Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

İlk Çağ Felsefesinde Aristotelesçilik Düşüncesi Nedir? Ne Değildir?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 47
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,384
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
4
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

FelsefeIleIlgilidir.md.jpg


İlk Çağ Felsefesinde Aristotelesçilik Düşüncesi Nedir? Ne Değildir?

Antik Çağ Yunan düşüncesinde Aristoteles, çağdaş anlamıyla ilk bilgindir. Kendisinden önceki bütün bilgileri toplamış, iç içe geçmiş olanları birbirinden ayırmış, sınıflandırmış, eleştirmiş ve bütünlemeye çalışmıştır. Özellikle, sonradan Metafizik adı verilen “Prote Philosophia” (İlk Felsefe) adlı yapıtı Thales’ten kendisine kadar gelen felsefe tarihinin çok başarılı bir özetidir ve en güvenilir kaynağıdır. Topladığı bilgilerin doğruluklarını ölçmek için bilimsel bir düşünme yöntemi aramış ve doğru düşünmenin kurallarını bütün ayrıntılarıyla saptamaya çalışarak bunlara (Yun: Organon, Alet) anlamına gelen “Organon” adını vermiştir. Aristoteles’in bu doğru düşünme kurallarına sonradan mantık adı verilmiştir. Formel ya da biçimsel mantık adı verilen mantık, Aristoteles’in saptadığı bu kurallardır. Genç Aristoteles henüz Akademia’da bir Platon öğrencisiyken kendisine kadar gelen düşünmede üç bakış (Yu. Theoria) bulunuyordu; İnsanın görünene bakışı (Doğa), insanın kendisine bakışı (insan), insanın görünmeyene bakışı (Doğaüstü). Düşünür Aristoteles yöntemsel aletler bularak bu ilkel bakışı doğru bakışa çevirmek istedi: Görünmeyenden görünene bakmak (Tümdengelim) ve görünenden görünmeyene bakmak (Tümevarım) olarak ele alınır.

Aristoteles, düşünmesine karşılık verecek bilimi de kendisi yapmak zorundaydı. Fizik ve fizyolojiden meteorolojiye ve ekonomiye kadar çeşitli bilim alanlarındaki, çağın ölçülerine göre pek geniş, bilimsel çabalarının nedeni budur. Physika adı altında toplanan Fisika Akroasis, Peri Uranu, Peri Geneseos Khai Ftboras ve ayrıca Peri ta Zoa Historia, Peri Psikhes vb. adlı yapıtları bu çabanın ürünüdür. Bu bilimsel çalışmalardan ve bu çalışmalar sırasında İlk Felsefe (Yun: Prote Philosophia, İlk Felsefe) doğdu. Artık, çağıyla zorunlu imkanlar içinde, geleneksel büyük soruya karşılık aranacaktır: İlk neden nedir?.. İlk neden, en son ve en gelişmiş düşünce olarak, Platon’un İdea’sı olamaz. Çünkü İdea, görünen sayısız gerçek biçimlerinin -Platon’un sandığı gibi dışında değil- içindedir ve o biçimlerden soyularak, eş deyişle içlerinden çıkarılarak elde edilmiştir. Kaldı ki Platon bu İdea’lara nesnelerin özü demektedir, öyleyse öz nasıl biçimsel nesneden ayrı ve onun dışında olabilir? Özsüz biçim ve biçimsiz öz olamaz. Platonun yanılgısı gerçek varlık’ı, gerçek biçimsel varlıklardan ayırdığı özde görmesidir. Öyleyse görünenden görünmeyene bakıp (Yun: Epagoge, Tümevarım) araştırmalıyız ama bulduğumuzu da görünmeyenden görünene bakıp (Yun: Apagoge, Tümdengelim) doğrulamalıyız. Tümevarımla araştırıp İdea’yı buluyoruz, şimdi onu tümdengelimle doğru yerine oturtmalıyız. İdea (Soyut) bir tözdür. Cevher, oysa her töz içsel bir özdür. Böylesine bir öz elbette Özdek olamaz.

Öz, (Yun: Ousia, Özü) Aristoteles bunu töz anlamına ve İdea terimi yerine kullanmaktadır) biçimlenerek (Yun: Eidos; Amaç). (Aristoteles bunu nesnenin niteliklerinin tümü anlamında kullanmaktadır) gerçekleşiyor. Nesnenin görünümü olan biçim de özdek değildir. İlk olan şey (Yun: Prote Hyle, Özdek) biçimsizdir, sadece bir güçtür. (Yun: Dynamis; Olanak) (Aristoteles bunu imkân anlamına kullanıyor), onu edime (Yun: Energeia; Aristoteles bunu gerçek anlamında kullanıyor) geçirip gerçekleştiren biçimdir. Öyleyse bu oluşu (Yu. Genesis) gerçekleştiren (Yun: Energia, Devinim) ve (Yun: Kinesis, Hareket) güdücüsü nedir: Aristoteles burada çağları aşan eşsiz bir sezişle çok parlak bir kavram ortaya atıyor: Entelekeia (nedeni kendisinde bulunan)… Ne yazık ki bu kavramı olur olmaz yerlerde boşu boşuna -örneğin Demokritos’un dehasını gösteren tümüyle doğru “niceliklerle oluşan nitelikler” ilkesine karşı çıkmak için- harcıyor, tam derinleştirilmesi gereken yerde derinleştirmiyor ve gene o soyut eidos’una (biçim) dönüyor. Artık amacı tümüyle bir araştırma, tümevarım’dır. Öylesine bir tümevarım ki alabildiğine bomboş bir alanda göklere doğru yükselecek ve bir daha tümdengelimle denetlenmeyecektir. Ne var ki, çağının bilimsel zorunluğu içinde, Aristoteles’in hayranlık verici büyüklüğünü belirtmeye bu kadarı da yetmektedir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst