PrimeAC 1
PrimeAC
shrpnl 1
shrpnl
Agora Metin2 1
Agora Metin2
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Karan2offical 1
Karan2offical
Fethi Polat 1
Fethi Polat
ShadowFon 1
ShadowFon
bikral 1
bikral
Hikaye Ekle

Deli Dumrul

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 83

Carissa

Administrator
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Admin
VIP Üye
Katılım
2 Mar 2015
Konular
59,202
Mesajlar
88,475
Çözüm
109
Online süresi
4mo 16d
Reaksiyon Skoru
14,315
Altın Konu
2,411
TM Yaşı
11 Yıl 3 Ay 18 Gün
Başarım Puanı
1,051
MmoLira
696,939
DevLira
234
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Deli Dumrul (veya bazı halk hikayelerinde Dumrul Han, Dumrul Bey) - Türk ve Altay mitolojisinde söylencesel kahramandır. Dunrul veya Tungrul da denir.

Özellikleri

En yetkin biçimini Korkut Ata öykülerinde bulmuştur. Yolkesicilik yaptığından dolayı Tanrıyı kızdırır ve canını almaya gelen Aldacı (İslam sonrası Azrail) ile karşılaşır ve canını vermek istemez. Diğer başka halk anlatılarında da farklı serüvenlerde görünür.[SUP][1][/SUP] Ancak hepsinde de, pervasız, hoyrat, korkusuz bir kişilik olarak yer alır.
Tanrı'ya meydan okuyan Deli Dumrul, Azrail’in canını almaya gelmesi üzerine Tanrı’nın gücünü anlar. Tanrı Deli Dumrul'a kendi canı yerine can bulmasını söylediğinde Deli Dumrul annesine ve babasına gider ama onlar kendi canlarını vermezler. Nihayet karısı kendi canını vermeye razı olur. Bunun üzerine Deli Dumrul Tanrıya yalvarır, Tanrı da onları bağışlar, annesinin, babasının canını alması için Azrail'e emir verir. Deli Dumrul öyküsü Türk halk inancında "Aylanu" motifinin en güzel ve en yetkin olarak işlendiği yerdir. Ana ve babasının bile oğullarına veremedikleri canı hiç düşünmeden bir tek karısının vermesi destanlarda var olan en yüce ve fedakârca davranışlardan birisidir.

Deli Dumrul'un susuz derenin üzerine kurduğu köprüden "geçenden beş akçe, geçmeyenden on akçe" alması Türk halk kültüründe bir deyim haline dönüşmüş durumdadır. Bu ifadeye bazen şu şekilde de rastlanır: "Geçenden otuz, geçmeyenden döverek kırk akçe"...


Etimoloji

(Dum/Tum) kökünden türemiştir. Okun sivri ucu demektir. Başı dumanlı anlamına da gelir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst