OnurBoyla 1
OnurBoyla
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
farkmt2official 1
farkmt2official
mavzermete 1
mavzermete
dreamstone 1
dreamstone
Hikaye Ekle

"Zaman Duyusu Var mı?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan azrailkadir27
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 221

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Duyu kavramı, özünde bedene etkide
bulunan fiziksel bir uyaranın sinirsel
yollarla kod edilmesi anlamı taşıyor.
Beş duyumuzla görüp, duyup, tadıp,
koklayıp hissediyoruz. Ancak zaman,
elbette ki, sinir sistemimizin yanıt
vereceği kimyasal ya da fiziksel bir
uyaran niteliği taşımıyor. Örneğin,
zaman duyularını harekete geçirecek
herhangi bir çevresel zaman uyaranı
bulunmuyor. Buna rağmen şu da bir
gerçek ki yaşadığımız fiziksel
fenomenler, zihnimizde illa ki bir
zaman bağlamı içinde
değerlendiriliyor. Öyleyse, kimi
çevresel olayların içeriklerinde
zaman bilgisi de taşıdıklarını
çıkarımına varabiliyoruz. Güneşin
gökyüzündeki konumu ve çevremizde
olup biten sosyal aktiviteler bizlere
günün hangi diliminde olduğumuz
konusunda kabaca bir bilgi
verebiliyor. Fakat zaman algısı
dediğimizde, böylesi ipuçlarından
elde ettiğimiz çıkarımlardan ziyade
aslında herhangi bir sürecin dolaysız
ve net farkındalığından
bahsediyoruz. Bu da içsel bir saatin
var oluşunu gerektiriyor. Kalp
ritimlerinin, nefes alıp verişlerin ya
da beyindeki elektriksel aktivite
döngülerinin sayımı gibi beden
referanslı ölçümlerin varlığını.
Hepimizin tahmin edebileceği üzere
biyolojik saatlerimiz aslında tam da
bu görevi görüyor. Adına "Sirkadyan
Ritimler" de denen bu döngüler tek
hücreli canlılardan insanoğluna
değin evrim basamağındaki tüm
canlılarda bulunuyor. Biyolojik
döngülerle günlük zaman
süreçlerinin farkına varan
organizmalar, yiyeceğe erişim,
avcıların varlığı ya da karanlığın
bastırması gibi pek çok yaşamsal
değişimler konusunda beklenti
oluşturabiliyor. Örneğin, uyku,
beslenme, beden sıcaklığı, hormonsal
ve metabolik döngüler biyolojik
saatlerce kontrol ediliyor. Biyolojik
saatleri güneş ışığı gibi temel
çevresel etmenlerden soyutlayarak
yalnızca bedensel ve içsel bir
referans kaynağı olarak
değerlendirebiliyor oluşumuzsa
deneysel dayanaklara sahip. Yapılan
araştırmalarda, ışık, ses, sıcaklık gibi
her türlü çevresel ipucundan
yalıtılmış mağaralarda tutulan bitki
ve hayvanların tüm bu koşullara
rağmen yaşamsal döngülerini yine de
düzenleyebildikleri görülüyor. Ancak,
biyolojik saatlerin tamamen içsel
kaynaklı oluşunu iddia ederken
deneysel bir hata payımızın da
bulunduğunun altını çizelim. Çünkü
dünyanın dönüş hızı ve manyetik
çekimler gibi ilk başta göz ardı
edilebilecek dış uyaranlar özellikle
de bazı canlı türleri için kimi kez
büyük bir referans kaynağı olabiliyor.
Tüm bu bilgilerin ışığında, biyolojik
saatlerimizi bir tür zaman duyusu
olarak görebilir miyiz? İşte bu
sorunun yanıtı, bilim dünyasında
halen tartışmalara neden oluyor. Bir
grup bilim insanı biyolojik saatlerle
zaman algısı arasında bir ilişki
olabileceğini düşünüyor. Öyle
çalışmalar var ki, deneyde uyku
döngüsü aksayan ve uykuya dalma ve
uyanma süreleri uzayan katılımcıların
zaman tahminleri de nesnel zaman
birimlerini aşıyor. Bu veriler,
biyolojik ritimlerle zaman algısının
aynı mekanizmalarca kontrol
edilebiliyor olacağı şüphesi
uyandırıyor. Karşı görüşte olan bilim
insanlarının fikirlerini destekler
nitelikte de bulgular yok değil.
Örneğin, kimi etkiler zaman algısını
değiştirirken biyolojik saatlerde bir
değişiklik yaratmayabiliyor. Tıpkı
beden sıcaklığının artıp azalmasının
zaman algısını değiştirip, biyolojik
döngülerde herhangi bir etki
yaratmaması gibi.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst