Mabedi işçilerine dayandırsalar da, bu işçilerin de önceden bu işi yaptıkları ve oraya hep birlikte gittiklerinin bilinmesi, kökenleri daha eskiye taşımaktadır.
Mandaizm (Sabiilik)
Araplar tarafından Sâbiîâ (Subbi ya da Subbâ) biçiminde adlandırılan bu topluluk, kendilerine Mandenlerâ (bilgili olanlar, arifler anlamında; İngilizcede Mandaeans) adını verir. Kendileri için kullandıkları bir diğer ad Nasuralarâdır (kutsal öğretileri koruyanlar anlamında; İngilizcede Nasoraeans). Mandenler, ayrı bir dil olan Mandence konuşurlar. Sâbiî sözcüğü ise Mandenceâde vaftiz olmakâ ya da suya daldırmakâ anlamına gelen sabâ fiilinden türetilmiştir ve Araplar tarafından, Mandenlerin en dikkat çeken ve sık uyguladıkları ibadetlerinden biri olan vaftiz uygulaması nedeniyle, bu topluluğa bir ad olarak verilmiştir.
Kutsal kitapları üç ayrı kitap tutar:Ginzaâ, Draşia d Yahyaâ veQolastaâ Ginzaâ (Hazine)
Maoirler ve Dinleri
Maori Dini Güney Pasifik Okyanusu Adalarında yaşayan Polinezyalılardan bir grubun (Maoriler) inandığı kabile dinidir ve mahalli bir özelliğe sahiptir evrensel değildir. Maori Dini' nin kutsal bir kitabı veya yazılı bir kaynağı olmadığı gibi din kurucusu da yoktur.
Panteizm
Tanrı ile evreni bir, aynı ve özdeş kabul eden görüştür. Panteizm, anlam olarak tümtanrıcılık demektir.
Panteizme göre Tanrı'nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığı yoktur. Tanrı doğada, nesnelerde, insan dünyasında vardır. Her şey Tanrı'dır. Panteizme göre; Tanrı her şeydir ve her şey Tanrıdır. Tanrı Evren - İnsan ayırımı yoktur. Böyle bir ayrım aklın yanılsamasıdır. Aşkın bir Tanrı var olmadığı gibi, her hangi bir yaratmadan da söz edilemez.
Panteizmin Türleri:
- Tabiatçı Panteizm : Tek realite tabiattır. Tanrı da tabiatın içinde var olandır. (Dideron, Boron d 'Holbach)
- İdealist Panteizm : Tek realite ruhtur. Tanrı da ruhun özünde var olandır. (Hegel, Fichte, Brunschvicg)
- Teolojik Panteizm : Felsefî anlamda asıl Panteizm budur
Janizm
Hindistan 'da yaklaşık M.Ö.4 yüzyılda ortaya çıkan dini akımlardan biridir. Hindistan 'da ki dört büyük dinden biridir. Kurucusu Mahavira (M.Ö.599 - 527 ) Benares ' te doğmuş, otuz yaşına gelince evini, karısını, ve çocuğunu terk ederek rahiplik elbisesini giymiş ve kendini dünyadan soyutlamıştır. Caynizm daha çok asiller ve halk arasında yayılmıştır. Mahavira 72 yaşında Bihar ' da ölünceye kadar doktrinini vaaz yöntemiyle yaymış ve Mahavira ' nın Nirvana ' ya kavuşması Caynist takvimin başlangıcı sayılmıştır.
Janizm'in kutsal kitabı Agamalar'dır.
Mezhepleri:
- Digambara (Göksel giysili)
- Shvetambara (Beyaz cübbeli)
Konfüçyanizm
Dinin kurucusu Konfüçyüs (M.Ö. 551- 479) adındaki bir filozoftur. Şantung eyaletinde doğmuŞ ve orada ölmüŞtür. O zamandan beri eyalet Çinlilerce kutsal sayılır. Konfüçyanizm 'de insanın evlenmeden veya bir erkek evlat bırakmadan ölmesi büyük günah sayılır. Çünkü erkek evladın, ata ruhlarına ibadeti devam ettireceğine inanılır.
Konfüçyanizm 'in en önemli dini metinleri beş kitaptan meydana gelmektedir:
-DeğiŞiklikler Kitabı,
-Tarih Kitabı,
-Şiirler Kitabı,
-Törenler Kitabı,
-ilkbahar ve Sonbahar Vekayinameleri.
Voodoo Dini
Voodoo, müritleri için "korku"nun ve "zafer"in iç içe girdiği bir yaşam tarzı... Afrika'nın Benin Cumhuriyeti'nde konuşulan bir etnik dil olan "Fon" dilinde "voo" içe bakış, "doo" ise "bilinmeyen" anlamına geliyor. Voodooistler Tanrı "Djo"ya inanıyorlar. İnsanlar Voodoo dininde, potansiyel bir hayvandan farksız olarak dünyaya geliyor. Başlangıçta, her insana rehber olarak bir ruh, yani "loa" veriliyor. Böylece, potansiyel olarak hayvandan farksız olan "insan", "ruhsal bir varlığa" dönüşüyor. Bu ruhsal varlık "birer küçük melek" olan üç ruhsal parçadan oluşuyor. İnsanın yaşamı boyunca bu ruhsal parçalarını kendi iradesiyle geliştirmesi ve mükemmelleştirmesi gerekiyor.
Helen ( Eski Yunan ) Dini
Eski Yunan 'da kaynağını Anadolu , Girit ve Mezopotomya'dan alan, tanrıların çoğu doğu kökenli olan çok tanrılı bir din anlayışı vardı. Yunan dininin oluşmasında destanların önemli rolü olmuştur. Hatta destanları yazan şairler bu dini şekillendirmişlerdir. Çünkü Yunan şairleri destanlarla birlikte eski Aka , Dor ve Anadolu tanrılarının kendi tanrılar dünyasına katmışlar, Bu tanrıların ad görev ve nüfuz alanlarını belirlemişler bu tanrıları insan biçiminde düşünüp göstermişlerdir. Buna göre bir kısmı erkek bir kısmı dişi olan bu tanrılar insanlar gibi evlenen yiyip-içen ,çoluk - çocuk sahibi ve iyi - kötü olan ; ama insanlardan daha güçlü, güzel ve ölümsüz varlıklardı. Ölümsüzlükleri ise nektar adlı hayat suyunu içiyor olmalarından geliyordu.
Eski Yunan Dini'nin Özellikleri:
- Bu dinde , din adamları sınıfı yoktur.
- Bu dinde bireyin giderek kişiler karşısında da alçalma duygusunu geliştiren tanrılar karşısında alçalma anlayışı yoktur.
- Bu dinde soru sormaksızın, tartışmaksızı
Satanizm
Özel olarak Hıristiyanlığa genel olarak da bütün dinlere karşı alternatif din olarak ortaya çıkan geçmişi oldukça eskiye dayanmasına rağmen yakın zamandan itibaren yeni bir din hüviyetine bürünen önemli bir harekettir. Kelime olarak şeytana inanma,tanrı diye tapınma anlamına gelen satanizm; şeytana tapınma faaliyeti adı altında Yahudi-Hıristiyan geleneğine Yahudi - Hırıstiyan din tahakkümüne ve özelliklede Hıristiyanlığa karşı başlatılan bir reaksiyonun adı olmuştur. Modern Protesto Hareketi demek de mümkündür. Bu hareket başta Hırıitiyanlık omak üzere bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu kutsal değerlere karşı bir başkaldırıyı temsil eder. Dinin ve dini olan herşeyin karşısında, fakat şeytanın ve onun temsil ettiği şeyin yanında yer alma hareketidir.
Kutsal kitabı: Anton Szandor Lavey'in yazmış olduğu Satanist Bible'dir.
Budizm
Budizm 'in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) Kuzey Hindistan 'da Lumbini koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda âaydınlanmışâ anlamına gelir. Budistler Buda 'nın vaazlarının Pali - Kanon adlı bir kitapta toplandığına ve 400 yıl kadar sözlü olarak nesilden nesile aktarıldığına inanırlar. Budizm 'in kutsal kitabı üç sepet anlamına gelen Tripitaka veya Tipitaka 'dırâ.
Mezhepleri:
- Hinayana (Küçük Araba)
- Mahayana (Büyük Araba)
Bütün Dinlerin Benzer Özellikleri
İnanç, ibadet, ahlak, kutsal gün ve gecelerdir. Bütün dinler aslında insanın yaratılışından gelen inanma ihtiyacının giderilmesi için taraftar bulmuştur. Bütün dinler barışa hizmet etmelidir. Bu anlamda dinlerden kaynaklanan inanç savaşlarının olması dinlerin karakterine aykırı bir olgudur. Küreselleşen dünyamızda insanların arasındaki mesafelerin ve sınırların kalkmasında olduğu gibi dinler ve inançlar da birbirlerini daha rahat tanıma özgürlüğünü kazanmıştır. Kur’an’ın evrensel hümanizm bakışı bugünün dünyasında bütün inançlara ve dinlere örnek olması gereken bir bakış açısıdır.
Dinler ve taraftarları hakkında yapılan popüler ve güncel bir araştırmaya göre; yeryüzünde kabul edilme oranı olarak en çok taraftarı olan dinler Hristiyanlık, İslamiyet ve Hinduizmdir. İnsanların kabul etme oranlarının en yüksek olduğu dinler İslamiyet ve Hinduizmdir. Dinleri kabul edenlerin yaş ortalaması itibariyle değerlendirildiğinde, en genç din 21 yaş ortalaması ile İslamiyet, en yaşlı din 36 yaş ortalaması ile Yahudilik’tir. Bu oranlar yeryüzündeki inanç haritasının tekrar şekillendiğini gösteren en önemli ispatlardan bir tanesidir. Ayrıca insanların yöneliminin, ruhsal boyutu güçlü olan dinlere karşı olduğunu da görmekteyiz.
Moderatör tarafında düzenlendi:
Teşekkür ederim kardeşimGüzel anlatım olmuş emeğine sağlık sabite aldım

rica ederimTeşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 13
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 26
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 25