HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Evrensel gerçeklik.
Görmek anlamına gelen Yu. İdein sözcüğünden türeyen İdea kavramı, görünen biçim anlamını dile getirir.
Felsefenin ana sorununu yanıtlayan iki temel öğretiden biri olan düşünceciliğin (idealizmin) baş kavramıdır. Onu felsefe alanına sokan ve böylelikle idealizmi kurmuş bulunan antikçağın ünlü düşünürü Platondur. Düşünceciliğin büyük serüveni Antik Çağ Yunan felsefesinde Elealılarla başlar. Elealılar duyularla algılananı, eş deyişle görüneni gerçek saymıyorlar; usla kavrananı, eş deyişle görünmeyeni gerçek sayıyorlardı. Antikçağın Yunan sofistleri bu görüşe karşı çıktılar. Onlara görünenin dışında hiçbir gerçeklik yoktu, bilebileceğimiz sadece duyu algılarımızdan ibaretti. Elealıların (özellikle Parmenidesin) birbiriyle karşılaştırdığı görünenle gerçeklik, sofistlerce (özellikle Protagoras'ca) birbirleriyle özdeş kılınmış oluyordu. Platon, bu iki karşıt savdan hangisinin doğru olduğunu saptayabilmek için, duyumun incelenmesi işini üstlendi. Vardığı sonuç, Elealıları doğruluyordu. Duyum, bize hiçbir bilgi vermiyordu. Bir ağacı algıladığımızda bu ağaçtan edindiğimiz bilgi neydi?
Hiçlik ve yokluk olan özdek (Platon, bir bireyselliğin bütün kavramlardan yoksun bulunduğu durumdaki hiçliğini özdek sayıyordu), bu ilkörnek (Yu. Paradeigmata)le biçimleniyordu. Platona göre idea bir genel kavramdır, ne kadar cins ismi varsa o kadar idea vardır. Doğa biliminde bu genel kavramlara tür denir (Bunun için Platonun ideacılığı, Türkçede türcülük terimiyle özdeşleştirilmiştir).
Bu kavram idealist felsefede bilinç içeriği, eş deyişle düşünce anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, Platonun mitlerinden, fantezilerinden ve mecazlarından temizlenmiş olmakla beraber gene de Platoncu bir anlamdır. Örneğin onu Arstoteles kimi yerde bireyselliklerin değişirliği altında değişmeden kalan öz ve kimi yerde biçimlendiren ilke (Yu. Entelekheia), Hıristiyan felsefesi ve özellikle Augustinus evren yaratımına örneklik eden tanrılık düşünce, Kant düzenleyici ilke ve erek, Hegel evreni oluşturan evrensel düşünce ya da ruh anlamında kullanır. Bütün bu düşünürler onu Platonla birlikte nesnel, eş deyişle insan düşüncesinden bağımsız sayarlar. Bununla beraber onu insan düşüncesi, eş deyişle öznel sayan Descartes, Berkeley, Hume, Fichte vb. gibi düşünürler de vardır.
Görmek anlamına gelen Yu. İdein sözcüğünden türeyen İdea kavramı, görünen biçim anlamını dile getirir.
Felsefenin ana sorununu yanıtlayan iki temel öğretiden biri olan düşünceciliğin (idealizmin) baş kavramıdır. Onu felsefe alanına sokan ve böylelikle idealizmi kurmuş bulunan antikçağın ünlü düşünürü Platondur. Düşünceciliğin büyük serüveni Antik Çağ Yunan felsefesinde Elealılarla başlar. Elealılar duyularla algılananı, eş deyişle görüneni gerçek saymıyorlar; usla kavrananı, eş deyişle görünmeyeni gerçek sayıyorlardı. Antikçağın Yunan sofistleri bu görüşe karşı çıktılar. Onlara görünenin dışında hiçbir gerçeklik yoktu, bilebileceğimiz sadece duyu algılarımızdan ibaretti. Elealıların (özellikle Parmenidesin) birbiriyle karşılaştırdığı görünenle gerçeklik, sofistlerce (özellikle Protagoras'ca) birbirleriyle özdeş kılınmış oluyordu. Platon, bu iki karşıt savdan hangisinin doğru olduğunu saptayabilmek için, duyumun incelenmesi işini üstlendi. Vardığı sonuç, Elealıları doğruluyordu. Duyum, bize hiçbir bilgi vermiyordu. Bir ağacı algıladığımızda bu ağaçtan edindiğimiz bilgi neydi?
Hiçlik ve yokluk olan özdek (Platon, bir bireyselliğin bütün kavramlardan yoksun bulunduğu durumdaki hiçliğini özdek sayıyordu), bu ilkörnek (Yu. Paradeigmata)le biçimleniyordu. Platona göre idea bir genel kavramdır, ne kadar cins ismi varsa o kadar idea vardır. Doğa biliminde bu genel kavramlara tür denir (Bunun için Platonun ideacılığı, Türkçede türcülük terimiyle özdeşleştirilmiştir).
Bu kavram idealist felsefede bilinç içeriği, eş deyişle düşünce anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, Platonun mitlerinden, fantezilerinden ve mecazlarından temizlenmiş olmakla beraber gene de Platoncu bir anlamdır. Örneğin onu Arstoteles kimi yerde bireyselliklerin değişirliği altında değişmeden kalan öz ve kimi yerde biçimlendiren ilke (Yu. Entelekheia), Hıristiyan felsefesi ve özellikle Augustinus evren yaratımına örneklik eden tanrılık düşünce, Kant düzenleyici ilke ve erek, Hegel evreni oluşturan evrensel düşünce ya da ruh anlamında kullanır. Bütün bu düşünürler onu Platonla birlikte nesnel, eş deyişle insan düşüncesinden bağımsız sayarlar. Bununla beraber onu insan düşüncesi, eş deyişle öznel sayan Descartes, Berkeley, Hume, Fichte vb. gibi düşünürler de vardır.
Son düzenleme:
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 48
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 28
