- Katılım
- 17 Nis 2011
- Konular
- 2,171
- Mesajlar
- 6,362
- Çözüm
- 45
- Reaksiyon Skoru
- 1,041
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 2 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 340
- MmoLira
- 1,054
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Arkeoloji, grafik tasarımı okuyup
ardından oyunculuk yapan ancak
mutluluğu müzikte bulan Miya,
Radyo Boğaziçi`nin 11. Müzik
Ödülleri`nde “En İyi Çıkış“ ve “En
İyi Alternatif Müzik Sanatçısı“
dallarında aday oldu.
Miya`nın anlamı “Hep iyiye, güzele
giden“ demek. Kendine seçtiği isim
gibi hep iyiyi, güzeli arayan, kendini
zorlayacak ama bundan zevk alacak
kadar mükemmeliyetçi biri olan Miya
Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
mezunu
Hürriyet Gazetesinden Pınar Karahan
ile söyleşen Miya, Arkeoloji
bölümündeki eğitiminin kendisine
kattıklarını şöyle anlatıyor: “Çok
hayalim olan bir meslek değildi ama
her eğitim insana bir şey katıyor.
Geçmişe daha iyi bakmanı sağlıyor.
O günlerde kazılara giderdik. Güneşe
kalmamak için dağın tepelerindeki
kazılara sabahın köründe gider,
elimizdeki fırçalarla santim santim
toprakta ilerlemeye çalışırdık.
‘Arkeoloji okuyorum` dediğimde
‘Mezar kazıcısı mısın?` ya da ‘İndiana
Jones gibi mi?` diye sorarlardı. Çok
fazla ‘Ben bu işi yapmak istiyorum`
diyebilseydim o işe devam ederdim
sanırım ama ilgim hep müzikten
yanaydı.“
ardından oyunculuk yapan ancak
mutluluğu müzikte bulan Miya,
Radyo Boğaziçi`nin 11. Müzik
Ödülleri`nde “En İyi Çıkış“ ve “En
İyi Alternatif Müzik Sanatçısı“
dallarında aday oldu.
Miya`nın anlamı “Hep iyiye, güzele
giden“ demek. Kendine seçtiği isim
gibi hep iyiyi, güzeli arayan, kendini
zorlayacak ama bundan zevk alacak
kadar mükemmeliyetçi biri olan Miya
Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü
mezunu
Hürriyet Gazetesinden Pınar Karahan
ile söyleşen Miya, Arkeoloji
bölümündeki eğitiminin kendisine
kattıklarını şöyle anlatıyor: “Çok
hayalim olan bir meslek değildi ama
her eğitim insana bir şey katıyor.
Geçmişe daha iyi bakmanı sağlıyor.
O günlerde kazılara giderdik. Güneşe
kalmamak için dağın tepelerindeki
kazılara sabahın köründe gider,
elimizdeki fırçalarla santim santim
toprakta ilerlemeye çalışırdık.
‘Arkeoloji okuyorum` dediğimde
‘Mezar kazıcısı mısın?` ya da ‘İndiana
Jones gibi mi?` diye sorarlardı. Çok
fazla ‘Ben bu işi yapmak istiyorum`
diyebilseydim o işe devam ederdim
sanırım ama ilgim hep müzikten
yanaydı.“

