Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Aslında bilgiye aç insanlarızdır fakat alelade, fazla sevmediğimiz bir yemek misali çok aramam, olsa yerim ama aklıma getirmem deriz ne yazık ki çoğu zaman Dizilerden fırsat bulup televizyonda bir belgesel, bilgi yarışması, kültürel bir program gören bazılarımız merakla izler de sabahtan saatlerimizi ayarlayıp o yayını gün boyu beklemeyiz. Dünyanın bilgisi parmaklarımızın ucundayken türlü kişilere laf yetiştirir, yediklerimizin, gezdiğimiz yerlerin resimlerini paylaşmaktan geri kalmaz, yeni bir şeyler öğrenmek için çaba harcamayı arka planda tutarız Herkes için aynı değildir tabi ama genele baktığımızda böyle olduğumuzu kabulleniriz.
Son kitabı Geyikli Parkı yazan, Oyuncak Müzesini büyük emek harcayarak kuran, şair, yazar, televizyoncu, Sunay Akını okuduğunuzda ya da gösterilerini izlediğinizde merakın ve araştırmanın nasıl insanlara dair gizli kalmış bilgiye dönüştüğünü anlarız.
Yazarın ismi, üniversitede okuduğum yıllarda, yaklaşık on sene kadar önce kulağıma çalınmıştı. Arkadaşlarım, birlikte okula giderken yaptığımız sohbetlerde televizyon programında anlattıklarından bahsediyorlardı. Konuyu bir yerden alıp hiç tahmin etmediğiniz tarihi bir kişiye bağladığı ve izleyenleri şaşırttığı konuşmalarından kesitler anlatırlardı. Programa denk gelsem de anlatımlarına hiç rastlayamamıştım. Ya konunun sonundan yakalıyor ya da başka bir meselenin paylaşımına denk geliyordum. Merak ediyordum anlattıklarını ki merakımın ilacını okul içerisindeki bir panoda karşıma çıktı. Bahar Şenliği etkinleri arasında bir Sunay Akın söyleşisi de vardı. O gün ders olsa da girmeyecek ve belki aynı hikâyelerden kesitler sunar ümidiyle söyleşisine katılacaktım.
Yerimi alıp, Sunay Akın sahneye çıktığında hiç de söyleşiye benzemeyen garip bir gösteride olduğumun farkına varmam uzun sürmedi. Adeta tiyatro oyunuydu sahnelediği. Bilgi, kültür, tarih dolu, keyifli ve eğlenceli bir oyun. Sahnenin arka planına projektörle resimler yansıtılıyordu. Şaşırıyorduk. Galata Kulesi ile Eyfel Kulesinin aşkı, Hitlerin çocukluk hikâyesi ve sigaranın zararları düşündüğümde aklıma ilk gelen ve unutamadığım konulardır. Bir de Cahit Sıtkı Tarancının resmini gösterip tanıyan var mı diye sorduğunda yanımdaki arkadaşıma Yaş Otuz Beş deyişim ve şairin isminin aklıma o anda gelmeyip haykıramayışımın hüznü kalmıştır.
Bayıla bayıla izlediğim gösterinin ardından Ayçöreği ve Denizyıldızı isimli kitabı vakit kaybetmeden edinmiş, yazarın sahnedeki halini hayal ederek, ayrı bir keyif almıştım. Yıllar yılı, romanlara kısa aralıklar verdiğimde okuduğum ender yazarlardan olan Sunay Akının son eseri Geyikli Park beni yıllar öncesine götürürken okuyucuyu çok daha gerisine taşıyor. Yazarın üslubunda bir farklılık yok, hikâyeye başlıyor, tarihi bir şahsiyete bağlıyor ve şaşırtıyor. Gayet akıcı bir dil kullanılmış yine. İlk sayfalarda Çanakkale Savaşının bilinmeyen kahramanlarından haberdar olurken tarihte atladığımız mantık hatalarını keşfediyoruz. Birkaç bölüm sadece Çanakkalede yaşananlar ve dünyaya yansımaları var. Bunların birçoğu dramatik ve acı sonla biten hayatların alıntıları. Savaşa ülke içinden ve dışından, tarih derslerinde öğrenemeyeceğimiz noktalardan dâhil oluyoruz.
Kitabın arka kapağını okuduğumda sadece Çanakkale ve bilinmeyenleriyle sınırlı kalacağını düşünmüştüm ki öyle değilmiş. Geçmişten günümüze kadar uzanan olayların atlanan, önemsenmeyen ya da anlatılmak istenmeyen yönleri gözler önüne seriliyor. Son dönemin gündemini belirleyen Gezi Parkı olaylarından Taksim Meydanının ilk kullanıldığı zamana, Topçu Kışlasının tarihçesi ve Taksim Stadı olarak kullanımına kadar pek çok konuda kişilerin hayatlarından kesitler eşliğinde bilgiye dönüşüp akıveriyor zihnimize. Burada en çok
Taksimâde yayalaştırma çalışması yapılırken unutulan yaya yolunun sonradan eklenme gereksinimi ve bu yolun Gezi Parkından geçirilme çalışmaları ilgimi çekti. Yayalaştırırken yayaları unutmak nasıl bir mantık eseridir anlayamıyorsunuz.
Kitabın genelinde, Sarı Basın teriminin kaynak noktasını öğrenecek, Türk Japon ilişkilerine göz atacak, Tokyo Camii ve bu caminin Atatürkün desteğiyle yaptırılıp yaptırılmadığına ait tartışmaların odağında yer alacaksınız.
Ve tabi ki bir Sunay Akın kitabının olmazsa olmazı oyuncaklar var kitabın en güzel yerlerinde. Hikâyelerin bir oyuncakla bağlantısı varsa resimleriyle birlikte görebiliyorsunuz. Sadece oyuncak değil anlatılan mekan ve şahısların da resimleri sayfalar arasına yerleştirilmiş. Ayrıca müze kavramı ve önemine yer veriliyor ki toplum olarak önemsemediğimizin farkına varabilirsek ne mutlu
Sunay Akın, daha önce okuyanların veyahut seyredenlerin bildiği tarzda, eğlenceli ve bilgi yüklü bir kitapla buluşturuyor bizi. Her ne kadar bilgiye ulaşmak için yeterli çabayı sarf etmesek de bizim için uzun araştırmalar sonucu derlenmiş bu keyifli kitabı okumanızı tavsiye ederim. Eğlence ile kültürün iç içe geçtiği eser harika vakitler geçirmek için birebir
İş Bankası Kültür Yayınları
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 11
